Anahtar kelimeler: Mak Davacıbirleşen Saatte Gününün Davalıbirleşen Geldi Başlanarak Davetiye İnş Günde

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekilince duruşmalı, asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Mak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 18.06.2009 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketin, davalıya ait olan ve Giresun ili ... ilçesi hudutları dahilinde yapılacak ... ve ...'in yükleme havuzu ile santral binası arasında kalan bölgede su naklinde kullanılmak üzere çelik cebri boru hattı, santral binası, regülatör ve yükleme havuzu kısmında kullanılacak sürgülü kapaklar, santral binasında kullanılacak köprülü kren vinç, diğer vinç ile ızgaraların ... Genel Müdürlüğü Barajlar ve ... Şartnamesine uygun olarak yapımını üstlendiğini, davalının projesiz ve yer teslimi yapılmaksızın imalata geçmesini davacı şirketten talep ettiğini, ancak müvekkilinin buna yanaşmadığını bunun üzerine davalı tarafça sözleşme ile belirlenen 8 ay içinde işin bitmediği belirtilerek noterden keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini ve teminat çekinin paraya çevrildiğini, bu nedenle 250.000,00 TL çek bedeli, 5.000,00 TL çekin tahsili sebebiyle uğranılan zarar, 10.000,00 TL sözleşmenin haksız feshi sebebiyle uğranılan zarar ve 3.283,29 TL de avans faizi olmak üzere toplam 268.283,29 TL alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin haksız itiraz neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili ise; davalının sözleşme şartlarına kesinlikle uymadığını, tamamen ayıplı hileli 8 adet boru üretimi yaparak davacı şirkete satmaya kalktıklarını, boruların test ve kontrol edilmeden, tartısı dahi yapılmadan taraflarına teslim edilmek istendiğini, bunu reddettiklerini, zorla ve tehditle teslim edilmeye çalışıldığını, sözleşme uyarınca edimlerin gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklanan zararlarının tazmini gerektiğini ileri sürerek, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca süresinde teslim edilmeyen mallar nedeniyle gecikme cezası olarak şimdilik 500,00 TL'nin, yatırımın gecikmesinden kaynaklanan faaliyet gelir kayıpları nedeniyle şimdilik 500,00 TL'nin, başka firmalara yaptırılan imalatlar nedeniyle şimdilik 9.000,00 TL'nin maddi tazminat olarak ayrıca davalının resmi kurumlar ve bankalar nezdindeki haksız girişimleri sonucu davacı şirketin itibarı sarsıldığından 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare imalatların piyasaya yeniden yaptırılmak zorunda bırakılmasından kaynaklı maddi tazminat istemini toplam 998.416,95 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPAsıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; çekin teminat çeki olmadığını, davacı tarafa sözleşmeye uygun üretim yapılması kayıt ve şartıyla ödenmiş bulunan 250.000,00 TL avans ödemesinin karşılığında alınmış çek olduğunu, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 08.09.2021 tarihli ve 2019/8 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile; 9.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 989.416,95 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte birleşen dava davalısından tahsili ile birleşen dava davacısına ödenmesine, cezai şarta ilişkin talebin reddine, yatırımın gecikmesi nedeniyle uğranılan zarara ilişkin talebin reddine, manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 08.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Dairemizin 30.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerektiği, birleşen davada verilen kararın ise davacı iş sahibinin fesih nedeniyle uğradığı menfi zarara ilişkin talebinin tarafların ortak kusurları ile sözleşmenin feshine sebebiyet vermeleri nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, menfi zararın talep edilebilmesi için talep edenin kusursuz olması gerekeceğinden ve birlikte kusur durumunda menfi zarar istenemeyeceğinden, uyulan yüksek mahkeme kararında sıralanan "yüklenici şirketin iş sahibi tarafından projesi verilmediği halde projesiz olarak 8 adet cebri boru imal etmesi, imal ettiği boruların sözleşme ve teknik şartname hükümlerine uygun nitelik ve evsafa haiz olmaması sebebiyle kusurlu olduğu, iş sahibi şirket de sözleşme uyarınca projeleri yükleniciye teslim etmemesi, usulüne uygun olarak yer tesliminde bulunmaması ve yükleniciden projesiz olarak boru imalini talep etmesi nedeniyle birlikte kusurlu olduğu" gözetilerek, asıl ve birleşen davaların reddine, asıl davada davacının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığına ilişkin dosyada yeterli delil bulunmadığından takip borçlusu davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; imzalı yer teslim tutanağının dosya içersinde mevcut olduğunu, birleşen dosya davalısının test ve kontrollerini yapmadan, sözleşmeye aykırı olarak ...St 37 saçından imal edildiği bizzat kendi fabrikalarında yapılan kontrolde tespit edilen boruların kesin olarak kabul edilmediğinin ve kabul edilemeyeceğinin yazılı olarak bildirildiğini, projelerin teslim edildiğinin yazılı delil ile ispatlandığını, sözleşmede bahsi geçen imalatların piyasaya yeniden yaptırılmak zorunda bırakılmasından kaynaklı maddi zararlarının 998.416,95 TL olduğunu, aleylerine 30.000,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi kararının hatalı olduğunu, keza talep edilen manevi tazminat miktarının 20.000,00 TL olduğunu beyan etmektedir.2.Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen birleşen davada maddi tazminat talebi açısından nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibe vaki itirazın iptali ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, birleşen davada davalı vekilinin tüm, birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından:A.A.Ü.T.'nin 10/3. maddesi uyarınca; manevi tazminat davalarının tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Yine aynı Tarifenin 13/2. maddesine göre; hükmedilecek ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.Bahsi geçen mevzuat hükümleri uyarınca, birleşen davada manevi tazminat talebi bakımında davalı lehine hüküm altına alınacak vekalet ücretinin dava değeri olan 20.000,00 TL'yi geçmemesi gerekirken, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın hüküm kurulması doğru olmamıştır.Kararın açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Birleşen davada davalı vekilinin tüm, birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 9. bendinde yer alan “30.000,00 TL” ibareleri hükümden çıkarılarak yerine "20.000,00 TL" ibarelerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.