Anahtar kelimeler: Una İne Çağrılı Denetçi Kurucu Unvanı Tlsinin Tipi Anonim Ortağı

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan şirkete özel denetçi tayin edilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ilk olarak █████/1993 tarihinde ... Tic. A.Ş. unvanı ile kurulduğunu, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğu ve halen %49 şirket ortağı olduğunu, şirketin yeni ticaret unvanı ile aile tipi bir Anonim Şirket olarak faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, 40.000.000,00 TL şirket sermayesinin %'51 ine karşılık gelen 20.400.000,00 TL'sinin ...'a %49'una karşılık gelen 19.600.000,00 TL'sinin ...'a ait olduğunu, davalı şirketin 2022 yılı olağan genel kurul toplantısını █████/2024 tarihinde müvekkilinin talebi üzerine çağrılı olarak yaptığını ve bu toplantıya müvekkilinin vekili aracılığı ile katıldığını, toplantıda gündem maddeleri ve toplantı hakkındaki muhalefet şerhlerinin yazılı olarak divan başkanlığına sunulduğu ayrıca sözlü beyan ve itirazların bir kısmının da tutanağa yazdırıldığını, █████/2024 tarihli genel kurulda müvekkilinin pay sahipliğinden kaynaklı vazgeçilmez haklarından biri olan bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamındaki taleplerinin hukuka aykırı bir şekilde ve gerekçesiz olarak reddedildiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını TTK m. 437/5 uyarınca kullanmak üzere ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyasında kayıtlı davayı "tığını ve bu davanın derdest olduğunu, █████/2024 tarihli genel kurulda talep edilmesine rağmen bilgi alma ve inceleme hakkının reddedilmesi bunun üzerine özel denetçi atanması talep edilmesi ve bu talebinde kanuna aykırı olarak gündeme alınmayarak zımnen iptal edilmesi nedeniyle sayın Mahkemeden TTK m. 339 uyarınca özel denetçi atanması talep edilmekte olduğunu, aile tipi olan A.Ş.'nin kuruluşunda payların eşit olduğunu ancak daha sonradan şirkette yönetimi belirleyecek bir pay değişimi olduğu ve payların %51 ve % 49 olarak değiştiği, % 51 paya sahip olan diğer ortağın 2013 yılından itibaren şirketin esas sözleşmesini değiştirerek yönetim kurulunu bir üyeye indirdiğini ve akabinde 2013 yılından itibaren şirketi tek başına pervasızca yöneterek zarara uğrattığını, şirketin önce ticaret unvanını değiştirdiğini daha sonra küresel ve çok değerli bir marka olan “...” markası ile özgün tasarımlarını, satış mağazalarını, müşteri çevresini, teknik bilgilerini TTK M. 393 hükmüne aykırı olarak çok düşük lisans bedeliyle dava önceden davalı şirkette 2. derece imza yetkilisi olarak çalışan oğlu ...'ın %100 pay sahibi olduğu ... A.Ş.'ne 2019 yılında devrederek dolaylı bir servet transferi gerçekleştirdiğini, bu devirlerin ne yönetim kurulu faaliyet raporlarında ne de şirketin finansal tablolarında görülmediğini, şirketin █████/2024 tarihinde yapılan genel kurulunda ne yönetim kurulu raporunda ne de finansal tablolarda istenen bilgilere ulaşılamadığını, genel kurulda bilgi alma ve inceleme hakkına yönelik talebin ve de özel denetim talebinin müzakere edilmediği gibi gündeme dahi alınmadığını, aşağıda sayılan hususların Mahkeme tarafından atanacak konusunda uzman bir denetçi eliyle açıklığa çıkartılması gerektiğini, şirketin 17.04.2019 tarihinden sonra taraf olduğu marka, lisans, franchise, kira sözleşmelerine ilişkin hususlar hakkında bilgi talep edildiğini, şirketin unvan değişikliği hakkında bilgi talep edildiğini, yurt dışında kurulan yabancı şirketlerin ortağı ve yapılan yatırılar hakkında bilgi talep edildiği, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait mizanlar hakkında özel denetim talep edildiğini, şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile kira gelirleri