Anahtar kelimeler: Kararıdır Bürosunun Eylemden Esaskarar Yapmaya Durduğunu Yazildiği Borçlularla Arabuluculuk Kaydında

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C....6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARTürk Milleti AdınaYargılama Yapmaya ve Karar Vermeye Yetkili... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi kararıdır.ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... .... ... ... ... ... ... ... Esas kaydında 77.990,00 TL hasar bedeli ve10.769,03 TL faizi ile birlikte toplam 88.759,03 TL için icra takibi başlatıldığını, borçlu davalıların icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlularla ... Arabuluculuk Bürosunun ███████████ Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan arabuluculuk görüşmesi anlaşamama olarak sonuçlanmış olup davalı tarafların itirazının iptaline, alacaklı bulunduğumuzun tespiti ile takip konusu alacağın tahsili için iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu bildirmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davamızın kabulü ile; davalı-borçluların ... 5. Genel İcra Dairesi'nde ███████████ Esas sayılı takip dosyadavalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusunun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın █████/2022 tarihinde meydana geldiğini, zamanaşımına uğradığından davanın reddini gerektiğini, itirazın iptali davasına konu ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, zamanaşımını kesen borçlunun itiraz tarihinden itibaren itirazın iptali davasının açıldığı tarihe kadar 1 yılı aşkın süre dolduğundan ve arada zamanaşımını kesen başkaca bir takip işlemi de yapılmadığından, dava konusu alacağın, Borçlar Kanunu 133, 132 ve 136. maddeleri gereğince dava tarihinden önce zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin █████/2022 kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limiti 50.000 TL olduğunu, davalı şirketçe davacı tarafından yapılan hasar başvurusunun ardından yapılan incelemeler sonucu ekspertiz raporu düzenlendiğini, ardından davalı şirketçe 50.000,00 TL tazminatın █████/2024 tarihinde davacı tarafa ödendiğini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, davalı şirketin KDV'den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin hasarını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin tarafımızca kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerektiğini bildirmiş, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
: Dava, haksız eylemden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir....Anonim Şirketine, ... 5. Genel İcra Dairesine yazılan yazı cevapları gönderilmiş olup, kaza tespit tutanağı, hasar tespit tutanağı, icra dosyası ve ekleri, davalı ...şirketi tarafından gönderilen █████/2025 tarihli yazı cevabı ve ekindeki deliller, bilirkişi raporu ve dava ile ilgili tüm deliller toplanmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; trafik kazazından kaynaklı haksız fiil nedeni ile maddi tazminata ilişkin olduğu anlaşılmıştır.... 5. Genel İcra Dairesi ███████████ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takibin taraflar arasında olduğu, davacının, davalılar aleyhine 77.990,00 TL asıl alacak, 10.769,03 TL faiz olmak üzere toplam 88.759,03 TL üzerinden takip başlattığı, davalıların süresinde itirazı ile takibin durduğu ve hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığı görülmüştür.Mahkememiz dosyası rapor hazırlanması için bilirkişiler tevdi edilmiş, Adli Trafik Bilirkişisi ... .... ... ... ... ... ... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda sonuç olarak özetle; "68 ABV 889 plakalı araç sürücüsü Kazım İn'in meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı karayolları Trafik kanununun 52/1b, 46/a, 56/a md. kurallarını ihlalden %100 oranında tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, kazaya etken başkaca unsur olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını, hasarın parasal tutarı 77.990.00 TL olarak hesap ve takdir edilmiştir." şeklinde bildirmişlerdir.Zaman aşımı yönünden yapılan değerlendirmede, KTK 109. maddesi gereğince ZMMS kapsamında meydana gelen zararların iki yıllık zaman aşımına tabi olduğu, kaza tarihinin 14.04.2022 tarihi, icra takip dosyasının ise açılış tarihinin 30.10.2023 tarihi olduğu ve 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolmaması yanında sigorta şirketi tarafından 16.02.2024 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı ve bu durumda da TBK 154-155-156. Maddeleri gereğince zaman aşımının kesildiği ve 2 yıllık yeni zaman aşımı süresinin başladığı ve bu nedenlerle de davanın zaman aşımına uğramadığına karar verilmiştir.Dosyanın esası yönünden yapılan değerlendirme sonunda; davacının trafik kazası nedeniyle tek taraflı kazada otokorkuluk ve eklerinin