Anahtar kelimeler: Sıf Deprem Afyonkarahisar Afyonkarahisarda Saatte Gününün Yaşanan Mah Gelmiş Başlanarak
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı asil ... ile davalı ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Afyonkarahisar'da yaşanan deprem neticesinde davacının evinin ağır hasarlı addedilerek boşaltıldığını, akabinde ... Depremzedeleri ... Kooperatifi kurulup davacının hak ettiği bağımsız bölümün bu kooperatif üzerinden verildiğini, ... Noterliği'nin 21.10.2012 tarihli kur'ası ile de davacıya ... köyünde bulunan 192-2/1. kat sağ taraftaki bağımsız bölümün isabet ettiğini, ancak 28.11.2016 tarihinde sözde kooperatife ödenecek meblağın ödenmemesi gerekçe gösterilerek davacının hakkı olan dairenin usulsüz bir şekilde dava dışı ...'a tahsis edildiğini ileri sürerek; 28.11.2016 tarihli yönetim kurulu kararının iptalini ve söz konusu taşınmazın tapusunun davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davada davalının taraf sıfatının bulunmadığını, eldeki davanın ilgili kooperatife açılması gerektiğini savunarak, davanın husumet nedeniyle reddini istemiştir.
2. Dahili davalı ... Depremzedeleri ... Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; tüm uyarılara rağmen borcunu ödemeyen davacı hakkında ihraç kararı verildiğini savunarak, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle reddini, aksi takdirde esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatif yönetim kurulunun genel kuruldan aldığı yetki ile 14.06.2016 tarihli ve 13 sayılı kararıyla, davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği, ... Noterliği'nin 22.05.2016 tarih, 8488 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihraç kararının davalı asilin kendisine 24.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın çıkarma kararının tebliğinden itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde dava açma ya da itiraz hakkını kullanmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının işbu davayı açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; AFAD tarafından yapılan konutların depremzedelerin hakkı olması nedeniyle devir işlemleri yapılmasının imkansız olduğunu, davacı lehine ... Bankası üzerinden ödemeler yapıldığından taşınmazın davacı adına kaydı gerektiğini, kooperatif kararıyla davacı ve diğer afetzedelerin taşınmazlarının usulsüz bir şekilde 3. şahıslara devredilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Daire Kanun’un 29. maddesi uyarınca davacıya hak devri yapılması gerektiğini, kooperatif tüzüğünde aidatın ödenmemesi nedeniyle çıkarmaya yönelik madde bulunmadığından söz konusu çıkarılma kararının geçersiz olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptali ile tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunmadığından davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!