Anahtar kelimeler: Eksiği Uğraştığını Çiftçilikle Kardeş Hısımlık Aradaki Traktör Ödeyeceği İmzalayarak Müteveffa
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
:████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
:Esastan Ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çiftçilikle uğraştığını, davalının ise müvekkilin öz kardeşi olan müteveffa ...'in oğlu olduğunu, müvekkilinin 2007 aldığı traktör parasını ödeyeceği sırada eksiği olması nedeni ile öz kardeşi olan müteveffa ...'den 8.000,00 TL borç aldığını, borç karşılığında da kardeşine teminat olması açısından boş senedi imzalayarak verdiğini, tarafların öz kardeş olmaları ve aradaki hısımlık nedeni ile müvekkil karşılıklı güven ilkesi gereği boş senet vermekte bir sakınca görmediğini ve senedi sadece imzalamak suretiyle kardeşi ...'e verdiğini, borç ödenmiş olmasına ve aradan 15 yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen, yaşanmış olan gerginlik nedeni ile davalı tarafından kötüniyetli olarak düzenleme tarihi, vade tarihi, bedeli, alacaklısı ve imza dışındaki diğer tüm bilgiler gerçeğe aykırı bir şekilde doldurularak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıyla arasında hiçbir borç doğurucu işlem, herhangi bir ticaret veya alışveriş yapılmadığını, müvekkili tarafından davalıya verilmiş olan bir senedin de söz konusu olmadığını ileri sürerek müvekkil aleyhine başlatılmış olan ... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasına konu icra takibinin iptaline, müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, tamamen soyut ve ispatı olmayan iddialarla dolu olduğunu, alacaklarının kambiyo senedine dayalı olup karşı tarafın yazılı delil sunması ve ödemeyi ispat etmesi gerektiğini, yazılı delil şartı olan bir davada ispatı olmayan birtakım söylemleri kabul etmelerinin mümkün olmadığını, alacaklarının bono ile sabit olduğunu ve borcun ödenmediği savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda imzası inkar edilmeyen bono takip konusu yapılmış olup, davacı taraf, söz konusu senedin boş olarak davalının babası ...'e teminat amacıyla verildiğini, takip konusu yapılamayacağını ileri sürdüğü bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli, ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması gerektiği, senet üzerine yazılacak olan "teminattır" ibaresinin dahi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandıramayacağı, bir senedin teminat senedi olduğunu ileri süren tarafın bunu yazılı bir belge ile ispatlaması gerektiği, bononun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 680. maddesi uyarınca açığa senet şeklinde düzenlenebileceği, bu nedenle senedin diğer unsurlarının sonradan doldurulmuş olmasının senedin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı, işleme konulmadan önce senedin zorunlu unsurlarının tamamlanabileceği, bonoda vade ve tanzim tarihi arasında belli bir zaman diliminden fazla süre içermemesi gerektiğine dair kısıtlayıcı yasal bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu senedin bono vasfını koruduğu, 3 yıllık zamanaşımı süresi içinde takibe konu edildiği ancak davalı ...'in soruşturma dosyasında alınan ifadesinde, davacı amcasının, babası ...'e borcu olduğunu, bu borç dolayısıyla babasının vefat tarihinden önce senedin düzenlendiğini, senedi kendisinin doldurmadığını, senedi babasına dolu olarak davacı amcasının verdiğini, babasının ölümünden sonra alacağını alamadığını ve senedi icraya koyduğunu beyan ettiği, davacı tarafın ise senedin doldurulma ve imza aşamasında ...'in bulunmadığını belirttiği, ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin düzenlemiş olduğu rapor da nazara alındığında, bononun sadece "... ", " 2...6 " ibareleri ile borçlu imzalarının davacı ... tarafından doldurulduğu, diğer ibarelerin ise ... tarafından doldurulduğu kanaatine varıldığı, çünkü bono ... tarafından doldurulmuş olsaydı, lehtar olarak asıl borç ilişkisinin alacaklısı olarak kendi ismini yazması gerektiği, somut olayda ise ...'in soruşturma dosyasındaki tevili ikrar niteliğindeki beyanıyla, bonoyu babasının alacağı nedeniyle kendi adına doldurarak icraya koyulduğunu beyan ettiği, UYAP üzerinden yapılan sorgulama neticesinde, dava dışı müteveffa ...'in, davalı ... dışında ..., ..., ... ve ...isimli mirasçılarının da bulunduğu, baba ...'e olan borcundan dolayı lehtar kısmı boş bırakılarak verilen bir kıymetli evrakın, sanki asıl lehtar davalı oğulmuş ve asıl alacaklı ...'in başka mirasçısı yokmuş gibi senedin lehtar kısmının gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmesine cevaz verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı icra takip dosyasında davacının davalıya asıl alacak ve fer'ileri yönünden borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si tutarındaki 110.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalının babası ...'e olan borcuna karşılık takibe konu senedi imzalayarak ...'e verdiği, ...'in vefat etmesi üzerine davalı tarafın senetten ve senedin düzenlenmesine neden olan asıl alacak bakımından gerçekte hak sahibi olmamasına rağmen senedi lehtar sıfatıyla takibe koyduğunun anlaşıldığı, davalının, babasının davacıdan alacaklı olduğunu senedin bu amaçla düzenlendiğini kabul etmiş olup bu durumda miras bırakana ait alacak için diğer mirasçılarla birlikte takip yapması gerekmekte iken davalı senede dayalı takip başlatırken senedin düzenlenmesine neden olan alacağın tek başına ve münferiden sahibi olduğunu iddia ederek takip başlattığı, davalının senette gerçekte lehtar olmadığı halde lehtar sıfatıyla davacı hakkında takip yapmış olup kötüniyetli hareket ettiği kabul edilerek davanın kabulü ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayalı icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!