Anahtar kelimeler: Bam Başkan Açılmadan Yazim Katip Üye Hallerden Karara Yoluna Şirket

T.C. .... BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A.... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: ../....KARAR NO
: .../...BAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: .../...KARAR NO
: .../....KARAR TARİHİ
: ...İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ....DAVACI
: .........VEKİLİ
: Av. ... -......DAVALI
: ... - ...VEKİLLERİ
: Av. ... -Av. ...Av. ... -DAVANIN KONUSU
: AlacakB.A.M. KARAR TARİHİ
: ...KARAR YAZIM TARİHİ
: .......Mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında .......... adresinde bulunan yeni inşa edilen fabrika binası elektrik işleri yapımı için karşılıklı olarak █████/2016 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme bedelinin müvekkiline ödendiğini, davalı tarafça duyulan memnuniyet sonucu fabrika binası ikinci etap elektrik işlerinin de yine müvekkili şirkete verildiğini, davalı ile imzalanan asıl sözleşmenin devamı niteliğinde olan █████/2016 tarihli ek sözleşme kapsamında yapılacak işlere dair bedelin 245.000 + KDV=289.100,00 TL olduğunu ve çeklerle ödenmesinin taahhüt edildiğini, ikinci etap işe dair ödemelerin gününde yapılmadığını, işin sonunda gelindiğinde ise ödeme taahhüdüne uyulmayarak █████/2017 - █████/2017 - █████/2017 ve 14/7/2017 vadeli 4 adet 50.000,00.- TL bedelli çek ile toplam olarak 200.000,00.-TL yapılan ödemeler için █████/2018 tarihli kesilen faturanın davalı tarafça noter ihtarı ile iade olunduğunu, davalı tarafça yapımı tamamlanan fabrika binasında faaliyete geçilmesi sonrası müvekkiline sürekli sorun çıkarıp ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketten 158.419,00.-TL alacaklı olduklarının tespiti ile ve alacağın ihtarname temerrüt tarihi █████/2018 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, imzalanan sözleşme uyarınca işin belirtilen sürede ve sözleşmede belirtilen maddelere uygun olarak teslim edilmediğini, davacı tarafça işin geciktirilmesi üzerine elektrik mühendisi ve iş güvenliği uzmanı olan ...'den yapılan işteki eksik ve hataların ortaya çıkarılması için rapor alındığını, bu raporda tespit olunan bir takım eksikliklerin ikmal edilmesine karşın bir bölümünü halen giderilmediği için müvekkili şirket tarafından dışarıdan ilave hizmet satın alınarak ikmal edilmek zorunda kalındığını, taahhüt kapsamında kalan ve tamamlanmayan, eksik ve hatalı olarak yapılan işlerin liste halinde çıkarıldığını belirterek müvekkilinin davacıya borçlu bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı taraftan alacağı bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, █████/2020 havale tarihli ikinci ek bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının ikinci etap elektrik tesisatı işlerinin sözleşme kapsamı ile harici işlerin bedellerinin toplam 282.063,22.-TL ve tarafların ticari defter kayıtlarında 34.811,23.-TL davacının alacaklı olup davacıya davalının borçlu olduğu, bu bedelinin ödenmediği ve davalı tarafından sonrasında 200.000,00.-TL bedelin ödendiğinin sabit olduğu, bu ödemenin mahsup edilerek davacının yapmış olduğu işler sebebiyle hak ediş bedeli olan116.874,45.-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafın dava tarihi itibariyle ilk etapta yapmış olduğu işlerden kaynaklı bakiye alacağı olduğu iddiası bulunmadığı halde bilirkişi tarafından bu alacak miktarının sırf ticari defterlere dayandığını tespit ettiğini belirterek mahkemenin yanılgıya düşmesine sebebiyet verdiğini, ürün sertifikalarının üretici firmalardan temin edildiğini, ancak tesis kontrol formalarının yüklenici firmadan alınmayıp ücreti karşılığında başka bir firmaya yaptırıldığını, ayrıca yangın algılama sistemlerinin sağlıksız olup, yüklenici firma tarafından arızalar giderilmeden bu işin de ücreti karşılığında başka bir firmaya yaptırıldığını, davalı tarafla müvekkili arasında imzalanan █████/2016 tarihli sözleşme uyarınca işin 60 gün içerisinde bitirileceğinin taahhüt edilmesine rağmen işin bu süre içerisinde bitirilmediğini eksiklikler ve hatalar bulunduğunu, davacı tarafın edimini yerine getirmediğini ve ücrete hak kazanmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, önceki beyanlarını tekrarla davalı şirketin tüm itirazlarının yerinde olmadığını beyanla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemidir.Taraflar arasında █████/2016 tarihli davalının fabrikasına ait işletme içi elektrik tesisatları ve idari bina elektrik tesisatlarının yapımına ilişkin yapım işine ilişkin eser sözleşmesi düzenlenmiş olup, davacı taraf yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Yine taraflar arasında █████/2016 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde █████/2016 tarihli birinci etabın bitirilmesi sonrası başlangıçta öngörülmeyen ve eksik kalan işlerin tamamlanmasına yönelik 245.000,00.