Anahtar kelimeler: Epdkndan Otogaz Ünvanıyla Lpg Bayileri Çapındaki Dağıtıcı Satımdan Lisansları Bayilik

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacının, önceki ticari ünvanı olan ...A.Ş. ünvanıyla ve EPDK'ndan almış olduğu akaryakıt ve otogaz LPG dağıtıcı lisansları çerçevesinde Akaryakıt ürünlerinin ve Otogaz LPG ürünlerinin dağıtım ve pazarlamasını tüm yurt çapındaki sözleşmeli bayileri vasıtasıyla yaptığını, Davacı şirketin ticari faaliyet kapsamında davalı ile Akaryakıt İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ile Otogaz Lpg Bayilik Sözleşmesini ve bu bayiliklere konu istasyonun tadilatına ve istasyonda yapılacak yatırımlara ilişkin olarak da 25.07.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, Bayilik ilişkileri kapsamında davalı ile arasındaki ticari ilişkiye ait tüm cari işlemler ve belgelerin davacının ticari defterlerine kaydedildiğini, ancak davalının cari hesaba kaydedilen işlemlerden dolayı doğmuş olan borçlarını ödemediğini, Davalı aleyhinde ödemediği cari hesap borcundan dolayı cari hesabında kayıtlı olan borç tutarının tahsili için ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine karşı da icra dairesinin yetkisine, borca ve takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, Uyuşmazlığın davadan önce alternatif çözüm yoluyla çözülmesi amacıyla davacı taraından arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, Davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı haksız olduğunu; Taraflar arasında imzalanmış olan ve ticari sözleşmeler olan Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 33. maddesinde, Otogaz Lpg Bayilik Sözleşmesinin 25. maddesinde ve 25.07.2019 tarihli sözleşmenin 16. maddesinde taraflar bu sözleşmelerin uygulanmasından dolayı taraflar arasında çıkacak olan ihtilafların çözümünde ... Merkez Mahkemelerini ve İcra Dairelerini yetkili kıldığını, yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasındaki yetkiye, faize, faiz oranına, borca ve ferilere yönelik itirazlarının tümünün iptaline ve takibin devamına, davalının alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Davanın; davacının davalı aleyhine cari hesap alacağından kaynaklı olarak ... 2.İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası, davacı şirketin İTO kayıtları ve davalı asilin TTSG kayıtlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; Davacının incelenen 2023-2024 Yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalının şirket merkezinin “Samsun” İlinde olduğu, Davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan; 07.07.2023 icra takip tarihi itibariyle; 202.003,21 TL. alacağının olduğu, 24.05.2024 dava tarihi itibariyle; 202.003,21 TL. alacağının devam ettiği, Davacının, alacağının; Akaryakıt alımlarına ilişkin yapılan ödemelerin geç ödenmesi sebebiyle davalıya sözleşmede mevcut olan faiz oranı ile tahakkuk ettirdiği “Vade Farkı” ile “İstasyon İşleticilik Bedeli” alacak kalemlerinden oluştuğu, Davacının, ... 2.İcra Müdürlüğü... E. nolu icra dosyası ile davalıdan talep ettiği 202.003,21 TL. CHS. alacağının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu (Vade Farkı 119.713,51 + İstasyon İşleticilik Bedeli 82.289,70 = 202.003,21 TL) görülmüş ise de; Davacı şirketin, “İstasyon İşleticilik Bedeli” adı altında talep ettiği, tutara ilişkin bir çok kez talep edilmesine rağmen davacı şirketin bu bedeli neye istinaden istediği, hesaplamada hangi verileri kullandığına ilişkin bilgi/belge sunulmadığından davacı şirketin davalıdan; “İstasyon İşleticilik Bedeli” adı altındaki talep ettiği 82.289,70 TL’yi talep edemeyeceği, Davacı şirketin vade farkı olarak davalının geciken ödemeleri için davalının chs’na yansıttığı vade farkı alacağının taraflar arasında akdedilen 25.07.2019 tarihli sözleşmenin “10-Muacceliyet ve Vade Farkı” başlıklı maddesine uygun olsa da; vade farkı hesaplamasını 365 gün üzerinden yapması gerekirken 360 gün üzerinden hesaplama yaptığı dolayısıyla; davacı şirketin, davalıdan 118.060,40 TL. vade farkı talep edebileceği, İcra takibi ile talep ettiği ana para 202.003,21 TL. davacı talebinin yerinde olmadığı, 07.07.2023 icra takip tarihinde iitibaren 118.060,40 TL. için faiz talebinin yerinde olduğu, İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyanın ek rapor alınmak üzere mali müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; Davacı vekilin kök rapora yaptığı itirazlar yukarıda değerlendirilmiş olup; kök raporda yapılan tespit, değerlendirme ve kanaatte değişiklik olmadığı, davacı şirketce 82.289,70 TL alacak talebine ilişkin tabloyu ve hesaplamaya dayanak yapılan belgeler ile birlikte dava dosyasına sunması halinde tablonun/verilerin değerlendirilmesi için Akaryakıt Dağıtım Sektöründe Uzman bilirkişinin heyete eklenmesi hususunda görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere akaryakıt bilirkişisi de eklenerek bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2026 tarihli ek raporda özetle; İşbu bilirkişi heyeti 2.ek raporu ile “Sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında, Davacı ...’in, taraflar arasında akdedilen “SÖZLEŞME” gereği davalıdan, ödenmemiş akaryakıt istasyonu işleticilik ücretlerini talep edebileceği, sektörel olarak değerlendirilip, hukuki tavsif Sayın mahkemeye ait olduğunu belirterek; Davacının, davalıdan 118.060,40 TL vade farkı ile 82.289,70 TL “İstasyon İşleticilik Bedeli olmak üzere toplam; 200.350,10 TL talepte bulunabileceği, nihayetinde; Davacının, davalı aleyhine 07.07.2023 tarihinde icra takibi yaptığı ... 2.İcra Müdürlüğü ...E. nolu icra dosyası ile talep ettiği 202.003,21 TL ana para talebinin yerinde olmadığı, 07.07.2023 icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği ana para tutarının 200.350,10 TL olduğu, önceki kök ve ek rapordaki diğer tespit, değerlendirme ve hesaplamının davacının alacağına ilişkin hesaplama ve benzeri hususlar dışında aynen muhafaza edildiği, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın; davacının davalı aleyhine cari hesap alacağından kaynaklı olarak ... 2.İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
... 2.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde; alacaklının davacı ... Şirketi, borçlunun ise davalı İbrahim Kazanç olduğu ve 202.003,21 TL alacak için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacının, önceki ticari ünvanı olan ...A.Ş. ünvanıyla ve EPDK'ndan almış olduğu akaryakıt ve otogaz LPG dağıtıcı lisansları çerçevesinde Akaryakıt ürünlerinin ve Otogaz LPG ürünlerinin dağıtım ve pazarlamasını tüm yurt çapındaki sözleşmeli bayileri vasıtasıyla yaptığını, Davacı şirketin ticari faaliyet kapsamında davalı ile Akaryakıt İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ile Otogaz Lpg Bayilik Sözleşmesini ve bu bayiliklere konu istasyonun tadilatına ve istasyonda yapılacak yatırımlara ilişkin olarak da 25.07.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, Bayilik ilişkileri kapsamında davalı ile arasındaki ticari ilişkiye ait tüm cari işlemler ve belgelerin davacının ticari defterlerine kaydedildiğini, ancak davalının cari hesaba kaydedilen işlemlerden dolayı doğmuş olan borçlarını ödemediğini beyanla başlatmış olduğu takibe itirazın iptalini talep etmiştir.
Dosya kapsamından; taraflar arasında 19.07.2019 tarihinde akdedilen “İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi” kapsamında; davacının, ilgili akaryakıt istasyonunu dava dışı malik “... Şti” den, 07.05.2024 tarihine kadar kiraladığı ve tapuda kira şerhi tesis ettiği, davacının kiraladığı mecuru (akaryakıt istasyonu), kendi markası altında ve kendi akaryakıt ve Otogaz LPG ürünlerinin satışının yapılmasını sağlamak amacıyla, taraflar arsında 25.07.2019 tarihinde “İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi” akdedilerek, mecurun akaryakıt ve otogaz lpg servis istasyonu olarak işletilmesi için davalıyı bayi/işletici olarak tayin ettiği, dosya kapsamında bulunan işbu sözleşmenin 6.2 Maddesinde; Bayi, istasyon'da akaryakıt ve Otogaz satışına başlanılmasını müteakip şirket'in her sözleşme ayında düzenleyeceği, ilk sözleşme yılının ilk 3 ayında ücret yansıtılmayacak olup kalan 9 ayında 15.000-TL(Onbeşbin Türk Lirası) + KDV tutarında ve sonraki yıllarda beher sözleşme yılında bir önceki yılın tüketici fiyat endeksi ve üretici fiyat endeksinin aritmetik ortalaması(TEFE + TÜFE/2) oranında arttırılmasıyla oluşacak istasyon işletme bedelini ŞİRKET'in düzenleyeceği istasyon işletme bedeli faturasına istinaden faturanın düzenleme tarihinden itibaren 15 gün içinde Şirket'e ödeyecektir şeklinde düzenleme olduğu, neticede davalının EPDK Bayilik lisansının, 29.12.2022 tarihinde tesisisin başka bir şirkete devri nedeniyle sonlandırıldığı anlaşılmıştır.
Dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli kök ve ek raporlarıyla; sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında, davacının, taraflar arasında akdedilen “Sözleşme” gereği davalıdan, ödenmemiş akaryakıt istasyonu işleticilik ücretlerini talep edebileceği, davacının, davalıdan 118.060,40 TL vade farkı ile 82.289,70 TL “İstasyon İşleticilik Bedeli'' olmak üzere toplam; 200.350,10 TL talepte bulunabileceği, nihayetinde; Davacının, davalı aleyhine 07.07.2023 tarihinde icra takibi yaptığı ... 2.İcra Müdürlüğü... E. nolu icra dosyası ile talep ettiği 202.003,21 TL ana para talebinin yerinde olmadığı, 07.07.2023 icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği ana para tutarının 200.350,10 TL olduğu tespit edildiğinden; davanın kısmen kabulüne, davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 200.350,10 TL asıl alacak ve takipteki faiz oranı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 200.350,10 TL asıl alacak ve takipteki faiz oranı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Asıl alacak olan 200.350,10 TL'nin % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 13.685,92-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.439,69-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.246,23-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.439,69-TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 2.867,29 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5--Davacı tarafından yapılan; 12.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.200,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 13.700,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 13.587,88-TL'lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.094,47 TL'sinin davalıdan, 25,53 TL'sinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!