Anahtar kelimeler: Onaydan Atıfla Altmış İşlenmiştir Üstlendiği Hakediş Hakedişler Tablosuna Eser Takvim

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili 07.05.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; 1. Sözleşmesel İlişki ve Ödeme Yükümlülüğü Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ----- numaralı alt yüklenici sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmenin 7.2.5 maddesinde, Ek-1 sözleşme açıklama tablosuna atıfla, “... fatura tarihinden itibaren altmış (60) takvim günü içerisinde ödeme yapılacağı” belirtilmiştir. Müvekkili bu sözleşme uyarınca üstlendiği işleri eksiksiz şekilde tamamlamış, --- Merkezi tarafından tüm hakediş raporları onaylanmış, hakedişler dışındaki tüm faturalar da onaydan sonra faturalandırılmış ve defterlere işlenmiştir. Sözleşmeye göre ödeme yükümlülüğü, faturanın tesliminden itibaren 60 gün içinde yerine getirilmeliyken davalı şirket aradan geçen yıllara rağmen ödemesini yapmamıştır. 2. Hakediş Onayı ve Faturalama Süreci Sözleşmenin 5. maddesi uyarınca, işlerin -- Merkezi tarafından kontrol edilip onaylanması zorunlu olup, müvekkili tarafından bu onay alınmadan hiçbir şekilde fatura kesilmemiştir. Sözleşmede açıkça işin kabulünde işverenin kararlarının esas alınacağı belirtilmiştir. Müvekkili sözleşmenin 5. Maddesine göre geçici kabul ve ardından kesin kabulleri yapmış ancak bunlara ilişkin ödemeler hak edişler imzalanmasına rağmen yapılmamıştır. Sözleşmede hak edişlerin bizzat işveren onayına bağlı olması hükmü, kesilen tüm faturaların davalı tarafından kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Zaten sözleşmenin 7.2.4. Maddesi de hak ediş ve faturalama usulünü ortaya koymaktadır. Davalı şirketin sistemlerine düşen ve defterlerine kaydedilen bu faturalar, 2023 yılı için düzenlenmiş, ancak herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Özellikle 28.07.2023 tarihli son fatura ile birlikte tüm iş tamamlanmıştır. 3. Vade Farkı Anlaşması ve İfa Edilmeyen Ödemeler Taraflar arasında mail üzerinden yapılan mutabakatla ödemelerin gecikmesi nedeniyle düzenlenen vade farkı faturası da ----- Merkezi’nin sistemine işlenmiş, herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Bu mutabakat, borcun kabulünün güçlü bir göstergesidir. Taraflar zaten tüm süreçte kesilen tüm faturalarda tam bir mutabakat ile ilerlemişlerdir. 4. Cari Hesap Durumu ve Açık Alacak Tarafların cari hesap ilişkileri ve ticari defterlerinden de açıkça görüleceği üzere müvekkili şirket, ------ alacaklı görünmektedir. Bu kapsamda 14.03.2025 tarihinde ------. İcra Müdürlüğü nezdinde aşağıdaki kalemler üzerinden takip başlatılmıştır: - 7.917.834,00 TL cari hesap alacağı - 658.700,00 TL teminat alacağı - 505.554,42 TL 01.01.2025–14.03.2025 arası faiz - Toplam: 9.082.088,42 TL Faiz Talebine İlişkin Açıklama: Taraflar arasında geçmiş dönem ödemelerinin gecikmesine ilişkin olarak düzenlenmiş bir vade farkı faturası mevcut olup, bu hususta taraflar arasında açık bir mutabakat sağlanmıştır. Bu nedenle, takibe konu alacaklar için 01.01.2025 tarihine kadar, söz konusu vade farkı faturası haricinde ayrıca bir faiz talebinde bulunulmamıştır. Ancak, 01.01.2025 tarihinden itibaren takibin başlatıldığı 14.03.2025 tarihine kadar olan süreye ilişkin olarak, Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi talep edilmiştir. Takip tarihinden itibaren alacaklara, Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesi uyarınca temerrüt faizi işlemeye devam etmekte olup, bu faiz yasal olarak dava süreci boyunca da işlemeyi sürdürecektir. Bu durum, hem taraflar arasında geçmiş dönem için düzenlenmiş vade farkı mutabakatına uygunluk arz etmekte, hem de müvekkilinin taleplerinin hakkaniyete ve iyi niyet esasına dayalı olduğunu ortaya koymaktadır. 