Anahtar kelimeler: Esaskarar Kayseri Kambiyo Yazildiği Başkan Senetlerinden Menfi Katip İşbu Üye

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO
: ...
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İŞBU MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI ASIL DOSYASINDA
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av. ...
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
BİRLEŞEN KAYSERİ 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVACI
: T...
VEKİLİ
: Av....
DAVALI
:...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
:...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İŞBU MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI ASIL DOSYASINDA
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Madencilik şirketinin bir çok yer de maden ocağı sahibi olduğunu, müvekkilinin üretimini yaptığı bazalt cinsli taşları çıkardıklarını, müvekkili şirketin iseham olarak çıkarılan işbu taşı işleyip ihracat ve ülke içerisinde bir kaç firmaya sattığını, tarafların ticari hayatı devam ederken müvekkili şirketin ihracata konu üretimini yapmış olduğu bazalt cinsli doğal taşa ilişkin ham madde ihtiyacının karşılanması adına taraflar arasında şifahen anlaşma yapıldığını, bu anlaşma gereği, davalıya, 2021 yılında 680.000TL, 46.885,10 $ ve 1.629,48 TL müşteri çekleri ile ödeme yapıldığını, 2022 yılında ise yine davalı şirket yetkilisine, ham madde karşılığı olarak 1.550.000TL ve 2.330.903TL müşteri çeki ile ödeme yapıldığını, 2023 yılında ise, 1.601.000TL çek ile ödeme yapıldığını, davalı tarafça müvekkil şirkete bu çeklere ilişkin hammadde teslim edilmediğini, bu sebeple de müvekkilinin bahsi geçen bu çekleri ödemediğini, ancak, davalı şirket yetkilisi, hammadde teslimini yapmadığı halde bu çekleri de müvekkili şirket yetkilisine teslim etmediğini, müvekkili aleyhine icra takibi başlatıltığını, akabinde 31.03.2023 vade tarihli çek hakkında Kayseri 6.İcra Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile çek ödememeden şikayet yolu ile dava açıldığını, ayrıca taraflar arasında yıllardır süre gelen ticaret gereği ilgili çeklerin başkaca bir sebeple verilmiş olmasının hayatın ve ticaretin olağan akışına aykırı olacağı sonucunun açık olduğunu, taraflar arasında sözleşilen husus olan ham madde satış sözleşmesi gereği davalı şirket kendi üzerine düşen edim yükümlülüğüne aykırı davranarak ham madde teslimi yapmadan ilgili çeklerin hamili konumunda olduğunu, bu hususun ise gerek iyi niyet kurallarına gerekse satış sözleşmesinin gereği olan karşılıklı borç yüklenilen sözleşme türlerine aykırı olduğunu, müvekkili şirketin Garanti ... Kayseri Talas Şubesinde TR6... IBAN hesabının bulunduğu çek hesabından ... seri numaralı ve 31.03.2023 keşide ve 09.03.2023 ibraz tarihli, 1.400.000,00 TL bedelli çeke ilişkin borçlu olmadığının tespitine , Müvekkil şirket yetkilisinin ve müvekkil şirketin Kayseri 6.İcra Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile çek ödememeden şikayet yolu ile dava ikame edilmesi nedeniyle haksız ve kötüniyetli yapılan şikayet nedeniyle harca esas tutar üzerinden davalı şirketin %40 oranda tazminat mahkum edilmesine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çekten ötürü borçlu bulunmadığının iddiasının kabul edilebilir olması için, öncelikle bu konudaki ispat yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiğini, çekin de aralarında bulunduğu kambiyo senetlerinin, “soyut borç ikrarını içeren senet” niteliğinde olduğunu, Hukuk düzenimizde soyut borç ikrarı kuralı olarak geçerli olduğunu, soyut borç ikrarında bulunan borçlu karşısında alacaklının alacağın sebebini ispat etmesi kural olarak zorunluluk oluşturmayacağını, bu aşamada çek alacaklısının, çekten ötürü alacaklı olduğunu ispat bakımından ayrıca bir ispat vasıtasına gerek duymayacağını, davacının ispat yükümlülüğünü yazılı delil ile yerine getiremediğini, davacının amacının, müvekkilinin alacağının tahsilini ve eldeki dosyayı icra ceza mahkemesinde bekletici mesele yaptırarak davacıya çıkacak cezayı geciktirmek olduğunu belirterek Haksız davanın reddine, Davacının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN KAYSERİ 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkilleri tarafından davalıya verilen 31.05.2023 keşide tarihli ve 31.05.2023 ibraz tarihli 1.400.000 TL bedelli ...
