Anahtar kelimeler: Tarihsiz Fesh Bayilik Noterliğinin Eki Taraflı Bildirdiğini İhtarnamesi Protokol Protokolün

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Davanın reddiMahkemenin direnme kararı, davacı tarafça temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında tarihsiz bayilik sözleşmesi düzenlediğini, 08.04.2016 tarihinde de bu sözleşmeye ilişkin ek protokol imzalandığını, daha sonra davalının .... Noterliğinin 15.08.2017 tarihli ihtarnamesi ile 15.09.2017 tarihi itibariyle bayilik sözleşmesinin eki niteliğindeki ek protokolün tek taraflı olarak fesh edildiğini davacı şirkete bildirdiğini, davacı şirket tarafından da davalı tarafa .... Noterliğinin 07.12.2017 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırılık ve sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararların ödenmesi istemli ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 14.12.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnameye cevap verilmediğini, ihtarnamede belirtildiği üzere ek protokolün asıl bayilik sözleşmesinin eki niteliğinde olup ana sözleşmedeki sürelere riayet edilmesi gerektiğini, bayilik sözleşmesinin 08.04.2016 tarihinde imzalanan ek protokol ile aynı anda yapıldığı kabul edilir ise 08.04.2017 tarihinde sözleşmenin bir yıl yenilendiğinin açık olduğunu, davalı yöneticilerin hazırladığı tabloda belirlenen cirolardan hareketle 08.04.20 16... .03.2017 tarihleri arasında sözleşmede olmasına rağmen davacının operasyona başlatılmamasından kaynaklı oluşan gelir kaybının 4 araç ile ilgili aylık 355.000,00 TL olduğunu, 11 aylık süreçte oluşan gelir kaybının 3.905.000,00 TL olduğunu, sözleşmede davacının kâr marjının tüm maliyetlerin davalı şirket tarafından ödenmesinden sonra ciro üzerinden %3,5 olarak kararlaştırıldığını, bunun da 136.675,00 TL olduğunu, davacının Mart ayı dahil olmak üzere gelir kayıpları ve zararları oluştuğunu, 01.05.2017 tarihinde ise davalının davacıyla mutabakat sağlamadan tek taraflı olarak sistem değişikliğine gidilmesine karar verdiğini, bu değişiklik ile 01.05.2017 tarihinden itibaren daha önceden kararlaştırılan ve tüm maliyetlerin davalı şirket tarafından karşılanmasına yönelik anlaşmanın davalı şirketçe tek taraflı olarak değiştirildiğini, maliyetleri karşılamama kararı aldığını, 01.03.2017-01.10.2017 tarihleri arasında davacının oluşan gelir kaybının 281.314,00 TL, zarar toplamının 172.421,00 TL, 2017 yılı sonuna kadar oluşacak olan gelir kaybının tahmini 157.500,00 TL civarında olduğunu, davacı şirket yetkilisine imzalanması amacıyla geçmiş 26.04.2017 tarihli fesih tutanağı teslim edildiğini, ancak görüşmenin 05.07.2017 tarihinde gerçekleştiğini, davalı şirket ile uzun yıllar çalışma stratejisi ile bayilik sözleşmesi yapıldığını ancak davalı tarafından tek taraflı olarak yapılan fesih nedeniyle davacının maddi ve manevi büyük zarara uğradığını ileri sürerek tüm alacak kalemleri için davacının davanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 08.04.20 16... .03.2017 tarihleri arasında sözleşmede belirlenen bölgelerde operasyona başlatılmaması nedeniyle oluşan gelir kaybı miktarı olarak 80.000,00 TL'nin, davalı şirket tarafından tek taraflı olarak alınan kararla sistemde yapılan değişiklik nedeniyle 01.03.2017-01.10.2017 arası oluşan gelir kaybı toplamı 70.000,00 TL'nin, zarar toplam miktarı 50.000,00 TL'nin, 2017 yılının sonuna kadar oluşacak olan gelir kaybı toplam miktarı 17.000,00 TL'nin, sözleşme sonu erme tarihi 08.04.2018 yılına kadar uzadığı kabul edilecek olur ise gelir kaybı toplamı 18.000,00 TL'nin davacının ticari itibarinin zedelenmesi yeni sözleşme sırasında yaşadığı zorlukların tazmini açısından 100.000,00 TL manevi tazminatın, ihtarname tebliğ tarihi olan 14.12.2017 tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye uygun olarak fesih yapıldığını, davacının bir zararının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III.MAHKEME KARARIMahkemece, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği maddi zararların varlığını ispat edemediği, davacı tarafça manevi tazminat talebinde de bulunulduğu ancak davalı tarafça yapılan fesih işleminin haksız fesih niteliğinde olmadığı, sözleşmeye aykırılığın söz konusu olmadığı gibi sözleşmeye aykırılık söz konusu olsa bile sözleşmeye aykırılık nedeniyle manevi tazminat istenebilmesi için sözleşmeye aykırı davranışın, kişilik haklarının zedelenmesine neden olması gerektiği, davacı tarafça kişilik haklarının zedelendiği ve manevi olarak zarar gördüğü iddialarının ispatlanamadığı ve davacının manevi tazminat talebinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle eski hükümde direnilmesine, bu çerçevede davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, sözleşmeye aykırılık nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkemenin direnme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ
: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan direnme kararının ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.