Anahtar kelimeler: Gal Hizme Özveriyle Ğini Tara Talepdavacı Branş Poliklinik Tekel Bazında

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ---- nezdinde marka siciline kayıtlı ---başvuru ve tescil numaralı, --- markasının ----Sınıfta sayılı mal ve hizmetler yönünden tekel niteliğinde mutlak hak sahibi olup yine --- başvuru ve tescil numaralı,--- ----------- markasının ------ Sınıfta sayılı hizmetler yönünden gayri maddi/ mutlak sahibi olduğunu, müvekkili hastane tarafından birçok branş ve poliklinik bazında sağlık hizme sa n alıcısı tüketicilere hizmet verilmekte olup aynı zamanda müvekkili davalının asıl iş gal konusu olan ------- alanında müşterilerine -------- sahip tesislerinde hizmet vermeye büyük bir özveriyle devam e ğini, tara mızca yapılan marka sicili taramasında davalı olarak husumet yöneliğimiz marka sahibi ------ başvuru ve tescil numaralı --------Sınıflarda tescil edildiği görüldüğünü, davalı açıkça kötü niyetli olduğunu, basiretli davranma yükümlülüğü altında olan tacir sıfatını haiz davalı yanın onca marka ibaresi varken ----------ibaresini seçmesi bunu büyük puntolarla tüketicinin ilk bakışta fark edeceği asli unsur olarak yer vermesi hem de müvekkili hastane nezdinde ------- adı altında bir birim varken markasını aynen ------ olarak tescil ermesi kötü niyetin bariz göstergesi olduğunu, davalı şu an hali hazırda ------ adresini kullanmakta olduğunu belirterek; davanın tümden kabulüne, davalı adına --- nezdinde ---numarasıyla tescilli-------markasının tescilli olduğu tüm sınıflarla birlikte hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, SMK 149 gereği marka hakkımıza vaki tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz eş söyleyişle haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi zararın 6100 sayılı HMK 107 tah nda ileride talep ar rım yapılmak üzere şimdilik 1.000 TL nin ihlal tarihinden ( davalı markasının sicile tescil tarihinden) itibaren işleyecek cari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, marka hakkına tecavüz eş söyleyişle haksız fiil nedeniyle uğranılan manevi zararın karşılığı olarak 100.000 TL 'nin ihlal tarihinden ( davalı markasının sicile tescil tarihinden) itibaren işleyecek cari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere karşı tarafın savunması alınmaksızın, teminatsız ve ara kararla birlikte ----- erişimin kapatılmasına ve tedbirlerin uygulanmasına, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı aleyhine yükletilmesine/ aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; “Davacı markası ile müvekkil markası arasında “görsel, işitsel, fonetik çağrışım, bağlantı ve ilişkilendirme neticesinde, umumi intiba bağlamında ortalama tüketici nezdinde iltibas benzerlik ihtimali olmaması” ortadadır. Aksine kanaat beyan eden Bilirkişi görüşünü kabul etmek mümkün olmadığını, bilirkişi raporu takdiri delil mahiyetinde olup, davanın haksızlığı ise raporda izhar edilen kanaat aksine -çıplak gözle dahi aşikâren- ortada olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ; davalı adına tescilli ---------markasının hükümsüzlük şartlraının oluşup oluşmadığı, yine davalınıln bu markayı markasal olarka kullanmak sureti ile davacı adına tescilli, ---- tescil nolu markalar yönünden marka hakına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, tecavüzün varlığı halinde tazminatın gerekip gerekmeyeceği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.