Anahtar kelimeler: Aşde Pay Beri Nezdinde Sicil Payı San Sahibi Kayıtlı Ortak

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde 800490 sicil numaralı ile kayıtlı olan ... A.Ş.'de █████/201-█████/2024 tarihleri arasında % 20 oranında pay sahibi ortak olarak, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numaralı ile kayıtlı olan ... A.Ş.'de █████/2012 - █████/2024 tarihleri arasında % 20 oranında pay sahibi ortak olarak, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numaralı ile kayıtlı olan ... San. Ve Tic. A.Ş.'de █████/2012 tarihinden beri % 20 oranında pay sahibi ortak ve ... sicil numarası ile kayıtlı ... ... A.Ş. Şirketinde █████/2011 tarihinden %20 oranında pay sahibi ortak olarak görev yaptığını, müvekkilinin ... ... A.Ş. Şirketindeki hisselerini █████/2016 tarihinde satıp ortaklıktan ayrıldığını, anıları şirketlerin ticari faaliyetri kapsamında oluşan ve ortaklar tarafından karşılanması gereken giderlerin tüm ortaklar tarafından hisseleri nispetinde ödenmesi gerekirken tüm maliyet ve giderler müvekkil ... tarafından ödendiğini, müvekkil tarafından şirketlerin faaliyetlerinin devamlılığı için yapılan "Gayrimenkul edinip maliyetleri, çalışan maaş ve SGK ödemeleri, reklam, tanıtım ve pazarlama harcamaları, elektrik, su, internet ve altyapı giderleri, vergi ve harç ödemeleri, danışmanlık ücretleri, kira giderleri, mali denetim ve hukuk giderleri" gibi ortak işletme giderleri olarak kabul edildiğini, nitekim söz konusu işletme giderlerine tüm ortakların payları oranında katılması gerektiğini, davalının bu giderlerin kendi payına düşen kısmını bu zamana kadar ödememiş olduğunu, müvekkil ve diğer ortaklar tarafından yapılan defalarca sözlü uyarıya rağmen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ortaklığın sona erdiği tarihte de herhangi bir mahsup, ödeme ya da borç kapatma yoluna gitmediğini, davalının ödeme yapmaması sonucu müvekkilinin bu giderleri kendi kaynaklarından karşılamak zorunda kaldığını ve bu durumun müvekkilinin şirket içindeki mali dengesini olumsuz etkilediğini, şirket kayıtları, banka dekontları, muhasebe defterleri ve gider belgeleri ile sabit olduğu üzere, davalının ortaklık süresi boyunca ödemesi gereken toplam giderin 8.261.716,91 USD karşılığı 336.251.878,23 TL olduğunu, davalının bu harcamalardaki payının 67.250.375,64 TL olduğunu, davalının mal kaçırma ihtimal doğran işlemler gerçekleştirdiğini, menkul veya gayrimenkul mallarını devretmeye çalıştığına dair somut şüpheler bulunduğunu beyanla müvekkil alacağının tahsili amacı ile yürütülecek yargı sürecinde tahsilat imkanının ortadan kalkmaması için alacak tutarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacılara hiçbir borcunun bulunmadığını, davacılardan ... San. Ve Tic. A.Ş. Açısından husumet yokluğunun söz konusu olduğunu, bu açıdan davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacılardan ... ile hiçbir ticari ve/veya hukuki ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin ne ...’de pay sahibi ne de yönetici olmadığını, dahası ... ... davaya konu edilen; ... ... AŞ, Tasfiye Halinde ... Enerji ve Sanayi Yatırımları ve Ticaret Anonim Şirketi, Tasfiye Halinde ... ... Şirketi ve ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nde de ne pay sahibi ne de yönetici olmadığını, ... ile müvekkil arasında borç doğurucu hiçbir hukuki işlem bulunmadığını, alacaklı sıfatının ...’e, borçlu sıfatının müvekkile düşmediğini, bu nedenle, ihtiyati haciz talebi ile işbu esas davanın hem aktif hem de pasif taraf sıfatı bulunmadığından reddedilmesinin gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerine ...'ün dahil edilmediğini, bu nedenle de davanın ... açısından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, davacılardan ...'nun şirketler adına yaptığını iddia ettiği masrafları ispat dahi edemediğini, davacı tarafından dosyaya sunulan tek belgenin, afaki ve alelade hazırlanmış, kim tarafından ödendiği belli olmayan, gerçekten varolup var olmadığı belli olmayan bir listeden ibaret olduğunu, dosyaya davacı tarafından sunulan bu listenin, davacının şirket ortaklık payı alacağını, şirketler adına anılan masrafları ifa ettiğine dair sübut bir delil olmamakla birlikte, kim tarafından, kim adına, ne zaman ve ne şekilde temin edildiğini gösteremediğini, belirtilen sebeplerle dosyaya davacı tarafından sunulan liste, harcamaların davacılardan ... tarafından gerçekleştirildiğini bile kanıtlamadığını, işbu esasın dosyada davacı taraflarca ispat külfetinin yerine getiremediklerini göstermekle beraber, davacıların ihtiyati haciz talepleri bakımından da yaklaşık ispat koşulunu dahi yerine getiremediğini, tek taraflı düzenlenmiş ve içeriği tartışmalı belgelere dayanılarak ... aleyhine ihtiyati haciz talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulan mevcut delillere göre yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebi yönünden de ret kararı verilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz talepleri bakımından söylemek gerekir ki ihtiyati haciz kararının kurucu öğelerini hükme bağlayan İİK m. 260/1 b.2’de “ne miktar alacak için konulduğu” ibaresine yer verildiğini, bir ihtiyati haciz kararının söz konusu unsuru ihtiva etme zarureti, borçluyu düşük bir ispat ölçüsü ile aşkın cebri icraya maruz bırakmaktan sarfı nazar etme isteğinden ileri geldiğini, demek oluyor ki, mahkeme alacağın mevcudiyetine kani olmakla kalmayacak, aynı zamanda talep sahibinin ne miktarda alacağının bulunduğuna da kanaat getireceğini, davacı ...’nun bir an için bu harcamaları yaptığının kabul edilmesi durumunda dahi, söz konusu durumun sadece kendisi ve adına harcama yapılan şirket tüzel kişiliği ile bir borç ve alacaklılık durumu yarattığını, bir an için, ... tarafından bu yönde giderler yapılmış olduğu kabul edilse dahi bu durum, olsa olsa pay sahibi olduğu Şirketler ile kendi arasında bir borçluluk/alacaklılık ilişkisi doğurabileceğini, bundan dolayıdır ki, şayet ..., şirketlerden herhangi bir alacağı olduğunu iddia ve ispat edebiliyor ise, bu alacaklarını ilgili şirketlerin tüzel kişiliğinden talep ettiğini, davacıların dava dilekçesinde ilgili borçların "şirketlerin faaliyetleri için yapılan ortak işletme giderleri olduğu" iddia ve ikrar edildiğini, belirtilen ortaklık giderlerine katılma borcunun muhatabının hiçbir yasal çerçeve nezdinde davalı ... olmadığını, daha detaylı ifade etmek gerekirse davacının, dava dilekçesinde gayrimenkul edinim maliyetleri; çalışan ücret ve SGK ödemeleri; reklam, tanıtım ve pazarlama harcamaları; elektrik, su, internet ve altyapı giderleri; vergi ve harç ödemeleri; danışmanlık ücretleri; kira giderleri ile mali denetim ve hukuk giderleri kalemleri gibi Şirketler’in ticari faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak amacıyla yapıldığı belirtilen harcamaların anonim şirketin ortak işletme giderlerinden olduğunu, yalnızca şirket tüzel kişiliğinin sorumluluğunda bulunan masraflardan olduğunu, davacının hiçbir şekilde kendisi ile ... arasında alacaklılık/borçluluk ilişkisi doğurması muhtemel tek bir belge dahi sunamadığını, ...’nun şirketler için yaptığını iddia ettiği masrafları ...’den talep etmesi, şirketlerin mevcut durumları göz önüne alındığında çelişkili davranış yasağına ve dolayısı ile hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olduğunu, davacılar hiçbir alacak hakkını ispat edemediklerini, tüm ilgili şirketlerin pay sahibi, yönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisi olan ...’nun, ilgili Şirketlerden bir (ortak) alacağı olduğu yönünde bir iddiası var ise, bu iddia ilgili Şirket tüzel kişiliğine karşı ileri sürmesi gerektiğini, dahası halihazırda tasfiye edilmiş şirketler açısından da tasfiye memuruna başvurulması gerektiğini, ilgili taleplerin ...’e yöneltilmesi hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi, dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılması suretiyle hakkın kötüye kullanılması yasağına da aykırılık teşkil ettiğini beyanla davacılardan ... Sanayi ve Ticaret AŞ bakımından haksız ve mesnetsiz işbu davanın usulden ve esastan reddine, davacılardan ... bakımından haksız ve mesnetsiz işbu davanın usulden ve esastan reddine, davacıların haksız olarak talep ettikleri ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE G E R E K Ç E :
Davacı vekilinin, duruşma gününden haberdar olduğu halde mahkememizin █████/2025 tarihli celsesine gelmemiş ve herhangi bir mazeret de bildirmemiş olduğundan dava dosyası 6100 sayılı HMK'nun 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmıştır.
Mahkememiz tarafından işlemden kaldırılan dosya, 6100 sayılı HMK 'nın 150/4 maddesi gereğince taraflarca usulüne uygun olarak 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmediğinden, HMK.nun 150/5 maddesi gereğince; davacı tarafından açılmış bulunan iş bu davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği vicdani kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının açmış bulunduğu davanın 6100 sayılı HMK 150/1-4-5 maddeleri uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
Esas defterindeki kaydın bu şekilde KAPATILMASINA,
2-Davanın başta değişik iş dosyası olarak açıldığı ve değişik iş dosyasındaki harcın esas dosyaya aktarımı mümkün olmadığından, mahkememizin ████████ D.iş sayılı dosyasından alınan 1.013,90 TL harçtan alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 281,90 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğu anlaşılmakla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7.maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 22.500,00 TL (ön inceleme duruşması yapılmadığından) vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ÖDENMESİNE,
4-Davalının asıl dava dosyasında yapmış olduğu 65,00 TL ve değişik iş dosyasında yaptığı 30,00 TL masrafın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Katip ...
(e-imza)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!