Anahtar kelimeler: Davaitirazın Durmasına Satımdan Sunmuş Cari Teşkili Aşağı Başlandığını İlişki Olmamak

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıdan cari alacağının olduğunu, cari alacağının tahsili için davalı aleyhine .... İcra Dairesi 2025/... Esas dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, davalının icra takibine haksız itiraz ederek durmasına neden olduğunu, davalının itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'de aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine düzenlenen fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin tahsili istemiyle davalı aleyhine 41.023,42 TL asıl alacak ve takip öncesi işlemiş 3.487,27 TL olmak üzere toplam 44.510,69 TL üzerinden başlatılmış olan .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın 41.023,42 TL (asıl alacak) üzerinden iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Yargılama esnasında dosyamız arasına celp edilmiş olan vergi dairesi kayıtları uyarınca davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu, 1. Sınıf tacir olduğu görülmekle davanın nispi ticari dava olarak görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla mahkememiz görevli olduğu anlaşılmış olup yargılamaya devam olunmuştur.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı tacir olmaları sebebi ile öncelikle defterlerinin incelenmesi gerektiğinden mahkememizin ön inceleme celsesinde taraf vekillerine usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2024- 2025 yılına ticari defterlerini sunmak üzere verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın mahkememize herhangi bir ticari defter, belge ibraz etmediği gibi mahkememizce verilmiş olan kesin süre içerisinde defterlerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA- BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle;
Davacının 2024 ve 2025 Yılında ticari defterlerini, TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle; davacıya ait 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
04.11.2025 Tarihli Ön inceleme Zaptının 3. Bendinde taraflara uyuşmazlık konusu ticari defter kayıt ve belgeleri flash bellek formatında sunmak, lüzum görmesi halinde mali müşavir bilirkişinin irtibat kuracağı taraf muhasebe yetkilisinin isim ve iletişim bilgilerini bildirmek üzere hazır bulunan tarafa tefhimden, hazır bulunmayan tarafa tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, duruşma zaptının davalı şirketin UETS hesabına 19.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği ancak rapor tarihine kadar geçen 2 haftalık kesin sürede; davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerin dosyaya sunulmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı,
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan e-temel irsaliye içerikli ürünlerin; davalı adına ..., ........, ... isimli kişilere teslim edildiği, davacı tarafından davalı şirket adına 2024 yılında düzenlenen 13 adet faturanın ise e- temel fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildiği,
Bilindiği üzere; e- temel faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturanın TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek , fatura düzenleyene gönderilmesi gerektiği ancak vakıada bu durumun gerçekleşmediği ve takip konusu faturanın ve fatura içeriği mal/hizmetin kesinleştiği,
Sarıyer Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen taraflara ait karşılaştırmalı Ba- Bs formlarına göre; davalı şirketin, davacıdan 2024 yılında ay bazında KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzeri 12 belge karşılığı 210.941,56 .-TL mal/hizmet faturası aldığı ve her iki tarafında ba-bs formlarının birbiri ile örtüştüğü (Davacının davalı şirkete ███████. ayda düzenlediği 1 adet faturanın 4.972,44.-TL olması sebebiyle taraflara ait ba- bs formuna yansımadığı)
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 31.07.2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde bulunan ve davacı şirketin kaşe ve imzası bulunan mutabakat mektubuna göre; davalının 30.12.2024 tarihi itibariyle davacıya, 221,023.42.-TL borcu olduğunu onayladığı ve bu tarihten sonra takip tarihine kadar davacıya 180.000,00.-TL ödeme yaparak borcunu 41.023,42.-TL düşürdüğü, belirlenen vakada;
Davacı ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davacının davalıya 2024 yılında 221.023,42.-TL tutarında 13 adet fatura düzenlediği, davalı şirketin ise davacıya 2025 yılında olmak üzere, takip tarihine kadar 180.000,00.-TL ödeme yaptığı, bu iş ve işlemler neticesinde; ödeme emri tarihinde davacının davalıdan 41.023,42.-TL cari hesap alacağının kaldığı,
HMK 222/3 hükümlerinde göre lehine delil teşkil eden davacı ticari defterlerine göre takip tarihinde; davacının, davalı şirketten 41.023,42.-TL cari hesap alacağının olduğu,
Davacı vekilinin dava dilekçesinin Netice ve Talep kısmının 2. Bendinde takibe edilen itirazın 41.023,42 .-TL üzerinden iptal edilerek, takip tarihinden itibaren faizin işlenmesini talep etmesi sebebiyle temerrüt faizi hesaplanmadığı,
Davalı şirket vekili tarafından, ... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın 10.06.2025 takip tarihi itibariyle 41.023,42 .-TL cari hesap alacağı üzerinden iptal edilmesi, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte tahsil talebi ve icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı, █████/2020 Tarihli İlamı).
Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davalı tarafça kesin süre içerisinde herhangi bir defter ibraz edilmediğinden davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların kabul edilmiş sayıldığı, davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği ve davacıya kısmi ödemeler yapıldığı, davacının sunmuş olduğu ıslak imzalı sevk irsaliyeleri ve alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatladığı, davalının aksini ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 41.023,42 TL 'nin %20'si oranında olan 8.204,68 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile; takibin 41.023,42 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 41.023,42 TL 'nin %20'si oranında olan 8.204,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 2.802,31-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.186,91-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.318,30 -TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç) davetiye, posta gideri: 100,00-TL, bilirkişi ücreti: 7.000,00-TL olmak üzere toplam: 8.418,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 41.023,42-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!