Anahtar kelimeler: Usdyi Ayına Danışmanlık Kasım Ödemeyi Düzenli Aralık Getirmiş Kuru Usd

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı ile davalı arasında 27.09.2023 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince davacı şirketin, davalı şirkete 01.10.2023 tarihinden itibaren danışmanlık hizmeti vermeye başladığını, sözleşme hükümleri gereğince verilen danışmanlık hizmeti karşılığında davalının; aylık olarak KDV hariç 1.900 USD (KDV DAHİL 2.280 USD)'yi ödeme günündeki Merkez Bankası kuru üzerinden ödemeyi kabul ettiğini ancak davacı şirket danışmanlık hizmetini düzenli olarak yerine getirmiş olmasına rağmen davalının bu hizmetlerin karşılığı olan; Kasım-2023 ayına ait 2.280 USD, Aralık-2023 ayına ait 2.280 USD, Ocak-2024 ayına ait 2.280 USD, Şubat-2024 ayına ait 2.280 USD, Mart-2024 ayına ait 2.280 USD olmak üzere toplam 11.400,00 USD ödemeyi yapmadığını, tahsilatı yapılmayan dönemlere ilişkin faturaların düzenlenerek davalı şirekte gönderildiğini, bahsi geçen aylara ait ödeme yapılmaması dolayısıyla toplam 11.400,00 USD için davalı aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayı ile başlatılan icra takibine itiraz edilerek, takibin durduğunu, davalı ile gidilen arabulucu görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı borçlunun haksız olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacak 11.400 USD'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle % 20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalı borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davacı ile arasında 27.09.2023 düzenleme tarihli Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davacı Danışman Şirket, davalı ise Danışan şirket konumunda olduğunu, Sözleşme gereği davacı taraf davalı şirkete; Uluslararası ve Yerelde Markalaşma ve Kurumsallaşma çalışmaları yapmak, Organizasyon Şemasının mevcut koşullarda oluşturulmasını sağlamak, Kurumsal ya da Global markanın organizasyon şemasının oluşturulması, Yurt dışı hedef ülke ve bölgelerin belirlenmesi için stretejiler geliştirilmesi ve analiz yapılması hedef ülke ve bölgelere ait özelleştirilmiş satış stretejilerinin geliştirilmesi ve performans takibi, İlgili Bakanlık mevzuatları gereğince destek ( hibe ) kapsamında olan yurt dışı birimlerinin danışan firma tarafından oluşturulması durumunda gerekli başvuru işlemlerinin yapılması Danışanın, yurt dışı tanıtımı, fuar, panel, ürün pataent ve tescil işlemleri için hibe başvurularının yapılması Danışan, yurtdışı fuarlara katılım sağlanması için destek hizmetlerinden faydalanma başvurularının yapılması, İhtiyaç olması veya talep edilmesi ile haftada 1 gün yüzyüze/online danışmanlık verilmesini taahhüd ettiğini, Davacı tarafından, sözleşme gereği davalıya verilmesi gereken hizmetlerin hiçbirisinin verilmediğini, Sadece 2024 yılı ocak ayına kadar 3 aylık sürede organizasyon şemasının oluşturulmasına yönelik olduğu söylenen ve online ortamda haftalık 1 saat lik görüşmeler gerçekleştiğini, 1 saatlik toplantının 15- 20 dakikası sohbet, geri kalan 30-40 dakikası ise sadece organizasyon şemasının oluşturulmasına yönelik olduğu, davalı şirketin, toplantıların yüzyüze yapılması , organizasyonun oluşturulması dışında da sözleşme konuları hakkında da çalışmaların yapılması defalarca talep edilmesine rağmen, taleplerin karşılıksız kaldığını, davacıdan, davalıya karşı gerçekleştirdiği sözleşmede taahhüd konusu olan danışmanlık faalyetlerine ilişkin sunduğu hizmetlerin, yönlendirdiği fuar, panel, yurt içi ve yurt dışında yeni pazarlara oluşturulması bu konularda yaptığı analiz raporları vb. faaliyet raporlarını sunmasını talep ettiklerini, bu konuda bir çalışma olmadığı için delil olarak sunamadıklarını, davacının, sözleşmedeki taahhüdlerini ve edimlerini ifa etmediği için, sözleşme konusu bedeli de hak etmediğinden bu gerekçeler ile ifa edilmeyen sözleşmeyi 2024 yılı ocak ayı itibariyle feshettiğini, bu konuda taraflar arasında mutabakat oluşmasına rağmen kendi aleyhine icra takibi başlatılınca, ... 1.Noterliğinin ... yev.sayılı ve ... T.li ihtarnamesi ile fesih iradesi davacıya tekrar ulaştırıldığını, açıklanan sebepler gereği davanın reddine, dava konusu icra takibindeki asıl alacağın % 20 sinden az olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve davalı şirketin vergi dairesinden BA/BS formlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; Davacı şirketin incelenen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı şirketin ticaret merkezinin Yalova İli’nde olduğundan ticari defter belge incelemesinin yapılamadığı, Davacı ile davalı şirket arasında 27.09.2023 tarihinde akdedilen sözleşmeye göre; Davacının vereceği hizmete karşılık aylık 1.900,00 USD + KDV = 2.280,00 USD. tutarında ödeme yapılacağı kararlaştırıldığı açık olup, davalı şirketin iddia ettiği ve davacının sözleşme gereği üzerine düşen görevi yerine getirmediğine ilişkin iddiasına karşılık, dava dosyasında davacı şirketin sunduğu belgelerden; uzmanlık alanıma girmemekle birlikte davacı şirket tarafından, davalı şirkete hizmet verildiği, davalı şirketin hizmetin eksik verildiğine veya benzeri memnuniyetsizliğine rastlanmadığı dikkate alındığında; Davacının, davalıya 27.09.2023 tarihli sözleşme içeriğine uygun düzenlediği 5 adet fatura bedeli toplamı 11.400,00 USD. alacağı olduğu, alacağının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu Dolayısıyla; Takdiri Sayın Mahkemeye Ait Olmak Üzere; Davacı şirketin, 04.04.2024 tarihinde icra takibi yaptığı ... 