Anahtar kelimeler: Çayeli Trabzon Ret Hakkın İrtifak Sayisi Esastan Dayanan Adliye Bölge
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ..., ..., ..., ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 13.02.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 13.02.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 26... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; alınan kararda kamu yararı bulunmadığını, taraflarına tebliğ edilen herhangi bir çağrı evrakı olmadığını, davacının tebliğ mazbatalarını dosyaya ibraz etmesini talep ettiklerini, kendileri ile yapılan bir görüşme olmadığını, kamulaştırma bedelinini tespitinde gerçek değer üzerinden rapor tanzim edilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada müvekkilin taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkil ... babası Mehmet Atak'ın mirasını reddetmiş olup, dava konusu taşınmazda hak sahibi olmadığını, dolayısıyla müvekkil ... reddi miras gereğince dava konusu taşınmazda hak sahibi olmadığından husumet itirazlarını mahkemeye sunduklarını, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ..., ..., ..., ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hesaplanan bedelin yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %3,7 alınarak değerlendirme yoluna gidilmesinin teknik ve objektif bir bakış olmadığını, kamulaştırma konusu irtifak alanın taşınmazın geneline kıyasladığında davalı tarafın taşınmazın tamamına yakınını rahatlıkla kullanabildiğini ve bu yönde herhangi bir tasarrufunun engellenmediğini, bu husus dikkate alınmayarak malikin ileriye dönük kullanım ve tasarruf hakkının sınırlandırılmış gibi yorum yapıldığını, ayrıca bilirkişi kurulu taşınmazda adeta zemin üzerinde tesisat /inşaat yapılmış veya yapılacakmış gibi farazi düşüncelerle hareket etmiş ve taşınmazın tamamı davacı tarafın elinden alınmış gibi fahiş miktarda bedel hesaplandığını, lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını, hükmün 10 nolu bendi hatalı olup tamamen kaldırılmasını veya ''hisseleri oranında'' kelimelerinin kaldırılmak suretiyle 10 nolu bendin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla çay bahçesi niteliğindeki taşınmaza zirai gelir metoduna göre net geliri üzerinden değer biçilmesinde, taşınmazın bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine ve gelenin sıfatına göre kapitalizasyon faiz oranının %3,7 olarak kabul edilmesinde, enerji nakil hattının ve taşınmazın alanı nazara alınarak etkilenme oranının %28 alınarak, değer düşüklüğü oranının belirlenmesinde ve davanın niteliği gereğince Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2019 tarihli ve 2019/5-241 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve █████████ başvuru numaralı kararı göz önünde bulundurularak davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak taşınmazların taşıdığı özelliklere göre bir dekarında alınabilecek brüt gelirinden indirilmesi gereken üretim masraflarının, Türkiye ortalaması dikkate alındığında brüt gelirin 1/3'ü oranında olması gerektiği (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı) gözetilmeden masrafın %40,59 oranında alınması yerinde değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu yanılgı kaldırma nedeni yapılmayarak eleştirilmekle yetinilmiş olup davacı idare vekilinin "Bir kısım davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar .. .., ... ve ...'a hisseleri oranında verilmesine" şeklindeki hükmün vekâlet ücretinin davalıların hisseleri oranında tahsiline karar verilmemesi gerektiği, bu yönüyle hatalı olduğu yönündeki istinaf başvurusunun hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaza tesis edilen irtifak hakkı bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 13.02.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!