Anahtar kelimeler: İlerlerken Süratli Aracıyla Şeridine Geçip Çarparak Caddesi İstikametinde Hasarlı Hasarların

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in, 28.07.2023 tarihinde ... plakalı aracıyla ... ilçesi, ... mahallesi, ... caddesi, ... istikametinde aracıyla ilerlerken karşı yönden süratli gelen ...’un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, müvekkilinin şeridine geçip araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracının hasar aldığını, kaza sonucunda oluşan hasarların, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş. sayılı dosyasında gerçekleştirilen delil tespitine istinaden düzenlenen “Bilirkişi Raporu” çerçevesinde tespit edildiğini, hasarların onarım bedeline ek olarak araçta değer kaybı meydana geldiğini, davacının gerçekleşen kaza sebebiyle hasar onarımı için 627.000,00 TL tutarında masraf yaptığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü haklar saklı kalmak kaydı ile davacının söz konusu zararlarının tazmini adına 627.000 TL’nin 28.07.2023’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi’nden müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Davacının iddialarını somutlaştırmadığını, davanın zamanaşımı ve yetki yönünden reddini, davacının rücu edeceği rakam belli olduğundan belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin; işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olacağını, davacı tarafın KDV talebinin reddini, öte yandan, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğu beyanı ile usul ve esas sebepleri bakımından davanın reddini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, aleyhe hususları kabul etmediklerini, dava konusu kazanın üzerinden iki yılın geçmesi sebebiyle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kaza sonrasında olay yerine intikal eden kolluk tutanağı kazası tespit tutanağına göre kazada davacı ... %100 asli kusurlu bulunduğunu, müvekkili ...’un hiçbir kusuru olmadığının tespit edildiğini, Davacı yan KTK madde 84/1-g uyarınca %100 kusurlu olmakla birlikte müvekkilin söz konusu kazaya ilişkin herhangi bir kusuru bulunmadığını, dolayısıyla huzurdaki davayı ikame eden karşı tarafın herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi...D. İş sayılı dosyasına dayanarak sunduğu bilirkişi raporunda hasarlı olarak tespit edilen parça fiyatlarının temin edildiği kaynakların şeffaf olarak sunulmadığı, kaza tarihindeki parça fiyatlarının da belirtilmediğini, her ne kadar hasar tespiti yapılmış olsa da işbu tutarın fahiş olarak belirlendiğini, bu rapora karşıda taraflarınca itiraz edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazanın oluşumunda müvekkilinin kusuru bulunmasa da kazanın meydana geldiği tarihteki poliçe teminat limitleri dahilinde ... sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu bulunmakla birlikte ... tarihleri arasında ... Sigorta A.Ş. Bünyesinde ... poliçe numaralı genişletilmiş kasko poliçesi bulunduğunu, ...poliçe teminat limitinin üstünde kalan zararlardan kasko sigortacısının sorumluluğu bulunduğundan davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini, huzurdaki davaya konu olan kaza, tamamen davacının ihlal ettiği KTK 84/1-g maddesi (karşı şeride geçme yasağı) nedeniyle meydana geldiğini, bununla birlikte davacı tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler de gerçeği yansıtmadığını bu sebeplerle davanın reddini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep ve beyan etmiştir.İhbar olunan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Kaza tarihi olan 28.07.2023 tarihinde, ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş.’nin değil ... Sigorta A.Ş.’nin sigortalısı olduğunu, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle sorumluluğu bulunmadığını, bu hususa ilişkin ekran görüntüsünü dilekçenin ekinde sunduğunu, dolayısıyla işbu başvurunun husumet yokluğundan reddini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava trafik kazası sebebi ile davacının aracında meydana gelen hasarın onarımı için davacının yaptığı masrafın davalılardan tahsiline ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde davacı ait ... plakalı araç ile davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın █████/2023 tarihinde trafik kazası yapması sebebi ile davacının aracında hasar meydana geldiğini davacının bu hasar sebebiyle 627.000,00 TL masraf yaptığını belirterek bu masrafın davalılardan tahsilini talep etmiştir.Davalı ... sigorta davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep etmiş ise de arabuluculuk süresince zamanaşımı süresi durduğundan █████/2025-█████/2025 tarihleri arasında zamanaşımı süresi işlemediğinden davalının zamanaşımı itirazı mahkememizce reddedilmiştir.Davalı ... sigortanın yetki itirazı ise diğer davalı ...'un adresi itibariyle mahkememiz yetkili olduğundan HMK 7/1 Maddesi gereğince reddedilmiştir.... Sigorta tarafından davacının aracına ait ... poliçesinin incelenmesinde poliçenin █████/2023-█████/2024 tarihleri arasını kapsadığı ve kazanın █████/2023 tarihinde meydana gelmesi sebebiyle kaza tarihinde davalı sigorta şirketinin poliçesinin geçerli olduğu görülmüştür.Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Davanın dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur.6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Dosya, davacının davalılardan █████/2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle yaptığı 627.000,00 TL masrafı davalılardan talep edip edemeyeceği yönünde kusur durumlarını da değerlendirerek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un maddı hasar ile neticelen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı arazi taşıtı otomobil sürücüsü ...'in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı ... marka ... model aracın; Onarım faturası, resimler ve bilirkişi raporu incelendiğinde sol arka kısımlarından hasara uğradığı, Onarımının Nefesoğulları Motorlu Araçlar servisi tarafından gerçekleştirildiği ve toplamda firmaya 627.000,00 TL ödeme yapıldığı, Kusur bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmeye göre davacının herhangi bir bedel talep edemeyeceği yönünde rapor ibraz etmiştir.Dosyada bilirkişilerce yapılan inceleme de kaza tespit tutanağında davacıya ait aracın ... plakalı aracın şeridi olan karşı yöndeki şeridi ihlal etmesi neticesinde çarpışmanın davacının şeridini ihlal etmesinden kaynaklandığı ve davacının bu ihlalinin 2918 sayılı KTK 84/G maddesinin ihlali niteliği taşıdığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda davalı tarafa yüklenilecek bir kusur bulunmadığından ve kaza davacının kendi kusurundan kaynaklandığından davacının davalılardan talep edebileceği bir tazminatın bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 10.707,60-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 9.975,60-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 100.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekili, davalı ... vekili ve Davalı ... Sigorta vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır