Anahtar kelimeler: Açığa Mercii İmzanın Talepte Evrakı Görüşü Hakimliği Hakimliğinin Adalet İstinaden
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI
: ████████ Değişik İş
SUÇ
: Açığa imzanın kötüye kullanılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
... Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2021 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ███████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı şikâyetçiler vekili tarafından yeni delil elde edildiğinden bahisle talepte bulunulması sonrası, bu talebin kabulüne ilişkin mercii ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.02.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Cumhuriyet savcısının kararına itiraz" başlıklı 173/6. maddesinin karar tarihi itibarıyla " İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır." ile
Anılan Kanun'un "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" başlıklı 172/2. maddesinin“Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklinde olduğu, dolayısıyla yeni delil varlığı halinde kamu davasının açılabilmesi için, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararlara karşı yapılan itirazlar hakkında karar vermiş olan sulh ceza hâkimliğince bu hususta yeni bir karar verilmesinin gerektiği sabit olduğu,
Dosya kapsamına göre, ... 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin █████/2022 tarihli kararını müteakip, müştekiler vekili Avukat ... tarafından █████/20 22... /███████ havale tarihli dilekçelerin, şikayet konusu ile ilgili olarak Ulusal Kriminal Büro tarafından düzenlenen █████/20 22... /███████ tarihli raporların şüpheliler hakkında soruşturma yapılmasına dair yeni birer delil niteliğinde olduğu, dolayısıyla anılan dilekçelerin yeni delil kapsamında ibraz edildiği ve Sulh Ceza Hâkimliğince değerlendirme yapılmasını gerektirir bir durum bulunduğu, sulh ceza hâkimliğinden dava açılması için karar talep edilmesi gerekeceği ve anılan dilekçelerin gereğinin takdir ve ifası için ... 7. Sulh Ceza Hâkimliğinine gönderilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
(2) (Değişik
: 2/1/2017-KHK-██████ md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9 md.)
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz."
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik
: 18/6/2014-███████ md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik
: 25/5/2005 - ███████ md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik
: 2/1/2017-KHK-██████ md.; Aynen kabul: 1/2/2018-███████ md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
Hükümleri yer almaktadır.
3. 5271 sayılı Kanun'un "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267. maddesinde; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
", aynı Kanun'un "İtiraz usulü ve inceleme mercileri" başlıklı 268. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında, "(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır. (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. (3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir: a) (Değişik: 18/6/2014-███████ md.) Sulh Ceza Hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla Sulh Ceza Hakimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hakimliğe; son numaralı hakimlik için bir numaralı hakimliğe; Ağır Ceza Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek Sulh Ceza Hakimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı Ağır Ceza Mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hâkimliğine; Ağır Ceza Mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek Sulh Ceza Hâkimliği varsa, en yakın Ağır Ceza Mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine aittir...", yine Kanun'un "Karar" başlıklı 271. maddesinin dördüncü fıkrası, "Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." denilmektedir.
