Anahtar kelimeler: Trafiğe Cismani Yaya Esaskarar Çarpması Alanda Kazada Kazanın Katip Ölüm

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVALI
: 1- ...
VEKİLLERİ
: ...
DAVALILAR
: 2- ...
3- ...
VEKİLİ
: ...
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.07.2016 tarihinde müvekkilinin yaya halinde iken davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde yaralandığını, ceza dosyasında davalının tam kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, kazanın trafiğe kapalı alanda meydana geldiğini, davalının olay sonrası müvekkiline yardım etmek yerine kaçtığını, kazaya neden olan aracın kaydı üzerine ihtiyati haciz cihetinden ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkili için 1000 TL maddi tazminat (şimdilik 500 TL' si kalıcı işgücü kaybından doğan tazminat, şimdilik 400 TL geçici iş görmezlik nedeniyle tazminat, 100 TL tedavi ve bakım giderleri için davalılardan müştereken ve müteselsil tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalılar ... – ... █████/20219 tarihli cevap dilekçesinde; kazada kusurlarının bulunmadığını, ceza dosyasındaki kusur raporunu kabul etmediklerini, davacının yaşının 74 olduğunu, davacı yaşı dikkate alındığında davacı iddilarının olağan hayatın akışına aykırı olduğunu, davacının psikolojik tedavi gördüğü iddiasının ispatlanamadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... vekili 06.09.2019 tarihli cevap dilekçesinde; kaza tarihinden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı taraf dava öncesi arabuluculuğa başvurmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafa 19.04.2019 tarihinde 10.278,00 TL ödeme yapıldığını ve şirketlerinin sorumluluğunun kalmadığını, davayı kabul manasında olmamakla beraber kusur tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat dışı olduğunu, davacının bakıcıya muhtaç olup olmadığının tespiti gerektiğini, avans faiz talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilafın, kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı, oranı ve zarar miktarı, tedavi ve bakım gideri tazminatı ile manevi tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir.
Olaya ilişkin kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Kusur bilirkişisi ... █████/20219 tarihli raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...'in dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, semt pazarı kurulması nedeniyle araç trafiğine kapalı alana girdiğini, yaya yoğunluğunun olduğu bu yolda ilerlerken aracının hızını bu yoğunluğa göre ayarlamadığını, yaya ...'a çarparak kazaya sebebiye verdiğinden KTK'nın 52/b maddesini ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğunu, yaya ...'un araç trafiğine kapalı alanda semt pazarı içinde bulunduğundan kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığını rapor etmiştir.
Davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin kusur bilirkişi raporuna karşı ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Mahkememizce keşif yapılmış ve kusur bilirkişisinden ek rapor talep edilmiştir. Kusur bilirkişisi ... █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kök raporla aynı yönde kusur tespiti olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, semt pazarı kurulması nedeniyle araç trafiğine kapalı alana girdiğini, yaya yoğunluğunun olduğu bu yolda ilerlerken aracının hızını bu yoğunluğa göre ayarlamadığını, yaya ...'a çarparak kazaya sebebiye verdiğinden KTK'nın 52/b maddesini ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğunu, yaya ...'un araç trafiğine kapalı alanda semt pazarı içinde bulunduğundan kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığını rapor etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin kusur bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. kusur bilirkişi ek raporunun hükme ve denetime elverişli görülmesi sebebiyle davalılar vekilinin itirazları reddedilmiştir.
Kusur raporunun alınmasından sonra dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin █████/2022 tarihli raporuna göre; davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu yönetmelik ölçütlerine göre %0 kalıcı iş göremezliğinin bulunduğunu, 9 ay ise geçici iş göremezliğinin bulunduğunu, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığını, ancak iyileşme dönemi içerisinde 3 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceğini rapor etmiştir.
Davacı vekili ile davalı sigorta vekili maluliyet raporuna karşı ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş, maluliyet raporunun hükme ve denetime elverişli görülmesi sebebiyle maluliyet raporuna karşı itirazlar reddedilmiştir.
Dosya aktüer hesabı için hesap bilirkişisine tevdii edilmiştir.Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ... █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; olayın meydana geliş şekli, kazazedenin yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı ve kazadaki kusur oranı tüm belgeler birlikte değerlendirilerek yapılan hesaplamaya göre davacı ... için talep edilebilecek bakiye geçici iş göremezlik tazminatının 653,76 TL, bakıcı giderinin 4.940,10 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatının bulunmadığını, █████/2016 kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğunu, tavan tazminat tutarının poliçe limiti dahilinde olduğunu, dava konusu olayda sigorta şirketine █████/2019 tarihinde başvuru yapıldığını, 8 iş günü sonunda █████/2019 tarihinde denk geldiğini, ... plakalı aracın hususi kullanıma mahsus olduğunu, davalılar ... ve ... açısından temerrüt ve faizin dava konusunun haksız fiil olduğunu, bu davalıların araç sürücüsü-işleten konumunda olduklarını, ... plakalı aracın hususi kullanıma mahsus olduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi sunmuş ve geçici iş göremezlik zararı taleplerini 653,76 TL olarak arttırdıklarını, bakıcı gideri taleplerini ise 4.940,10 TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmakta olup; aşağıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılmıştır.
