Anahtar kelimeler: Nım Afrikada Avustralya İdava Aksesuar Asya Mağazada Dünyada Mağazalarında Amerika

T.C.

İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2026/3 Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2012
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ
Davacı vekilleri 28.11.2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... nım, Avrupa, Asya, Amerika, Avustralya ve Afrika'da toplam 85 ülkede yaklaşık 6.000 mağazada... markaları ile faaliyet gösterdiğini, sayılan bu markaların tüm dünyada ve Türkiye'de tescilli hak sahibi olduğunu, aynı zamanda “....” markasının TPE nezdinde özel korunan markalar sicilinde ...no ile tanınmış marka olarak da tescilli olduğunu, söz konusu “...” markasının ilk kez 1988 yılında açılmış olan ... mağazalarında satılan giyim ve aksesuar ürünlerinde kullanıldığını, yine 2003 yılında müvekkilin... markası altındaki mağazalarını açtığını ve müşterilerine ev dekorasyon alanında da konsept ürünler sağlamaya başladığını, müvekkilin hazır giyim sektöründe dünyanın en büyüklerinden olduğunu ve “...” markasının en tanınmış 100 marka arasında 8,065 milyon dolarlık değeri ile .... Sırada yer aldığını, müvekkilin Türkiye'de tescilli markalarının aşağıda gösterildiği şekilde olduğunu, TPE nezdinde davalı adına tescilli, ... no'lu, “...” ibareli markanın Türkiye'de tescil tarihinden sonra 5 yılı aşkın süre ile kullanılmamış olduğunu, bu nedenle KHK'nın 14. ve 42/1-c maddeleri uyarınca, hükümsüz kılmması gerektiğini, bir markanın, tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre ile veya tescilli olduğu zaman zarfında kesintisiz 5 yıl boyunca, tescil edildiği mal ve hizmet sınıflarında, Türkiye'de kullanılmaması halinde ilgili kişilerin kullanılmayan markanın hükümsüzlüğünü talep cdebileceğini, markanın kullanımından bahsedilebilmesi için, kullanımın ciddi bir kullanım olması gerektiğini, bir markanın ciddi kullanımının, söz konusu markanın, tescil edildiği mal ve hizmetler için Pazar yaratmak veya mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlevine uygun olarak söz konusu mal veya hizmetlerin menşe kimliğini garanti edecek şekilde kullanılması halinde söz konusu olduğunu, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markanın 08.11.2002 tarihinde .... sınıfta yer alan “taze kurutulmuş, dondurulmuş, derin dondurulmuş, hazır (yarı pişmiş) besleyici makama çeşitleri ve hamur işleri” ürünleri için tescil edilmiş olduğumu, dolayısıyla işbu davanın ikame edilmesi için aranan tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre geçmesi şartının sağlanmış olduğunu, bir markanın 10 yıllık koruma süresinin yenilenmesinin bu markayı kullanmak anlamına gelmediğini, zira markanın, tescil edildiği ülkede, tescil edildiği sınıflarda ciddi biçimde kullanılması gerektiğini, oysa ki, davalıya ait hükümsüzlüğü istenen markanın, Türkiye'de tescil tarihinden sonra kullanıtmamış olduğunu, bu nedenlerle, davalı adına tescilli ve hükümsüzlüğü istenen “...” markasının 2010 yılında yenilenmesinin de markanın kullanılmaması nedeni ile hükümsüz kılınmasında bir savunma olamayacağını, bir markanın tanınmış matka olarak kabulünden sonra markanın sadece tescilli olduğu sınıflarda değil, bütün sınıflarda korunacağını, markanın tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar ve hizmetlerde kullanılabildiğini, tanınmış markaların bu kuralın istisnasını teşkil ettiğini, tanınmış markanın itibarından yararlanılarak haksız kazanç sağlamaya engel olunması için kanun koyucunun tanınmış markanın korunma kapsamını genişlettiğini, bu nedenle müvekkile ait tanınmış “...” markasının sadece tescilli olduğu sınıflarda değil, bütün sınıflarda koruma elde ettiğini, huzurdaki davada ... no'lu “...” markasının Türkiye'de, ciddi biçimde ve markasal kullanıldığını ispat etme yükünün davalı tarafta olduğunu, HMK'nın 389, Maddesindeki genel hükümlere göre ve KHK'nın 76 vd. maddeleri uyarınca, hükümsüzlüğü istenen ... no'lu “...” markasının dava sonuna kadar üçüncü kişilere devrinin engellenmesi ve marka sahibinin marka üzerinde sair tasarruf yetkilerinin kısıtlanması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu