Anahtar kelimeler: Yazmış Ekstreleri Harçlandırma Satımdan Satımı Nöbetçi Hitaben Durduğunu Cari Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:
Davacı vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazmış olduğu █████/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ile açık hesap şeklinde mal alım satımı yaptığını, davalının 570.606,96 TL borcunun tahsili için Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, müvekkilinin alacağının cari hesap ekstreleri ile sabit olduğunu, davacının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili tarafından █████/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davada cari hesap ekstresi ve fatura üzerinden takip başlatıldığını, müvekkilinin davacı tarafın bahsettiği gibi bir borcu olmadığını, bunun ticari defterlerle de sabit olduğunu, cari hesap kesilmeden önce taraflardan hiç birinin alacaklı ya da borçlu sayılmayacağını, muaccel bir alacaktan bahsedilebilmesi için faturaların tebliği gerektiğini, faturanın soyut olarak düzenlenmesinin yeterli olmadığını, davacının başlattığı takipteki alacak konusuna ilişkin faturaların müvekkili tarafından kabul edilmediğini, davacının kesmiş olduğu ..... numaralı faturanın müvekkili tarafından kabul edilmediğini, müvvekkili firma tarafından kesilen ..... numaralı faturayı bertaraf ermek amacıyla kesildiğini, ..... numaralı faturanın müvekkiline elektronik fatura olarak gönderildiğini, müvekkili tarafından kesilen ..... numaralı fatura ile iade edildiğini, ..... numaralı fatura müvekkiline elektronik fatura olarak gönderildiğini müvekkili tarafından kesilen ....... numaralı fatura ile iade edildiğini, ....... numaralı faturanın elektronik fatura olarak gönderildiğini, müvekkili tarafından kesilen ...... numaralı fatura ile iade edildiğini, ....... numaralı faturanın elektronik fatura olarak gönderildiğini, müvekkili tarafından kesilen ..... numaralı fatura ile iade edildiğini, ...... numaralı faturanın elektronik fatura olarak gönderildiğini, müvekkili tarafından kesilen ..... numaralı fatura ile iade edildiğini, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, takibe konu faturaların yukarıda da açıklandığı üzere müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin Avrupa markalarından olan ..... grubuyla anlaşmalı olup ürünleri Türkiye pazarında tedarik eden şirketler arasında olduğunu, Tedarikçi firmalar kendi bünyelerinde veya alt firmalarında kumaş üretimi, aksesuar üretimi ,kesim, dikim, ütü-paket işlemlerini gerçekleştirip ürünü ihracata hazır bir şekilde müvekkili şirkete teslim ettiklerini, gümrük işlemlerini müvekkili şirket tamamlayıp ihracatın yapılmasını sağladığını, müvekkili şirketin tedarikçisi olan firmaların ürünlerin yüklenmesinden sonra 3065 sayılı kanuna göre faturalarını müvekkili şirkete kestiklerini, çalışmalarda yaşanan aksaklıklar olması durumunda ( gecikme, hatalı ürün v.b) müşterilerin direkt olarak fiyatlara indirim yansıttığını, indirimlerin kusurlu olan üretim yönetimi yapan tedarikçi (imalatçı ) firmalara yansıtıldığını, müvekkili tarafından tedarik edilen ürünler için firmalarla sipariş formu imzalanmakta olduğunu, davacı tarafla da bu şekilde bir sipariş formu düzenlenerek bu şartların hüküm altına alındığını, 19.12.2020 tarihinde oluşturulan sipariş formundaki ürünleri davacının teslim etmediğini, ayrıca ...... ve ....... numaralı faturalara istinaden müvekkiline gönderilmeyen ve eksik olarak gönderilen ürünler anlaşılan kalitede gönderilmemiş olup, bu ürünlerden oluşan zararların tazmin edileceği ve siparişi verilen ürünlerden vazgeçildiği de █████/2021 tarihli Bakırköy .... Noterliğinin ...... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle de ihtar edildiğini, davacının göndermediği, eksik olarak gönderdiği ve istenilen kalitede gönderilmeyen ürünleri fatura etmesinin kötü niyetli ve ticari örf ve adet kurallarına aykırı davrandığını ispatladığını,   davacının müvekkili şirket ile çalışılan dönem boyunca ayıplı ürün teslim etmeye ve ürünleri geciktirmeye devam ettiğini, yapılan görüşmelerde de ayıplı ürünleri kabul ettiklerini, davacının kötü niyetle hareket ederek kendileriyle yapılan anlaşma gereğince yansıtılan bedelleri kabul etmediğini, davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava,davacının, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının istemine ilişkindir.
