Anahtar kelimeler: Sevkiyatının Üstlenildiğini Eylemden Yansıtıldığını Yazildiği Geriye Taşıma Kazasının Durdurulduğunu Bakirköy

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca davacıya ait malların sevkiyatının davalı tarafından üstlenildiğini, taşıma faaliyeti sırasında trafik kazasının meydana geldiğini, trafik kazası neticesinde davacıya 132.000,00 TL bedelin yansıtıldığını, 99.000,00 TL tutarının sigorta şirketi tarafından ödendiğini, geriye kalan 33.000,00 TL tutarın ödenmediğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 33.000,00-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 03.12.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer aldığı, Takip Talebine ilişkin olarak; Davacı tarafın davalı taraf hakkında 33.000,00 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık yasal faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyası üzerinden 07.03.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak, “Asıl Alacak-07.03.2025-Cari Hesap Alacağı-.... Nakliyeci 33.000,00 TL” bilgilerinin yazıldığı, Takibe Konu Olay Nezdinde Davacı Tarafa Düzenlenen Faturaya ilişkin olarak; Takibe konu olay nezdinde dava dışı ... Hiz. AŞ’nin davacı tarafa düzenlediği 19.07.2024 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 132.000,00 TL tutarlı 1 adet faturanın olduğu, iş bu faturanın açıklama kısmına “HİZMET BEDELİ”, dip not kısmına “KAPI HASARI” bilgilerinin yazıldığı, Takibe Konu Olay Nezdinde Davacı Tarafın Düzenlediği Faturaya ilişkin olarak; Takibe konu olay nezdinde davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 06.08.2024 tarihli, .... numaralı, KDV dahil 132.000,00 TL tutarlı 1 adet faturanın olduğu, iş bu faturanın açıklama kısmına “YANSITMA BEDELİ (%20) 19.07.2024-.... NOLU .... HASAR FATURASI” bilgilerinin yazıldığı, İş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer aldığı, Yapılan Ödemeye ilişkin olarak; Dava dışı ... AŞ’nin dava dışı ... AŞ’ye yaptığı 20.09.2024 tarihli ve 99.000,00 TL tutarlı 1 adet ödemenin olduğu, iş bu ödemenin açıklama kısmına “.... NUMARALI HASAR DOSYA ÖDEMESİDİR” bilgilerinin yazıldığı, Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresine ilişkin olarak; Davacı tarafın davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 26.02.2024 tarihli ve 7.366,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 07.03.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 33.000,00 TL alacaklı olduğu, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirmesi olarak; Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan takip tarihi itibariyle 33.000,00 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 33.000,00 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceği, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, mahkemenin takdirlerine ait olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Bilirkişi raporuna taraflar itiraz etmemiştir. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 33.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 33.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2- 33.000,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.254,23 TL ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcının mahsubu ile bakiye 1.638,83 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 905,00 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, olmak üzere toplam 9.135,8TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 33.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı █████/2026
Katip ....
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!