hakkında bilgi talep edildiğini, şirketin yatırım politikaları hakkında bilgi talep edildiğini, yıllık faaliyet raporunda yer alan zararın sebebi hakkında bilgi talep edildiğini, bu konular hakkında özel denetçi tarafından detaylı inceleme yapılması ve denetim talebinin karşılanmasının Mahkemeden talep edilmekte olduğunu, şirketin ekonomik geleceği ve geçmiş yıllardaki ekonomik faaliyetlerinden müvekkilinin bilgi sahibi olabilmesi adına dilekçe ekindeki bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında incelenecek defter ve belgeler başlıklı belgede detayları belirtilen konularda özel denetçiye yetki verilmesini talep ettiklerini beyan ve iddia ederek █████/2024 tarihli genel kurul toplantısında kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olarak gündeme alınmayarak reddedilen özel denetim hakkının belirtilen konuları kapsayacak şekilde özel denetçi atanarak sağlanmasına karar verilmesini talep etmiştirDavalı vekili cevap dilekçesinde, davacının 2019-2023 yılları arasındaki iş ve işlemler ile ilgili olarak huzurdaki davayı açtığını ancak █████/2024 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurul toplantısı öncesindeki tüm genel kurul toplantılarına davacının asaleten katıldığı ve alınan kararların oy birliği ile alındığını, bu genel kurullarda davacının herhangi bir bilgi alma ve inceleme talebinin, özel denetçi talebinin, muhalefet şerhinin olmadığını, bu durumun davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu gösterdiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan finansal belgelerin talep edilen belgelerin sunulmadığı iddiası ile çeliştiğini, davacı tarafın özel denetçi talep ettiği franchise sözleşmesinin davacı tarafından şirkete karşı açılan fesih davasında ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. sayılı dava dosyasına sunulmuş olduğu, müvekkili şirketin malvarlığının dolaylı bir yöntemle aktarıldığı iddiasının asılsız olduğunu, marka devrinin söz konusu olmadığını, halihazırda yapılan toplu satışlarda, yurt dışı satışlarında ve üretilen tüm ürünlerde müvekkili tarafından kullanılmakta olduğunu, müvekkili şirketin 2018 yılındaki kur krizi nedeniyle mali yapısının bozulduğu ve konkordato talep ettiği, konkordato sürecinin bankalarla anlaşarak feragat ile sonlandırıldığını, şirketin konkordato sonrasında kredibilitenin azalması ve piyasadaki olumsuz intiba nedeniyle yüksek işletme giderlerinden kurtulmak ve de sınırlı olan işletme sermayesini tasarım ve üretim aşaması ve bankalara olan borçların ödenmesinde kullanılması amacıyla perakende mağazacılık faaliyetleri yerine farklı alternatif. yöntemlere yöneldiğini, bu kapsamda yeni...'nın dış hatlarında müvekkili şirket ürünlerinin satılacağı mağaza açılması için ... A.Ş. İle franchise sözleşemesi imzalandığını, yine perakende mağazacılık faaliyetlerini yürütmek için aile içinden sektöre hakim ve güvenilir olan ... tarafından kurulan ... . A.Ş. ile de franchise sözleşmesi imzalandığını, franchise alan tarafından şirketin mağaza açmasının finansal nedenlerle mümkün olmadığı prestijli lokasyonlarda mağazalar açıldığını, bu mağazaların ..., ..., ..., ... ve ... otellerinde açıldığını, bu iş modeli sayesinde şirketin mağazalar için işletme giderleri ile boğuşmak zorunda kalmadığını, Covid-19 pandemi döneminde mağaza giderleri için kredi çekmek zorunda kalmadığını, bankalara olan borçlarını rahatlıkla ödediğini, 2018 yılı başlarında 30.000.000,00 USD olan banka borçlarını halihazırda 2.000.000,00 USD civarına düşürdüğünü, bu sayede şirketin öz sermayesinin düzenli olarak artırdığını, 2018 kur krizi, 2020-2022 yılları arasındaki Covid-19 pandemisi, 2022-2023 arası ani kur artışına rağmen düzlüğe çıktığını, franchise alan şirketin müvekkili şirketin üretip kendisine sattığı ürünleri mağazalarında sattığını, bunun dışında marka devri söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin unvan değişikliği kararının 27.03.2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında davacı ...'