Anahtar kelimeler: Çaycuma Sakarya Ret Hakkın İrtifak Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan Dayanan

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Çaycuma 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. köyü 1 23... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; geç ödenen kamulaştırma bedeli için sadece kanuni faiz ödeneceği yasal düzenlemelerde mevcut olduğunu, enflasyon nedeniyle uğranılacak ve kanunu faizi aşan zararlarla ilgili herhangi bir düzenlemeye ise yer verilmediğini, bu konuda Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararı ile de kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yükse faiz değil yasal faizin uygulanması gerektiği yer aldığını, bu kapsamda özellikle yüksek enflasyonist dönemlerde Devletin kamulaştırma nedeniyle borçlu olduğu tutar ile alacaklı hak sahibi tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarının giderlerinin mümkün olmayacağını, dolayısıyla hak sahibinin kamulaştırılan taşınmazının bedelini gerçek karşılık ölçütüne uygun olarak aldığından da söz edilemeyeceğini, öte yandan müvekkil kurum tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında kamulaştırma bedeli dava tarihi itibarıyla belirlendiğini, bu durumda kamulaştırma bedelinin fiilen tahsis, kamulaştırılmış sayılma ve kamulaştırmaya esas rayiç bedelin belirlendiği tarihten daha sonraki bir tarihte ödenmiş olacağını ve bedelin belirlendiği tarihle faizin başlangıç tarihi arasındaki dört aylık sürede hak sahibinin enflasyon etkisiyle makul olanın ötesinde bir ekonomik kaybının oluşabileceğinin açık olduğunu, ayrıca kararda maktu harca hükmedilmesi gerekirken hatalı bir şekilde nispi harca hükmedildiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının yalnızca harç kısmı yönünden usul ekonomisi ilkesi gereğince maktu olarak düzeltilerek yeniden kesin olarak karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğinde olan dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılıklarının ve bu itibarla kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile iptal edildiği dava tarihi 06.12.2023 olmasına ve Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihinin 01.08.2023 tarihinden sonra sonra olmasına göre; Mahkemece Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik 6100 sayılı Kanun'un Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmesinin isabetli olduğu, bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup her ne kadar davacı vekili ek istinaf dilekçesinde nisbi harca hükmedildiğini, maktu harca hükmedilmesi gerekiğini ileri sürmüş ise de eldeki davanın irtifak alanı kamulaştırma bedel tespiti davası olduğu, Mahkemece maktu harca hükmedildiği, nispi harca hükmedilmediği ve verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı gibi bu konudaki istinaf başvurusunun esasen yersiz olduğu görülmekle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.