Anahtar kelimeler: Mesnedi Çıkacağını Satımdan Durması Yazildiği Defter Sağlanamadığını Bakırköy Bakirköy Arabulucuya

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup; ticari defter kayıtları, kayıtların mesnedi olan belgeler ve faturalar uyarınca davalıdan 55.265,34-TL alacaklı olduğunu, İşbu husus davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, Davalı ... aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış, davalı ... itirazı nedeniyle takibin durması üzerine arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, Davalı ... Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazda; borcunun bulunmadığını belirtilmiş ise de, davacı firma tarafından tanzim edilen faturalardan ve cari hesap ekstresinden anlaşılabileceği üzere davalı ile davacı arasında bir borç ilişkisinin olduğunu , fazlaya ilişkin hakları ile ilgili her türlü hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile; Davalı/ borçlu ..., Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. Sayılı takibine karşı yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, etiket satımı alanında üretim ve satış yapan bir şirket olduğunu, davalı şirkete bu kapsamda mal satışı gerçekleştirdiğini; bu kapsamda davalı ... toplam bedeli 55.265,34-TL olan faturalar keşide edildiğini ve e-arşiv sisteminden davalıya iletildiğini ve davalının işbu faturalara itiraz etmediğini iddia etmiş olduğunu, Dava dilekçesi ekinde cari hesap sözleşmesi sunulmuş akabinde 37 adet toplam 55.265,34-TL bedelli faturalara konu ürünler davalıya teslim etmemesine, böyle bir hizmet vermemesine karşın tamamen dayanaksız ve haksız bir şekilde fatura düzenlendiğini,Dayanaksız şekilde fatura düzenlenmesi akabinde davacı kötü niyetli davranışlarına devam ederek öncelikle icra takibine girişmiş haklı itirazımızın iptali içinse sonrasında arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, arabuluculuk görüşmeleri esnasında anlaşmama ile sonlandığını, ayrıca her ne kadar davalıya mal teslim edildiği ileri sürülmüşse de davacı tarafça davalı faturalara konu malların teslim edildiğine ilişkin davalının imza ve kaşesini içeren sevk irsaliyesi vd. gibi ispata yarar delil sunamadığını, Zira davacı tarafça sunulan faturalar üzerinde yer alan imzaların kime ait olduğu kendilerince bilinmemekle birlikte her faturada farklı bir kişinin imzası olmakla birlikte bazı faturalar üzerinde yalnız imza ve isim yer almakta olup soyisim dahi yer almadığını, Ancak hiçbir fatura üzerinde davalı şirket kaşesi bulunmadığı gibi şirket yetkilileri tarafından imzalanmamış olduğunun belirtildiğini, davacının mesnetsiz ve hukuka aykırı taleplerle açmış olduğu davanın reddine, davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 55.265,34-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı şirketin 2024,2025 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde tutulduğu tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı,Davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup ; Davacı şirketin 2024,2025 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı yandan icra takip tarihi olan 16.04.2025 tarihi itibari ile 55.265,34 TL bakiye alacağı olduğu, Davalı şirketin 2024,2025 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde tutulduğu tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalı şirketin 2024,2025 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davacı ... icra takip tarihi olan 16.04.2025 tarihi itibari 72.584,23 TL borcu olduğu, Davacı ... davalı yanı noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmediği, Davaya konu icra takibinde davacının işlemiş faiz talebi bulunmadığı üzere, taleple bağlılık ilkesi kapsamında İşlemiş faiz alacağı değerlendirme dışı tutulmuş ve İcra Takibine konu Asıl Alacak üzerinden İcra takibi ile temerrüde düşen davalı yönünden İcra Takibi tarihi olan 16.04.2025 tarihinden itibaren temerrüt faizinin talep olabileceği Dosyaya mübrez evraklarda davalının faturalara itirazını ihtarname ile yapmış olmadığı Taktir Mahkemenin olmakla birlikte, Davacı yanı icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün icra takibi ile oluştuğu, icra takip tarihi olan 16.04.2025 tarihi itibariyle davacı ... davalı yandan 55.265,34 TL alacağına ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, Davacı tarafından talep edilen icra inkâr tazminatı konusundaki kararın münhasıran Mahkemeye ait olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraf defterlerinin birbiriyle uyuştuğu, davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan tarafların ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 55.265,34 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile; Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 55.265,34 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2- 55.265,34 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.775,17 TL ilam harcından peşin alınan 667,47 TL harcının mahsubu ile bakiye 3.107,7053754 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 92,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 667,47 TL peşin harç olmak üzere toplam 8.375,37TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!