---kaydı ile davacı şirketin -- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya --- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı şekil markasının ---- tarihinde davacı adına tescil edildiği, --- tescil numaralı şekil markasının ise---------tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce delil tespiti yaptırılmış olup alınan heyet raporunda özetle; davalıya ait olduğu belirlelen------- sitede yapılan incelemede; Site alan adında ve site içeriğinde ----ibaresinin ve site içeriğinde ----- kullanıldığı, sitede ------- olarak her hastaya kişiselleştirilmiş bir bakım deneyimi sunduklarının, hastalarına en iyi ve eb güvenli tedavi yöntem ve sonuçlarını sağladıklarının belirlediği, Sitede firmanın,--------verdiklerinin belirlediği, firma ile şim bilgilerinde; Firma mail adresinin ----- olduğu,----- bilgilerinde; o Alan------- tarafından kayıt edildiği, ------ alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan------ organizasyonu tara ndan alan adı kaydı sağlayan firmalara---- kişisel bilgilerin ---------- tarihinden i baren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespi yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının --- tarihinde kayıt ettirildiği -------- tarihine kadar kayıtlı olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının -----firması olduğu--- olduğu,----- arşiv kaydı olduğu, Siteye ait ---------ibaresinin ve site içeriğinde logosunun kullanıldığı tespit edilmiştir.---- inceleme; -------- ibaresinin ara lmasıyla elde edilen sonuçlarda -------- firmanın bilgilerinin ve davacı firma fotoğraflarının yer aldığı tespit edilmiştir. Marka Hukuku Yönünden Yapılan İnceleme Sonucunda: Davalı markasının, davacının ---------- numaralı markaları ile benzer olduğu, markaların tescilli olduğu sınıflar yönünden sınıfsal benzerliğin bulunduğu, söz konusu benzerliğin işbu raporun ---- izah edildiği üzere ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açabileceği nedenlerinden ötürü SMK’nun 25/1 maddesi atfıyla SMK’nun 6/1 maddesine göre hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğuna dair görüş bildirmişlerdir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Davalıya ait olduğu belirtilen----- yapılan incelemede; Site alan adında ve site içeriğinde -------- hastaya kişiselleştirilmiş bir bakım deneyimi sunduklarının, hastalarına en iyi ve eb güvenli tedavi yöntem ve sonuçlarını sağladıklarının belirtildiği, Sitede------ verdiklerinin belirtildiği, Marka Hukuku Yönünden Yapılan İnceleme Sonucunda Davalının--- numaralı markasının, davacının ------ tescil numaralı markaları ile genel görünüm olarak benzer olduğu, markaların tescilli olduğu sınıflar yönünden sınıfsal benzerliğin bulunduğu, ---- Sınıf bakımından ise ----hizmet grupları bakımından kısmen ------------ hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve ------------- SMK’nun 25/1 maddesi atfıyla SMK’nun 6/1 maddesine göre hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu , Somut olay bakımından SMK’nun 6/5 maddesine göre hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, Somut olay bakımından SMK’nun 6/9 maddesine göre hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, Davalı marka kullanımlarının 7/2- b atfı ile SMK 29. Maddesi uyarınca davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, bu kapsamda, davacının marka haklarının ihlal edilmesi nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmasının mümkün olabileceği, mali İnceleme Neticesinde: Davacının tazminat talebi SMK151/2-c) maddesinde belirtilen Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedelini olduğu ancak davalının.------ tarihinde sunduğu dilekçesinde ‘’ Müvekkilim ..., tacir değildir, ticaret sicil kaydı ve ticari defterleri bulunmamaktadır’’ beyanı ile Ticari Defter ve Belge sunmadıkları görülmüş olup bu nedenle bir hesaplama yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.----- tarihli cevap yazısında ise Davalı ----- bulunmadığına dair cevap verdiği görülmüştür.
