Anahtar kelimeler: Sunmakta Saygın Davaitirazın Konumdadır Eylemden Davalıborçlu Emrine Ferilerine Şöyle Oranına

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına kayıtlı olarak müvekkil şirketin alacaklı olduğu dosyada son derece kötü niyetli olarak, takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, ferilerine itiraz etmiştir. Sayın mahkemenizde yapılacak olan yargılama neticesinde itirazın iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki;Müvekkil şirket sigortacılık faaliyetleri hakkında hizmet sunmakta olup, müşterilerine karşı saygın bir konumdadır. Müvekkil şirket ile .../0 poliçe numaralı sigortalı ... araç ile ... plakalı araç sürücüsü ..., yanında ...isimli arkadaşı ile seyir halinde iken yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Bahse konu kazada sigortalı araç sürücüsününün kavşaklarda geçiş önceliğine uymama ihlalinden dolayı aniden yola atılması ile ... plakalı aracın aniden çıkan sigortalı araca çarpmamak adına yaptığı manevra sonucunda park halinde ve tekerlekleri takılı olmayan Tır dorsesine çarpmıştır. Bahse konu kazada sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmiş, karşı araçta bulunan ... ağır yaralanmış olup 5 gün yoğun bakımda kalmış sol koluna platin takılmış ve sol kulağında deri yırtılması meydana gelmiştir. İşbu maluliyet müvekkil şirket tarafından giderilmiş olup kusurlu araç sürücüsüne rücu edilmesi zorunluluğu doğmuştur. dava dilekçemizin ekinde bulunan hasar evrakları, ceza dosyası evrakları ve 15.12.2023 tarihli Bilirkişi Raporu incelendiğinde davalı sigortalı ... Plaka Sayılı Araç Sürücüsünün %75 oranda kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Nihayetinde müvekkil Sigorta Şirketinin somut durumda olay yerini terk eden sigortalıya rücu hakkı olduğu ortadadır.Davalı-Borçlu taraf, her ne kadar, işemiş faize, faiz oranına itiraz etmişse de, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyada asıl alacağa işleyen ve işleyecek faiz yasal faiz olarak talep edilmiştir. Müvekkil sigortacı olması mesnediyle sigortalının zararını giderdiği tarihten itibaren faiz talep edebilmektedir. Tüm açıklana bu nedenlerleDavalı-borçlu tarafın haksız ve yersiz olan, yetkiye ve borca ilişkin .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazlarının iptaline, icra takibinin takipteki şartlarla devamına, Davalı-borçlu kötü niyetli olduğu ve alacak likit bulunduğundan takip konusu miktarın %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava yetkili mahkemede açılmadığını, haksız fiil tazminat davalarında yetkili mahkemeler; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi olarak belirlendiğini, Müvekkilin nüfus kayıt bilgileri edinildiğinde görüleceği üzere müvekkilin yerleşim yeri ...' dır. davaya konu olay ... sınırları içerisinde gerçekleştiğini, davaya konu olay üzerinden geçen zaman göz önünde bulundurulduğundan dava süresi içerisinde açılmadığını, tüm hak düşürücü süreler ve zaman aşımı süreleri dolmuştur İş bu davada kusur oranı henüz belirlenmediğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu 30.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin maliki olduğu aracın davaya konu kaza tarihindeki sürücüsü ...' a %75 kusur atfedildiğini, .... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2024/... E. Nolu dosyasında ise müvekkilin maliki olduğu aracın davaya konu kaza tarihindeki sürücüsü ...' a kusur oranı %70 olarak belirlendiğini, Kaza tespit tutanağında ise müvekkiline veya müvekkilin maliki olduğu aracın davaya konu kaza tarihindeki sürücüsü ...'a yer verilmediğinden müvekkilinin veya araç sürücüsünün kusuru yoktur. İş bu 2024/... E. Nolu dosyasında kusur yönünden tanzim edilen bilirkişi raporlarına itiraz edilmiş, Yerel Mahkeme tarafından 08.10.2025 tarihinde kusur raporuna yapılan itirazlar red edilerek açık yargılama devam olunduğunu, davacı-alacaklı vekilinin kötü niyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 19. hukuk dairesi’ne gönderilmesine, 6217 Sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı HUMK’un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.09.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.'' şeklinde karar verildiğini, davacının icra takibine hiçbir dayanak eklememiş olması, müvekkili araç maliki ...' ın kaza tespit tutanağında yer almaması, itiraz tarihi itibari ile kusura yönelik kesinleşmiş bir ceza davası ya da hukuk davasının mevcut olmaması nedenleriyle borca itiraz ettiğini, dava yapılan olduğu takipte usulen ve esasen hatalıdır, kötü niyetli olduğunu tüm açıklanan bu nedenlerle; açılan davanın usul ve esas yönünden reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, Davanın müvekkilin İMM ve ZMMS sigortalarının mevcut olması ve kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamen müvekkilde olmaması nedenleriyle ... A.Ş ve ... Sigorta A.Ş' ye ihbarını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER
:
