Anahtar kelimeler: Harfinden Sınıfsal Senedir Arttığını İçerdiğini Benzerlik Karıştırılmaya Derecede Ettirdiğini Seri
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın reddine (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilin “...” ibaresini içeren ilk markasını 1988 yılında tescil ettirdiğini ve bu doğrultuda “...” harfinden oluşan seri markalarının sayısını her geçen gün arttığını, davalı tarafça tescili istenen “...” ibaresinin müvekkilinin markalarıyla karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olduğunu, dava konusu markaların sınıfsal benzerlik içerdiğini, müvekkilinin en az 32 senedir “...” harfi ile marka yaratmakta ve kullanmakta olduğunu, markalar arasındaki benzerliğin ayırt edilemeyecek kadar olduğunun kabul edilmemesi durumunda ise markaların çağrıştırma ihtimalinin göz önüne alınması gerektiğini, müvekkillerine ait markaların tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) ... sayılı kararının iptali ile davalının 2019/... sayılı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 1996 tarihinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde kuruluşunu tescil ettirdiğini, ticaret sicilinde yer alan demir ve çelik faaliyet alanının davacı tarafın faaliyet gösterdiği beyaz eşya ve elektronik sektörüyle benzerlik taşımadığını, farklı kitleye hitap ettiklerini, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilin marka tescilinden önce ilgili şeklin tasarım tescilini 2014 yılında yaptırdığını, tanınmışlık ve kötüniyeti ispata ilişkin davacı tarafın hiçbir delil sunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait 2014 ... sayılı "şekil+..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ayrıca emtia benzerliğinin de oluştuğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibasın bulunduğu, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 282. maddesi uyarınca iştirak edilmediği, diğer markalar açısından ise benzerlik oluşmadığı, diğer yönden SMK'nın 6/5 hükmündeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanamadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ise ispatlanamadığı, ... yönünden, davalının "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı, her iki davacı şirket yönünden SMK'nın 6/5 hükmündeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ise kanıtlanamadığı gerekçesi ile davacılardan ... A.Ş. şirketi tarafından açılan davanın reddine, davacılardan... ve Ticaret A.Ş. tarafından davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararının iptaline, dava konusu 2019/... sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir .
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle özgün niteliği bulunan, eğik bir stil ile yazılılan "..." harfi ile davacı Şirketin itirazına mesnet gösterdiği 2014/... sayılı "şekil+..." ibareli markası arasında, markaların biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki markada bulunan "..." harflerinin düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, renklendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma sırasında işaretlerin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, iltibas incelemesinin sadece işaretlere bakılarak değil, onların kapsamında bulunan ürünler ile onların niteliğini gözeterek ve her ikisinin birbirine etkisi nazara alınarak yapılmasının gerektiği, ortalama tüketicilerin markaları ilişkilendirmeyeceği, markalar arasında belirgin biçimde farklılık bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu markayı gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, ayırt ediciliği düşük bulunan bu ibarenin dava konusu olaydaki gibi yeterli farklılık sağlanarak kullanılabileceği, zira tek başına harflerin ayırt edicilik taşımaları mümkün olmadığı gibi bunların herhangi bir kimsenin tekeline de bırakılamayacağı, biçim, renk, kaligrafi, tertip tarzı gibi unsurlarla ayırt edicilik kazandırılan harflerin ise marka olarak tescil edilebileceği, somut uyuşmazlıkta da davalının başvurusunun yeterli ayırtedicilik sağladığı, yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı, dolayısıyla somut olayda SMK'nın 6.maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
.... TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının 2019/... sayılı "...+Şekil" ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacı tarafça yapılan itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!