ın da olumlu oyu ile alındığını, önceki ünvanda yer alan ... kelimesi ...'ın eyaletlerinden biri olduğu için Usd ödemelerinde o dönemde ... arasındaki gerilim sebebiyle bankalar nezdinde sorunlar yaşandığı için ünvandaki ... kelimesi yerine ... kelimesinin eklendiğini fakat marka olarak ... kullanılmaya devam edildiğini, yurtdışı şirket ile ilgili bilgi talep edilmesinin akla mantığa aykırı olduğunu zira ...'de yaşayan ve ordaki şirketi yönetenin davacının bizzat kendisi olduğunu, oradaki şirketin tüm masraflarının müvekkili şirket tarafından karşılandığını 12.000.000,00 USD zararla faaliyetlerine son verdiğini, bu zararın sebebini ve süreçleri bizzat davacının bildiğini, yapılan franchise sözleşmelerinden ve diğer tüm işlemlerden davacının haberdar olduğunu, bunların davacının bilgi ve onayı dahilinde yapıldığını, bilgi istenen şüpheli alacak ile ilgili devam eden dava bulunduğunu, iş makinesinin 15.03.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı genel kurulunda her iki ortağın aldığı karar ile iştigal konusunda yapılan tadil kapsamında alınıp kiralandığını, 05.02.2024 tarihinde yapılan genel kurul öncesindeki tüm genel kurullara davacının katılarak olumlu oy kullandığını, muhalefet şerhi koymadığını, bilgi alma, inceleme ve özel denetçi talebinin olmadığını, kısa sürede açılan davaların baskı ile şirket yönetimini devralmak amacıyla açıldığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini beyan ve iddia ederek davanın reddini savunmuştur.HMK m.320 gereği dosya üzerinden gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TTK m.438 ve m.439 hükümleri,somut koşul vakıalar ve somutlaştırılan deliller dikkate alındığında,davacının özel denetçi atanması talebinin kabulünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.Davacının talebinin, özel denetçi atanmasına yönelik olduğu, HMK m.319 gereği dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ile bağlı kalınarak inceleme yapılması gerektiği açıktır.6102 sayılı TTK'nın m.437.hükmüne göre; "Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz.Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir.Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir."6102 sayılı TTK'nın m.438 hükmüne göre; "Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir.6102 sayılı TTK'nın m.439 hükmüne göre; "Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır."Genel kurulun, özel denetim istemini reddetmiş olması karşısında, davacının mahkememizden özel denetçi atanması talebinin kabulünün gerekip gerekmediği tartışılmalıdır. Yeterli pay sahibi olan azınlık durumundaki davacının, yetkili ve görevli mahkemede ve süresi içinde davasını açtığı,bu haliyle genel dava şartlarının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.Dava dilekçe içeriği ve özellikle dava dilekçesinde belirtilen "TTK m.438 hükmünde yer alan şartların varlığının belgeye dayalı olarak dosyadan ve yerinde incelemelerden anlaşılır olup olmadığı, TTK m.438 maddesindeki şartların gerçekleşmiş olduğu hususlarının davacılar vekili tarafından tam ve açık şekilde somutlaştırıldığının anlaşılması sonrası, davacılar vekilinin kanun veya esas sözleşmenin ihlal edilmesi suretiyle şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratılması, bu durumun muhasebesel, finansal ve işletmesel anlamda itibar edilebilir kayıt ve belgelerden anlaşılıp olup olmadığı, ne şekilde anlaşıldığı veya anlaşılmadığı, bu