Anahtar kelimeler: Binası Bam Esaskarar Bölgesindeki Fabrika Başkan İnşaatı İnşaatın Yazim Katip

T.C. .... BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.../... - .../....
T.C.....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ..... HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: .../...KARAR NO
: .../...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ........ÜYE
: ........ÜYE
: .......KATİP
: .......İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:......NUMARASI
: .../... Esas, .../... KararDAVACI
: .......VEKİLİ
:Av........DAVALI
:............VEKİLİ
:Av. .......DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: ....KARAR YAZIM TARİHİ
: ...........Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurunun incelenmesi neticesinde;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili, tarafların anlaşma konusu iş kapsamında 30.06.2022 tarihine kadar 4.750.000,00 TL bedel ile davacıya ait .... Sanayi Bölgesindeki taşınmaza; fabrika binası inşaatı, inşaatın imalı, nakli, ve yerine montaj işlemlerinin yapılması için █████/2021 tanzim tarihli eser sözleşmesi yaptıklarını, bununla beraber davalı, dava istemine konu binaya ait temel projelerinin, prefabrik çerçevelerinin statik ve betonarme hesaplarını içeren standart ruhsat projelerinin kendileri tarafından alınacağı hususunda davacı ile anlaşma sağladığını, davalı iş bedelinin tamamını davalı firmaya ödediğini, sözleşmeye her ihtimale karşı 30.06.2022 tarihi teslim tarihi olarak yazıldığını, söz konusu iş belirlenen sürede teslim edilmediğini, davacının sözleşmede üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen sözleşmede belirtilen prefabrik bina yapım montaj işinin 30 haziran 2022 tarihinde teslim edilmesi gerekirken davalı sözleşmenin 13. maddesine aykırı olarak hiçbir mücbir sebep olmadığı halde 15.10.2022 tarihinde taşınmazı bir çok eksik ve ayıbı ile birlikte iskelet halinde teslim ettiğini, ayıplı işlere yönelik ayrıca tespit yapılarak bilirkişi raporu alınmış ve ayıptan doğan zararlar için ayrıca davalı firmadan icra takibi ile talep olunduğunu, anlaşma konusu işin davalı tarafından taahhüt edildiği gibi 30.06.2022 tarihinde değil de 15.10.2022 tarihinde teslim edilmesinden kaynaklı davacı 6.021.018,00 TL'yi aşan ve malzeme fiyatları farkı ile işçilik ücretleri farkından oluşan bir zarara uğradığını, işin geç teslimi nedeniyle binanın tamamlanamamasından kaynaklanan kira ve gelir zararları da mevcut olduğunu, söz konusu binada onlarca ofisin, düğün salonunun, showroom ve dükkanların kira zararları hesaplandığında ciddi bir kira ve gelir zararının doğduğunu, belirterek davanın kabulü ile geç teslimden kaynaklanan malzeme fiyat farkı, işçilik fiyat farkı, kira ve gelir kaybı zararları ve mevsim geçişinden kaynaklı uzayacak olan inşaat işlemlerinin davacının uğrayacağı tüm zararlar olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL kira ve gelir zararı, 1.500 TL. malzeme fiyat farkı zararı, 1.500 TL işçilik fiyat farkı zararı, 1.000 TL mevsim geçişinden kaynaklı uzayacak olan inşaat işlemlerinin davacı uğratacağı zararlar (işin ortalama bitme süresinin hesaplanarak bitime kadar doğacak zararın) olmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 5.000 TL maddi zararın, temerrüt tarihinden itibaren (mail ihtar tarihi) temerrüt faizi ile birlikte davalı yanca tazminine ve davalıdan tahsiline, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davalı firmaya bu dava ile ilgili olarak arabuluculuk tebligatı yapılmadığını, dava arabuluculuk süreci gerçekleşmeden açıldığını, davaya konu uyuşmazlıkla ilgili zorunlu arabuluculuk şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddi gerekeceğini, davalı firma aleyhine açılmış ve ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi .../.... E sayılı dosyasından görülmekte olan bir de 'İtirazın İptali Davası' olduğunu, bu dava ..... İcra Müdürlüğünün .../... E sayılı icra takibine yapılan itirazla ilgili olarak açıldığını, bahsi geçen alacağın dayanağının ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi ../... D.İş sayılı dosyasından hazırlanan tespit raporu olduğunu, ..... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../.... E sayılı dosyasından görülen itirazın iptali davasından yapılan yargılamanın içeriğinde, 'İfadaki gecikme nedeniyle 30.06.2022 tarihi ile 15.10.2022 tarihi arasındaki fiyat farkından kaynaklanan tazminat talebi' ile bu dosyada görülmekte olan davada talep ettiği alacak kalemlerinden üçü olan 'Malzeme Fiyat Farkı', 'Mevsim Geçişinden Kaynaklanan Zarar' ve 'İşçilik Fiyat Farkı' ndan kaynaklanan tazminat talepleri aynı içerikte olduğunu, üç taleple ilgili 'derdestlik' itirazlarının bulunduğunu, ifanın gecikmesindeki sorumlusunun davalı firma değil bizzat davacı olduğu ortaya çıkacağını, taraflar arasında yapılan mail yazışmalarından, teslim edilmesi gereken mimari ve çatı projelerinin geç tesliminin, davacı tarafın projenin değiştirilmesine yönelik taleplerinden kaynaklandığını, belirterek dava dilekçesindeki eksiklerin tamamlanmasına, yapılacak yargılama soncunda da davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, davanın alacak davası olduğu ticari nitelikteki alacak davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğu, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi dava şartı olup, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir şartlardan olmadığı, dolayısıyla dava dilekçesi kapsamında arabulucuya başvurulmadığı sabit olduğundan eldeki alacak davasının arabulucuya başvuru dava şartı noksanlığı gerekçesiyle davanın HMK' nın 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.Mahkemece █████/2023 tarihli ek kararı ile, davada miktarının 2023 yılı için belirlenen 17.830,00 TL kesinlik sınırının altında olması nedeniyle KESİN olarak karar verildiği gerekçesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin 341 ve devamı maddeleri