--- gelen cevap yazısında lisans bedeli olarak toplam cirosunun %10 olduğu bildirilmiştir.Mali talep yönünden gelen yazı ve kayıtlar doğrultusunda ek rapor alınmış olup ---- tarihli ek raporda; tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK "nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olduğu hususunda rapor sunmuştur.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
:
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6, 7/2,25, 29, 149, 150 ve 151. maddeleri
GEREKÇE
:Dava, davalı adına tescilli ------ markasının hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, tecavüzün giderilmesi, erişimin engellenmesi ve ticaret unvanının terkini davasıdır. Davacı taraf --- tescil nuamarlı --- tescil numaralı ------ markasının adına tescilli olduğunu ve halen koruma altında bulunduklarını, davalı adına tescilli ----- markasının davalı adına tescilli olduğunu, bu tescilin SMK'nın 5/1-ç ve d maddeleri ile SMK'nın 6/1, 6/5,6/6,6/9. Maddesi gereği hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalının ----------- şeklindeki markasal kullanımlarının davacı adına tescilli markalar yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, kaldırılmasını, marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini, erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir. Ana unsurlu seri markalarının bulunduğunu, davalı tarafın markasının ana ve ayırt edici unsuru olan ege ibaresini ticaret unvanında kullanması ve markasal olarak kullanması dolayısıyla marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, ayrıca ege ibareleri seri markalarını kullanması dolayısıyla haksız rekabette bulunduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, tecavüzün giderilmesine, tecavüz oluşturan internet üzerindeki kullanımlara erişimin engellenmesini ve davalı tarafın ticaret unvanındaki kullanımların sona erdirilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.Dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesinde "a-Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini-----g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda--- numaralı ---- -------markasının ---- ---------markasının------ tarihinde davalı adına tescil edildiği, davacı markalarında yer alan------------anlamına gelip, sağlık hizmetlerinin verildiği yeri niteleyen ayırt ediciliği olmayan bir ibaredir. Bunun gibi, davacı markasında yer alan ----- ibaresi de söz konusu marka altında verilen ----- hizmetinin ------- verildiğini gösteren bir ibare olduğundan ayırt ediciliği bulunmadığı, davalı markasında yer alan ----- yani güzellik duygusu ile ilgili olan anlamına geldiği, her iki markanın da ayırt edici ve ana unsurunun------ unsuru olduğu, ---ibaresi her ne kadar ------- anlamına gelmekteyse de, sağlık hizmetleri bakımından markaların esas unsurunu oluşturduğu, davalı markasında --- kelimesinin yazı karakterinin,------- davacı markasının yazı karakteri ile birebir aynı olduğu, bu haliyle davalı markasının davacı markası ile yüksek seviyede benzer olduğu, yine tarafların markalarının -----Sınıfta ve alt sınıflarda benzerliğinin bulunduğu dikkate alındığında markalar arasında hitap ettikleri tüketici kitlesi de nazara alındığında iltibasın oluşacağı açıktır.
Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın öncelikle davalı adına tescilli -------------- markasının hükümsüzlüğüne dair talebi değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı ve davalı taraf adına tescilli markaların ana ve ayırt edici unsurunun-------olduğu, davacı tarafın markasının tamamlayıcı unsurlarının hastane anlamına----- olduğu, davalı markasındaki ------ibaresinin ---- anlamına ------ taşıyan tamamlayıcı ibareler olduğu, bu haliyle tarafların markalarının ana unsurunun birebir aynı olduğu, ----- dilimizdeki yazılış şeklinin dışında davacı ve davalı markalarında ------ olduğu dikkate alındığında aynı mal ve hizmetlede karıştırılma ihtimalinin oluşacağı kabul edilmiş ve davacı ve davalının markalarının tescilli olduğu ----sınıftaki tüm mal ve hizmetler yönünden ve -------sınıftaki benzer emtialar yönünden davalı markasının SMK'nın 6/1. maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir. SMK'nın 6/5. Maddesi kapsamında da hükümsüzlük iddiaları değerlendirilmiş, davacının markalarının tanınmış marka kapsamında olmadığı, tanınmış marka kapsamında olsa dahi tescilli olduğu emtialar dışında kalan emtialar yönünden hükümsüzlük gerekçesi olamayacağına dair içtihatlar nazara alındığında davacının hastane ve tıp sektöründe tanınmış marka olmasının söz konusu olacağı değerlendirildiğinde davalı markasının ortak tescil sınıfı dışında kalan ----------- emtiaları yönünden SMK'6/5. Maddesi kapsamında hükümsüzlüğün talep edilemeyeceği kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, her ne kadar alınan bilirkişi raporu ile davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilmediği tespit ve rapor edilmiş ise de davacı ve davalı tarafın markalarının ana unsurunun ------ ibaresi olduğu, bu ibarenin dilimizde doğru kullanımının akademik şeklinde olduğu, buna rağmen davalı tarafça ----şeklinde kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yine