iddia ederek; Davalı adına TPE nezdinde tescilli... no ile tescilli “...” markasının KHK'nın 14. ve 42/e maddeleri uyarınca kullanmama nedeni ile hükümsüz kılınmasını ve mezkur markanın TPE markalar sicilinden, tescilli olduğu ... sınıfın kapsadığı tüm mallar için tamamen lerkin edilmesini, HMK'nın 389. Maddesindeki genel hükümlere göre ve KHK'nın 76 vd. maddeleri uyarınca, hükümsüzlüğü istenen ... no'lu “...” markasının işbu dava süresince üçüncü kişilere devrinin engellenmesi ve marka sahibinin marka üzerinde sair tasarruf yetkilerinin kısıtlanması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... markasının uzun yıllardır aralıksız kullanılmakta olduğunu ve bu kullanımın .... Sınıftaki ürünleri kapsadığını, ... kurulmuş olan müvekkil şirketin, başta makarna ürünleri olmak üzere, ... menşeli ve çok çeşitli ürünlerin satış ve distribütörlüğü ile iştigal etmekte olduğunu, sahip olduğu çok sayıda markanın yanı sıra, “....” markasının da sahibi olduğunu, söz konusu markayı aynı zamanda ticaret ünvanı olarak kullanan ... firmasından 20.06.2011 tarihli devir işlemiyle devraldığını, ... firmasının ana hissedarının müvekkil firma olduğunu, bu nedenle ... firmasının kullanımlarını, 554 sayılı KHK'nin 14. Maddesinin © lıkrası uyarınca dava konusu markanın kullanımları kapsamında değerlendirmek gerektiğini, ... Firmasının kuruluşunun 1898 yılına dayandığını, markayla birebir aynı bu ünvanı almasının ise, 1978 yılına dayanmakta olduğunu ve üstelik bu firmanın ilk “...” ticari ünvanı 10 Eylül 1968 tarihinde İtalya'da tescil ettirmiş olduğunu, müvekkilin dava konusu markayı 556 sayılı KHK m. 42/1 c hükümlerine uygun olarak ciddi şekilde kullandığını, dilekçe ekinde sunulu deliller arasında müvekkilin “...” ibareli makarnalarının, 06.03.2012 tarihi itibariyle başlayan, 28.06.2012 ve 02.07.2012 tarihleriyle devam eden satış faturalarının bu hususu tek başına kanıtladığını, faturaların tarihlerine bakıldığında, işbu davanın açılış tarihi olan 28.11.2012 tarihinden önceki 3 aydan evvel ve son 5 yıl içerisinde olduklarının görüleceğini, faturalardaki satış miktarları ve bedellerine bakıldığında, üstelik müvekkilin asıl olarak ihracat yoluyla makarna ve ilgili ürünlerini sattığı da dikkate alınarak müvekkilin markayı ciddi kullanım şartını sağlamış olduğunu, bu faturalar dışında da yine ekte sunulu ve müvekkilin ürün ambalajları vesair tanıtım evraklarının da yine kullanımı ispatlayan diğer deliller olduğumu, müvekkil bu ürünleri ihraç etmekte olduğundan ve bu yolla kullanım şartını sağladığından sunulu deliller bu kapsamda değerlendirildiklerinde yeterli olarak değerlendirileceklerini, müvekkilin ana markası ve ticari ünyanı olan dava konusu ibareyi, ... sınıftaki makarna cinsi ürünlerinde dava açılmadan önceki üç aylık süreden önce ciddi biçimde kullanmaya başladığını ve müvekkil şirketin markasını Türkiye'de ithal ve/veya ihraç yoluyla kullanma niyetinin ciddi olduğunu ve bu yönde çalıştığını, davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, dava konusu markanın kullanmama nedeniyle iptali için davacının bu markanın iptali ile sağlayacağı bir hukuki yararı olması gerektiğini, davacı markasının tanınmış olmasının, davacıya müvekkilin markasının iptali için herhangi bir hukuki menfaat sağlamadığını, davacının tanınmış dahi olsa yalnızca hazır giyimde kullanılan markasının 30. sınıftaki bazı yiyecek ürünlerinde tescilli müvekkil markasının iptali halinde hiçbir hukuki menfaati olmadığını, davacının huzurdaki davada olduğu gibi hiçbir hukuki menfaati olmamasına karşın müvekkil markasına karşı ...'te yaptığı ilirazların reddedilmiş olduğunu, yine aynı yönde çok yakın tarihli ve ... Marka Ofisi tarafından verilen kararlarda da davacı firmanın müvekkil! aleyhine aynı temelde yaptığı itirazların tümüyle reddedilmiş olduğunu savunarak; davaya konu markaların 556 sayılı KHK'nin 14. ve 42. Maddesi anlamında ... sınıftaki ürünler üzerinde kullanılmakta olması ve davacı tarafin huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmaması gerekçeleriyle davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmişlerdir.