zarar görmesi nedeniyle icra takibi başlattığı ve takibe itiraz üzerine süresinde itirazın iptali davasının açıldığı, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirildiği, dosyada bilirkişi raporu alındığı ve raporda davalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu ve zararında tespit edildiği, kusurla ilgili davacının kusura ortak olduğuna dair bir delilin dosyaya sunulmadığı, düzenlenen kaza tespit tutanağı ve sigorta şirketi tarafından sunulan eksper raporunda da davalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu ve aksinin de davalılar tarafından ortaya konulamadığı, zarar yönünden ise davacı tarafından sunulan tespit raporu ve sigorta eksper raporunun birbiriyle uyumlu olduğu ve raporunda bu doğrultuda olduğu ve aksinin davalılar tarafından ortaya konulamadığı ve bu nedenlerle raporun hükme esas alınabileceği, davalılar araç sürücüsü ve araç sahibinin haksız fiil ve işleten sıfatı, sigorta şirketinin ise poliçe gereği bu zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, ancak davalı sigorta şirketi tarafından takipten sonra ve davadan önce 50.000 TL'lik bir ödeme yapıldığı ve bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-910 E. █████████ K. Sayılı ilamı gereğince ''...Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: davacının, takip talebinden sonra ancak itirazın iptali davası açmasından önce yapılan ödemeyi mahsup etmeden dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Öncelikle belirtilmelidir ki itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır.Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi hâlinde alacaklı borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü hâlinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK.) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK.m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla burada, borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi hâlinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.Hemen belirtilmelidir ki alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkâr tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2004 gün, 2004/9-508 E., ████████ K, 30.03.2005 gün, ███████-200 E., ████████ K; 08.06.2005 gün, ███████-270 E., ████████ K, 18.04.2007 gün, ███████-159 E., ████████ K., 04.07.2007 gün ve ███████-453 E.,████████ K.; 09.02.2011 gün ve ███████-29 E., ███████ K sayılı kararları).Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse -veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa- bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir...'' 50.000 TL'lik kısım yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, ayrıca alacak yargılamayı gerektirmekle alacağın likit ve belirli olmadığı ve bu nedenle davacının icra inkar tazminatına da hak kazanmadığı görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının davasının kısmen kabulü ile ... 5. Genel İcra Dairesinin ███████████ esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 38.759,03 TL üzerinden devamına, 50.000,00 TL'lik kısım yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,... 5. Genel İcra Dairesinin ███████████ esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 38.759,03 TL üzerinden devamına,50.000,00 TL'lik kısım yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine,Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,2-Kabul edilen 38.759,03 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 2.647,63 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 87,50 TL vekalet harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı 900,00 TL tebligat gideri, 27,50 TL yazışma gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.927,50 TL yargılama giderinin, kabul / red oranına göre hesaplanan 4.771,79 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 6.155,71 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / red oranına göre hesaplanan 2.140,63 TL'sinin davacıdan, 1.659,37 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 38.759,03 TL üzerinden takdir edilen 38.759,03 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı ...Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3. Maddesi (Maddi tazminat istemli davada davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf yararına hükmedilecek vekalet ücretinin davacı lehine belirlenecek ücreti geçemeyecek olması nedeniyle) uyarınca reddedilen 50.000,00 TL üzerinden takdir edilen 38.759,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Anonim Şirketine verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, kabul edilen kısım yönünden kesin olmak üzere, kararın tebliğ talebini müteakiben yapılacak tebligattan itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, taraf vekillerini yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026