5. Teminat Alacağının Ek Kalem Olarak Davaya Konu Edilmesi Sözleşmenin 7.2.2.3. maddesi uyarınca, ----- tarafından müvekkilinin her bir hakedişinden (Her bir hak ediş tutanağının f bendinde kesilen teminatlar yazılmıştır.) kapsamında teminat kesintisi yapılacağı düzenlenmiştir. Bu kesintilerin toplamı, 5 no’lu kesin hakediş raporunda da açıkça yer almakta olup, bu rapor -- Merkezi tarafından onaylanmıştır. İşlerin tamamlanması ve kesin hakedişin kabulünden itibaren 45 gün içinde bu kesintilerin iade edilmesi gerekmektedir. Müvekkili, sözleşme konusu işleri eksiksiz ve usulüne uygun biçimde tamamlamış, --- Merkezi de kesin hakedişi onaylamıştır. Ancak buna rağmen sözleşmeye açıkça aykırı şekilde, teminat tutarı müvekkiline iade edilmemiştir. Söz konusu teminat alacağı, ---- Merkezi ile müvekkili arasında yürütülen işler kapsamında düzenli olarak yapılan kesintilerden oluşmakta olup, 2024 yılına ait “Teminat Cari Hesap Ekstresi” incelendiğinde 658.700,00 TL tutarında bakiye alacak bulunduğu sabittir. Bu alacak, hak edişlerden doğan asli cari hesap alacaklarına ek olarak dava konusu edilmiştir. 6. İtirazın Dayanaktan Yoksunluğu Yukarıda izah edilen belgeler, sözleşme maddeleri, hakediş raporları, cari hesap ve teminat hesapları karşısında ve ileride yapılacak olan defter incelemeleri ile ortaya konulacağı üzere davalının takibe yönelik itirazı haksızdır. Müvekkili alt yüklenici olarak tek taraflı fatura düzenleme yetkisine sahip olmayıp, yalnızca işverenin onayladığı işler için fatura kesebilmektedir. EK- 4 açıklaması ile sunmuş oldukları tüm faturalarla da görüldüğü üzere taraflar zaman zaman geç ödemelerden ötürü vade farkı faturalarında mutabık kalmışlar, bu faturalar ticari defterlere de işlenmiştir. Davalı tarafın bu faturaları sistemine alıp, ticari defterine işlemiş olması da borcu açıkça kabul ettiğini göstermektedir. Bu durum defter incelemesinde kolaylıkla ortaya çıkacaktır. 7. Alacağın Likit Niteliği ve İcra İnkar Tazminatı Talebi İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi gereğince, bir alacağın likit olması halinde, borçlunun itirazının haksız çıkması durumunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Somut olayda, müvekkili tarafından sunulan hakedişlere dayalı faturalar davalı tarafından kabul edilip sistemine işlenmiş, cari hesap mutabakatı da sağlanmıştır. Ayrıca vade farkı konusunda da taraflar arasında mutabakat bulunduğu açıktır. Bu kapsamda, müvekkilinin alacağı mahiyet itibariyle likit bir alacak olup, bu alacağa ilişkin davalının yapmış olduğu itiraz açıkça haksız ve kötü niyetlidir. Bu nedenle davalı aleyhine, İİK m. 67 uyarınca %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisl---İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, İlamsız takibin takibe konu edilen tüm kalemlerle ve ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına, Davalının kötüniyetli itirazı sebebiyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 10.06.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı Taraf Davasını ------kurulduğu 1965 yılından bugüne, büyük ölçekli genel müteahhitlik projeleri, metro ve raylı sistemleri, köprüler, viyadükler, kat otoparkları, turizm tesisleri, konutlar ve entegre endüstri tesisleri projelerinin yapımı yanında ülkemizde ve yurtdışında bayındırlık hizmetlerinde önemli görevler üstlenerek ve bu görevleri başarı ile tamamlayarak inşaat sektörüne evrensel boyutta katkı sağlamakta olup, inşaat sektöründe ciddi bir saygınlığı olan ------dergisi tarafından her yıl yayımlanan "Dünyanın En Büyük 250 Müteahhidi" listesinde 1998 yılından beri yer alarak gurur kaynağı olmaktadır. Davacı -------tarafından Müvekkiline karşı ikame edilen huzurdaki davada; Taraflar arasında ------numaralı alt yüklenici sözleşmesi ("Sözleşme") imzalandığını, Bu sözleşme uyarınca üstlendiği işleri eksiksiz şekilde tamamladığını, Davalı tarafından tüm hakediş raporlarının onaylandığını, hakedişler dışındaki tüm faturaların da onaydan sonra faturalandırıldığını ve defterlere işlendiğini, Sözleşme'ye göre ödeme yükümlülüğü, faturanın tesliminden itibaren 60 gün içinde yerine getirilmeliyken davalının aradan geçen yıllara rağmen ödemesini yapmadığını, Davacı tarafından alacağını tahsil etmek amacıyla -----. İcra Müdürlüğü'nde icra takibi başlatıldığını, Davalı’nın icra takibine karşı itirazı doğrultusunda takibin durduğu, belirtilerek itirazın iptali ile davaya konu takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Bu doğrultuda, faturalara sekiz (8) gün içinde itiraz edilmemiş olması faturalara konu mal veya hizmetin