davacı tarafın faaliyet gösterdiği--------- davalı tarafın adresi olan-------genelindeki davacı tarafa ait tüm reklam ve kullanımlar dikkate alındığında davalı tarafın davacı markasından ve kullanımlarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, her ne kadar ---------- emtiaları yönünden SMK'nın 6/1. Maddesi ve 6/5. Maddesi kapsamında hükümsüzlük şartları oluşmamışsa da bu emtiaların markanın bütünü değerlendirildiğinde ve davalı tarafın --------- ilişkin açıklamalar dikkate alındığında bu emtiaların ana faaliyet alanının tamamlayıcı işlerine dair ve kullanım içermeyen emtialar olduğu dikkate alındığında salt bu emtiaların farklı olarak tescil ettirilmesinin iyi niyetin karinesi olamayacağı, yine davalı tarafın tescil tarihinden bu tarafa hiç bir ticari faaliyette bulunmadığı ve yine sektörel anlamda ne tescil öncesi ne de tescil sonrası davalı tarafın tescile konu emtialar yönünden işletmeye dayalı ya da markanın lisans verilmesi şeklinde bir faaliyetinin bulunmadığı dikkate alındığında davalı tarafın kötü niyetli olarak hareket ettiği kabul edilerek SMK'nın 6/9. Maddesi gereği markanın tümden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri de değerlendirilmiş; davalı kullanımlarının davalıya ------- sitesinde olduğu, alınan bilirkişi raporlarında yapılan incelemede, site alan adında ve site içeriğinde---- ibaresinin ve ------ site içeriğinde kullanıldığı, sitede ------- hastaya kişiselleştirilmiş bir bakım deneyimi sunduklarının, hastalarına en iyi ve eb güvenli tedavi yöntem ve sonuçlarını sağladıklarının belirtildiği, -------belirtildiği, bu kullanımlar dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacı tarafın tescilli emtiaları olan tıbbi hizmetler sektöründe olduğu ve davalı kullanımlarındaki ana ve ayırt edici unsurun ------- ibaresi şeklinde birebir kullanım ve bu ibareyi büyük punto ile ve öne çıkararak kullanmış olduğu dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacı markaları yönünden karıştırılma ihtimali doğuracağı ve iltibas oluşturacağı kabul edilerek davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı taraf adına tescilli marka olan ------ tescil numaralı markadan kaynaklı kullanımlar olduğu ve bu haliyle kullanımların marka hakkına dayandığını beyan ve iddia etmiş ise de SMK'nın 155. Maddesi kapsamında sonraki tescilin savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği kabul edilerek bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir.
Bu tespitten sonra davacı tarafın maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-c Maddesi gereği lisans bedeli yönünden talepte bulunduğu, ancak tarafların lisans bedeli yönünden emsal bildirmedikleri, yine ------- emsal oranı dikkate alınarak hesaplama yapılması için rapor alındığı ancak davalı tarafın vergi mükellefiyeti olmaması ve defter ve kaydının bulunmadığı dikkate alındığında lisans bedelinin tespitinin yapılamadığı rapor edilmiş, bu kapsamda tazminatın TBK'nın 50 ve 51. Maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği kanaati ile ve davacı tarafın talebi de dikkate alınarak ------ maddi tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davacı tarafa adına tescilli markayı marka hakkına tecavüz eder şekilde kullandığı, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markaya konu kullanımlar, ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında ----- Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı adına tescilli --------- markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalı tarafın ------- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ------- markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, TECAVÜZÜN DURDURULMASINA VE KALDIRILMASINA,
3----- Maddi tazminat alacağının haksız fiilin başlangıç tarihi olan ------ tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4- ----- Manevi tazminat alacağının haksız fiilin başlangıç tarihi olan ------ tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
5------adresine erişimin engellenmesine, bu hususta karar kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına,
6-Alınması gereken 3.483.810- TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.056,21-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
7-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 488,40-TL harç, 32.797,00-TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 33.285,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hükümsüzlük ve sicilden terkini davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre tecavüzün durdurulması ve kaldırılması davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maddi tazminat davası yönünden 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre manevi tazminat davası yönünden 50.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre erişim engeli davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 32.797,00 TL bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere masrafı olmak üzere toplam 33.285,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%75 kabul) 24.964,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
14-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!