Anahtar kelimeler: Yağışı Hızla Eylemden Esaskarar Fiilden Kar Kayseri Yoğun Tipi Yazim

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:...
KARAR NO
: ...
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 1- ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 2-...
VEKİLİ
: Av...
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
:...
KARAR TARİHİ
: ...
KARAR YAZIM TARİHİ
: ...
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı sigorta şirketi güvencesinde olan diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın gece saatlerinde kar yağışı ve tipi bulunmasına rağmen aracı 80-90 km hızla kullandığını, olay günü yoğun kar yağışı sebebiyle ...'nun idaresindeki aracın yolda kaldığını, aracın yolda kalması sebebiyle yardım için duran ... plakalı araç içindeki AFAD görevlileri ile birlikte ...'nun arabanın yola devam etmesi için uğraşırken müvekkili ...'nin araçta yolcu olması sebebiyle aracın yolcu koltuğunda aracın yapımı ve yola devam etmesi için beklediği esnada davalı Ali İhsan'ın kullandığı... plakalı araç müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazanın davalının dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışlarının sebebiyet verdiğini ve davalının asli kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin başının sol bölgesinde 3 cm'lik bir kesi bulunduğunu, kesinin müvekkilinin yüzünde kalıcı olarak durduğunu ve görüntüsünü etkilediğini, Nevşehir Devlet Hastanesi'nden alınan kati rapordan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin yaralanmasının basit tıbbi müdahele ile giderilemeyeceğinin açık olduğunu, ayrıca müvekkilinin 1 yıl boyunca kendine gelemediğini, sürekli ağrı çektiğini ve ağır şeyleri kaldıramadığını, doğması muhtemel maddi - manevi tazminatın ödenmesini teminen davalı ... üzerine kayıtlı ... plaka sayılı menkul ve diğer menkul, gayrimenkullere ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00-TL maddi tazminatın (1.000,00-TL geçici iş göremezlik için ve 1.000,00-TL kalıcı iş göremezlik için) ve 250.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 252.000,00-TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen (... Sigorta Anonim Şirketi'nden poliçe limitleri oranında) haksız fiil tarihi olan 07.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle: müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yeri adresinin İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği yetkili mahkemenin; İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın yetki yönünden usulden reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya kazandırılması sonrasında geçici iş göremezlik süresinde kesintisiz maaş almaya devam edip etmediğinin tespitinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatının trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından davacının buna ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini, bu taleplerin Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu, ayrıca müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının faiz taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, kazaya karışan aracın hususi nitelikte bir araç olduğunu, ticari kullanımının söz konusu olmadığını, bu nedenle hükmedilmesi gereken faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, öncelikle usuli itirazlar nazara alınarak davanın usulden reddini, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde : olayla ilgili kaza raporu bulunmadığını, olayın (kaza anının) görgü tutanağı bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen tanıkların olayı görmediğini ve bilgi sahibi olmadıklarını, müvekkilinin hız sınırını aşmadığını, kusurun derecesini ve zarar miktarını belirleyecek bir delil bulunmadığını, olayın çok sonrasında gelen trafik ekibi tarafından tutulan "Kaza Yeri Terk Tutanağının" kusurun derecesini ve zarar miktarını belirlemede ölçü alınamayacağını, kaza anında hava muhalefeti nedeniyle aşırı kar ve tipi olduğu ve sürücülerin yolda mahsur kaldığını, olay mahallinde ve bölgenin genelinde karla mücadele çalışmasının yapılmadığını, bu sebeplerle olayda idari kusur olması ihtimalinin de bulunduğunu, kaza sonrasında 06.02.2023 tarihinde Nevşehir Devlet Hastanesinde davacıya yapılan tedavilere ilişkin raporlara bakıldığında "ayakta tedavi" işleminin yapıldığını, dolayısıyla davacının vücudunda meydana geldiği iddia edilen yaralanmanın "basit bir tıbbi müdahale" ile giderilebilecek nitelikte olduğunu gösterdiğini, trafik bilirkişi raporunın davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı taleplerde bulunduğunu, iddiaların tamamen soyut olduğu gerçeğini ortaya koyduğunu, haksız ve hukuka aykırı eldeki davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