Mahkememizden verilen █████/2022 tarih ve ..... Esas ..... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ve ..... Esas ...... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Davacı ..... Tekstil tarafından, 03.03.2021 tarihinde Bakırköy ..... İcra Müd.’nün ..... E. Sayılı dosyası ile davalı ..... Tekstil’e ödeme emri gönderilmiş, 10 adet faturadan kaynaklı 561.106,96 TL asıl alacak + 9.500,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 570.606,96 TL’nin yıllık %16,75 avans faizi ile tahsili, TBK 100 mad. gereği kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve ferilerine mahsubu talep edilmiştir. Davalı ödeme emrini 11.03.2021 tarihinde tebliğ almış, davalı vekilinin bila tarihinde takip konusu borca ve tüm ferilerine itirazı neticesinde takip durduğu, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi SMMM ..... ile Tekstil Mühendisi ..... tarafından mahkememize sunulan █████/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ve davalı tarafından ibraz edilen ticari defter ve belgeler ile dosya münderecatının incelenmesi neticesinde; Davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, rapor içeriğinde izah edildiği üzere davalı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin ise yargı denetimine elverişli olmayacak kadar usulsüz bir şekilde tutulduğu, yapılan incelemelerde davalı ticari defterlerinde itibar edilmesini mümkün olmadığı, Davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 561.106,82 TL alacaklı olduğu, Davalı ticari defterlerine itibar edilmesi mümkün olmamakla birlikte, yanlış kayıtların düzeltilmesi ile davalının davacıdan 214.816,48 TL alacaklı gözüktüğü, yanlar arasında 775.923,30 TL ihtilaf olduğu, ihtilafın 396.407,75 TL’sinin davalının kabul edip ticari defterlerine işlediği davacı faturalarını, usulsüz bir şekilde kayıtlarından çıkarmasından ve davacıya ait bir kısım faturaları kayıtlarından çıkarmamakla birlikte dayanaksız olarak direk davacı borcuna işlemesinden kaynaklandığı, 380.443,56 TL ihtilafın ise davalının davacıya 15.02.2021 tarihinde kestiği 380.443,56 TL’lik reklamasyon faturasından kaynaklandığı, Davacının davalıya satmış olduğu kumaşların ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş herhangi bir tespit raporu sunulmadığı gibi ayıplı olduğu iddia edilen kumaşlar bilirkişi incelemesine de sunulmadığından davalının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu ve 380.443,56 TL reklamasyon faturasının uygun olmadığı, Davalının dosyaya sunmuş olduğu sipariş formları üzerinde “Bu sipariş formu firma yetkilisi tarafından onaylanıp kaşeli ve imzalı olarak iletilmelidir” yazdığı, sunulan sipariş formlarında davacının imza ve kaşesi bulunmadığından, sunulan sipariş formlarındaki termin tarihlerine bakılarak davacının geç teslim ettiği sonucuna varılamayacağı, kumaşların davacı tarafından geç teslim edildiği iddiasının ispata muhtaç olduğu, 6. Davacı ticari defterlerinde davalıdan 561.106,82 TL alacaklı gözükmekle birlikte, icra takibinde cari hesap alacağına değil, 10 adet faturaya dayandığı, takip dayanağı 9 adet 495.484,91 TL bedelli faturalarının uygun olduğunun tespit edildiği, Davacı ticari defterlerinde davalıdan 561.106,82 TL alacaklı gözükmekle birlikte, icra takibinde cari hesap alacağına değil, 10 adet faturaya dayandığı, takip dayanağı 9 adet 495.484,91 TL bedelli faturalarının uygun olduğunun tespit edildiği, takip dayanağı 30.01.2021 tarihli 65.622,05 TL bedelli fatura yönünden; davacının takip dayanağı 12.01.2021 tarihli 65.622,05 TL bedelli faturasına karşılık, davalının 26.01.2021 tarihinde 65.622,05 TL iade faturası