Anahtar kelimeler: Gölbaşı Göl Adıyaman Ret Gaziantep Terkini Alanı Sayisi Esastan Dayanan

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Gölbaşı (Adıyaman) 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili ile göl alanı olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 13... parsel ve 1 13... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedellerinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili ile göl alanı olarak terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, taşınmazın niteliği ile ilgili eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunda mutad münavebede saha şartlarını yansıtmayan ürünlere yer verildiğini, köy üretim verilerine uygun münavebe belirlenmesi gerektiğini, üretim masrafları düşük alınarak net gelirin yüksek çıkarıldığını, taşınmazın bedeline %10 objektif değer artış oranı eklenmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı tespit edildiğini, kamulaştırma fark bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, zira bu hususta düzenlemenin iptal edildiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını, 6 Şubat 2023 tarihli deprem sonucu dava konusu taşınmazların koordinatlarında her hangi bir değişiklik olup olmadığının bilirkişilerce incelenmediğini, bilirkişi raporlarında tarımsal verim değerlerinin en az 5 yıllık ortalamasının alınması gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline uygulanan yasal faizin günümüz şartlarında değerini yitirdiğini ve enflasyon karşısında eridiğini, kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli belirlenirken kullanılan hesaplama yönteminin yanlış olduğunu, ürün verimlerinin minumum masrafların ise maksimum alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınması gerektiğini, taşınmaza uygulanacak objektif değer artış oranının en az %50 uygulanması gerektiğini, adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince keşif gözlemine uygun olarak, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davaya konu taşınmaz sulu tarım arazisi niteliğinde kabul edilerek, sulu vasfına uygun olarak buğday, biber ve hıyar ürünleri münavebeye alınmak suretiyle ve dosya arasında bulunan 2023 yılı .. İlce Tarım ve Orman Müdürlüğünün resmî veri cetveline uygun olarak ve davaya konu taşınmazın konumu vs. özelliklikleri dikkate alınarak %10 objektif değer artışı eklenmek suretiyle sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, bu haliyle davaya konu taşınmaz bakımından dava tarihi olan 2023 yılı resmî verilerine göre net gelir hesabı ile netice itibarıyla metrekare birim değeri olarak 289,11 TL'nin tespit edilip kamulaştırma bedelinin hesaplanması ve dava konusu taşınmazın toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanarak derhal davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, zira aynı idareye ait aynı köyde ve yakın konumda bulunan başka bir taşınmaz için 2016 yılında açılan dosyasında sulu açık arazi olarak değerlendirilen ve %10 oranında objektif değer artışı verilmek suretiyle tesbit edilen 41,91 TL/m² birim değerinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu, söz konusu dosyada tespit edilen metrekare birim değeri iş bu istinaf incelemesine konu dava tarihine uyarlandığında iş bu davada tesbit edilen metrekare birim değerinin Yargıtay içtihatlarına, adalet ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğu, her ne kadar istinaf aşamasında davaya konu taşınmazın değerinin tespiti için uygulanan münavebe planının resmî veri cetveline uygun olmadığı iddia edilmiş ise de aynı yerden gelen dava dosyalarında buğday-hıyar-biber münavebesinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu, ayrıca davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermemiş olup, 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde Anayasa'nın 46 ncı maddesinde düzenlenen "taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi" ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ████████ başvuru numaralı ve 23.10.2018 tarihli kararı Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı ve 9.05.2019 tarihli kararı (R.G. 01.06.██████████) ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı da dikkate alınarak, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik görülmediği, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler esas alındığında; İlk Derece Mahkemesi tarafından kamulaştırma bedelinin tespiti yönünden kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna uygun, yine yerleşik Yargıtay içtihatları ile uyumlu olduğu anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, ancak 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiğini, somut davanın, 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığını, bu itibarla fark bedele "dava tarihinden karar tarihine kadar olmak üzere ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz" işletilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.