Anahtar kelimeler: Davaticari Çıkma Sunmuş Taahhüdünü Sicilde İşleyişiyle Yana Adreslerde Ttk Ortağı

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı şirketin ortağı olduğunu, davalının ortaklığa başladığı tarihten bu yana kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili şirketin amacına yönelik herhangi bir faaliyette bulunmadığını, şirketin sermaye taahhüdünü yerine getirmediğini, davalının sicilde gösterilen adreslerde yerleşik olmadığını, TTK gereğince haklı sebeplerle kendisinin şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce yapılan kontrolde dava dilekçesinde davacı olarak ... ve ... olmak üzere 2 davacının yer aldığı, ...'ın diğer davacı şirketin ortaklarından olduğu, davalının şirket ortaklığından çıkarılması istemi ile işbu davanın açılmış olduğu, TTK'nın 638/2. maddesi; "her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir...", 640/3 maddesi ise: "şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hali saklıdır" hükmü de dikkate alınarak davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından mahkememizce davacı ... Yönünden mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK m.150/5 hükmü uyarınca yasal üç aylık sürenin son gününün █████/2025 tarihine tekabül ettiği, süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmadığı, süresinden sonra █████/2025 tarihinde işbu davacı adına vekaletnamenin ibraz edilmiş olduğu görülmekle ... Yönünden dosyanın tefriki ile mahkememizin 2025/... Esasına kaydının yapıldığı, mahkememizce dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda "Davanın HMK'nın 150/5 maddesi hükmü gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA," karar verilmiş olduğu görülmekle işbu davaya davacı ... yönünden devam olunmuştur.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davalının limited şirketin ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.b) Yargı yolunun caiz olması.c) Mahkemenin görevli olması.ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.e) Dava takip yetkisine sahip olunması.f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."Somut olayda mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde davalının şirketin sermaye taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle şirketin ortaklığından çıkarılması isteminde bulunulmuş olduğu görülmekle davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden davalının adresinin tespiti bakımından yargılama aşamasında birden fazla kez araştırma yapılmış olup davalının yurtiçindeki adreslerine çıkartılan tebligatların iade dönmesi üzerine nüfus Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevaben davalının en son 06.02.2022 tarihinden yurttan ayrılış yaptığı bir daha Türkiye'ye giriş yapmamış olduğu görüldüğünden davacı tarafından davalıya ait yurtiçinde bildirilmiş olan adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Davalının yurtdışı adresine çıkartılan tebligatların da davalının belirtilen adreste yaşamaması sebebiyle iade döndüğü, davalıya tebliğ yapılamadığı anlaşılmıştır. Davalının adresinin tespiti bakımından mahkememizce yapılan tüm araştırmalara rağmen gerekli sonuca ulaşılamadığı, davalının yaşadığı şehir bilinmediği için istinabe yapılamadığı, nitekim aynı şekilde yurtdışı adresi bilinmediğinden yurtdışında ilanen tebligatın da yapılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmış olup davacı tarafça bildirilen adresin yurtiçinde olması ve davalının 2022 yılından itibaren yurda giriş yapmadığı da dikkate alındığında belirtilen adresin tebliğe elverişli olmadığı kanaatine varılmış olup gelinen aşama itibariyle taraf teşkili sağlanamadığından davacının davasının usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;1-Davanın taraf teşkilinin sağlanamaması nedeniyle REDDİNE,2-Alınması gerekli olan 732,00-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 304,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,4-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır