Anahtar kelimeler: Tasdikli İhyası Sicili Noterliğinin Sayı Memuru Müdürü Terkin Siciline Ortağı

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ortağı ve son tasfiye memuru olduğu ...'nin müdürü olduğunu, şirketin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ... ticaret sicil numarası ile 13.05.1993 tarihinde tescil edildiğini, şirketin son adresinin ... olduğunu, şirketin 28.06.2022 tarihinde .... 25. Noterliğinin ... sayı ile tasdikli ... tarih ve ... sayılı Genel Kurulu Kararı ile ticaret sicili müdürlüğünde tasfiyeye girdiğini ve tasfiye işlemlerinin 08.08.2022 tarihinde ticaret siciline tescil ettirildiğini, şirketin sonrasında yine ... 25.Noterliğinin ... sayı ile tasdikli ... tarihli ve... sayılı Genel Kurul Kararı ile ticaret sicili müdürlüğünde terkin edildiğini, terkin edildiği hususunun 29.12.2022 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini ancak daha sonra tespit ettikleri harici bulgulara göre devri yapılmadığı için şirket adına kayıtlı olduğunu öğrendikleri ... şase nolu ... motor numaralı bir adet ... marka aracın olduğu tespit edildiğini, ilaveten daha sonra tespit ettikleri harici bulgulara göre ... Bankası ... Şubesinde ... hesap numaralı şirket hesabında TL (...) cinsinden parasının olduğunu, söz konusu aracın tasfiye tamamlanmadan şirketin sicilden terkin edilmiş olması sebebiyle aracın devir işlemlerinin tamamlanabilmesi için şirketin tekrar tasfiye haline dönüşmesi ve tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğini, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilden silinme (terkin) ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, somut davada şirketin tasfiye dışında kalmış ve hala şirket üzerinde olduğu görünen aracın varlığının sabit olduğunu, usulsüz tasfiyenin söz konusu olduğunu, 6102 Sayılı Kanunun 547 maddesinin 1. fıkrası gereği tasfiyenin kapatılmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması sebebiyle bu ek işlemler sonuçlandırıncaya kadar şirket hesabındaki paranın ve şirketin üzerine kayıtlı aracın devrinin sağlanabilmesi için ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne sunulmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesini talep ettiklerini, sadece şirket hesabındaki paranın ve şirketin üzerine kayıtlı aracın devir işleminin yapılabilmesi için şirketin geçici olarak ticaret siciline kaydı gerektiğini, tasfiyeye konu olabilecek başkaca bir mal varlığının olmadığı konusunda gerekli araştırmanın tarafınca yapıldığını, bu açıdan kısa bir noterlik işlemi olan devir işlemlerinin yapılabilmesi için duruşma günü verilmeksizin dosya üzerinde ivedi bir şekilde karar verilmesini talep ettiklerini, 6335 Sayılı kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen geçici madde 7 hükmü gereğince işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu beyanla tüm bu nedenlerden ve resen gözetilecek nedenlerle 29.12.2022 tarihinden resen terkin olunan ...'nin ihyası ile yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyanla arz ve izah edilen nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dava, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, TTK 547. maddesine dayanan ek tasfiyesi amacıyla yeniden tescili davasıdır.
Uyuşmazlık, tasfiye sebebi ile terkin edilen şirketin ek tasfiyesi amacıyla yeniden tescili koşullarının oluşup oluşmadığı konularından ibarettir.
TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.
Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut olayda davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescili zorunludur. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E.) TTK 547. maddesi kapsamında açılan davada ise zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir.
Somut olayda, ihyası istenen şirketin adına kayıtlı araçların devri ve tasfiyesi ve banka hesaplarında yer alan varlıkların devri ve tasfiyesi amacıyla ihya talep etmekte menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına karar vermek gerekmiş, davalı sicilin yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... adına kayıtlı araçların devri ve tasfiyesi ve banka hesaplarında yer alan varlıkların devri ve tasfiyesi amacıyla TTK'nın 547. maddesi uyarınca YENİDEN TESCİLİNE (İHYASINA),
... (T.C. Kimlik No
:...)'in tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına,
2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 830,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı sicil müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!