çerçevede davacıların özel denetçi atanması taleplerinin kabulü için şartların oluşup oluşmadığı hususlarının irdelenmesi" açısından bilirkişi incelemesine dair ara karar oluşturulmuştur.Mahkememizce atanan bilirkişi kurulu █████/2026 tarihli raporunda "Özel denetçi atanmasını talep etme hakkı ikincil nitelikteki bir haktır. Başka bir ifadeyle özel denetime başvurabilmek için öncesinde bilgi alma veya inceleme hakkının kanuna uygun bir şekilde kullanılmış olması gerekmektedir. Bu kapsamda, pay sahibi bilgi edinme kapsamında edindiği bilgiler veya şirketin genel kurul hazırladığı belgelerden edinebileceği bilgiler bakımından özel denetçi atanmasını talep etmesi mümkün gözükmemektedir. TTK m. 438'te özel denetimin konusunun belirli olaylar olabileceği düzenlenmiştir. Belirli olaylar ifadesinden sınırları belirli ve genel nitelikte olmayan olaylar anlaşılmaktadır. Ancak burada amaca uygunluk veya yerindelik denetimi yapılamayacaktır. Davacının bilgi edinme hakkı kapsamında şirkete yönelttiği talepleri aşağıdaki başlıklar halinde ele alınmıştır. a.) Şirketin 17.04.2019 tarihinden sonra taraf olduğu marka lisans, franchise ve kira sözleşmelerinin mali ve hukuki detaylarının denetlenmesi, Davacı, şirketin 17.04.2019 tarihinden sonra taraf olduğu sözleşmelerin incelenmesi ve denetlenmesi açısından özel denetçi atanmasını talep etmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere mali inceleme neticesinde davacının iddia ettiği şekilde şirkete ait marka ya da önemli bir mal varlığının devri mahiyetinde herhangi bir bulguya rastlanamamış olup kayıtlara göre herhangi bir muvazaalı işlem tespit edilememiştir. Yine yukarıda da ifade edildiği üzere davacı tarafından dosyaya mali kayıtlara alınmayan işlemlerin varlığına dair ya da mali kayıtlarda gözüken işlemlerin gerçeği yansıtmadığına dair yazılı herhangi bir belge de sunulmamıştır. Bunlarla birlikte dosyada yer alan davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurul toplantı tutanaklarına göre 2019, 2020, 2021 yıllarına faaliyet raporları, bilançoları ve kar zarar hesaplarının davacı ortağın da denetiminden geçerek onaylandığı görülmekte olup bu nedenle davacı ortağın dava ve cevap dilekçelerinde ismi zikredilen dava dışı şirketler ile olan ilişkinin varlığından ve sonuçlarından haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu tespitler ışığında bu açıdan özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. b.) Şirketin unvan de; inin denetlenmesi; Davacı, 11.04.2019 tarihine kadar varlığını ... olarak sürdüren şirketin bu tarihten sonra unvan değişikliği yapmasının incelenmesi ve denetlenmesi açısından özel denetçi atanmasını talep etmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere mali inceleme neticesinde davalının, şirket unvanındaki ... kelimesinin İran'da bir kent adı olduğu ve bu yüzden USD cinsinden yapılan ödemelerde bankalar nezdinde sorunlar yaşandığı savunmasının piyasadaki işleyişe uygun gözüktüğü ayrıca mizan kayıtlarınında bu savunmayı destekler nitelikte olduğu tespit edilememiştir. Yine yukarıda da ifade edildiği üzere dosya içerisinde yer alan █████/2019 tarihi olağan genel kurul toplantı tutanağına göre şirket ünvanının davacı ortağında bu konuda olumlu oy kullanması neticesinde oy birliği ile değiştirildiği belirlenmiştir. Tüm bu tespitler ışığında bu açıdan özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. ) Yurt dışında kurulan şirketlerin ortağı ve yapılan yatırımların denetlenmesi; Davacı, Amerika'da kurulmuş olan ve paylarının *6 51 i davalı şirkete ait olan ... firmasının faaliyetlerinin incelenmesi ve denetlenmesi açısından özel denetçi atanmasını talep etmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere