Anahtar kelimeler: Ayı Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Edenlerin Belgede Sahtecilik Suçlar Neticesinde

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 43, 52, 53 üncü maddeleri gereğince 6 yıl hapis ve 240,000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ayı Kanun'un 204/1-3, 43,53, 52 maddeleri gereğince 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Sanık müdafinin temyiz isteği; vekaletname ve yetki belgelerinin resmi evrak olmadığına, iğfal kabiliyeti olup olmadığının belirsiz olduğuna, bankanın ilgili belgeleri araştırma yükümlülüğünde olduğuna, sanığa vekaletname verildiğine, bu vekaletnamelere dayanarak eylemleri gerçekleştirdiğine, eylemin TCK 155 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, hileli hareketin olmadığına, yapılan ödemelerin dikkate alınmadığına, kararların bozulmasına ilişkindir.2.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığa yüklenen eylemin TCK 158/1-f-i maddelerini oluşturduğu, eylemlerini internet bankacılığı aracılığı ile gerçekleştirdiği, nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bozulmasına ilişkindir.III. GEREKÇEA.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden;1.Sanığın katılan şirkette 2003- 2007 yılları arasında muhasebeci olarak, 2007- 2013 yılları arasında ise katılan şirketin mali müşaviri olarak görev yaptığı, ... sicil numaralı ... Odası'na bağlı mali müşavir olarak çalışan sanığın katılan şirketin mali müşaviri olarak görev yaptığı dönemde bankaya sahte interaktif başvuru formlarıyla başvuru yaparak şirketin banka hesaplarından harcama yetkisi aldığı ve bu şekilde ele geçirdiği şifrelerle internet bankacılığı yoluyla kendisi ve eşinin hesabına havale işlemlerini gerçekleştirdiği, bu şekilde atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda, sanığın eyleminin bankanın araç olarak kullanılması ve mali müşavirlik hizmeti içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f maddesi kapsamındaki "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ile aynı zamanda 5237 sayılı TCK’nın 158/1-i kapsamındaki, "serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu da oluşturduğu, birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel hapis cezasının da alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile aynı Kanun'un 157/1 maddesine göre hüküm kurulması,Kabule göre de;2. Katılan şirket vekilinin soruşturma aşamasında sunduğu belgeler ile kovuşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporuna göre 5.103.572,92 TL olan zararın 2.295.150,00 TL'nin ödendiği anlaşıldığından kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına 5237 sayılı kanun'un 168/4. maddesi gereğince katılanın muvafakati bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,IV. KARARA.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden;Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden;Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE15.01.2026 tarihinde karar verildi.