seri numaralı çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereği davalıya 2021 yılında 680.000 TL, 46.885 USD ve 1.629,48 TL müşteri çekleri ile ödeme yapıldığını, 2022 yılında ise 1.550.000 TL ve 2.330.903 TL müşteri çeki ile ödeme yapıldığını, 2023 yılında ise 1.601.000 TL çek
ile ödeme yapıldığını, davacının davalı şirket yetkilisi ...hesabına nakit ve dolar cinsinden ödemeler yaptığını, ayrıca devam edeceği düşünülen hammadde alımı için davalıya farklı bedel ve keşide tarihli çekler verildiğini, verilen çeklere ilişkin hammadde teslimi yapılmadığını, bu sebeple davalıya çeklerin ödenmediğini, ancak davalı yetkilisinin hammadde teslimi yapmadığını, çekleri
davacıya iade etmediğini, davacı aleyhine icra takibi başlattığını, davacının ilgili çeke ilişkin borcu olmadığını, tarafların ticari defterleri ve davalının davacıya kestiği
faturalar incelendiğinde fatura bedellerinin ödendiği ve davacının davalıya borçlu
olmadığının ortaya çıkacağını belirterek 31.05.2023 keşide tarihli ... seri
numaralı 1.400.000 TL bedelli çekten borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının borçlu olmadığını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, kambiyo senetlerinin soyut borç ikrarı içeren senet niteliğinde olduğunu, alacaklının alacağın sebebini ispat etmesinin kural olarak zorunluluk arz etmediğini, ayrıca ispat vasıtasına gerek olmadığını, çek ile borç altına
giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, ispat külfetinin davacı borçluda olduğunu, davacının yazılı delil ile ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça, Davalı şirket ve davalı şirket yetkilisine ait Banka Kayıtları, müvekkili şirket ve müvekkil şirket yetkilisinin davalı şirket ve davalı şirket yetkilisine yatırmış olduğu ödeme dekontları, Ticari Defter kayıtları, Davalı şirket yetkilisinin emniyet ifadesi, Tanık beyanları, Bilir kişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça, Kayseri 6. İcra Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ve tüm kapsamı, ...Banka kayıtları, Ticari defterler, kayıtlar ve belgelere; delil olarak dayanılmıştır.
... Bankası Talas Kayseri Şube MÜdürlüğüne müzekkere yazılarak TR... iban numaralı hesaba tanımlı ... seri numaralı █████/2023 keşide tarihli █████/2023 ibraz tarihli 1.400,00-TL bedelli çekin hangi tarihte kim tarafından ibraz edildiğinin bedelinin ödenip ödenmediği sorulmuş, çekin ön ve arka yüzünün okunaklı görüntüsü istenmiş, █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ekinde görüntüsü yer alan her bir çek için bu görüntülerin okunaklı birer örneğinin eklenmesi sureti ile ilgili bankalara müzekkere yazılarak bu çeklerin ibraz edilip edilmediğinn, ibraz edilmişse kim tarafından ibraz edildiğinin, bedellerinin ödenip ödenmediğinin, çekin takas sistemi aracılığı ile ibraz edilmesi durumunda hangi tarihte hangi bankanın hangi şubesine ibraz edildiğinin ve şubenin bulunduğu yerin bildirilmesinin ayrıca her bir çekin ön ve arka yüzünün okunaklı görüntüsünün gönderilmesi istenmiştir.
Garanti bankasının █████/2024 tarihli cevabi yazısında bahsi geçen çekin halk bankası tarafından █████/2023 tarihinde takas merkezine ibraz edildiği bildirildiğinden █████/2024 tarihli müzekkeremiz doğrultusunda bu kez Halkbank'a müzekkere yazılmıştır.