:
Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, kazaya karışan araçların trafik kayıtları, hastane kayıtları, sigorta poliçesi, sosyal ve ekonomik durum araştırmalarının yapıldığına ilişkin tutanaklar, kazaya ilişkin fotoğrafları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin █████/2024 tarihli raporunda:
I. Durum
: kaza anında ... plakalı aracın dörtlü ikaz lambalarının yandığının kabulü halinde Sürücü ...’nun kusursuz olduğu, davalı sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
II. Durum
: Kaza anında ... plakalı aracın dörtlü ikaz lambalarının yanmadığının kabulü halinde sürücü ...’nun %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...’ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın █████/2025 tarihli raporunda: erişkinler için engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik kapsamında adli tıbbi değerlendirme başlığında tanımlanan gerekçeler doğrultusunda birlikte değerlendirildiğinde; ...'nin █████/2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen travma nedeniyle; iki (2) gün süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, geçici yada sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının veya engel oranının %0 olduğu, trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, yüz / alın bölgesi solunda tarif edilen nedbenin yüzde sabit iz (estetik kusur) niteliğinde olduğu ancak mevcut evrak içeriği ile trafik kazası arasında illiye bağı kurulamadığı kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Dosyaya mübrez █████/2026 tarihli aktüer bilirkişi raporunda: sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararının 567,12-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kaldığı yönünde görüş bildirmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
:
Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
█████/2023 günü 02:00 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması, çarpmanın etkisiyle bu aracın da ... plakalı araca çarpması neticesinde ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ... yaralanmıştır.
Dosya kapsamındaki poliçenin incelenmesinde, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, dosyadaki tahkikat evraklarına göre kaza sırasında araç sürücüsünün davalı ... olduğu anlaşılmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
"...Somut olayda; her ne kadar mahkemece sigorta şirketine başvuru dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı bu durumun davanın usulden reddini intaç ettiği gerekçesiyle, 2918 sayılı yasanın 97/1 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, davadan önce tarafların zorunlu olmamasına rağmen ihtiyari olarak arabuluculuk yoluna başvurdukları, bu şekilde davalı sigorta şirketinin rizikonun gerekleştiği ve kapsamı konusunda bilgi sahibi olduğu dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi ile amaçlanan durumun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince dava şartı noksanlığının giderilmiş olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır..." (Yargıtay 4.HD ██████████ Esas, █████████ Karar)
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar davacı tarafça başvuruya dair belge sunulmasa da dava tarihinden evvel zorunlu olmamasına rağmen ihtiyari olarak davalılar ile arabuluculuk görüşmesi yapıldığı, █████/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği görülmekle dava şartının yerine getirildiği sonucuna ulaşılmıştır.
-Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı)
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Talas, Kayseri'dir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; davacının ikametgahı kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve yetki itirazı reddedilmiştir.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememizce Avanos Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, tarafların bildirdiği tanıklar dinlenmiş ve adli tıp kurumundan kusur raporu alınmıştır.
█████/2023 günü saat 02:00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Kalaba istikametinden Avanos istikametine seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, ön ilerisinde yolun sağında ön kısmı geldiği istikamete bakar halde ters bir şekilde duraklayan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması, bu çarpmanın etkisiyle ... plakalı aracın savrularak gerisinde beyanlara göre ... idaresindeki araca yardım için duraklayan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca ve bu iki araç arasında yaya halde bulunan ...'ya çarpması neticesi, ... plakalı araçta bulunan davacı yolcu ...'nin yaralanmasına konu olay meydana gelmiştir.
Dosya kapsamından kaza tespit tutanağı bulunmamaktadır.