alındığını ortaya koymak adına tek başına yeterli değildir. Bu nedenle faturalara itiraz edilmemesi sebebiyle davacının alacak iddiasını ispat ettiği düşünülemez. Bu doğrultuda, faturalara sekiz (8) gün içinde itiraz edilmemiş olması faturalara konu mal veya hizmetin alındığını ortaya koymak adına tek başına yeterli değildir. Bu nedenle faturalara itiraz edilmemesi sebebiyle davacının alacak iddiasını ispat ettiği düşünülemez. Gerçekten de davacı dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu faturaları dayanak göstererek müvekkili şirketten alacağı olduğunu iddia etmiş olsa da dava dilekçesi ekinde fatura konusu mal/hizmetlerin sağlandığına ilişkin hiçbir somut delil sunulmadığı açıktır. Huzurdaki davada, dava konusu alacağa ilişkin kesin veya belirli vadenin bulunduğuna yönelik taraflar arasında herhangi bir sözleşme veya sözleşme niteliğinde bir belge bulunmadığı gibi, Müvekkiline gönderilmiş bir ihtar da gerek icra dosyasında gerekse dava dosyasında mevcut değildir. Faturanın yalnızca tebliğ edilmiş olması borçlunun temerrüde düşürülmesi bakımın yeterli olmayıp bu durum Yargıtay ------. sayılı kararında; “Salt fatura düzenlenmesi temerrüde esas olarak kabul edilemez. Davacı bakiye alacağın ödenmesi için dava tarihinden önce miktar belirterek ihtar çekip davalıyı usulen temerrüde düşürmediğinden fatura tarihinden takip tarihine kadar geçen süre için hesaplanan işlemiş faiz alacağına hükmedilmesi doğru olmamıştır.” şeklinde belirtilmiştir. Bu doğrultuda Davacı tarafından ödeme emri ile işlemiş faiz talep edilmesi tamamen haksız kazanç elde etmeye yönelik ve hukuka aykırı olup tarafımızca kabulü mümkün değildir. Bu kapsamda, takibe konu edilen ve nasıl hesaplandığı dahi belirsiz olan işlemiş faiz bakımından da davanın reddine karar verilmesini talep etmek gerekmiştir. Huzurdaki Davada İcra İnkâr Tazminatına Hükmedilmesi İçin Gerekli Şartlar Oluşmamıştır Davacı tarafından hukuka aykırı ve kötü niyetli işbu dava ile müvekkili şirket aleyhine takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) 67/2. Maddesi; “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmünü amirdir. Yukarıdaki İİK maddesi ile sabit olduğu üzere icra inkâr tazminatı, alacağın likit olduğu ve itirazın kötü niyetli şekilde yapıldığı hâlde söz konusu olabilecektir. Mahkemece gerçekleştirilecek tahkikat neticesinde taraflara ait ticari defter ve kayıtların birbirlerine uygunluğu incelenecek olup maddi gerçeklik ancak bu surette ortaya çıkabilecektir. Bu halde, alacağın likit olduğundan bahsedilebilmesi mümkün değildir. Tüm bu açıklamalar kapsamında, dava konusu icra takibi kapsamında tanzim edilen ödeme emrine itiraz etmekte Davalı'nın kötü niyetli olduğundan da bahsedilemeyeceği gibi Davacı’nın icra inkar tazminatı talebi yersiz olduğundan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmek gerekmiştir. Bu bakımdan, davacının icra inkar tazminatı talebi yersiz olduğundan icra inkar tazminatının reddine karar verilmesini talep etmek gerekmiştir. Tüm bu açıklamalar kapsamında, davacının müvekkili şirketten olan alacağını ispatlayamadığı gözetilerek İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca, davacı aleyhine takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerinden bahisle Haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın işlemiş faiz talebi de dahil olmak üzere tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İcra Dosyası: --. İcra Dairesi'nin----Şirketi, borçlusunun -------Şirketi olduğu, 7.917.834,00 TL cari hesap alacağı, 658.700,00 TL teminat cari hesap alacağı ve 505.554,42 TL 01.01.2025-14.03.2025 arasında vade farkı faturası hariç cari hesap faizi olmak üzere toplam 9.082.088,42 TL toplam alacak üzerinden █████/2025 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin 25.03.2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun █████/2025 tarihinde süresi içinde icra takibine, takip dayanağına, bu takip kapsamında gönderilen ödeme emrine, asıl borca ve fer'ileri ile borcun tamamına ve tüm ferilerine, işlemiş ve işleyecek faiz ve faiz oranına tümüyle itiraz ettikleri gerekçeleriyle borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür.