Birleştirme talep edilen Kayseri 2. ATM'ye müzekkere yazılarak...esas sayılı dosyasının uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Müzekkerelere cevap gelmesinden sonra HMK'nun 266.maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mali müşavir/ muhasebeci bilirkişiye tevdine, Bilirkişiye HMK 268 maddesi gereği tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, dava konusu garanti bankasından verilme █████/2023 keşide tarihli, ... seri nolu, 1.400.000,00-TL bedelli çekin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise bu çekin hangi amaçla verilmiş olduğuna dair şirket defterlerinde herhangi bir bilgi içeren kayıt, belge , sözleşme, fatura, irsaliye vs. Belge ve bilgi bulunup bulunmadığı, varsa dayanak kayıt ve belgelerin taraf defterlerindeki kayıt durumunun araştırılması, Mahkememizin ...esas sayılı ve Kayseri 2. ATM'nin... esas sayılı dava dosyalarının içeriğinin uyap sistemi üzerinden incelenerek yapılan ödemelerin bu dosyadaki dava konusu alacaklarla mükerrerlik durumununda dikkate alınmasına, davacının davalıya borçlu olup olmadığı, bu çekin mal veya hizmet alım satımı nedeni ile verilmiş olması halinde buna ilişkin fatura ve irsaliye ile diğer ilgili kayıt örneklerinin alınıp rapora eklenmesi neticeden bu çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise borcun nedeninin ve miktarının tespiti konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Birleştirilen dosya da ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi ...'dan rapor alındığı görülmekle, █████/2024 tarihli celsenin 6 nolu ara kararı doğrultusunda asıl ve birleşen davaya konu her bir çek yönünden değerlendirme yapılıp ticari defter ve kayıtların ve dosyamıza girmiş girecek banka kayıtları ve diğer delillerin değerlendirilerek hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Birleştirilen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yaptırılmış olup; davalının takip başlattığı 31.05.2023 keşide tarihli ... seri numaralı 1.400.000 TL bedelli çekin tarafların muavin defterlerinde bulunduğu tespit edilmiştir. Dosyamız kapsamında alının █████/2024 tarihli kök rapor ve █████/2024 tarihli ek rapor kapsamında ayrıntılı olarak yapılan incelemeler neticesinde ticari ilişkiler ve tahsilatlar ayrıntılı olarak belirlenmiş olup 2021, 2022 ve 2023 yıllarında davacının davalıdan yaptığı alım tutarının 15.421.381,88-TL olduğu, davacının ödemeler toplamının ise 15.750.998,59-TL olduğu belirlenmiş olduğu ancak raporda ... çek seri numaralı 1.400.000 TL bedelli çekin, ... çek seri numaralı 1.400.000 TL bedelli çekin ve ... seri numaralı 1.400.000 TL bedelli çekin de tahsilat kapsamında değerlendirildiği, bu doğrultuda Kayseri 1. Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı menfi tespit dosyası kapsamında avans olarak verildiği iddia olunan 31.03.2023 tarihli ... çek seri numaralı 1.400.000 TL bedelli çek ile eldeki davaya konu edilen ... seri numaralı 31.05.2023 keşide tarihli 1.400.000,00 TL bedelli çekin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, nitekim daha sonra keşide edilen çeke ilişkin hukuki nitelendirmenin yapılması için öncelikle 31.03.2023 tarihli 8004168 çekin değerlendirilmesi gerektiği, belirtilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi Prof Dr ...tarafından düzenlenen █████/205 tarihli raporda özetle; " Davacı taraf 31.03.2023 keşide tarihli 1.400.000 TL bedelli ... seri numaralı çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitini ileri sürmektedir. Taraflar arasındaki tüm ticari ilişkileri Birleşen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu kök ve ek raporlarda incelendiğini, yapmış olduğu incelemelerden elde ettiği bulgulardan davacının borçlu olup olmadığı bağlığı altında netleştirildiğini, kanaatimizce ... şirketi tarafından yapılan ödemelerin davacı adına yapılan ödeme olarak kabulü durumunda; ilk açılan derdest dava yönünden 1.400.000-TL; daha sonra açılan birleşen dava yönünden 64.907,85-TL tutarında davacının borçlu olmadığı düşünülmektedir. Ancak mahkemece ... şirketinin ödemesi davacı ödemesi olarak dikkate alınmaması durumunda derdest dava yönünden 610.322,86 TL tutarında davacının borçlu olmayacağı değerlendirilmektedir. Kanaatimizce Theiamarble şirketi tarafından yapılan ödemelerin davacı adına yapılan ödeme olarak kabulü durumunda, ilk açılan derdest dava yönünden 1.400.000-TL daha sonra açılan birleşen dava yönünden 64.907,85-TL tutarında davacının borçlu olmadığının düşünüldüğünü, ancak mahkemece Theimarble şirketinin ödemesi davacı ödemesi olarak dikkate alınmaması durumunda derdest dava yönünden 610.322,86-TL tutarında davacının borçlu olmayacağı" belirtilmiştir.