doğrultusunda davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili █████/2023 tarihli istinaf dilekçesinde, davacının dört ayrı kalem alacakla ilgili ayrı ayrı talepte bulunulduğunu, davaya cevap dilekçelerinde ara buluculuk dava şartı yokluğu itirazının yanında ayrıca bir de derdestlik itirazları bulunduğunu, taraflar arasında ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../.. E sayılı dosyasından görülen itirazın iptali davası da; 'İfadaki gecikme nedeniyle 30.06.2022 tarihi ile 15.10.2022 tarihi arasındaki fiyat farkından kaynaklanan tazminat talebi' ni içerdiğini, bu durumda sayın mahkemede görülmekte olan davada talep edilen alacak kalemlerinden üçü olan 'Malzeme Fiyat Farkı', 'Mevsim Geçişinden Kaynaklanan Zarar' ve 'İşçilik Fiyat Farkı' ndan kaynaklanan tazminat talepleri aynı içerikte oduğunu, bu üç taleple ilgili 'DERDESTLİK' itirazları olduğunu, davacı tarafça bu üç taleple ilgili olarak ara buluculuk başvurusu yapılmış olup bu başvuruya dayalı olarak da ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E sayılı dosyasından dava açıldığını, bu durumda, bu üç kalem alacak için "Davanın ara buluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine" dair verilen hüküm doğru olmadığını, bu üç kalem alacak için arabuluculuk dava şartı yokluğundan değil, derdestlik nedeni ile red kararı verilmesi gerektiğini, aynı şekilde, birden çok asli talep içeren işbu dava, HMK'nın 'Davaların Yığılması' başlığını taşıyan 110. maddesi düzenlemesine uygun olarak açıldığını, bu durumda taleplerle ilgili olarak, bir kısım talep yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğu, bir kısım talep için de derdestlik sebebi ile ayrı ayrı ret kararı verilmesi durumunda her iki ret kararı için de ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.Davalı vekili ek kararın istinaf dilekçesinde, dava dilekçesi HMK'nuın 341/3 maddesi gereğince incelendiğinde; açılan davanın kısmi dava niteliğinde olduğu, dilekçede yer alan taleplerin 'Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ve şimdilik kaydıyla' talep edildiği, dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin gerçek ederinin 6.021.018,00 TL olduğunun açıklandığı, HMK 341/3. maddesi'nin, "Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir." hükmü gereğince sayın mahkemenin 07.03.2023 tarihinde verdiği "...6100 sayılı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri doğrultusunda verilen kararın miktar yönünden kesin olması sebebiyle istinaf talebinin reddine..." dair 'Ek Karar' usul ve yasaya uygun olmadığını, HMK 346. Madde hükümleri çerçevesinde yapmış oldukları istinaf taleplerinin reddine dair Ek Kararın kaldırılarak, ilk istinaf dilekçesinin incelenmesine ve bu dilekçedeki taleplerin de kabulüne karar verilmesini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan geç teslimden kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.Taraflar arasında görülmekte olan davada mahkemece arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilerek davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmiş, karara karşı davalı vekili davacı taleplerinin bir kısmına derdestlik yönünden itiraz ettiklerini, bir kısım talepler yönünden derdestlik nedeniyle red, diğer kısım yönünden ise arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden red kararı verilmesi gerektiğini ve red sebepleri farklı olduğundan 2 ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiği yönünde istinaf başvurusunda bulunmuş, mahkemece davalı vekilinin istinaf talebinin █████/2023 tarihli ek kararı ile miktar itibari ile kesin karar istinafı nedeni ile reddine karar vermiş, davalı vekili ek kararı istinaf etmiştir.Davacı vekili dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK’nun 107/2.maddesi uyarınca talep arttırım hakları saklı kalmak üzere 5.000,00.-TL’nın davalıdan tahsilini istemiştir. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Somut olayda, dava tarihinde yürürlükte olan HMK'ya göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. İlk derece mahkemesince, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin yukarıda açıklanan ilkeler ışığında bedel artırım ve ıslah hakkı da olduğu gözetildiğinde kararın miktar itibari ile kesin olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine ilişkin █████/2023 tarihli ek kararın kaldırılması gerekmiştir. ( Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ E, █████████ K)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminata ilişkin olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır.Bu hukuki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; ticari davalarında arabulucuya başvurulmasının TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı olup, arabuluculuğu başvuru yapılmaksızın dava açıldığı anlaşıldığından hiçbir işlem yapılmaksızın, davalının derdestlik itirazında bulunduğu dosya incelenmeksizin davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin █████/2023 tarihli ek kararın kaldırılarak █████/2023 tarihli gerekçeli karar incelenmiş, anılan karar ise usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-..... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına,2-Davalı vekilinin ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin █████/2023 tarih .../... E .../.... K sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE,3-Davalı tarafından asıl karara yönelik olarak yatırılması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Davalı tarafından ek karara yönelik olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine,4-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatırana iadesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Karar tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 362/1-a maddesine göre KESİN olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.......Başkan ..............e-imza.........Üye 107652e-imza........Katip .........e-imza