Anahtar kelimeler: Bugünden Koymuş Servislerin Denildiğini Atarak Mail Ştiden Kestiği Koyduğunu Taşımacılık

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;İSTEM
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin fatura ve sözleşmelerden de görüleceği üzere ... Alım Satım Sanayi Ticaret Limited Şti’den 791.280,00 TL alacaklı olduğunu, müvekkilinin davalı davalı tarafa servis taşımacılık hizmeti verdiğini ve 20.02.2025 tarihinde müvekkil şirkete mail atarak; "Bugünden itibaren servislerin gelmesine gerek yoktur.28.02.2025 tarihinde kalan bakiye kapatılacaktır." Denildiğini, ancak müvekkilin hizmetlerine karşılık ödeme yapılmadığını, müvekkilinin hizmetlerine karşılık kestiği faturaları icra takibine koymuş koyduğunu, icra takibinde sözleşme gereği cezai şart taleplerinin olduğunu, borçlunun kötü niyetli olarak süreci uzatmak adına borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle davalının haksız itirazının iptaline ve icra takibinin devamını, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT
:Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE
:-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası ile sözleşmeden doğan 60 günlük cezai şart bedeline dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.-Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 791.280,00 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "... numaralı, 07.02.2025 son ödeme tarihli, 197.040,00 TL bedelli fatura alacağı, 01.01.2025 ve 31.12.2025 tarihleri arasını kapsayan personel taşıma servis sözleşmesine aykırı hareket edilmesi hasebiyle doğan 408.000,00 TL bedelli 60 günlük cezai şart alacağı, ... numaralı 20.02.2025 son ödeme tarihli 186.240,00 TL fatura alacağı " olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).-Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki Personel Taşıma ( Servis ) Sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği ve yine sözleşme kapsamında cezai şart alacağının doğduğu hususlarına dayanmaktadır.-Davacı tarafın sunduğu sözleşme aslı alınarak dosya arasına konulmuştur. Dosyada mevcut Personel Taşıma ( Servis ) Sözleşmesi'nin incelenmesinde; işbu dosyanın taraflarının sözleşmeye taraf oldukları ve sözleşmenin taraflarca imza altına alındığı, sözleşmenin konusunun ... Tekstil Alım Satım Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin göstereceği hatlar üzerinde kendi personelinin işe geliş gidişlerinde kolaylık sağlanması amacıyla servis kiralanmasını kapsadığı, sözleşmenin █████/2025 tarihine kadar geçerli olduğunun kararlaştırıldığı, tarafların anlaşması halinde █████/2025 tarihlinde karşılıklı anlaşma ile sözleşme süresinin 1 yıl daha uzatılabileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.-İlgili sözleşmenin sözleşmenin feshi başlıklı 12. Maddesinde ise; “işveren tarayıcı firmanın koyduğu sözleşmeli araç ile anlaşma yapamaz, taşıyıcı firmayı aradan çıkaramaz böyle bi durum olması halinde İşveren Taşıyıcı firmaya 60 günlük hakkedişini şartnameyi bozduğu için ödemekle yükümlüdür…Taşıyıcı firma ödenmesini belirtilen ödeme gününden almaması halinde başka bir gerekçeye gerek kalmadan derhal işi bırakılabilir. Taşıyıcı ve işveren arasında sözleşme imzalandıktan sonra işveren taşıyıcıyı belirtilen tarihte işe başlamazsa 30 günlük hakkedişini taşımacıya ödemek zorundadır. Bu sözleşme iki taraf içinde 31.12.2025 tarihine kadar geçerlidir. İşveren ya da taşıyıcı yapılan hizmet sözleşmesinde vazgeçmek için 15 gün önce yazılı olarak karşı tarafa bildirilmelidir. Sözleşmenin aniden feshedilmesi durumunda sözleşmeyi fesheden taraf karşı 60 günlük hakkedişini ödemek zorundadır” hususlarına yer verildiği görülmüştür.-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2023-2024 yılı defterlerini yasal süre içerisinde noter huzurunda tasdik ettirildiği,2025/6 dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu, davacıyla davalı arasında yazılı personel taşıma hizmet sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden davacı davalıya iki aylık fatura düzenleyip bedeli yansıttığı, faturaların davalıya e-ticari fatura olarak gönderildiği, elektronik ortamda gönderilen ticari faturalara TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde de bir itirazın dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter incelemelerinde görülmediği, davacının davalıya yansıtmış olduğu dava konusu alacağı oluşturan 197.040,00 TL’sı ve 186.240,00 TL’sı KDV dahil faturaların, davalıca bağlı olduğu vergi dairesine BA formunda beyan ettiği, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları 2023-2024 yılı ve 2025/6 dönemi defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 10.03.2025 icra takip tarihi itibariyle 383.280,00 TL’sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü, taraflar arasında imzalanan personel taşıma sözleşmesinin 12 inci maddesine göre davalı tarafça dosyadaki delilere göre aniden feshedildiği anlaşılmakta olup, konunun hukuki nitelendirmesi ve nihai takdiri tamamen Sayın Mahkemeye bırakılarak cezai şart hesabı yapıldığında cezai şart 60 günlük hak ediş hesabı; 3400 TL’sı günlük taşıma ücreti *2 adet Güzergah sayısı *60 gün =408.000,00 TL’sı olduğu hesap edildiği, netice itibariyle davacının 186.240,00 TL’sı fatura alacağına, 197.040,00 TL fatura alacağına ve 408.000,00 TL’sı sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağına 10.03.2025 tarihinde Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Sayılı Dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının fatura alacaklarının defterlerinde ve dosya içeriğindeki tüm mali delillere göre tespit edildiği, davacıya fatura alacakları ödenebileceği, cezai