Taraflarca bilirkişi raporuna yapılan itirazlar nedeniyle ek rapor alınmasına karar verilmiş, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda özetle; "davalının davacıya taşınmaz kiraya verdiği yönündeki -konusu ve mahkemesinin farklı olduğunu düşündüğümüz- iddiası haricinde kök raporumuzdaki tespitlerimizi değiştirecek yeni bir belge dosyaya sunulmamıştır." şeklinde ek rapor sunulmamıştır.
Taraflar dava ve cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığından; davalı tarafa bilirkişi raporunun 2. Sayfasında yer alan █████/2021 tarihli EMG..28 numaralı faturadaki malın teslim edildiği veya hizmetin yerine getirildiği noktasında, raporunun 3. Sayfasında yer alan █████/2023 tarihli EMG..28, EMG..29 ve EMG..28 numaralı 3 adet faturadaki malın teslim edildiği veya hizmetin yerine getirildiği noktasında, raporunun 9. Sayfasında yer alan 8 nolu bentte ödemeler noktasında ve iddiaları konusunda, Davacı tarafa raporunun 9. Sayfasında yer alan 7 nolu bentte ödemeler noktasında, raporunun 10. Sayfasında yer alan 9 nolu bentte ödemeler noktasında ve iddiaları konusunda, Taraflara yemin deliline dayanıyor ise yemin metnini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, yemin metni sunulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiştir.
Duruşmada yemin eda etmek üzere hazır bulunan Davacı şirket yetkilisi ...l'a HMK'nun 233. maddesine göre davalı tarafın █████/2026 tarihli beyan dilekçesinde yer alan hususlar konusunda yemin edeceği ve yeminin anlam ve önemi anlatıldı. Yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı hatırlatıldı. Davacı şirket yetkilisi söz alarak, yeminin konusu, anlam ve önemi, yalan yere yemin etmesinin sonuçlarını anladım dedi. Davacı şirket yetkilisine “ size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin edermisiniz” diye soruldu. Davacı şirket yetkilisi söz alarak, “ bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” dedi. Devamla bana söylemiş olduğunuz █████/2021 tarihli EMG 2021 ... 28 numaralı 423,01 TL bedelli faturadaki mal veya hizmeti almadım, bana söylemiş olduğunuz █████/2023 tarihli EMG 2023 ... 29 fatura numaralı 8.823,59 TL bedelli, █████/2023 tarihli, EMG 2023 ... 28 fatura numaralı, 1.431,94 TL bedelli, yine █████/2023 tarihli, EMG 2023 ... 28 numaralı 122.148,57 TL bedelli faturalardaki mal ve hizmeti almadım. 11.008,51 USD elektrik yansıtma faturasına ilişkin ödeme yaptım, bu dekontta da yazıyor, 8.050,00 USD hammadde alımı için yaptım ancak karşılığını alamadım, yine 4.827,00 USD ödemeyi ise hammadde alımı için yaptım ancak karşılığını alamadım. dedi. Davacı şirket yetkilisinin beyanı yüksek sesle okundu. HMK'nun 238. maddesi gereğince davalıya beyanında ısrar edip etmediği soruldu. Davacı şirket yetkilisi söz alarak; ben beyanlarımda ısrar ediyorum" şeklinde yeminini tamamlamıştır.