4. Bu düzenlemeler doğrultusunda; kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile neticelendirilen bir soruşturma kapsamında yeni delil elde edilmesi halinde yapılacak işlemler, 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi kapsamında düzenlenmiştir. Şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil elde edildiğinden bahisle talepte bulunulması üzerine, öncelikle bu hususta Cumhuriyet Savcısınca bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Cumhuriyet Savcısı tarafından söz konusu iddiaların yeni delil mahiyetinde olduğunun kabulü halinde, soruşturmaya devam olunarak kamu davası açılması hususunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmesi durumunda bu hususta Sulh Ceza Hakimliğinden karar talebinde bulunulması, iddiaların yeni delil mahiyetinde olmadığının veya yeni delilin kovuşturma açılmasına yeter mahiyette bulunmadığının kabulü halinde ise, yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu kararın da itiraza tabi olarak Sulh Ceza Hakimliğince denetlenmesi; yeni delilin varlığı nedeniyle doğrudan Sulh Ceza Hakimliğinden talepte bulunması halinde dahi, Sulh Ceza Hakimliğinin yeni delil olup olmadığının değerlendirilmesi için talebi soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına iletmesi
gerekecektir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, adli-idari nitelikte bir işlem olup, başka bir anlatımla karma nitelikte bir karardır. Bu nedenle, beraat kararında olduğu gibi kişi hakkında verildiği fiile ilişkin olarak kesin hüküm sonuçlarını doğurmamaktadır. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesin hüküm sonuçlarını doğurmaması, soruşturma makamının bu karardan her zaman keyfi biçimde dönebileceği ve kamu davası açabileceği anlamına da gelmemektedir. Kanun Koyucunun, 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası, 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi uyarınca getirdiği düzenlemeden de açıkça anlaşıldığı üzere, fail hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra aynı fiile ilişkin olarak kamu davası açılabilmesi için, "yeni delilin meydana çıkması" ile "bu hususta Sulh Ceza Hâkimliğince bir karar verilmesi" şartlarına bağlanmış ve bu hususlar kovuşturma şartı olarak belirlenmiştir. Bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 160/1. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısının, yeni elde edildiğinden bahisle soruşturma işlemlerine başlaması için, Sulh Ceza Hakimliğinden bu yönde bir izin almasına gerek bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Cumhuriyet Savcısı tarafından kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiği hususunda gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra talepte bulunulması halinde Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilecek karar, önceki kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddinden bağımsız yeni bir karar niteliğindedir. 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesinde, bu husustaki incelemenin Sulh Ceza Hakimliği tarafından yapılacağına işaret edilmesiyle yetinilmesi ve talebin aynı Sulh Ceza Hakimliği tarafından incelenmesinin gerektiğine yönelik herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu incelemenin Sulh Ceza Hakimliği tarafından yapılması yeterlidir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheliler hakkında atılı suçtan yürütülen soruşturma kapsamında, ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2021 tarihli ve 2021/... Soruşturma, 2021/... Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik şikâyetçiler vekilinin itirazının, merci ... 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 27.01.2022 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği; bu karar sonrası şikâyetçiler vekili tarafından soruşturma kapsamında "yeni delil" elde edildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması hususunda talepte bulunulması üzerine, merci ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.02.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararında yer alan, "...müşteki vekili tarafından dosyaya sunulan Ulusal Kriminal Bürosunun ... █████/2022 tarihli raporunda; ... tarafından ...adına düzenlendiği iddia olunan senet üzerinde yapılan incelemede "... boşa atılan imzanın üzerine yazıcı çıktısı ile sonradan metin yazdırıldığı yönünde kuvvetli kanaat oluşmuştur..." şeklindeki rapor nazara alınarak bu raporun hakimliğimizce 5271 sayılı CMK'nın 172/2 maddesi uyarınca yeni delil mahiyetinde olduğu kabul edilmekle CMK 160 ve devamı maddeleri uyarınca yapılacak araştırma neticesinde, hukuki durumun takdir ve tayini ile kamu davası açılıp açılmamasına karar verilmesi gerektiği..." şeklindeki gerekçe ile talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
6. İncelenen dosya içeriğine göre; öncelikle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten ve bu karara yönelik itiraz reddedildikten sonra ortaya çıkan bir delilin, "yeni delil" mahiyetinde olup olmadığının belirlenmesi bakımından 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirmenin, önceden bu hususta karar veren merci tarafından yapılması gerektiğine yönelik herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmaması karşısında, şikâyetçiler vekilinin 17.11.2023 tarihli dilekçesi hakkında yeni delil elde edilip edilmediği hususunda karar veren ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.02.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararında bu yönden herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Bununla birlikte, şikâyetçi vekilinin, 17.11.2023 tarihli dilekçesinde belirtilen hususların "yeni delil" mahiyetinde olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin öncelikle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılması gerektiği, yeni delilin varlığı nedeniyle doğrudan Sulh Ceza Hakimliğinden talepte bulunulması halinde dahi, Sulh Ceza Hakimliğinin yeni delil olup olmadığının değerlendirilmesi için talebi soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına iletmesinin gerekeceği anlaşılmakla, Sulh Ceza Hakimliği tarafından talep üzerine doğrudan soruşturmanın genişletilmesi mahiyetinde olacak şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, ihbarnamede belirtilen kanun yararına bozma istemi belirtilen gerekçeyle yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.02.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!