Anahtar kelimeler: Kaynanalar Mecraları Harcayarak Gelin Formatına Formatının Eserini Onaylattığını Çaba Yarışma
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI
:█████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
:Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yoğun fikri emek ve uzun bir çaba harcayarak oluşturduğu "gelin ve kaynanalar ile birlikte yapılacak" yarışma programı formatına ilişkin eserini tüm unsurları, kuralları, proje uyarlamaları, yayınlanacak mecraları ve alternatifleriyle birlikte "..." adıyla 17.12.2012 tarihinde noter beyannamesi ile onaylattığını, noter tescilli yarışma formatının tüm telif haklarının müvekkiline ait olup eserini kimseye devretmediğini, başka bir isim altında kullanılmasına, çoğaltılmasına ve yayınlanmasına da izin vermediğini, söz konusu televizyon programı formatını davalılardan ... A.Ş.'de program sorumlusu ve format araştırma-geliştirme konularında çalışmakta olan ...'a mail yoluyla gönderdiğini, incelenmesi ve değerlendirilerek ...'de yayınlanması için teklifte bulunduğunu ancak müvekkiline herhangi bir dönüş yapılmadığını ve müvekkiline ait olan eserin, izin alınmaksızın davalılardan ... Ltd. Şti. tarafından yapımcılığı üstlenilerek ... tarafından "..." adıyla 12.03.2018 tarihinde yayınlanmaya başladığını, programın bütünlüğünün kısmen bozulduğunu ve eser sahibi olarak müvekkilinin adının belirtilmediğini, davalıların müvekkilinin yarattığı televizyon programı formatını izinsiz şekilde kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini bu nedenle ... program sorumlusu ...ve davalı şirketler hakkında soruşturma başlatıldığını ileri sürerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (...) 68. maddesi kapsamında müvekkilinin mahrum kaldığı bedelin 3 katı tutarında tazminata hükmedilmesine, ... 70/1 hükmü gereğince şimdilik 10.000,00 TL maddi ve müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine, hükmün ilanına, devam eden ihlalin durdurulmasına, muhtemel ihlalin önlenmesine ve müvekkiline ait TV programının kullanımının ve yayınlanmasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen beyanın eser niteliği taşımadığını, ... 1/b hükmü uyarınca hiçbir eser türü içerisinde yer almadığını ve sahibinin hususiyetini taşımadığını, söz konusu televizyon programının bir yemek programı olduğunu ve benzer formatların televizyon kanallarında yaygın şekilde bulunduğunu, özgünlük taşımadığını, orjinallik iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının beyannamesinde yer alan beyanının detaylandırılmamış ve sahibinin hususiyetini taşımaktan uzak olduğunu, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği içeriğin yalnızca bir sayfadan ibaret olup net bir format yerine olasılıklara dayalı ifadeler içerdiğini, bir fikrin eser niteliğinde kabul edilebilmesi için somutlaşması gerektiğini ancak davacının sunduğu belgenin yalnızca soyut bir fikri içerdiğini, televizyon programlarına özgü hususiyetin kullanılan müzikler, renkler, oturma düzeni, sunucu, oyuncu ve yarışmacıların programa katkısı gibi unsurlarla oluştuğunu, ... 8. maddesine göre eser sahipliğinin, fikri ürünün meydana getirilmesiyle doğrudan kazanıldığını, tescilin hak sahipliğini ihdas etmeyeceğini, noter onaylı beyanın yalnızca hak sahipliği konusunda ispat kolaylığı sağladığını, davacının öncelikle eser sahibi olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği "..." beyanı ile müvekkilinin yayıncı kuruluşu olan ... logolu TV kanalında yayınlanan "..." programının birbirinden farklı olduğunu, diğer davalı şirketin çalışanına gönderilen e-postadan müvekkilinin haberdar olmasının mümkün olmadığını, davacının dava konusu formatın e-posta ekinde gönderildiğini ileri sürmesine rağmen e-posta içeriğinde buna dair herhangi bir ibarenin yer almadığını, davacının iddialarının kötüniyetli olduğunu, davacının haksız kazanç sağlama amacı güttüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacı haber şirketine formatı gönderdiğini iddia etmişse de söz konusu durumda müvekkili davalı şirketin haberinin olmasının mümkün olmadığını, davacının mail ekinde dava konusu formatın olduğunu ileri sürdüğünü ancak mail beyanında buna ilişkin herhangi bir ibarenin yer almadığını, müvekkilinin kendi formatını usulüne uygun olarak tasdik ettirdiğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının davalı haber şirketine atmış olduğu mailin kabulü varsayımında müvekkili ile davacının formatının aynı olması halinde davalı şirketin bu durumu bildireceğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkili ile davacının formatının birbirinden çok farklı olduğunu, davacının açıkça haksız kazanç sağlama gayesi içinde olduğunu, iki formatın yapılışları, yarışanları, amaçları, hedeflenen kitle ve diğer tüm yönleriyle birbirinden tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada alınan rapor ve sunulan mütalaalardaki değerlendirmelerin subjektifliği dikkate alındığında davaya konu formatın eser niteliği yönünden tam bir sonuca ulaşılmamış ise de noterde tasdikletilen belgenin program formatından çok format taslağı niteliğinde olduğu, bu hususun formatı eser olarak değerlendiren ilk raporda dahi kabul gördüğü, mail olarak gönderilen belgenin teklif metni niteliğinde olduğu, metinler incelendiğinde belli bir şekle bürünmemiş olasılıklı fikirlerden oluştuğu, davaya konu program formatının genel olarak televizyonculuk sektöründe notere tespit ettirildiği tarihten de çok önce benzer içerikte yapılan programlardan olduğu, hususiyet içermediği gibi ... kapsamındaki eser türleri kapsamında kalmadığı, sunuluş biçimi, akışı, içeriği benzer formattaki programlar gibi hususiyet taşımayan alelade programlardan olup ... kapsamında eser vasfını haiz olmadığı, hususiyet içermeyen ve fiiliyata dökülmemiş düşüncelere yönelik davalı tarafından yapım ve yayını gerçekleştirilen programın, taraflar arasında ticari bir rekabetin bulunmadığı da dikkate alındığında haksız rekabet oluşturduğunun kabulünün de mümkün olmadığı, davacının eser sahipliği iddiasına dayalı davasının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıya ait "...” isimli yarışma programı formatının ... kapsamında eser olarak korunamayacağı, dava konusu olayda haksız rekabet teşkil eden bir eylemin de mevcut olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ... hükümleri uyarınca esere vaki tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ortadan kaldırılması ile telif tazminatı istemlerine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!