Davalı şirket yetkilisi ...'a HMK'nun 233. maddesine göre davacı tarafın █████/2026 tarihli dilekçesindeki konular hakkında yemin edeceği ve yeminin anlam ve önemi anlatıldı. Yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı hatırlatıldı. Davalı şirket yetkilisi söz alarak, yeminin konusu, anlam ve önemi, yalan yere yemin etmesinin sonuçlarını anladım dedi. Davalı şirket yetkilisine “ size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin edermisiniz” diye soruldu. Davalı şirket yetkilisi söz alarak, “bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” dedi. Devamla bana söylemiş olduğunuz raporun 9. Maddesinde yer alan Ahmet Ulvi Murat hesabına ödenen 5 adet makbuza ilişkin ödeme davacı şirketin borcuna ilişkin olarak tarafıma ödenmemiştir. Başka bir borç için ödenmiştir. Şirketin borcunu neden şahsıma yatırmıştır. Ya da neden belirtmemiştir. Davacı taraf hapis cezasından kurtulmak için yapmıştır. Onlarca alacak çek senet vardır. dedi. Davalı şirket yetkilisinin beyanı yüksek sesle okundu. HMK'nun 238. maddesi gereğince davalıya beyanında ısrar edip etmediği soruldu. Davalı şirket yetkilisi söz alarak; ben beyanlarımda ısrar ediyorum" şeklinde beyanını yeminini tamamlamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava ve birleşen dava dilekçesi, davacı ... İnşaat ile davalı ... Madencilik arasındaki ticari uyuşmazlığa ve ham madde alımı karşılığında verilen çeklere dayanmaktadır. Esas dosyada, █████/2023 tarihli ve 8004168 seri numaralı 1.400.000 TL bedelli çekin; birleşen dava dosyasında ise █████/2023 tarihli ve ... seri numaralı yine 1.400.000 TL bedelli bir diğer çekin iptali ve borçlu olunmadığının tespiti talep edilmektedir.
Her iki uyuşmazlığın temelinde, davacı şirketin bazalt taşı alımı için davalıya avans niteliğinde çekler verdiği ancak davalının söz konusu malları teslim etmediği iddiası yer almaktadır. Davacı taraf, malların teslim edilmemesine rağmen davalı şirketin bu çekleri icra takibine koyduğunu ve karşılıksız çek şikayetinde bulunarak kötü niyetli hareket ettiğini savunmaktadır. Özetle her iki dosyada da, teslim edilmeyen mallar nedeniyle çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti, davalının haksız takip tazminatına mahkum edilmesi ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi istenmektedir.
Davalı ... Madencilik vekilleri, davacı tarafından açılan menfi tespit davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek reddini talep etmektedir. Savunmada temel olarak, kambiyo senetlerinin "soyut borç ikrarı" niteliğinde olduğu, bu nedenle alacaklının alacağın nedenini ispatlamak zorunda olmadığı; buna karşılık borçlu olmadığını iddia eden davacının bu durumu yazılı delille kanıtlaması gerektiği vurgulanmaktadır. Davalı taraf, bu davanın açılma amacının alacağın tahsilini geciktirmek ve Kayseri 6. İcra Ceza Mahkemesi'nde devam eden karşılıksız çek yargılamasını bekletici mesele yaptırarak süreci uzatmak olduğunu iddia etmektedir. Sonuç olarak mahkemeden; davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve tüm yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istenmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Tarafların uyuşmazlık noktalarının ana başlıklarıyla; Dava konusu ... çek seri numaralı 1.400,00 TL bedelli ve █████/2023 tarihli ve ... seri numaralı 1.400.000 TL bedelli çek nedeniyle davacıların davalıya borçlu olup olmadığı, davacıların bu çeki davalıdan alacağı hammadde karşılığında avans olarak verip vermediği, öyle ise karşılığında hammadde alıp olmadığı, bu çekin karşılıksız kalıp kalmadığı, taraflarca talep edilenl kötü niyet tazminatının koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
-Dava konusu çeklerin ve savcılık dosyasının incelenmesi;
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini oluşturan iki adet çekten kaynaklanmaktadır. Bu takip dosyasında alacaklı ... Madencilik, borçlu Theia İnşaat'tan toplam 3.236.771,24 TL (asıl alacak, faiz, komisyon ve tazminat dahil) talep etmektedir. Takibe ve davalara konu olan çeklerin detayları şu şekildedir: İlk Çek (Esas Davaya Konu): ... Talas Şubesi'ne ait, 31.03.2023 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 1.400.000,00 TL bedelli çek. İkinci çek (Birleşen Davaya Konu): ...Talas Şubesi'ne ait, 31.05.2023 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 1.400.000,00 TL bedelli çek.
Ödeme emrinde, her iki çekin asıl alacak tutarı olan toplam 2.800.000 TL'ye ek olarak; çeklerin ibraz tarihlerinden itibaren işleyen faizler, %10 çek tazminatı ve %0,3 çek komisyonu eklenerek toplam takip tutarına ulaşıldığı görülmektedir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı ...0 Soruşturma numaralı takipsizlik kararında; davalı taraf çekleri teslim alma nedenini geçmişe dayalı ticari ve şahsi borç ilişkilerine bağlamaktadır. İfadelerde, tarafların uzun yıllardır birlikte çalıştıkları, bu süre zarfında davacı tarafa nakit borç paralar verildiği ve davacının kendilerinden bazalt taşı satın aldığı belirtilmektedir. Davalı, uyuşmazlığa konu olan çeklerin, iddia edildiği gibi gelecekteki bir teslimat için avans olarak değil; bu birikmiş nakit borçların ve geçmişte teslim edilen ürünlerin bedellerine karşılık, borçlu tarafından bizzat ve rızasıyla verildiğini savunmaktadır.
-Yasal düzenlemelerin ve tarafların ticari defter incelemesi hususunun değerlendirilmesinde;
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin ve kavramların açıklanmasında yarar vardır.
Davacı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346).
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nun 72/6. maddesi gereğince bedele dönüşen istemin temeli menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise, hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nun 6. maddesi gereğince davacı tarafa aittir. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Aynı ilkeler, HGK’nun █████/2003 gün ve ███████-781 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.
Bedelsizlik iddiası, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def'îdir. Bedelsizlik bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def'îni ileri sürebilir.
Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı TBK’nun 77. ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def'îni dermeyan etme hakkını vermektedir.
Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir deyişle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmi bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45). Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (Ertekin, Erol/Karataş, İzzet: Uygulamada Ticari Senetler, Ankara, 1998, s. 693). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.
Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def'î olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def'înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nun üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nun 670. ve devamı düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nun üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s.221).
Çek, 6102 sayılı TTK’nda tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanunun öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s.268).
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nun 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça "emre yazılı" kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.
Ciro ise 6102 sayılı TTK’nun 683. maddesine göre cironun, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve "alonj" denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.
Eldeki dava, maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan çeklerin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK'nun 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK'nun 202. maddesinde düzenlenen "delil başlangıcı" olarak adlandırılan iki istisnası mevcut olup anılan iki durumun gerçekleşmesi halinde senede karşı tanıkla ispat mümkündür. Öte yandan çeklerin avans olarak verildiği halde karşılığında mal teslimi yapılmadığından dolayı bedelsizliğine dair kişisel def’înin sonraki hamillere ileri sürülmesi, ancak TTK’nın 687. maddesi gereğince hamillerin, senedi iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatıyla mümkündür (Bono bakımından TTK’nın 778 maddesi atfıyla m. 687).
Eldeki davalarda, davacının bedelsizlik iddiasına kanıt olarak gösterilen ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler uyarınca dava konusu çeklerin davacı tarafından davalıya satın alacağı mallar karşılığında avans olarak verdiği açıktır. Davacının ticari defter kayıtlarında dava konusu çeklerin karşılığında davacının davalıdan mal almadığı tespit edilmiştir. Davalının ticari defter kayıtlarında ise dava konusu çeklerin davacıya iade edildiği yönünde kayıt bulunmaktadır.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Mahkememiz bu kapsamda tarafların ticari defteri incelenmiştir.
Gerek esas ve birleşen dosyadaki beyanlar gerek savcılıkta beyanlar, gerekçe bilirkişi raporlarında dava konu çeklerin ticari defterlerde kayıtlı olması da dikkate alınarak uyarınca dava konusu çeklerin cari hesaba ilişkin verildiği görülmüştür.
Tarafların 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan hesaplamalarda, davalının davacıya düzenlediği toplam fatura tutarının 15.421.381,88 TL olduğu tespit edilmiştir. Buna karşılık, davacının davalıya yaptığı ödemeler ve hatalı kayıt düzeltmeleri toplandığında ulaşılan rakam 15.750.998,59 TL’dir. Ayrıca davalı kayıtlarında tam olarak teyit edilemeyen ancak davacı tarafından gönderildiği belirlenen 200.706,15 TL tutarında dövizli ödeme de hesaplamaya dahil edilmiştir. Yapılan bu mahsuplaşmalar sonucunda, davacının davalıdan halihazırda 610.322,86 TL tutarında alacaklı olduğu saptanmıştır. Theiamarble şirketi üzerinden yapılan 854.584,99 TL tutarındaki ödemeler de özel olarak değerlendirilmiştir. Bu ödemelerin davacı adına yapılmış bir ödeme olarak kabul edilmesi durumunda, davacının toplam alacak miktarının 1.464.907,85 TL’ye yükseleceği belirtilmiştir. Sonuç kısmında bilirkişi, bu ödemelerin kabulü halinde davacının dava konusu 1.400.000 TL’lik çek nedeniyle borçlu olmadığının değerlendirildiğini; ancak bu ödemeler dikkate alınmasa dahi davacının saptanan 610.322,86 TL alacağı nispetinde çekten dolayı borçlu sayılmayacağını mütalaa etmiştir. Anılan rapor yöntemine uygun olduğundan mahkememizce esas alınmıştır.
- Yemine ilişkin meselenin değerlendirilmesi;
Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Kanunun 225'nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak konular yemin konusu olamaz (6100 sayılı Kanun Md. 226).
Somut olayda; taraflar dava ve cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığından; davalı tarafa bilirkişi raporunun 2. Sayfasında yer alan █████/2021 tarihli EMG..28 numaralı faturadaki malın teslim edildiği veya hizmetin yerine getirildiği noktasında, raporunun 3. Sayfasında yer alan █████/2023 tarihli EMG..28, EMG..29 ve EMG..28 numaralı 3 adet faturadaki malın teslim edildiği veya hizmetin yerine getirildiği noktasında, raporunun 9. Sayfasında yer alan 8 nolu bentte ödemeler noktasında ve iddiaları konusunda, Davacı tarafa raporunun 9. Sayfasında yer alan 7 nolu bentte ödemeler noktasında, raporunun 10. Sayfasında yer alan 9 nolu bentte ödemeler noktasında ve iddiaları konusunda taraflara yemin deliline hatırlatılmıştır. Taraflar ise yemin etmiştir.
-Nihai olarak yapılan değerlendirmede;
Bilirkişi raporu uyarınca yapılan bu mahsuplaşmalar sonucunda, davacının davalıdan halihazırda 610.322,86 TL tutarında alacaklı olduğu saptanmıştır. Bilirkişi raporunun 8. sayfasında yer alan 6 numaralı "... Şirketi Ödemeleri" başlıklı bölümdeki tabloya göre, bu şirket tarafından yapıldığı tespit edilen ve toplamı 854.584,99 TL tutan ödemeler şu şekildedir: 01.04.2023 tarihinde yapılan 525.000,00 TL tutarındaki ödeme, 28.04.2023 tarihinde yapılan 6.194,57 TL tutarındaki ödeme, 28.04.2023 tarihinde yapılan 20.000,00 TL tutarındaki ödeme, 28.04.2023 tarihinde yapılan 20.000,00 TL tutarındaki ödeme, 28.04.2023 tarihinde yapılan 1.668,48 TL tutarındaki ödeme, 28.04.2023 tarihinde yapılan 281.721,94 TL tutarındaki ödeme bulunmktadır. Bu ödemelere ilişkin davacı taraf █████/2026 tarihli dilekçe ekinde sunulan dekontlarda 6.194,57 TL ödeme hariç davacıya ait borca mahsuben yapıldığı açıkça belli olduğundan ... firması tarafından yapıldığı belirtilen toplam 854.584,99 TL tutarındaki ödeme listesinden 6.194,57 TL’lik kalem çıkarıldığında, bu grup altındaki toplam ödeme miktarı 848.390,42 TL olmaktadır. Anılan ödeme miktarı davalıya davacı adına yapıldığıu anlaşılmıştır. 610.322,86 TL+ 848.390,42 TL =1.458.713,28 TL davacının davalıdan alacaklı olduğu görülmüştür. Anılan hesaba dava konusu çeklerin dahil edilmediğinden 1.458.713,28 TL ( dava konusu çekler dahil edilmeden davacının alacaklı olduğu miktar)- 1.400.000,00 TL( esas davaya konu çek) =58.713,28 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Anılan bedelin ise birleşen dosyadaki çek nazara alındığında birleşen dosyadaki esas dosyadaki çekten ileri vadeli çek düşüldükten sonra 1.400.000,00 TL( birleşen davaya konu çek)- 58.713,28 TL = 1.341.286,72 TL davalının alacaklı olduğundan mahkememizce esas dosyada keşidecisi davacı lehtarı davalı, 8004168 seri numaralı, █████/2023 tarihli, 1.400.000,00-TL bedelli çekten kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Keşidecisi davacı, lehtarı davalı, ... seri numaralı, █████/2023 tarihli, 1.400.000,00-TL bedelli çekin, 58.713,28-TL'lik kısmından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
-Tarafların tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde;
İİK'nun 72/4. maddesinde "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklinde ve İİK'nun 72/5. maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu yasal düzenleme doğrultusunda esas davacı yönünden dava davacı borçlu lehine ve birleşen dava kısmen alacaklı lehine sonuçlandığı, mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmediği bu nedenle davalı alacaklı yönünden dava nedeniyle doğan zararları bulunmadığı ve davacı kötüniyetli görülmediğinden İİK'nun 72/4 ve 72/5 maddesi uyarınca tazminat istemi reddedilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)Mahkememizin ...esas sayılı dosyası için;
1-Davacının davasının kabulü ile keşidecisi davacı lehtarı davalı, ... seri numaralı, █████/2023 tarihli, 1.400.000,00-TL bedelli çekten kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının ve davalının tazminat taleplerinin reddine,
B) Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası için;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, Keşidecisi davacı, lehtarı davalı, ... seri numaralı, █████/2023 tarihli, 1.400.000,00-TL bedelli çekin, 58.713,28-TL'lik kısmından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının ve davalının tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
C)Mahkememizin ...esas sayılı dosyası için;
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 95.634,00-TL nispi karar ve ilam harcının dava açılırken peşin harç olarak alınan 23.908,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 71.725,50-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davacı tarafça yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 23.908,50-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 214.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
5-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Ç) Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası için;
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 4.010,70-TL nispi karar ve ilam harcının dava açılırken peşin harç olarak alınan 23.908,50-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 19.897,80-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 23.908,50-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 205.780,14 -TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
D)-Davacı tarafça asıl ve birleşen dosyalarda yapılan 36,75-TL KEP gideri, 255,00-TL e-tebligat gideri, 210,00-TL tebligat gideri ve 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.001,75-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre belirlenen 4.160,52-TL'sının davalıdan alınarak davacı verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
E-Davalı tarafından asıl ve birleşen dosyalarda yapılan 328,60 TL, posta ve tebligat giderinin 155,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı şirket yetkilisi, davacı vekili ve davalı şirket yetkilisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!