Davacı vekili 21.05.2013 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde; Davalı tarafın dilekçesine ek yaptığı Ek-l ve Ek-2 no'lu deliller ile ... ibaresinin davalı şirketin eski ticaret ünvanı olduğunu ileri sürdüğünü, öncelikle bu delillerin Türkçe tercümeleri dosyaya sunulmadığından dikkatle alınmalarının mümkün olmadığını, davalının ...o'lu ...markasının kullanımına dair deliller sunması, Türkiye'de ciddi ve markasal kullanımını ispatlaması gerektiğini, aynı ibarenin geçmiş yıllarda licaret unvanı olarak kullanıldığının ileri sürülmesinin markanın kullanılması açısından hiçbir önem arz etmediğini, davalı şirketin eski ticaret ünvanının ... ibaresini içermesi ve bu şirkete ilişkin olarak yurt dışında ticaret ünvanı kullanımına ilişkin sunduğu delillerin Türkiye'de ciddi markasal kullanımı ispat etmeye yeterli olmadığını, davalı tarafından dava konusu markanın ciddi kullanımına ilişkin sunulan 2012 yılma ait 3 adet faturanın Türkçe tercümeleri sunulmadığından HMK'nın 223. maddesi uyarınca delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu markanın tescil edildiği 2002 yılından 2012 yılına kadar geçen 10 yıllık süre boyunca sadece üç adet fatura üzerinde üstelik de bulanık bir şekilde ve tescil edildiği hale benzemeyen bir logonun kullanılmış olmasının ciddi ve markanın işlevine uygun kullanım anlamına gelmeyeceğini, davalı şirketin davacı ile görüşmelere başladığını söylediğini, bunun üzerine 2012 yılına ail olduğu anlaşılan üç adet yabancı dilde fatura sunularak markanın kullanıldığının ispat edilmeye çalışıldığını, kullanma delili olarak sunular ve 2012 yılına ait olduğu anlaşılan yabancı dildeki bu faturaların, tamamen kötü niyetli olarak ve kullanmama nedeni ile hükümsüzlük davası açılması halinde, iddiaları bertaraf edebilme amaçlı olarak sunulmuş olduğunu ve hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür.
Davalı vekili 20.06.2013 havale tarihli 2. cevap dilekçesi ile; Davalının markası ile davacı markasının benzerliği ve iltibas tehlikesi incelenmeden davacı markasının sırf tanınmış olması nedeniyle, zarar gören kişi olup olmadığının değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, tanınmış bir markanın bir başka markanın varlığından zarar gördüğünü ileri sürebilmek için öncelikle markaların benzer olması ve tüketiciler nezdinde markaların karıştırılması olasılığının bulunması gerektiğini, öncelikle markaların görsel, işitsel ve anlamsal/kavramsal olarak benzer olmadıklarını, davaya konu davalının markasının ..., davacı markalarının ise, ... * şekil ve “...” şeklinde olduğunu, davalının markasında yer alan şekil ve sözcük unsurlarının davalının markasına ayırt edicilik kattığını, davalının markası davacı markalarından önce yaratılmış kullanılmış olması itibariyle, davacı markaları ile bir benzerlik yaratılmaya çalışılması veya davacı markalarının tanınmışlığından fayda sağlanması amacı taşımadığını, davalının markasının davacı markasından haksız yarar sağlamasının mümkün olmadığını, davacının markasının sicilde tek tescilli ... ibareli marka olmadığını, davalının dava konusu markayı ciddi olarak kullanmakla olduğunu, davalının “...” ibareli makarnalarının, 06.03.2012 itibariyle başlayan, 28.06.2012 ve 02.07.2612 tarihleriyle devam eden satış faturalarının bu hususu tek başına kanıtladığını, faturaların tarihlerine bakıldığında, işbu davanın açılış tarihi olan 28.11.2012 tarihinden önceki 3 aydan evvel ve son 5 yıl içerisinde olduklarının görüleceğini, bu husustaki davacı itirazlarının yersiz olduğunu, faturalardaki satış miktarları ve bedellerine bakıldığında, üstelik davalının asıl olarak ihracat yoluyla makarna ve ilgili ürünlerini sattığı da dikkate alınarak davalının markayı ciddi kullanım şartını sağladığını, davalının ana markası ve ticari ünyanı olan dava konusu ibareyi, dava konusu ... sınıftaki makama cinsi ürünlerde dava açılmadan önceki üç aylık süreden önce ciddi biçimde kullanmaya başladığını ve davalı şirketin markasını Türkiye'de ithal ve/veya ihraç yoluyla kullanma niyetinin ciddi olduğunu ve bu yönde çalıştığını, davalmın kullanımının ürünün cinsi de göz önünde bulundurularak ciddi kullanım olduğunun ispatlandığını ileri sürmüştür.