Davalı şirket vekiline ticari defterlerini 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize sunması için ihtarlı davetiye tebliğ edilmiş ancak ne mahkememize ne de bilirkişilere sunmadığı görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, şirket merkez ve kayıtları üzerinde yerinde de inceleme yapmak sureti ile konularında uzman mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mimar bilirkişilerin görevlendirilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Nitelikli Hesaplamalar Prof. Dr. ------ tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle; "6- DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Mahkemece verilen görev kapsamında tarafımızca yapılan incelemeler; davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtları, mahkeme dosyasına sunulan belgeler, sözleşme hükümleri, fatura ve hakediş kayıtları, banka ve çek hareketleri ile taraf beyanları birlikte değerlendirilerek aşağıdaki kanaate varılmıştır: 6.1 Davalı şirket, Bilirkişi Heyetimizin defter ve belge incelemesi talebine rağmen herhangi bir ticari defter, belge, ödeme dekontu veya mutabakat sunmamış; böylece ispat yükü kendisinde olan iddialarını” belgeleyememiştir. Davalının aksine bir kayıt sunamaması nedeniyle davacı defterleri ve mahkemeye sunulan belgeler esas alınarak inceleme yapılmıştır. 6.2 Taraflar arasında 25.11.2021 tarihli alt işveren sözleşmesi kapsamında --- ve --- - mimari işlere ilişkin hakediş raporlarının karşılıklı imzalanmış ve bunlara süresinde/usulüne uygun yazılı itiraz (ihtirazı kayıt/karşı beyan) bulunmamış olması, işin yapıldığı, miktar ve bedelin taraflarca kabul edildiği yönünde güçlü bir karine oluşturmuştur; Ayrıca 21.05.2023 tarihli Geçici Kabul Tutanağı ile işin 20.05.2023 tarihinde tamamlandığı ve belirtilen eksikliklerin 20.06.2023'ye kadar giderilmesi hususunda mutabakat sağlandığı anlaşılmakla birlikte, bu eksikliklerin giderilip giderilmediği ve tarihi ile kesin hakediş/ikesin kabul ve buna ilişkin tutanak-mutabakat dosyada bulunmadığından eksik işlerin durumu ve kesin hakedişe esas nihai miktarlar yönünden tespit yapılamamış; bununla beraber 5 no'lu son hakediş verileri ile davacı defter kayıtlarının mukayesesi sonucu, kesin teminat iadesi bakımından son hakediş dönem sonu olan 31.05.2023'ün; nakit teminat iadesi bakımından ise 45 gün sonrası olan 15.07.2023'ün esas alınmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır (nihai takdir mahkemeye aittir). 6.3 Davacı tarafından düzenlenen hakediş faturalarının, mahkeme dosyasındaki hakediş raporlarıyla birebir uyumlu olduğu ve sözleşme kapsamındaki imalat/iş kalemleriyle örtüştüğü tespit edilmiş; malzeme-nakliye-iade faturalarının ise sözleşme hükümleriyle doğrudan ilişkilendirilemediği, sipariş/teklif/irsaliye gibi bağlantı belgeleri bulunmadığından sözleşme dışı ticari mal veya hizmet satışı niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış; vade farkı faturaları yönünden ise sözleşmedeki günlük %0,05 esasına göre hesap yapılabilmesi için gerekli ana yüklenici tahsilat tarih ve tutarları dosyada bulunmadığından somut hesaplamamış; buna rağmen her üç fatura grubu bakımından da davalının süresinde yazılı itirazını gösterir somut bir belgeye rastlanmadığından, TTK m.21/2 uyarınca (nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere) faturaların içeriğinin davalı açısından kabul edilmiş ve bağlayıcı nitelik taşıdığı değerlendirilmiştir. 6.4 Davacı şirketin 2022-2025 dönemine ait ticari defterlerini usulüne uygun tuttuğu, tasdik/berat süreçlerinin süresinde tamamlandığı; sözleşmeye ilişkin damga vergisi ve taraflar arasındaki fatura/hakediş/ödemelerin davacı defterlerine genel olarak doğru ve düzenli biçimde işlendiği, teminat kesintisi ve kesinti faturalarına dair kayıtların hakedişlerle uyumlu göründüğü; buna karşılık “mahsuben ödeme/virman” niteliğindeki bazı kayıtların ise ödeme dekontu, mutabakat, SGK dökümü vb. teyit edici belgelerle desteklenemediği için belgelendirme yönünden zayıf kaldığı kanaatine varılmıştır (nihai takdir mahkemeye aittir). 