düzenlediği, davacı tarafından da tekrar 30.01.2021 tarihli 65.622,05 TL bedelli faturanın düzenlendiği, yani takip dayanağı 12.01.2021 ve 30.01.2021 tarihli 65.622,05 TL bedelli faturanın aynı fatura olduğu, bir diğer ifade ile içeriklerinin aynı malı ihtiva ettiği, yapılan tespit karşısında davacının 561.106,82 TL veya 495.484,91 TL alacaklı olup olmadığının takdirinin sayın mahkemenizde olduğu, Davacı alacağının kabulü halinde, icra takibinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmekle birlikte, dosya münderecatından davalının takip öncesi temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir delil vasıtasına rastlanmadığı, izan edilen nedenle takip öncesi işlemiş faiz hesabı yapılamadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişi SMMM .... ile Tekstil Mühendisi ..... tarafından mahkememize sunulan █████/2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Sayın Mahkemenizce görevlendirildiğimiz çerçevede, davacı ve davalı vekilinin kök rapora vaki itirazları rapor içerisinde ayrıntılı cevaplanmış olup, kök raporda yapılan tespitleri değiştirecek yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından, kök raporda yapılan tespit ve varılan görüşümüzde bir değişiklik olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. Anılan düzenleme uyarınca itirazın iptali davası, borçlunun icra takibine karşı ileri sürdüğü itirazın haksız olduğunun tespiti ile İİK’nın 66. maddesi gereğince durmuş bulunan icra takibinin devamını sağlamaya yönelik bir eda davasıdır. Bu dava, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Mahkemece borçlunun itirazının haksız olduğunun belirlenmesi hâlinde takibin devamına karar verilir; alacağın likit nitelikte olduğunun anlaşılması ve talep bulunması durumunda ayrıca borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Bu yönüyle itirazın iptali davası, maddi hukuk bakımından alacağın varlığının tespiti ile icra takibinin devamını sağlayan karma nitelikte bir dava olup mahkemece yapılacak inceleme icra takibine konu edilen alacak ile sınırlıdır.
Mahkememizce daha önce verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi’nin █████/2025 tarih ve ..... Esas, ...... Karar sayılı ilamı ile, istinaf incelemesi sırasında davalı şirket hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğinin anlaşılması nedeniyle İİK’nın 194. maddesi uyarınca davanın durması ve iflas organlarının oluşmasının beklenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir. Bilindiği üzere İİK’nın 191 ve devamı maddeleri uyarınca iflasın açılması ile birlikte müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi sona erer ve masa mallarına ilişkin davalarda dava takip yetkisi iflas idaresine geçer. Aynı Kanun’un 194. maddesi gereğince müflisin taraf bulunduğu hukuk davaları, kanunda öngörülen istisnalar dışında iflasın açılması ile birlikte belirli bir süre için kendiliğinden durur. Bu düzenlemenin amacı, iflas organlarının oluşturulmasına ve iflas idaresinin davayı takip edip etmeyeceğine karar verebilmesine imkân tanımaktır. Ne var ki dosyanın mahkememize iadesinden sonra yapılan incelemede, davalı şirket hakkında verilmiş bulunan iflas kararının üst derece incelemesi sonucunda ortadan kalktığı ve davalı şirketin halen müflis sıfatını taşımadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalı şirket yönünden iflasın doğurduğu hukuki sonuçlar ortadan kalkmış olup, İİK’nın 194. maddesinin uygulanmasını gerektirir bir durum kalmadığından taraf ehliyeti ve dava takip yetkisi bakımından herhangi bir engel bulunmadığı değerlendirilmiş ve uyuşmazlığın esasının incelenmesine devam edilmiştir.
Uyuşmazlığın esası itibarıyla taraflar arasında davacı tarafından davalıya kumaş satımına dayalı ticari bir ilişki bulunup bulunmadığı ve davacının bu ilişki kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı belirlenmelidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu nedenle davacı taraf, davalı ile arasında ticari bir ilişki bulunduğunu ve bu ilişki kapsamında davalıya mal teslim ettiğini ispat etmekle yükümlüdür. Ticari ilişkilerde fatura ve ticari defterler önemli ispat araçları arasında yer almakta olup özellikle tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda ticari defter kayıtlarının delil değeri önem taşımaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca bir tacir tarafından gönderilen faturaya tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi hâlinde faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı yönünde bir karine doğar. Bununla birlikte öğretide ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun █████/2003 tarih ve .... E., ..... K. sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere fatura borç doğuran hukuki işlemi kuran bir belge değil, mevcut bir hukuki ilişkinin ifasına ilişkin ticari bir belgedir. Bu nedenle faturanın tek başına sözleşmenin varlığını ispat ettiği kabul edilemez; faturanın hukuki değer kazanabilmesi için öncelikle taraflar arasında temel bir borç ilişkisinin bulunduğunun ortaya konulması gerekir. Bu bağlamda ticari defterlerin ispat gücü de dikkate alınmalıdır. HMK’nın 222. maddesi uyarınca usulüne uygun tutulmuş ticari defterler sahibi lehine delil teşkil edebileceği gibi karşı taraf aleyhine de delil niteliği taşıyabilir ve ticari defter kayıtlarının karşı taraf defterleri ile uyum göstermesi hâlinde bu kayıtların ispat gücü daha da artar.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından düzenlenerek icra takibine dayanak yapılan faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı taraf, söz konusu kayıtların daha sonra verilen düzeltme beyannamesi ile ticari defterlerden çıkarıldığını ileri sürmüş ise de, ticari defterlerde yer alan ve daha önce oluşturulmuş kayıtların sonradan tek taraflı irade ile düzeltilmesi veya kayıt dışına çıkarılması, bu kayıtların uyuşmazlığın çözümündeki delil değerini ortadan kaldırmaz. Zira tacirlerin ticari defterleri, usulüne uygun tutulmaları hâlinde yalnızca sahipleri lehine değil, karşı taraf aleyhine de delil teşkil edebilen ve ticari hayatın güven içinde yürütülmesini sağlayan temel ispat araçlarından biridir. Aksinin kabulü, ticari defter kayıtlarının keyfî biçimde değiştirilmesi suretiyle tarafların kendi aleyhlerine olan kayıtları ortadan kaldırabilmelerine imkân tanıyacak olup, bu durum hem ticari defterlerin güvenilirliği ilkesini zedeleyecek hem de ticari hayatın gerektirdiği hukuki güven ve istikrarla bağdaşmayacaktır. Bu itibarla dosyada yapılan bilirkişi incelemesi, tarafların ticari defter kayıtları ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen dokuz adet faturaya konu malların davalıya teslim edildiği kanaatine ulaşılmıştır.