II.DELİLLER
Tpmk'dan davacı adına kayıtlı ... nolu ve davalı adına kayıtlı ... sayılı ve "..."ibareli markaların başvuru ve tescil tarihlerinin, yenilenmiş ise yenilenme tarihlerinin, halen geçerli olup olmadığının bildirilmesi, marka tescil belgelerinin (renkli ise renkli örneklerinin), ürün listelerinin, tescilden sonra devir varsa devir belgelerinin, emtiası ile birlikte tüm dosyanın celp edildiği görülmüştür.
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden ... Ltd. Şti. Ve ... Şti. Şirketlerine ait tüm ticaret sicil kayıtlarının ve iştigal alanlarının celp edildiği görülmüştür.
Mahkememizin bozma öncesi... esas sayılı █████/2013 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Marka KHK m. 14 hükmü kapsamında tescilli markanın tescil tarihinden itibaren 5 yil boyunca kullanılmamasının. MarkKHK m. 42 uyarınca bir hükümsüzlük sebebi deşkil ettiği, tescilden itibaren 5 yıllık süre geçtikten “sonra da bu davanın açılabileceği, bu durumda dayanın ikamesinden itibaren 3ay öncesi ile 5 yıllık sürenin dolması arasındaki sürede kullanım ölgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerektiği, kullanmana nedeniyle hükümsüzlük davasında ispat yükünün, MK m. 6 hükmünden farklı olarak davalı yan üzerinde olduğu. bu bakımdan dava konusu markayı kullandığını ispat etmesi gereken tarafin davalı olduğu, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasında “benzer” ürün incelemesi yapılamayacağı, tescilli olan her biri Ürün/hizmetle tescilli markanın kullanıldığının ispat edilmesi gerektiği, aynı şekilde kullanma ihtimalinin varlığının da dikkate alınmayacağı, bunlara ek olarak markanın, tescil edildiği şekline uygun olarak kullanılması gerektiği, davali yanın sunmuş olduğu İatura ve belgelerden, dava konusu Markayı makarna ve hamur ... anlaşıldığı. bu kullanımın Tülura bedel ve mat miktarları dikkate alındığında ciddi kullanım teşkil etiği. zira markanın yalnız ihracat amacıyla kullanılmasının da Mark KlIK m. 14/2 hükmü uyarınca kullanma niteliğinde olduğu, dosya münderecatında yer alan belgelerin. dava konusu markayı taşıyan ürünlerin öncelikle Türkiye'ye ithal edildiğine ve daha sonra Türkiye'den ihraç edildiğine işaret ettiği. MarkKIIK m. 971-e hükmü uyarınca bu durumun da markanın sayılması kabul edildiği, bu bakımdan Türkiye'den transit bir geçişin söz konusu olmadığı: kaldı ki transit geçiş hâlinin varlığının bile markanın kullanılması olarak değerlendirilebileceği davalı yanın sunmuş oldüğü fatura örneklerinin tarihlerinin. Dava tarihinden geriye dağru 3 aylık sürenin birkaç ay önce olduğu, ancak kanun koyucunun iradesi karşısında bunların da kullanım olgusunu ortaya koymak bakımından yeterli kabul edildiği, bu bakımdan davah yanın dava konusu markasını MarkKHK m. 14 hükmüne ve markanın tesciline uygun alarak kullandığını al ettiği: bu itibarla huzurdaki davanın kabulünü gerektiren bir durumun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin bozma öncesi ...esasında █████/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Davada uyuşmazlık konusunun, davalı adıma tescilli ...sayılı “..” ibareli markanın 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi gereğince hükümsüzlüğü talebine ilişkin olduğu, Dava konusu... no'lu, “...” ibareli markanın, .... Sınıf “Taze kurutulmuş, dondurulmuş, derin dondurulmuş, hazır (yarı pişmiş) besleyici makarna çeşitleri ve hamur işleri.” ürünlerinde kullanılmak üzere, 15.05.2000 tarihinde... şirketi adına tescil edildiği, 15.05.2010 tarihinden itibaren on yıl süreyle yenilenmiş olduğu ve söz konusu marka sahibinin, bu marka üzerindeki tüm hak ve yetkilerini, 11.05.2011 tarihinde davalı şirkete devrettiği, Davalı yanın sunmuş olduğu fatura ve belgelere göre, 