Anahtar kelimeler: Şarken Cenuben Kömü Şimalen Garben Balo Note Köm Tarlası Bingöl

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki kadastrı tespitine itiraz davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili ... ilçesi ... (....) köyünde kain, tapuda cilt no:..., sayfa no:..., sıra no:....'te kayıtlı, şarken dere, garben balo tarlası, şimalen köm (.... Kömü), cenuben yolla çevrili olan taşınmazın █████'in davacılara ait olmasına rağmen dava konusu taşınmazın sadece 1/2sini kullandıklarını ileri sürerek, davalıların müdahalelerinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamıyla; kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Bozma sonrası Bingöl 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ████████ karar sayılı kararı verilmesi üzerine Kadastro Mahkemesinin ███████ Esasına kaydedilen davada yargılamaya devam edilmiştir.Kadastro Müdürlüğünün yazısıyla Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında davalı bulunan 2 30... , 2, 3, 4 ve 16 nolu parsellerin malik tayini için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca davanın kabulü talebiyle ███████ Esas sırasına kaydı yapılmış ve eldeki dava dosyasıyla birleştirilmesine kararı verilmiş, bilahare yargılama sırasında dava konusu 2 30... ve 4 nolu parsellerin dosyadan tefriki ile yargılamaya 2 30... , 2 ve 16 nolu parseller üzerinde devam edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ".......davaya konu olan 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar huzurdaki davadan tefrik edilerek Mahkememiz ███████ Esasına kaydedilmiş ve 2019/ 25... /17 Karar sayılı 24.05.2019 tarihli ilam ile 2 30... nolu parselin yapılan tespitinin iptali ile ... adına, 2 30... nolu parselin tespitinin iptali ile ... (...) adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiştir. Dolayısıyla bu parseller yönünden tapu kaydına dayalı istem haklı bulunmuş, tapu kaydının bu parselleri içerdiği kabul edilerek 2741,87 m² yüzölçümlü 3 nolu parsel ile 2724,62 m² yüzölçümlü 4 nolu parselin davacılar adına tespiti ve tesciline karar verilmiştir. Karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yapılan incelemede temyiz sebebi olarak; diğer itirazların yanında davacı adına tapu kaydına dayanarak tescil kararı verilse dahi, diğer tapu malikleri ve mirasçıları adına da tescil hükmü kurulması gerektiğinin ileri sürüldüğü görülmüştür.Esasında dosyanın mahiyeti itibariyle dayanağın tek ve aynı tapu kaydı olması sebebiyle 2 30... , 2, 3, 4 ve 16 parsel hakkında birlikte karar verilmesi gerekirdi. 2 30... ve 4 parselin tefrik edilerek haklarında hüküm tesis edilmesi, bunun yanında diğer parsellerle ilgili karar verilmemiş olması dosya kapsamı itibariyle hatalıdır. Zira tapu kaydının kapsamının tayininden sonra eğer tapu kaydının tüm parselleri kapsadığı kabul edilirse tapu kaydı esas alınarak karar verilmesi, değilse hangi parselin tapu kaydına dayanılarak, hangi parselin ise miktar fazlası sebebiyle zilyetlikten tespit edildiğinin belirtilmesi daha uygun olacak idi. Ne var ki 3 ve 4 parsel hakkında davacılara tapu kaydına dayalı istemleri bakımından hak verildiğinden artık ayrıca 1, 2, 16 parseller yönünden de -tapu kaydının miktarı itibariyle geçerli olduğu kabul edilmiş olmakla- tapu kaydına itibar edilerek kısmen veya tamamen hüküm tesis edilmesi tapu kaydının miktarı itibariyle geçerli olacağı kabulü ile çelişkili olacaktır. Bu sebeple mahkememizce davaya dayanak tapu kaydının davacı adına tefrik edilerek 2019/ 25... /17 Karar sayılı 24.05.2019 tarihli karara konu edilen 2 30... ve 4 parsellerin içerisinde kaldığı; zira davacı ... ...'ın zilyetliğinin bu parseller yönünden mevcut olduğu da gözetilerek tapu kaydının bu parseller içinde kaldığının karine olarak kabul edilmesinin gerekeceği; bunun yanında tapu kaydına itibar edilerek davacı lehine kurulan 2019/ 25... /17 Karar sayılı 24.05.2019 tarihli ilamda diğer tapu maliklerinin lehine de tescil hükmü kurulması gerekirken bunun yapılmamasının hatalı olduğu; bu hususun temyiz itirazlarında ileri sürülmüş olduğu; temyiz incelemesinde dikkate alınabileceği değerlendirilmiştir. .....Yukarıda davaya dayanak teşkil eden tapu kaydının miktarı olan 2757 m² üzerinden geçerli olduğu; tapu kaydında okunan yalnızca iki sınırın mahalle uyduğu mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanığının beyanları doğrultusunda kabul edildiği; Mahkememiz 2019/ 25... /17 Karar sayılı 24.05.2019 tarihli kararına konu parsellerde davacının zilyetliğinin tapu kaydının bu parsellere isabet edeceği yönünde karine teşkil edebileceği, davacı lehine Mahkememiz 2019/ 25... /17 Karar sayılı 24.05.2019 tarihli kararına ilişkin dosyada tapu kaydına dayanarak tespit ve tescil hükmü kurulduğundan miktarı itibariyle geçerli olduğu kabul edilen ayrıca 1, 2 veya 16 parsellere (bir kısmına veya tamamına) uyduğu gerekçesiyle tekrar davacı lehine tespit ve tescil hükmü kurulmasının çelişki yaratacağının değerlendirildiği izah edilmiştir.Bu sebeple davaya konu 2 30... , 2 ve 16 parseller yönünden kayıt fazlasının zilyetlikle ediniminin mümkün olduğu gözetilerek değerlendirme yapılmıştır.Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında davaya konu parsellerin zilyetlikle edinime müsait olduklarının, 1, 2 ve 16 parselin "tarla" vasfında olduklarının tespit edilmiş olması; dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişiler ve taraf tanığının beyanları doğrultusunda (ölü) ... lehine davasız aralıksız malik sıfatıyla zilyetlikle edinme süresinden fazla olacak şekilde taşınmaz üzerinde zilyetliğin sürdürüldüğü, davacıların veya diğer dava taraflarının(tapu kaydında malik olarak yer alan/ mirasçıları) zilyetliğinin bulunmadığı; davacının ...'un kira ödediği iddiasının dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları ile doğrulanmadığı dolayısıyla ...'un "malik" sıfatıyla zilyetliğini sürdürdüğü" gerekçesiyle davanın 07.05.2019 havale tarihli fen bilirkişi raporunda belirtildiği gibi dava konusu 2 30... parsel sayılı taşınmazın, 523,23 m² yüzölçümüyle, 2 30... parsel sayılı taşınmazın, 3.297,10 m² yüzölçümüyle ve 2 30... parsel sayılı taşınmazın ise 2.756,44 m² yüzölçümüyle ... mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tarla vasfıyla tesciline, 2 30... parselin dava konusu olmaması sebebiyle, davalıdır şerhinin terkinine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ... ve ...'un temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Yukarıda açıklanan nedenlerleTemyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.