Anahtar kelimeler: Gkarar İştigal İlinde Talepli Denizli Satım Fiilden Başkan Yazim Katip

DOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025 (Ara Karar)NUMARASI
: ... EsasDAVACI
: ...-T.C. Kimlik no:...VEKİLİ
: Av. ...-...DAVALI
: ...-T.C. Kimlik no:...-...VEKİLİ
: Av. ...-...DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ilinde araç alım satım işi ile iştigal ettiğini, kendi adına kayıtlı şahıs şirketinde galericilik işi yaptığını, alıp daha sonra satmak amacı ile araç bakarken davalının aracını bulduğunu, akabinde davalı ile iletişime geçtiğini ve tarafların davalının aracının müvekkili tarafından alımı konusunda anlaştığını, devamla müvekkili ile davalı arasında ...Noteri'nin █████/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi yapılarak müvekkili tarafından... plakalı 2007 model Mercedes marka S320 CDI Long model araç 1.550.000 TL bedel ile davalıdan satın alındığını, müvekkili tarafından söz konusu araç satın alındıktan sonra ticaret kapsamında satılık ilanına çıkartıldığını ve alıcı bulunarak alıcı ile satış konusunda anlaşıldığını, ancak noterde aracın satışı verilecek iken noter tarafından aracın üzerinde ihtiyati tedbir olduğunun ifade edildiğini, bu nedenle müvekkilinin aracı satamadığını, tedbir konusunda araştırma yaptığında aracın üzerine █████/2025 tarihinde kaçakçılık kanunu kapsamında...Ağır Ceza Mahkemesi tarafından satışa engel olacak şekilde ihtiyati tedbir konulduğunu tespit ettiğini, aracın kaydında da bu şekilde mahrumiyet ibaresi bulunduğunu belirterek, öncelikle iş bu dava için davalının mal varlığı üzerine teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesine, müvekkilinin satın aldığı araçtan yeterince faydalanamaması ve aracın ayıplı olması sebebiyle fazlaya ilişkin hakları sabit kalmak kaydı ile araç bedelinin araç kaydına tedbir şerhinin işlendiği tarihteki rayiç bedeli üzerinden işleyecek reeskont avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesi █████/2025 tarihli ara kararında; davalıdan satın alınan ... plakalı aracın üzerine, araç satın alındıktan sonra █████/2025 tarihinde kaçakçılık kanunu kapsamında .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından satışa engel olacak şekilde ihtiyati tedbir konulması nedeniyle müvekkilinin satın aldığı araçtan yeterince faydalanamaması ve aracın ayıplı olması sebebiyle tazminat talebinde bulunmuş ise de, taraflar arasındaki sözleşmeye konu aracın ayıplı olarak kabul edilip edilmeyeceği, buna göre davacının tazminat talep edip edemeyeceği hususunun dolayısıyla bu aşamada alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, İİK 257/2 maddesi uyarınca yaklaşık ispat seviyesinde delilin mevcut olmadığı, dava sonucunu baştan tesis eder şekilde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından ihtiyati haciz talebinde bulunulması durumunda, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için borç ve alacak ilişkisinin varlığının açıkça ve tartışmasız bir şekilde ispat edilmesi gerekmediğini, sunulan delillerin, borcun varlığını yaklaşık olarak ispat etmesinin yeterli olduğunu, müvekkilinin satın almış olduğu araca idarece tedbir konması nedeniyle araçtan beklediği faydaları elde edemediğini, alıcının satın almış olduğu araç üzerinde istediği gibi tasarruf edememesi ve mülkiyet haklarından yararlanamaması, kamu hukukundan kaynaklı bir sınırlamaya dayandığından satılanın hukuki ayıbı bulunduğunu, satılanın, alıcının elinden gümrük idarelerince alınması durumunda, satıcının, böyle bir ayıbın varlığından haberdar olmadığına ilişkin savunmasının dinlenemeyeceğini, müvekkili ile davalı arasında ticari satıma ve eldeki davaya konu aracın müvekkile satılıp adına tescilinden sonra gümrük ve muhafaza başmüdürlüğü tarafından yurda girişi esnasında yurtdışı araştırmaları sonucu faturalardaki kıymet farkı gerekçesi ile zaptedilmesi, satıcılar hakkında resmi evrakta sahtecilik ve teşekkül halinde kaçakçılık iddiası ile kamu davası açılması, ceza yargılaması sırasında teminat mukabilinde “satılamaz ve devredilemez” şerhi ile alıcıya teslim edilmesi satılan malın hukuken ayıplı olduğunu gösterdiğini, ayıp nedeniyle alıcının, malikin sahip olduğu haklara sahip olamadığının kuşkusuz olduğunu, bu ayıp nedeni ile müvekkilinin mülkiyet hakkının içeriğini düzenleyen 4721 sayılı TMK’nın 683. maddesinde belirtilen yetkilerine sahip olamadığı ve bunları kullanamadığının da kuşkusuz olduğunu, hal böyle olunca aracı satın alan müvekkili açısından, o maldan elde edeceği faydanın, dava konusu menkule resmi makamlarca kamu gücüne dayanılarak el konulması tarihinde ortadan kalktığının kabulü gerektiğini ve böylece ortaya çıkan hukuki ayıptan satıcının ayıba karşı tekeffülüne ilişkin hükümlere göre davalının sorumlu olduğunu, burada davalının hukuki ayıbın ortaya çıkmasında kusurlu olup olmamasının da sonuca etkili olmadığını, ayrıca bu gibi durumlarda alıcının satış bedelini alabilmesi için satıcı veya davaya konu aracın ithalatını yapmış olan diğer kimseler hakkında ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın kesinleşmesi de gerekmediğini, sonuç olarak dava konusu araçtaki ayıbın çok açık bir şekilde sabit olması, davada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmiş olması, araçtaki ayıba rağmen dava sürecinde davalının malvarlığını yitirmesi ya da ödeme güçlüğü içine girmesi durumunda müvekkilinin ileride telafisi mümkün olmayacak zararları ve müvekkilinin duyumlarına göre davalının alacağın tahsilini engellemek için mal varlığını azalttığı yönünde aldığı duyum ve bu yönde yaptığı gözlemler göz önüne alındığında iş bu dava için davalının taşınır-taşınmaz mal varlığı üzerine teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesi taleplerinin yerel mahkemece kabul edilmesi gerektiğini, somut olayda dava konusu araçtaki ayıbın bu kadar açık olduğu sabit olmakla yasada yer alan ''yaklaşık ispat'' şartlarını da sağlandığı göz önüne alındığında müvekkil lehine ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;Dava, hukuki ayıp iddiasına dayalı tazminat, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildikten sonra, █████/2026 tarihli kararıyla tarafların tacir olmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmektedir.Görülmekte olan bir davadaki ihtiyati tedbir/haciz istemleri, ancak görevli mahkemeden talep edilebilir. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince, ihtiyati haciz isteminin görevli mahkemeden talep edilmediği gerekçesiyle reddine karar vermek yerine, ihtiyati haciz talebini yaklaşık ispat bulunmadığından red etmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden karar verilmek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında verilen █████/2025 tarihli ara kararın HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin talep edilen mahkemenin görevli olmaması nedeniyle usulden reddine,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026...Başkan ......Üye ......Üye ......Katip ...Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.