6.5 Davalı Şirkete yapılan tüm bildirimlere rağmen ne Bilirkişi Heyetimize ne de mahkeme dosyasına herhangi bir defter, belge veya bilgi ibraz edilmediği, bu nedenle, davalı şirket nezdinde defter ve belge incelemesi fiilen gerçekleştirilemediği, ticari defterlerinden delil olarak yararlanamaması sonucunu doğurabileceği, nihai takdir mahkemeye ait olmakla birlikte iddialarının doğruluğu hakkında aleyhe karine oluşturabilecek şekilde değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmıştır. 6.6 ----. İcra Dairesi ------ Esas Sayılı Dosyası Ödeme Emri ile talep edilen faiz 505.554,42 TL olarak istendiğinden, talepte bağlılık ilkesi gereği, davacı tarafın davalı taraftan alacağının, 8.576.534,21 TL asıl alacak ve 505.554,42 TL faiz ile birlikte 9.082.088,42 TL şeklinde talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, eser sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında █████/2021 tarihli Alt İşveren Sözleşmesi imzalandığı, davacı taraf sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak cari hesap borcunun ödenmediğini iddia etmekte, davalı taraf ispat olunamayan davanın reddine karar verilmesini savunmakta olup uyuşmazlık faturalara konu eserin meydana getirilip getirilmediği ile bedelinin ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Eser Sözleşmesi A. Tanımı başlıklı 470 inci maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü düzenlemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222 nci maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü düzenlemiştir.Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, davacı taraf ticari defterlerinin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden davacı taraf ticari defter kayıtlarının davacı lehine delil olarak kabul edileceği, defter kayıtlarına göre de davacı tarafın davalı taraftan 7.917.834,00 TL cari hesap alacağı ve 658.700,00 TL teminat alacağı olmak üzere toplam 8.576.534,21 TL alacaklı olduğu, takip öncesi için yapılan işlemiş faiz hesabının borçlu aleyhine hata içermediği, hakkediş faturalarının hakkediş raporlarıyla uyumlu olduğu, davalı tarafın fatura konusu eserin meydana getirilmediğini aksi yöndeki kesin delillerle ispat etmesi gerektiği ancak dosyaya bu yönde bir delil sunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava kabul ile sonuçlandığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
- ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 7.917.834,00 TL cari hesap alacağı, 658.700,00 TL teminat cari hesap alacağı ve 505.554,42 TL 01.01.2025-14.03.2025 arasında vade farkı faturası hariç cari hesap faizi olmak üzere toplam 9.082.088,42 TL toplam alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA,
- Asıl alacak 8.576.534,21 TL'nin %20'si olan 1.715.306,84 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu ---- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklı ------- Şirketi'ne verilmesine,
2- Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 620.397,46 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 45.410,44 TL peşin harç ile mahkememize yatırılan 109.688,93 TL peşin harç olmak üzere toplam 155.099,37 TL'den mahsubu ile bakiye 465.298,09 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 109.688,93 TL peşin harç ile sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 36.150,00 TL olmak üzere toplam 146.454,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 964.104,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!