2.İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra dosyası ile talep ettiği 11.400,00 USD. alacağının yerinde olduğu, icra takip tarihi itibariyle avans faiz talep edebileceği, İcra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.Dosyanın talimat raporu alınmak üzere mali müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; Davacı ... A.Ş. tarafından düzenlenen ve İcra konusu yapılan 5 (beş) adet her biri 2.280 USD fatura dan sonuncusu olan 28.03.2024 tarihli 2.280 USD tutarındaki faturanın reddedilerek kayıtlara alınmadığı ve Davalı ....Şti tarafından dava tarihi itibariyle 4 (dört) adet toplam 9.120 USD tutarı karşılığı 274.631,98 TL borcun kayıtlara alındığı yönünde görüş ve kanaatine varılmıştır.Dosyanın rapor alınmak üzere borçlar hukukunda uzman bilirkişiye tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; 22 Nisan 2024 tarihli İhtarnameden önce davalı tarafından yapılan bir ihbar veya ihtarın, dosya içeriğinde bulunmadığı; Özellikle uygulama alanı bulabilecek olan TBK m.473’ün koşullarının gerçekleştiğinin dosya içeriğinden tam olarak anlaşılamadığı; bu durumda 22 Nisan 2024 tarihli İhtarname ile davalının █████/2023 tarihli sözleşmeyi feshettiği (TTK m.18 f.3) ve bu fesihte TBK m.484’in, yani “İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.” hükmünün uygulama alanı bulabileceği, bunun kabulü halinde ise, 22 Nisan 2024 tarihli İhtarname ile davalının █████/2023 tarihli sözleşmeyi feshetmesine kadar, davacının █████/2023 tarihli sözleşme gereği edimlerini davalıya karşı yerine getirdiğinin söylenebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.Dosyanın rapor alınmak üzere yeni bir borçlar hukukunda uzman bilirkişiye tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; Mahkemenin görevlendirme kararı doğrultusunda dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile alınan mali bilirkişi raporları incelenmek suretiyle, davacı şirketin davalı şirketten ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasında takip tarihi itibariyle 11.400 USD karşılığı 364.763,50 TL alacaklı olduğu, bu alacağına takip tarihinden itibaren TCMB avans faizi üzerinden gecikme faizi talep edebileceğine, davacı tarafın icra inkar tazminatı ile her iki tarafın diğer taleplerinin tümüyle Mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Davanın; davacının davalı aleyhine fatura alacağından kaynaklı olarak ... 2.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası, dosya içerisine alınmış, incelenmesinde alacaklının davacı ... Şirketi, borçlunun ise davalı ... Şirketi olduğu, Kasım-2023 ayına ait 2.280 USD, Aralık-2023 ayına ait 2.280 USD, Ocak-2024 ayına ait 2.280 USD, Şubat-2024 ayına ait 2.280 USD, Mart-2024 ayına ait 2.280 USD olmak üzere toplam 11.400,00 USD için alacak talep edildiği, borçlunun takibe itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında █████/2023 tarihli danışmanlık sözleşmesinden kaynaklı ticari bir ilişki bulunduğu ve davacı tarafça verildiği belirtilen hizmetlere ilişkin olarak düzenlenen faturalar yönünden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın ikame edildiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda tanzim edilen█████/2026 tarihli dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, takip konusu faturaların ilk 4 ünün her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça itiraza uğramadığı gözetilerek birbirini doğrulayan ticari defterlerle bu 4 fatura konusu alacağın ispat edilmiş olduğu, takip dayanağı 28.3.2024 tarihli faturaya davalı tarafça itiraz edilmiş/iade edilmiş olmakla birlikte, tacirler arasında ticari nitelikteki yazılı sözleşme TTK.m.18/3’de belirtilen yöntemlerden birine uygun olarak feshedilmediği, bunun ispat şekli olduğu benimsense dahi diğer bir usul ile de sözleşmenin feshedildiği ispat edilemediği, yine defterler ile sabit olduğu üzere davalı tarafça faturalara ilişkin olarak ödeme yapılmadığı, her ne kadar davalı taraça takibe konu faturalara ilişkin hizmetin gereği gibi verilmediği iddia edilmişse de, hizmetin eksik veya gereği gibi verilmediği hususunda davalı tarafça somut belge ve delil de sunulmadığı, dolayısıyla davacı yanın takip konusu faturalardan kaynaklı olarak davalı yandan alacaklı olduğu dolayısıyla davalı yanın takibe yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir."Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,-Davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 25.083,02-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.444,21-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 20.638,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 58.751,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 4.444,21-TL Peşin/nisbi Harcı, 20.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 497,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 25.368,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. Maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır