Anahtar kelimeler: Tedarik Sakarya Durduğunu Bulunarak Kötü Takibe Ret Borcu Takibi Şartı
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarındaki tedarik sözleşmesinden kaynaklı açık hesap ilişkisinden doğan bakiye alacağı için icra takibi başlatığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, takibe itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak takibe konu bir borcu olmadığını, icra takibinin kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin davalıdan aralarındaki açık hesap ilişkisinden kaynaklı olarak 31.12.2017 tarihi itibariyle 467.175,10 TL alacaklı olduğunun tarafların ticari kayıtları ve alınan bilirkişi raporu ile sübut bulduğu, davalı şirketin icra takibine yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin kısmen iptaline, icra takibinin 467.175,10 TL asıl alacak ve 271.922,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 739.097,54 TL üzerinden devamına, hükmolunan değer üzerinden hesaplanan 147.819,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, icra dosyası dışında 05.01.2022 tarihinde yapıldığı anlaşılan 444.493,90 TL ödemenin icra müdürlüğünce infazda nazara alınmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulaması, davalının söz konusu faturaları ticari defterlerine işlemesi, aynı zamanda söz konusu borcun bir kısmını haricen ödemesi de göz önüne alındığında taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, yapılan defter incelemesine göre davacının alacağının tespit edildiği, tespit edilen miktar uyarınca, davacının talep sonucundaki bedelle bağlı kalınarak itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafından borcun ödenmesi için vade kararlaştırıldığı iddia edilmiş ise de, bu hususun ispat edilemediği, davadan sonra yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınacak olması nedeniyle davalının bu yöndeki istinafının yerinde olmadığı, takip talebi faturadan kaynaklanmakta olup davalı tarafından belirlenebilir nitelikte ve likit olması nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, takip talebi faturaya dayandığından davacının takibinde haklı olduğu ayrıca kötüniyeti de bulunmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davalı tarafından icra inkar tazminatı talep edilmişse de, davalı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!