Avanos Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan 04.05.2023 havale tarihli trafik kazası bilirkişi raporunda; yolun iki yönlü, toplam genişliğinin 10 metre olduğu, yolda emniyet şerit çizgisinin her iki tarafında mevcut olduğu, ortada da şerit çizgisinin mevcut olduğu ve kaza anında zeminin karlı olmasından dolayı belirsiz olduğu, yolun çok hafif viraj ve eğimsiz olduğu, kaplamanın asfalt, görüşe engel cisim bulunmadığı, kaza anında zeminin karlı-buzlu, havanın tipili, görüş mesafesinin düşük, gece saatleri olduğundan karanlık, kaza yerinde aydınlatma mevcut olmadığı, yerleşim yeri içi ve otomobiller için hız sınırlamasının 50 km/s olduğu belirtilmiştir.
Tanık sürücü ...'ın 07.02.2023 tarihli ifadesinde; "...biz de şahsa yardım etmek için aracı yolun sağına çektim ve durduk. Bu sırada ... plakalı araç ters şeride yani bizim geldiğimiz şeride geçerek aracını bizim aracın arkasına durdurdu ve araçtan indi. Aradan bir dakika geçmeden bizim gitmekte olduğumuz yönden gelen ... plakalı araç ... plakalı araca çarptı. Çarpmanın etkisi ile bizim Afad'a ait olan ... plakalı aracımıza da hasar verdi..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık yolcu...'ın 07.06.2023 tarihli ifadesinde; "...emniyet şeridine doğru yanaştık ve araçtan indim...kaza oluşmadan önce aracımızın ve bizden yardım isteyen aracın da dörtlülerimiz yanıyordu..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık yolc... 09.07.2024 tarihli ifadesinde; "...vatandaşın birisi yolda kaldığını, hastası olduğunu söyleyerek yardım istedi. Hava soğuk ve karlı idi, tipi vardı, akşam saatleriydi. Biz de yardımcı olmak için yolda durduk. Aracını bizim aracın arkasına çekti, aramızda yaklaşık 2 m mesafe vardı, biz aracı çekmek için bağlantı yeri ararken yolda yukarıdan aşağıya selektör, ışık, korna hiçbir şey kullanmadan direk gelerek vatandaşa çarptı, hiçbir şekilde fren yapmadı. Sinyal de vermedi ve o araca çarptıktan sonra da çarpmanın şiddetiyle araç savrularak bizim araca vurdu..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık yolcu ... 05.03.2024 tarihli ifadesinde; "...dağdan aşağı indiğimiz sırada bize göre ters istikamette olana aracın selektör yakarak yardımı istemesi üzerine aracı durdurarak kendileri ile görüşmeye başladık, yardım isteyen araç bizim aracın arka kısmında ters istikamette park etti, o sırada yukarıdan aşağıya doğru gelen bir aracın sadece ışığı gözüme çarptı, sellektör, koma ve fren yapmadı. Aşırı derecede tipi olduğu için görüş mesafesi çok düşüktü, biz de ne olduğunu fark edemedik. Çarpmak üzere olduğu an fark ettiğimde vatandaşı uyararak kaçtım..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık yolcu ... 29.05.2024 tarihli ifadesinde; "...aracı dayım ... kullanıyordu ancak kaza anında dayım yolun karlı olması ve aracın ilerleyememesi nedeniyle aracı park etmişti ve yardım ekiplerini aramak için araçtan inmişti. Yol çok karlı idi, araç sağ şeritte park halindeydi, sonrasında karşı şeritten gelen bir araç bizim duran aracımıza çarptı...kaza anından önce afad ekipleri gelmişti, bize çarpan araç da afad ekiplerini gördü, bulunduğumuz yol gidiş-dönüş çift yönlü tek yol idi... " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Avanos Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan 04.05.2023 havale tarihli trafik kazası bilirkişi raporunda; (... plakalı aracın dörtlülerinin yanıp yanmadığı konusunda kesin bir kanaate varılmadığı belirtilmiş) sürücü ...'nun asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı kanaati belirtilmiştir.