a) Geçici İş Göremezlik ve Bakıcı Gideri Talebi Yönünden;
Taraflar arasındaki mahkememiz önüne getirilen kaza nedeni ile geçici iş göremezlik tazminat talebinin ise, █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarından sonra düzenlenen poliçeler kapsamında sigortalı araç tarafından trafik kazaları neticesi 3.kişilerin uğradığı geçici iş göremezlik tazminatından sigortacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, 2918 sayılı KTK'nın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar başlıklı 92. Maddesinin "... Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar i) (Ek bent: █████/2016-6704 S.K. 4. mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler. ..." hükmünü yine █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının Kapsama Giren Teminat Türleri başlıklı A.5 maddesinin "... Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. A)  (Değişik: RG-2/8/2016- 29789)  Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır. b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. ..." hükmünü içermektedir.
Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan █████/2020 tarihli ve ███████ esas ███████ sayılı kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği,iptal kararı içerine göre sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu,Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı,dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar'ın kural olarak belirleyici olmayacağı, genel Şartlar"ın sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmünün uygulanamaz hale geldiği görülmektedir.
Anayasa Mahkemesinin Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği anlaşılmakta olup bu iptal kararının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir. Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama,yürütme ve yargı organları,idari makamlar,gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.Diğer taraftan HMK 33 maddesinde “Hakim Türk hukukunu resen uygulanır.” şeklinde ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır. Nitekim; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, ████████ K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve ███████-12 E., ████████ K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve ███████-44 E., ███████ K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., ███████ K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.
Bu kapsamda açılan davalarda TBK nın haksız fiile ilişkin hükümleri,KTK kanunu hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümlerine göre uygulama yapılması gerekecek olup; davacı tarafın genel hükümlere göre talep ettiği geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri talebinin kabulü gerekmiştir.
b) Kalıcı İş Göremezlik Talebi Yönünden;
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.Davacı tarafın kalıcı iş göremezliği bulunmadığından bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiştir.
c) Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
BK 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütülüğünün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların haleldar olması gerekir. Doğaldır ki manevi tazminat için üzülme, elemin yoğunluk arz etmesi gerekir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.
Davacının meydana gelen kaza neticesinde davacının geçici iş göremez şekilde yaralandığı bu durum neticesinde üzüntü duyduğu sabittir. Davacının duyduğu üzüntü ve elemin dindirilmesi amacı ile kazanın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün asli kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacının yaralandığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna göre toplam zararın geçici iş göremezlik yönünden 653,76 TL, bakıcı gideri olarak ise de 4.940,10 TL olarak belirlendiği, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmamasından ötürü bu yönde zararının bulunmadığı, meydana gelen maddi zarardan davalı sigorta ile davalı araç sürücüsünün müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu, davalı sürücünün hukuki sorumluluklarına isabet eden zarar bakımından haksız fiil niteliğindeki trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle temerrüde düştükleri, davalı sigorta şirketinin ise başvuru sonrasında 8 gün sonra temerrüde düştükleri, sigortalı aracın ticari olmaması sebebiyle işbu tarihler dikkate alınarak tazminat bedellerine yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin ise de kısmen kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
:
1-Maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile 653,76 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 4.940,10 TL bakıcı giderinin müteselsil olarak davalılardan alınarak davacıya verilmesine. Kalıcı iş görmezlik tazminatı isteminin reddine. Hükmedilen tutarların 18.07.2016 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizinden davalılar ... ve ...’ın, 25.01.2019 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizinden davalı sigorta şirketinin müteselsil sorumlu olmasına.
2-Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL’nin 18.07.2016 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte müteselsil olarak davalılar ... ve ...’dan alınarak davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin istemin reddine.
3-a)Maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 382,11 TL karar ve ilam harcından 344,97 TL peşin harç ve 17,40 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 19,74 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 341,55 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 344,97 TL peşin harç ve 17,40 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 406,77 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
6-a)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan maddi tazminat yönünden A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 5.593,86 TL vekalet ücreti davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
b)Kalıcı iş göremezlik tazminat talebi yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
c) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak, davacıya verilmesine,
d) Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 34 tebligat gideri 475,30 TL, 12 müzekkere gideri 79,50 TL, ATK'ya 2 kez dosya gönderme posta masrafı 59,55 TL, 2 bilirkişi ücreti 1.600,00 TL, Adli Tıp Kurumu fatura bedeli 1.035,00 TL, keşif harç ücreti 384,90 TL, keşif araç ücreti 70,00 TL olmak üzere toplam 3.704,25 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.400,37 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!