mali inceleme neticesinde davalı şirketin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait mizanlarına göre yurt dışında mukim olan bağlı ortaklık hesabında hiçbir hareket bulunmadığı tespit edilememiştir. Yine yukarıda da ifade edildiği üzere davacı tarafından dosyaya ABD'de mukim olan bağlı ortaklıkla ilgili olarak davalı şirketi zarara uğratacak nitelikte herhangi bir iş ve işlem yapıldığına dair yazılı herhangi bir belge sunulmamıştır. Bunlarla birlikte dosyada yer alan davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurul toplantı tutanaklarına göre 2019, 2020, 2021 yıllarına faaliyet raporları, bilançoları ve kar zarar hesaplarının davacı ortağın da denetiminden geçerek onaylandığı görülmekte olup bu nedenle davacı ortağın bağlı ortaklık hesabının hiç hareket görmemesinden haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu tespitler ışığında bu açıdan özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. d.) Şirketin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait mizanları, şüpheli alacak olarak gözüken .... A.Ş.den olan alacak, şirket akıbeti, ...A.Ş. imzalanan franchise sözleşmesinden kaynaklı gelirlerin akıbeti, pazarlama satış ve dağıtım giderlerinin denetlenmesi; Davacı, yukarıdaki başlıkta sayılan işlemlerin incelenmesi ve denetlenmesi açısından özel denetçi atanmasını talep etmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere bu inceleme özel denetim değil bağımsız denetim konusu olup şirket bağımsız denetimden geçmemiştir. Yine yukarıda da ifade edildiği üzere davacı tarafından bu konularda kayıtların gerçeğe aykırı olduğunu ya da zarara uğrandığını gösteren hiçbir kayıt ve belge de sunulmamıştır. Bunlarla birlikte dosyada yer alan davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurul toplantı tutanaklarına göre davacı ortağın davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait borç alacak ve gelir giderler ile tüm mali verilerden haberdar olduğu, şirket aktifine 2022 yılında giren iş makinasının alınmasına esas teşkil eden kararla ilgili olarak davacı ortağın da kabul oyu kullandığı anlaşılmaktadır. Tüm bu tespitler ışığında bu açıdan özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. e.) Şirketin taşınır ve taşınmaz tüm mal varlıkları ile ilgili işlemlerin denetlenmesi; Davacı, şirket ve iştiraklerine ait 17.04.2019 ve 31.12.2022 tarihleri arasındaki taşınır ve taşınmaz tüm mal varlıkları ile ilgili işlemlerin incelenmesi ve denetlenmesi açısından özel denetçi atanmasını talep etmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere mali inceleme neticesinde davalı şirketin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait detay mizanlarına göre şirket aktifinde kayıtlı gayrimenkullerin, tesis makine ve cihazların, taşıtların ve demirbaşların bulunduğu tespit edilmiş olup bu mal varlıklarında davalı şirket aleyhine olacak şekilde önemli bir değişiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Yine yukarıda da ifade edildiği üzere bu inceleme özel denetim değil bağımsız denetim konusu olup şirket bağımsız denetimden geçmemiştir. Ayrıca yukarıda da belirtildiği gibi davacı tarafından bu konularda kayıtların gerçeğe aykırı olduğunu ya da zarara uğrandığını gösteren hiçbir kayıt ve belge de sunulmamıştır. Bunlarla birlikte dosyada yer alan davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurul toplantı tutanaklarına göre 2019, 2020, 2021 yıllarına faaliyet raporları, bilançoları ve kar zarar hesaplarının davacı ortağın da denetiminden geçerek onaylandığı görülmekte olup bu nedenle davacı ortağın mal varlığı hareketlerinden haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu tespitler ışığında bu açıdan özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. f.) Şirketin 2022 yılı faaliyet raporunda belirtilen yatırımların denetlenmesi; Davacı, şirketin 2022 yılı faaliyet raporlarında belirtilen yatırımların denetlenmesini talep etmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere mali inceleme neticesinde davalı şirketin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait detay mizanlarına göre şirket aktifinde kayıtlı gayrimenkullerin, tesis makine ve cihazların, taşıtların ve demirbaşların bulunduğu tespit edilmiş olup bu mal varlıklarında davalı şirket aleyhine olacak şekilde önemli bir değişiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Yine yukarıda da ifade edildiği üzere bu inceleme özel denetim değil bağımsız denetim konusu olup şirket bağımsız denetimden geçmemiştir. Ayrıca yukarıda da belirtildiği gibi davacı tarafından bu yatırımlar nedeniyle zarara uğrandığını gösteren hiçbir kayıt ve belge de sunulmamıştır.Tüm bu tespitler ışığında bu açıdan özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. 9-) Şirketin 2022 yılında zarar etmesinin nedenlerinin denetlenmesi; Davacı, şirketin 2022 yılı faaliyet zararlarının denetlenmesini talep etmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere mali inceleme neticesinde 2022 yılı gelir ve gider tablosunun finansal raporlama standartlarına uygun hazırlandığı tespit edilmiştir. Yine yukarıda da ifade edildiği üzere gider kalemlerinin gerçekliği ile ilgili inceleme özel denetim değil bağımsız denetim konusu olup şirket bağımsız denetimden geçmemiştir. Ayrıca yukarıda da belirtildiği gibi davacı tarafından dosyaya gider kalemlerinin gerçeği yansıtmadığını gösteren hiçbir kayıt ve belge de sunulmamıştır. Bunlarla birlikte mali inceleme kısmında davalı şirketin 2021 yılında kar ederken 2022 yılında zarar eder duruma geçmesinin enflasyon muhasebesinden kaynaklandığı enflasyon karı dışlandığında şirketin 2021 yılında da yüksek gider ve maliyetler nedeniyle zarar ettiği, ortada davacının iddia ettiği gibi yüksek giderler nedeniyle şirketin kardan zarara geçirilmesi gibi bir durum bulunmadığı hususları tespit edilmiştir. Tüm bu tespitler ışığında bu açıdan özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Özel denetçi atanması talebinin TTK m. 438-439'daki öngörülen koşulları sağlamadığı kanaatine ulaştığımızdan TTK m. 439/2'de öngörülen “Davacının, kurucuların veya şirket organlarının kanun veya esas sözleşmeyi ihlal etmek suretiyle şirketi veya sahiplerini zarara uğrattığını inandırıcı şekilde ortaya koyması” bakımından bir inceleme yapılmamıştır. Bu konuda nihai takdir Muhterem Mahkemenize aittir. Davacının özel denetçi atanmasını talep ettiği dava dilekçesinde belirttiği konular ile ilgili olarak davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri ile davacının dosyaya sunduğu kayıt ve belgelere göre özel denetçi atanması koşullarının oluştuğu yönünde herhangi bir tespit yapılamadığından özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığı "şeklinde görüş bildirmişlerdir.Öncelikle belirtmek gerekir ki talebin kabulü açısından bilgi alma ve inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması, belirli olayların aydınlatılmasının talep edilmiş olması, pay sahibinin belirli oranda sermaye sahibi olması, özel denetimle ilgili GK’nın kabul veya ret kararı olması, genel kurulun talebi reddetmesi halinde davanın üç ay içerisinde açılmış olması, pay sahibi haklarının kullanılması için gerekli olması, belirli bazı olayların açığa kavuşturulması, davacının, kurucuların veya şirket organlarının kanun veya esas sözleşmeyi ihlal etmeksuretiyle şirketi veya sahiplerini zarara uğrattığını inandırıcı şekilde ortaya koyması gerekmektedir.Somut