3 adet fatura ile ithal edilen maldan, gümrük beyannamesi, konşimento ve navlun gibi malın yüklendiğini ve gönderildiğini gösteren evrakları görülemeyen 2 adet fatura ile ilgili teslim kayıtlarına göre, yurda ithal edildikten sonra ihraç edileceğinin anlaşıldığı, ancak faturaların tek başına malın ithal ve ihraç edildiğini göstermediği ve tevsik edici bulunmadığı, şayet faturalar bu haliyle kabul edilecek olsa dahi, markayı laşıyan malını ithalatının 556 sayılı KHK'nın 14-4) maddesi gereğince, markayı kullanma kabul edildiği, markanın yalnız ihracat amacıyla kullanılmasının da 556 sayılı KHK'nm 14-b) maddesi gereğince, kullanma niteliğinde olduğu, buna göre davalının ... tescil no'lu dava konusu markayı tescilli olduğu .... sınıf makarna ve hamur işleri ürününde kullandığının anlaşıldığı, Ancak, sadece 3 adet faturaya dayalı satışın, pazar payı yarattığı veya yaratacak güçte olmadığı görülen fatura bedel ve miktarları da dikkate alındığında, davalının markasını kullanımının ciddi kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, markanın işlevlerini sağlamaya uygun yoğunlukta ve süreklilik arz eden bir şekilde, tescil edildiği mal ve hizmetler için pazar payı yaratma amacını ortaya koyacak biçimde ciddi olarak kullanılmadığı, Heyetimizde bulunan hukukçu bilirkişinin ayrık görüş belirterek, davalı marka kullanımlarının ciddi kullanım teşkil cttiği görüşünde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ... E. ... K sayılı Bozma ilamı;
III.DAVA VE UYUŞMAZLIK
Dava; Dava, davalı adına tescilil ... sayılı “...” ibareli markanın 556 Sayılı KHK'nın 14. maddesi gereğince iptali taleplidir.
IV. GEREKÇE
Mahkememizin ... E. Sayısı üzerinden gerçekleştirdiği yargılama ile "Davalının dava tarihinden önceki dönemden geriye beş yıllık dönem içerisinde 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi kapsamında davaya konu markayı ciddi olarak kullandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli... sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine gereğince iptaline" dair ... K. Numarası ile █████/2015 tarihinde karar verildiği, söz konusu kararın davalı vekilince temyiz kanun yoluna taşınması akabinde Yargıtay 11. H.D'.nin ... E. Numarasında inceleme gerçekleştirildiği, gerçekleştirilen inceleme neticesinde şeklinde ...K. Sayısı ile █████/2025 tarihinde hükmün bozulduğu, tekrar yargılama yapılmak üzere mahkememize geri gönderildiği, işbu esas üzerinden gerçekleştirilen değerlendirmede;
Davalı adına tescilli ...sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine gereğince iptaline karar verilmiştir. Karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli,... Esas,...Karar sayılı kararıyla davanın hukuken dayanağı olan 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi iptal edilmiştir. Bu durumda konusu kalmayan dava ile ilgili aşağıdaki şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı adına tescilli ... sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine gereğince iptaline karar verildiğ, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli, ...Esas, ... Karar sayılı kararıyla davanın hukuken dayanağı olan 556 sayılı KHK'nın 14. Maddesinin iptal edildiği, bu durumda konusu kalmayan dava ile ilgili olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile eksik 710,85 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat masrafı ve yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
4-Davalı tarafın yapmış olduğu 200 TL masrafın davacı tarafından davalıya ödenmesine,
5-Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştikten sonra HMK'nun 333. Maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde YARGITAYDA TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!