Anahtar kelimeler: Httpswww Kitlesine Giyim Markayı Genelinde Ulaştırdığını Tanıtım Reklam Sitesini Lisans
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın reddi (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin "1992" ibareli markayı hazır giyim ürünleri üzerinde lisans yoluyla kullandığını, müvekkili şirketin, lisans sözleşmesi gereği kendisine ait olan tescilli markaları ve tanınmış diğer markalarını tüm ülke genelinde yoğun reklam tanıtım faaliyetleri ile tüketici kitlesine ulaştırdığını, aynı zamanda müvekkilin https://www.../ adlı internet sitesini de kullanmakta olduğunu, davalı yanın dava konusu "1992" markası üzerindeki kullanımının müvekkilinin tescilli markadan doğan haklarını ihlal ettiğini, davalının "1992" markasını izinsiz olarak hem online hem de fiili olarak satışa arz etmekte ve böylece marka iltibası/iktibasına yol açarak marka hakkının ihlali ile haksız rekabet yarattığını, davalı şirkete ihtarname gönderilerek haksız kullanıma son verilmesi ihtarı yapıldığını, ancak davalının yapmış olduğu haksız eylemleri kabul etmeyip haksız eylemlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin markasının basılı olduğu ürünleri hukuka aykırı ve tam kusurlu olarak satarak gelir elde etmeye devam ettiğini ileri sürerek marka tescilinden doğan haklara tecavüzün tespiti ve önlenmesine, şimdilik 15.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının adına tescilli ya da üzerinde inhisari lisans hakkı sahibi olduğu "1992" markasının bulunmadığını, davacının, dava dilekçesinde "1992" markası ile "1992 nineteen ninetytwo" markası ve "1992 store" markasının belirtildiğini, 2016 ... tescil numaralı "1992 ... ..." markasının 09, 18, 21, 24, 25, 34... . sınıflarda, 2017 18507 tescil numaralı "1992 nineteen ninetytwo" markasının 38... . sınıflarda, 2018 112990 tescil numaralı "1992 store" markasının ise 35. sınıfta tescil edilmiş olduğunu, davacının 2017 18507 tescil numaralı markasının örneğinde 1992 ... 2016 ibareleri bulunduğunu, ayrıca bu markanın 38... . sınıflarda tescil edildiğini, davacının dilekçesine konu ettiği müvekkil şirket ürünlerinin ise, hazır giyim ürün grubunda olduğunu, hazır giyim ürünlerinin 25. sınıf kapsamında kaldığını, işaretler arasında ayniyet veya benzerlik bulunmadığını, müvekkil markasında "1992" rakamının dahi tam olarak yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1992 rakamını asli unsur olarak ihtiva eden markaları ile davalının doğrudan belirli bir rakamı çağrıştırmayan, bakan kişide doğrudan 1992 rakamı ile karşı karşıya olduğu izlenimini vermeyen, görsel olarak farklılık içeren, sesçil olarak benzerliği tespit olunamayan markalarının bütünsel olarak benzer olmadığı, ortalama tüketicide karıştırma ihtimalini doğurmayacağı, ayrıca davacının ilgili sektörde, dolayısı ile hedef tüketici nezdinde bilinirliği yüksek olan "..." markasını, davaya konu tecavüz oluşturduğu iddia olunan tekstil ürünlerinin etiketinde kullandığı ve "..." markası altında satışa sunduğu, tecavüz oluşturduğu iddia olunan kullanımın tekstil ürününde süsleme-görsel olarak kullanıldığı, bu itibarla ortalama tüketicinin sanal yahut gerçek "..." mağazasında, "..." etiketini ihtiva eden üründe yer alan kısmi rakamsal unsur dolayısıyla ürün ile davacı markalarını ilişkilendirme ihtimalinin fiili olarak mümkün görünmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya dayanak markalarının asli unsurunun rakamlardan oluşan bir sayı olduğu, markasına asli unsur olarak yalnızca bir yılı oluşturan sayıyı seçen davalı tarafın markasının ayırdedicilik gücünün zayıf olması dolayısı ile büyük olmayan değişikliklerle benzerlerinin kullanımına katlanması gerektiği, tarihte belli bir sene ve tarihi ifade eden rakamların münhasıran tek bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, tekstil sektöründe rakam ve yılların süsleme aracı olarak yaygın şekilde kullanıldığı, davacının zayıf olan markası ile iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği, davalının fiili kullanımı ile davacı markaları arasında küçük bir değişikliğin ötesinde çok daha büyük farklılıklar bulunduğunun sunulan görsel ve delillerle tespit edildiği, bu itibarla markaya tecavüzün oluşmadığına ilişkin Mahkeme gerekçesi ve davanın reddi kararının sonuç olarak yerinde görüldüğü, diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde, gerekçeli kararda bulunması gereken hususların tek tek sayıldığı, mahkemece marka görsellerine yer verilmesinin kararın gerekçesinde boşluklara neden olduğu, kararın bütünlüğünü bozduğu gibi HMK'nın 297. maddesinde düzenlenen usul hükmüne de uygun görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin re'sen kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının, davacının inhisarı lisans sahibi olduğu markalardan doğan haklara tecavüzünün tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!