Anahtar kelimeler: Mesnet Yidk Emtia İbareli Benzerliğinin Tanınmış Şahsın Oysa Markalarının Yaptıkları
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2018/... sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ...'in ... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa müvekkili markalarının tanınmış hale geldiğini, emtia benzerliğinin tamamen gerçekleştiğini, müvekkili markalarının, reddedilmeyen 35. sınıf hizmetlerde de tescilli olduğunu, "..." ibaresinin ayırt edici vasfı yüksek bir kelime olduğunu, müvekkilinin bu ibare üzerinde gerçek ve üstün hak sahibi olduğunu, taraf markalarının benzer olduklarını, her iki markanın da birebir aynı ibareyi taşıdıklarını, bu nedenle aralarında iltibas oluşmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, anılan ibarenin 2014 senesinden beri müvekkili ticaret unvanının da kılavuz unsuru olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK'in ... sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şahıs, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının birebir aynı malların satışına özgülenmiş satış hizmetlerini kapsadığı gözetildiğinde, ilgili tüketicinin, davacı yanın önceki tarihli "..." markası ile bir şekilde karşılaşmış olduğu varsayımında, dava konusu "..." şeklindeki marka ile de karşı karşıya kalması halinde, önceki ve sonraki marka arasında bir bağlantının, başka bir deyişle işaretler arasında iktisadi ya da idari bir ilişki mevcut olup olmadığını sorgulamasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markalarındaki ortak unsur olan "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu hizmetlerde ayırt ediciliği tereddütsüz bir şekilde mevcut olduğu, davacının tek başına "..." ibareli markaları dava konusu markadan farklı mal ve hizmetleri kapsaması nedeniyle benzer görülmemiş ise de "..." markasındaki "..." ibaresinin de bütün içerisinde "..." ibaresini geri plana itmediği, "..." ibaresinin varlığının işaretlerin kavramsal ya da fonetik olarak yeterince uzaklaşmalarını sağlamadığı, dolayısıyla tüketicinin, iki ayrı marka karşısında olduğunu algılasa dahi, bu ibarenin her iki markadaki kullanım biçimi itibariyle, başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı var olduğunu düşünebileceği, davacı yanın sunduğu delillerin "..." markalarının bir kısım kullanımlarını göstermeye elverişli olduğu ancak bu delillerin davacı markalarının tanınmış olduğu yönünde bir kanaate ulaşılması sonucunu doğuracak nitelikte olmadığı, davacı yanın markalarının tanınmışlığına veyahut davacının ticaret unvanından kaynaklı üstün bir hakkının var olduğuna kanaat getirmeye elverişli delillerin dosyada mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in ... sayılı kararın iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!