olayda özel denetçi atanması talebi açısından asgari pay oranı koşulunun sağlandığı, davanın üç aylık süre içinde açıldığı, davacının bilgi talebinde bulunduğu, bir kısım bilgiler verilmiş ise de özel denetim talebinin reddolunduğu açıktır.Doktrinde de kabul olunduğu üzere özel denetçi atanması talebi ikinci nitelikte bir hak durumunda olup belirli olayların aydınlatılması ihtiyacının tespit olunması gerekmektedir.Davacı şirket, özel denetçi atanmasını talep etmekle birlikte bu iddiasını doktrinde de kabul olunduğu üzere yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Esasen talebin niteliği gereği tam ispatın gerçekleşmesini beklemek de mümkün değildir. Ancak alınan bilirkişi kurulu raporu içeriği dahi gözetildiğinde davacı pay sahibinin, özel denetçi atanmasına esas kıldığı vakıalar nedeniyle pay sahipliği haklarının kullanabilmesi için gerekli olduğu noktasında yaklaşık ispatın oluşmadığı anlaşılmaktadır. Davacının iddiaları önem arz etse de bu iddiaların basit iddia veya muhtemel iddia düzeyinde ortaya konulmuş olması ve bu düzeyde ispatlanmış olması yeterli kabul olunamaz.Kaldı ki davacının özel denetçi atanması talebine esas olan vakıalar genel olarak incelendiğinde şirketin ticari defter ve kayıtlarının, bilançolarının, kâra dair hesapları ve diğer şirket kayıtlarının muhasebesel, işletmesel açıdan incelenmesi bu aşamada gerekli ve yeterlidir. Bilirkişi kurulunca muhasebesel ve işletmesel açıdan yapılan araştırmaya rağmen ise davacı lehine yaklaşık ispat durumunun ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.Mahkememizce atanan bilirkişi kurulunun hazırlamış olduğu rapor içeriği inceleme konularını ele alan, gerekçeli ve denetime elverişli nitelik taşımaktadır. Davacı vekilinin rapora itirazı var ise de söz konusu rapora itibar etmeye engel bir itirazın varlığı ise mevcut dosya kapsamına göre tespit edilememiştir.TTKm.439/f.2 hükmü çerçevesinde özel denetim talebine esas olan usuli şartlar yerine gelmiş olsa da davacının talebine konu hususların özel denetçi atanmasını bu aşamada gerektirmediği, mali müşavir bilirkişilerin yer aldığı bilirkişi kurulu raporu ile anlaşılmaktadır.İspat hukuku şekli hukukun içinde yer alsa da, ispat yükü maddi hukuk tarafından belirlenir... Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıalarının, iddialarının doğru olduğu veya karşı tarafın iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlamak amacı ile çekişmeli vakıalar ile ilgili deliller sunarak gerçekleştirdikleri bir hukuki faaliyettir. Delil ikame yükü ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde hakimin aleyhte karar verme tehlikesini ortadan kaldırmak amacı ile tarafların delil ikamesi faaliyeti ile kendi vakıa iddialarının doğruluğu veya karşı taraf iddialarının yerinde olmadığı yolunda hakimde kanaat oluşturmasıdır. Bu şartlarda sonuç olarak davacı şirketin, davalı aleyhine hüküm oluşturulmasına yol açabilecek şekilde somutlaştırabildiği vakıa ve delil bulunmadığı, davalı aleyhine hüküm oluşturulamayacağı sonucuna varılmıştır.Yapılan açıklamalar karşısında davacının özel denetçi atanması talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine dair karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda yazılı nedenlerle;1-Davacının özel denetçi atanması talebinin reddine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsup edilerek bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı, vekil ile temsil edildiğinden AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan gider ve delil avansının harcanmayan kısmının iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın niteliği gereği kesin olarak ve oy birliği ile karar verildi.█████/2026BaşkanÜyeÜyeKatip