Mevcut verilere göre; davalı ...'ın olaydan sonra alınan beyanında karşı aracın lambalarının yandığını beyan etmesi, duruşmada dinlenen davacı tanığı Semanur Arda'nın da araç park halinde iken aracın dörtlü lambalarının yandığını beyan etmesi, savcılık ve ceza dosyasında alınan raporlar ve tüm dosya kapsamına göre sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahalde seyir halindeyken beyanına göre olay mahalline geldiğinde karlı yol şartlarında seyrini sürdüremediği ve karşı yönde yardım amaçlı duraklayan aracın gerisine geçip dörtlü ikaz lambalarını yakarak durakladığı sırada gerçekleşen olayda atfı kabil bir kusuru olmadığı, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahalde seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, mahal şartları ile mevcut hava-yol-zemin durumunu dikkate alarak seyrini far ışığı altındaki görüş mesafesini kontrol altında bulunduracak şekilde sürdürmesi, kendisiyle aynı istikamette sağ ön ilerisinde dörtlü ikaz lambaları yanar halde duraklayan araca karşı zamanında etkili tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu mahkememizce de kabul edilmiştir.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamında bulunan delillerden davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığına dair bir tespit yer almadığı, müterafik kusuru ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalılarca bu yönde bir delil sunulamadığı görülmekle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
-Maluliyet durumuna dair değerlendirmesinde;
Davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor almıştır. Alınan █████/2025 tarihli rapora göre davacının 2 gün süreyle geçici iş göremez halde kalacağı sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğu belirtilmiştir. Düzenlenen bu rapor dosya kapsamı ile uyumlu olması ve bu rapor ile çelişen başka bir rapor bulunmaması nedeniyle mahkememizce de hükme esas alınmıştır.
-Aktüerya hesabına ilişkin değerlendirmede;
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacının geçici iş göremezlik talebi yönünden aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmış, düzenlenen █████/2026 tarihli rapor denetime elverişli olmakla mahkememizce de hükme esas alınmıştır.
Buna göre davacının sürekli iş göremezliği bulunmadığından bu tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. 2 günlük geçici iş göremezlik süresi için ise asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre 567,12-TL tazminata hükmolunmuştur.
-Geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmede;
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.
Bu halde geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
Somut olayda geçici iş göremezlik talebi, ZMMS poliçesinin sağlık giderleri-şahıs başına kalemine dahil olup davalı sigorta şirketinin bu kalem zararlardan sorumluluk limiti 500.000,00-TL'dir.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.
Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketine yazılı olarak dilekçe ile başvurulduğuna dair delil sunulmasa da arabuluculuk görüşmesi yapıldığı, başvuru tarihinin █████/2023 olduğu görülmekle davalı sigorta şirketinin bu tarihte temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Davalı sürücü/işleten ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinde temerrüde düşmüş kabul edilmelidir.
-Manevi tazminata dair değerlendirmede;
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir.
Somut olayda; yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, meydana gelen olayın ve davalının fiilin niteliği, olayın oluş yer ve şekli, davalı araç sürücüsünün tamamen kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacı ...'nin kazadan dolayı 2 gün geçici iş göremezlik halinde kalması, kazadan dolayı başından yaralanması nedenleriyle çekmiş olduğu acı ve ızdırap hali, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda 10.000,00-TL manevi tazminatın dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, fazlaya dair istemin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-567,12-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden arabulucuya başvuru tarihi olan █████/2023 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair geçici iş göremezlik isteminin reddine,
2-Sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine,
3-10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 732,00-TL ilam harcının, tahsil edilen 4.303,53-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 3.571,53-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre 137,54-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3.142,46-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 4.303,53-TL peşin harç, 296,40-TL delil tespiti harcı, 4.800,00-TL adli tıp fatura ücreti, 3.200,00-TL bilirkişi ücreti, 2.439,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 15.218,83-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 638,17-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 34,25-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Maddi tazminat yönünden;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 567,12-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3. maddesi uyarınca 567,12-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
9-Manevi tazminat yönünden;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!