şart alacak talebinin ise taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmenin 12’inci maddesinde yer alan hükme göre 408.000,00 TL’sı hesap edilmiş olup, davacı talebiyle uyumlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Mahkememizce davacı vekiline dava konusu cezai şart alacağı talebi yönünden davalının sözleşmenin feshine/sonlandığına ilişkin beyanlarının hangi yolla bildirdiğini açıklamak, varsa bu doğrultuda mail dökümlerini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı tarafça sunulan beyan dilekçesinde;"müvekkilinin davalı tarafa servis taşımacılık hizmeti vermiş ve davalı firma 20.02.2025 tarihinde müvekkil şirkete mail atarak; "Bugünden itibaren servislerin gelmesine gerek yoktur, başka firma ile anlaşılmıştır.28.02.2025 tarihinde kalan bakiye kapatılacaktır." denilmiştir. Sözleşmenin karşı tarafça feshedilmesine ilişkin mail dökümleri 15.05.2025 tarihli dava dilekçesi başlığı altında sunulan delil dilekçemizin ekinde mahkemenize ibraz edilmiştir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.-Mahkememizce taraflara bilişim kayıtlarının incelenebileceği adresi bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, bu kapsamda davalı tarafa muhtıra tebliğ edilmiş, akabinde dosyanın bilişim alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek tarafların tüm bilişim kayıtlarının incelenmesi, varsa dava konusu sözleşme yönünden sözleşmenin kurulum ve devamı aşamalarında taraflarca bilgilendirmelerin hangi mail kayıtları üzerinden yapıldığının belirlenmesinin, varsa bu yazışmaların tüm dökümlerinin çıkartılarak rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; davalı şirkete ait mail adresi üzerinden dava konusu sözleşmeye ilişkin bir kısım yazışmaların yapıldığı, davalı şirketin █████/2026 tarihli mailde "Bugünden itibaren servislerin gelmesine gerek yoktur, başka firma ile anlaşılmıştır.28.02.2025 tarihinde kalan bakiye kapatılacaktır." şeklinde bildirim yapıldığı görülmüştür.-Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.-Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.-Bu kapsamda Mahkememizce sözleşme kapsamında düzenlenen .... numaralı, 07.02.2025 son ödeme tarihli, 197.040,00 TL bedelli fatura ve ... numaralı 20.02.2025 son ödeme tarihli 186.240,00 TL fatura alacakları yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen alacağının 383.280,00-TL'lik kısmının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır.-Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması ve davalı tarafın teslime ilişkin kabulü nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)-Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura ve cari hesap bedellerinin 383.280,00-TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.-Davalı tarafın işbu 2 adet fatura yönünden sözleşme kapsamındaki, takibe konu fatura alacağını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.-Yukarıda yer verilen açıklamalarda belirtildiği üzere davacı tarafın █████/2025 ve █████/2025 tarihleri arasını kapsayan personel taşıma servis sözleşmesine aykırı hareket edilmesi hasebiyle doğan 408.000,00 TL bedelli 60 günlük cezai şart alacağını takip ve dava konusu ettiği görülmektedir. Yine açıklamalarda yer verildiği üzere sözleşmenin 12. Maddesinde "bu sözleşme iki taraf içinde 31.12.2025 tarihine kadar geçerlidir. İşveren ya da taşıyıcı yapılan hizmet sözleşmesinde vazgeçmek için 15 gün önce yazılı olarak karşı tarafa bildirilmelidir. Sözleşmenin aniden feshedilmesi durumunda sözleşmeyi fesheden taraf karşı 60 günlük hakkedişini ödemek zorundadır" hükmüne yer verildiği sabittir.-Mahkememizce taraflar arasındaki mail kayıtları incelenmiş, sözleşme kapsamındaki yazışmaların bilirkişi raporunda yer verilen mail adresleri üzerinden yapıldığı, iş ve işlemlerin bu yazışmalar ile yürütüldüğü, davalı tarafın █████/2025 tarihli mailinde sözleşme kapsamında hizmet talep edilmediğini bildirdiği görülmektedir. Bu haliyle davacı tarafın sözleşme kapsamında talep ettiği faturaların sözleşmenin ilk iki ayı olan Ocak/2025 ve Şubat/2025 dönemlerine ait olduğu, işbu hakedişler kapsamında alacağın tahsilinin talep edildiği, davalı tarafından mail yoluyla yapılan fesih bildiriminin █████/2025 tarihinde yapıldığı, işbu fesih bildiriminin sözleşmeye uygun ve makul bir sürede yapıldığı, bu nedenle sözleşmenin 12. Maddesinde yer alan cezai şart koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından davacı tarafın 408.000,00 TL bedelli 60 günlük cezai şart alacağına ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura, vergi dairesi ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;-Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 383.280,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi üzerinden devam olunmasına-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 76.650,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 26.181,86-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 13.346,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.835,63- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 13.346,23-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 137,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 18.752,40-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%48,43) göre hesap edilen 9.083,28-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 61.324,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 4.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%48,43) göre hesap edilen 2.228,15-TL'sinin davalıdan, 2.371,85-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ....e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır