Anahtar kelimeler: Markasnın Şarap Sınıfta Yidk İbareli Esaslı Unsurunu İstendiği Beri Markanın
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019/... başvuru numarası ile "..." ibareli markanın 33. sınıfta tescili talebinde bulunması sonrasında müvekkili tarafından yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, 1972 yılından beri şarap üretimi yapan müvekkilinin başvuru markasının tescilinin istendiği 33. sınıfta tescilli bulunan ... numaralı "..." ibareli markasnın esaslı unsurunu teşkil eden "..." ibaresi davalının markasında aynen yer aldığından markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, tüketici nezdinde davalının markasının müvekkilinin seri markası olarak algılanması ihtimalinin yüksek ve tüketicinin iltibasa düşmemesinin imkansız olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin markasının ulusal ve uluslararası ölçekte tanınmışlığından yarar sağlamak amacıyla benzer marka tescili başvurusunda bulunduğunu ve bu hususun aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK'in ... sayılı kararın iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta taraf markalarının ayırt edici vasfı yüksek “...” ibaresini ortak olarak ve baskın unsur konumunda içerdikleri, bu ibarenin dava konusu markanın kendisini, davacı markasında ise çatı marka dışındaki tek asli unsuru oluşturmasından kaynaklı olarak işaretler arasında yüksek düzeyli işitsel, kavramsal ve görsel benzerliklerin mevcut olduğu, emtia benzerliği ve işaretler arası benzerlik bir bütün olarak ele alındığında markaların, tüketiciler tarafından aynı iktisadi idari kaynağa ait markalar olarak algılanabilecekleri, anılan markaları taşıyan ürünlerin aynı firma tarafından piyasaya sürülmüş olduğunun düşünülebileceği, ortalama tüketicinin taraf markaları ile her koşulda yan yana karşılaşma imkanı olmadığından, farklı zamanlarda farklı yerlerde anılan markalar ile aynı tür emtialarda karşılaştığında, önceden tanıdığı davacı markası ile dava konusu markayı doğrudan ilişkilendirme eğiliminin kuvvetli olacağı, karıştırılma ihtimalinin temelinde makul miktarda tüketicilerin, bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, sonuç olarak reddedilen emtiaların tamamında taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, dosya kapsamında davacı yanın tanınmışlık iddialarını destekler ve somutlaştırır herhangi bir delile yer verilmemiş olup dava konusu markanın tescilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 madde düzenlemesi açısından sonuç doğurup doğurmayacağı hususunda herhangi bir kanaate varılabilmesinin mümkün olmadığı, davacı yanın, uyuşmazlık konusu mallarda fiili kullanımları ve buna bağlı bir hak elde edindiğini gösterir hiçbir delilin dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle davacı yanın gerçek hak sahipliği karinesinden yararlanamayacağı ancak karıştırılma ihtimalinin tespitinin sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararın iptaline ve ... ibareli markanın hükümsüzlüğüyle sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ve davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." markası arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği gerçekleştiği gibi, davacının markasını oluşturan ibarenin davalının markasının esaslı unsuru içinde yer aldığı, başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı ve markaların benzerlik düzeyi göz önüne alındığında, tüketicilerin dikkat ve bilinç düzeylerinin de iltibas ihtimalini bertaraf etmediği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!