Bununla birlikte yapılan incelemede █████/2021 tarihli ve 65.622,05 TL bedelli faturanın, gerçekte █████/2021 tarihli faturaya konu işleme ilişkin olarak yeniden düzenlendiği, başka bir anlatımla aynı ticari işlemden kaynaklanan mükerrer bir kayıt niteliği taşıdığı anlaşılmıştır. Bu nedenle söz konusu faturanın cari hesap ilişkisinden doğan alacak kapsamında ayrıca değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir. Öte yandan davalı taraf, satılan kumaşların ayıplı olduğunu ileri sürmüş ise de, bu iddiayı doğrulayacak nitelikte tarafsız bir teknik inceleme raporu ya da resmi bir tespit tutanağını dosyaya sunmamış, ayrıca ayıplı olduğu ileri sürülen malları bilirkişi incelemesine de ibraz etmemiştir. Oysa ayıp iddiası, ileri süren tarafça ispatlanması gereken bir vakıa olup, bu iddianın objektif ve denetlenebilir delillerle ortaya konulması gerekir. Bu nedenle davalının ayıp savunmasının usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamındaki tüm deliller, tarafların ticari defter kayıtları, bilirkişi incelemesi ve toplanan sair bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında davacının satıcı, davalının ise alıcı sıfatını haiz olduğu ve taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte fiilî ticari ilişkiye dayalı olarak kumaş satımına yönelik bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ayrıca yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamakla birlikte, ticari ilişki çerçevesinde gerçekleştirilen mal teslimleri karşılığında davacı tarafından düzenlenen faturalar doğrultusunda taraflar arasında fiilî bir cari hesap ilişkisinin oluştuğu da dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, düzenlediği faturaların bedellerinin ödenmemesi üzerine söz konusu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişmiş; davalı tarafın bu takibe yaptığı itiraz üzerine takip durmuş ve bunun üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı tarafından düzenlenerek davalı adına tanzim edilen ve icra takibine konu edilen faturaların davacının ticari defterlerine usulüne uygun biçimde kaydedildiği, davalı şirketin de söz konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, ancak daha sonra verdiği düzeltme beyannamesi ile bu kayıtları defterlerinden çıkardığı anlaşılmıştır. Ne var ki ticari defterlere usulüne uygun biçimde kaydedilmiş işlemlerin sonradan tek taraflı irade ile yapılan düzeltme beyanlarıyla ortadan kaldırılması, söz konusu kayıtların uyuşmazlığın çözümündeki delil değerini ortadan kaldırmaz. Bu yönüyle davalı tarafından gerçekleştirilen bu işlemin ticari defterlerin ispat gücünü bertaraf etmeye elverişli olmadığı değerlendirilmiştir.
Bilirkişi incelemesi ve taraf ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının ticari defterlerine göre takip ve dava tarihi itibarıyla davalıdan 561.106,82 TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte dosya kapsamındaki incelemede 65.622,05 TL bedelli faturanın mükerrer nitelikte olduğu ve aynı ticari işleme ilişkin ikinci kez düzenlenmiş bulunduğu tespit edildiğinden, bu faturaya dayalı alacak talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Buna karşılık icra takibine konu edilen diğer dokuz adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu kayıtların davalı aleyhine delil niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla söz konusu faturalara konu malların davalıya teslim edildiği hususunun sabit olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davalı taraf her ne kadar satılan kumaşların ayıplı olduğunu ileri sürmüş ise de bu iddiayı destekleyen tarafsız ve objektif nitelikte herhangi bir teknik inceleme raporu ya da resmi tespit belgesi dosyaya sunulmadığı gibi, ayıplı olduğu ileri sürülen malların bilirkişi incelemesine de ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Ayıp iddiasının ileri süren tarafça usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiği gözetildiğinde, davalının bu yöndeki savunmasının ispatlanamadığı kabul edilmiştir.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında davacının icra takibine konu faturalar nedeniyle davalıdan olan bakiye alacağının takip ve dava tarihi itibarıyla 495.484,91 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ...... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın bu miktar yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmesi gerekmiştir. Öte yandan davacı tarafın davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü gösterir usulüne uygun bir ihtar veya başka bir delil dosyaya sunulmadığından, davacı vekilinin işlemiş faiz talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu,bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olması gerekli olup davacı alacağının faturaya dayalı olması nedeniyle likit olduğuı anlaşıldığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne,davacının icra takibine girişmekte haksız ve kötüniyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden davalı vekilinin koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 495.484,91.-TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Davacının,fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 99.096,98.-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Alınması gerekli 33.846,57-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.891,92.- TL harcın mahsubu ile bakiye 26.955,05.-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafından ödenen 59,30-TL Başvurma Harcı, 6.891,92-TL peşin harç, ile 8,50-TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 25 adet tebligat + posta ücreti 231,50- TL ile iki bilirkişi inceleme ücreti 3.000,00-TL, olmak üzere toplam 3.231,50- TL olan yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.806,06.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL ) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.146,22-TL'sinin davalıdan, 173,78 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 79.277,59-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 250,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Katip .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!