-TL +KDV bedelli eser sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında ilk sözleşme bedelinin ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ilk ve ikinci sözleşme uyarınca yapılan işlerin eksik veya ayıplı olup olmadığı, davacı yüklenicinin iş bedeline hak kazanıp kazanmadığı hususundadır.6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi nedeniyle iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1.). Kural olarak, yüklenicinin basiretli bir tacir gibi eseri fen ve sanat kurallarına uygun meydana getirmeyi üstlendiği kabul edilir. Çünkü yüklenici işinin ehli, iş sahibine göre konusunda uzmandır. Özen borcu, sözleşmenin her safhasında olan ve teslime kadar devam eden bir borçtur (Y.15.HD. 2.7.2013 T, █████████ – █████████ sy.k). Kuşkusuz iş sahibi ısmarladığı eserde belli niteliklerin bulunmasını arzu eder. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bundan dolayı, teslim edilen eserin fen ve sanat kurallarına uygun iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması gerekir. Aksi halde, eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu ortaya çıkar. Eserdeki ayıp, yüklenicinin eserde gerçekleştireceğini vadettiği niteliklerin bulunmaması, kararlaştırılan vasıfların eksik olması veya eserin vasıflarının önceden kararlaştırılmamış olmasına rağmen dürüstlük kuralı gereği eserin kendisinden beklenen yararı gerçekleştirmeye elverişsiz olması yani sözleşme ve dürüstlük kurallarına göre olması gereken vasıfla, fiilen mevcut olan arasındaki fark demektir. Yüklenici sözleşmeye göre kullanılmaya elverişli imalatı yapıp teslim etmekle yükümlüdür. Yüklenicinin ayıba karşı tekeffül borcu ise, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunu düzenleyen TBK'nın 474. maddesine göre, açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, 6098 sayılı TBK’nun 477/son maddesi uyarınca da gizli ayıplar ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılacaktır. İş sahibi ancak, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunması koşuluyla TBK'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklardan birisini kullanabilir.Davacı taraf ikinci sözleşme uyarınca bakiye iş bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise ilk ve ikinci sözleşme uyarınca yapılan işlerin eksik ve ayıplı olduğunu savunmuştur.Mahkemece aldırılan bilirkişi heyet raporunda keşif mahallinde tarafların ve yetkili teknik elemanların katılımıyla yapılan kontrol ve incelemelerde gerek 1. etapta gerekse 2. etapta yaptırılan taahhüt konusu işlerin tamamlanıp tamamlanmadığı, işlerinin tespitinin yanı sıra işin devamı sırasında taraflarca yapımına mutabık kalınan ve tarafların kabulünde olduğu görülen ilave işlere ilişkin hesaplama yapıldığı, uyuşmazlık konusu alacağın konusunu oluşturan tüm imalatların yerinde taraflar ve teknik elamanların katılımıyla çalıştığı görülerek sağlanan mutabakat sonrası rapor düzenlendiği, eksik iş bulunmadığı eksikliklerin giderildiği davacı yüklenicinin ikinci etap işlere ilişkin iş bedelinin 282.063,22.-TL taraflarca yapıldığı beyan olunan ödeme tutarının 200.000,00.-TL olduğu davacı yüklenicinin 82.063,22.-TL alacağının bulunduğu belirlenmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eksik ve hatalı işler bulunduğunu bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürmüş ise de, mahkemece hükme esas alınan ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi heyet raporunda bilirkişi raporunun tarafların mutabakatı doğrultusunda düzenlendiği, eksik işlerin davacı tarafça giderildiği belirlenmiş olup, davalının eksik işleri 3. bir kişiye yaptırdığı iddiasını ispata yönelik dosyada mevcut bir delil bulunmadığından bu husustaki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin dava dilekçesinde ve yargılama safhalarında birinci etap işten kaynaklı alacağının bulunmadığını belirttiği halde mahkemece ikinci etap sözleşmesinden önce düzenlenen ve birinci etaba ilişkin olan 34.811,23.-TL'nin davacı alacağına eklenmesi doğru görülmemiş bu hususa ilişkin davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde bulunmuştur.HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-.... ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih .../...-.../.... sayılı kararı hakkındaki davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,a-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 82.063,22.-TL alacağın █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.605,74.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 2.705,41.-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.900,33.-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irad kaydına,c-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 7.400,00.-TL, keşif harcı 314,00.-TL, keşif araç ücreti 150,00.-TL, posta, talimat ve tebligat gideri 240,50.- TL olmak üzere toplam 8.104,50.-TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 4.198,24.-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,d-2.705,41.-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri davanın kabul red oranına göre hesaplandığında cüzi miktar olduğundan takdiren davalı üzerinde bırakılmasına,f-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 11.468,22.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,g-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 10.726,25.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yapılan 320,10.-TListinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Karar tebliğ ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile █████/2023 tarihinde karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...