Anahtar kelimeler: Hazinenin Tarla Osmaniye Asli Müdahillerin Alma Alanında İli İlçesi Mahallesi
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
KARAR
: Hazinenin davasının reddine, asli müdahillerin davasının kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Hazinenin davasının reddine, asli müdahillerin davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Osmaniye ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 59... parsel sayılı 160.128,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla 240 payı ... oğlu ..., 240 payı ... oğlu ... ve kalan payı ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında tespit edilmiştir.
Davacı .... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza uygulanan vergi kaydının miktar fazlasının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetliğin bulunmadığını ileri sürerek, miktar fazlasının Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Kadirli (Kapatılan) 1. Kadastro Mahkemesinin 25.02.2015 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; davanın reddine, 4 59... parsel sayılı taşınmazın .... oğlu ....,..... ve ... mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen miras payları oranında tarla vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla "... davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca Kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz (181.440) pay kabul edildiği halde (181.520) pay dağıtılarak pay ve payda eşitliği sağlanmadan 3402 sayılı Kanun’un 1 inci maddesine aykırı olarak infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz ...." olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın toplam 181440 pay kabul edilerek davalıların mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla "... bozma sonrası yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmaz 181.440 pay kabul edilerek davalıların mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş ise de, hüküm fıkrasında 181.566 payın dağıtıldığı ve böylelikle yine pay ve payda eşitliği sağlanmadığından İlk Derece Mahkemesince, kurulan hüküm 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine aykırı olup, infazı mümkün ..." olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; Hazinenin davasının reddine, asli müdahiller ..., ... ve ...'ın davasının kabulüne, dava konusu 4 59... parsel sayılı taşınmazın tamamı 5.419.008.000 paya itibar edilerek.... oğulları ...., ... (.....) mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tarla vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürüdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!