Mahkememizce ... Birliği Başkanlığı Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne, ... ... ... Şirketi Genel Müdürlüğü ... Sigorta Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce ... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak 2023/... soruşturma sayılı dosyasının bir sureti UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde uyuşmazlık konusunun; davacı şirkete ZMMS ile sigortalı davalı aracının kazaya sebebiyet vermesi sonrası olay yerini terk etmesi nedeniyle ödenen bedelin davalı sigortalıdan tahsili isteminin ZMMS genel şartlar yerinde olup olmadığı, rücu edilebilecek bedelin davaya konu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile bağlantı kurulmak suretiyle belirlenmesi hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında "Sorumluluk sigortası kapsamında ödemede bulunan sigortacının, kendi akidi olan sigorta ettirene veya halefiyet ilkesi uyarınca 3. kişilere karşı açacakları rücu davalarında yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi kapsamında düzenlenmiş değildir. Anılan madde ile Genel Şartların C.7 maddesinde, zarar gören üçüncü kişilerin ve bunların haleflerinin, zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açacakları tazminat davaları bakımından bir yetki kuralı getirilmiştir. Eldeki davada davacı trafik sigortacısı, kendi sigortalısına karşı rücu davası açmıştır. Buna göre, anılan hükümlerin bu davada uygulanması mümkün olmadığından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun █████/2005 gün, ███████- 543 Esas ve 2005/... Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2008 tarih, █████████E sas ve █████████ Karar sayılı kararı ile 10.11.2008 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararları) yetkili mahkeme, anılan hükümlere göre değil, HMK'nın genel yetki kuralları çerçevesinde ve özellikle 6100 sayılı HMK'nın 6., 15. ve 16. maddeleri ile 6502 sayılı Yasa'nın 73/5. maddesine göre belirlenmesi gerekmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 6.maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
6100 sayılı HMK'nın 16. maddesinde "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." düzenlemesini benimsemiştir. Bir davada (takipte) birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ya da icra takibi yapmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını (takibini) bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçer.
Somut olayda trafik kazası, aksi ispat olununcaya kadar geçerli belge niteliğindeki kaza tespit tutanağından açıkça anlaşılacağı üzere kazanın gerçekleştiği yer Bakırköy sınırlarında olup bu suretle icra takibinde yetkili icra daireleri Bakırköy İcra Daireleri, davaya bakma hususunda yetkili mahkemelerde Bakırköy mahkemeleridir.
Davacı taraf HMK'nın 16. maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanarak kazanın meydana geldiği yer icra dairesinde icra takibi yapmış ve aynı yer mahkemesinde dava açmıştır. Bu durumda mahkemece; davacının zarar gören 3.kişiye ödediği tazminatın rücuen tahsili amacıyla icra takibine konu ettiği tazminatın ödenmesine sebep olan trafik kazasının Bakırköy ilçesinde gerçekleştiği; haksız fiil sorumluluğuna ilişkin yetki kuralının somut olayda geçerli olduğu, davacının takip yaptığı Bakırköy İcra Dairesi'nin takipte yetkili olduğu, itirazın iptali davasına bakma hususunda yetkisizlik kararı veren mahkemenin de yetkili olduğu gözetilerek, işin esasına girilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Yukarıda anılan yargı kararı kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; davanın sorumluluk sigortası kapsamında ödemede bulunan sigortacının, kendi akidi olan sigorta ettirene karşı açacağı rücu davası olduğu anlaşılmaktadır. Davalı süresinde sunduğu cevap dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuş, icra dairesinin yetkisine ise itiraz etmemiştir. Dava itirazın iptali davası niteliğinde olup yetkili mahkeme, HMK'nın genel yetki kuralları çerçevesinde ve özellikle 6100 sayılı HMK'nın 6., 15. ve 16. maddeleri ile 6502 sayılı Yasa'nın 73/5. maddesine göre belirlenecektir.
6100 sayılı HMK'nın 6.maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
6100 sayılı HMK'nın 16. maddesinde "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." düzenlemesini benimsemiştir. Bir davada (takipte) birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ya da icra takibi yapmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını (takibini) bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçer.
Somut olayda trafik kazası, aksi ispat olununcaya kadar geçerli belge niteliğindeki kaza tespit tutanağından açıkça anlaşılacağı üzere kazanın gerçekleştiği yer ... sınırlarında olup bu suretle davaya bakma hususunda yetkili mahkemelerde ... mahkemeleridir.
Açıklanan nedenlerle mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 116. maddesi gereğince mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
3-HMK'nın 331. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!