Anahtar kelimeler: İlişin Muavin Ekstresine Cari Durduğunu Yersiz Ret Şirketten İlişki Defterlere
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ███████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ticari iş ilişkisi mevcut olup cari hesap şeklinde çalıştıklarını, bu ticari ilişki kapsamında alacak ve faturaların karşılıklı olarak ticari defterlere işlendiğini, davalı tarafından cari hesap ekstresine ilişin ödeme yapılmaması üzerine, davalı şirketten olan alacağın tahsili için takip başlatıldığını, davalının haksız ve yersiz itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili 2019 yılı muavin defterlerinde davalı şirketin bakiye 667.180,43 TL borçlu olduğunu, alacağı tamamen sürüncemede bırakmak maksadı ile takibe kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, davalı tarafın kötüniyetli itirazının altında yatan olası mal kaçırma girişimlerinin önlenmesi için, öncelikle takip konusu alacağın ihtilafsız olması sebebiyle teminatsız olarak, aksi kanaat söz konusu ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yıllardır devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, ve müvekkilinin 2014 yılına kadar davacı ... . Ltd. Şti'nin %95 hissesine sahip kurucu ortağı olduğunu, 2014 senesi sonunda müvekkili şirketin ... ...de bulunan hisselerini %5 hisse sahibi diğer ortak ... ...ya devrederek ... ...deki ortaklığını sona erdirdiğini, ancak ticari ilişkinin sona ermediğini, bu ticari ilişkide müvekkilinin kitap satan, davacı şirketin de kitap alan durumunda olduğunu, müvekkili şirketin, devam eden bu ticari ilişkide, davacının yapacağı ödemelerin aylık nakit olarak yapılması ve yeni iskonto oranlarının %15 olacağını bildirmesi üzerine davacı şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, mal satımlarına ilişkin faturalar incelendiğinde davacı şirket tarafından müvekkili şirkete kesilmiş neredeyse hiçbir fatura olmamasına rağmen, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete kesilmiş yüzlerce faturanın olduğunu, davacı şirketin yaptığı icra takibinin dayanağına sadece iki satırlık bir muavin defter kaydı koyduğunu, davacı şirketin, şirket hisselerinin devri sırasında müvekkili şirkete ve ortaklarına ödenen hisse devir bedellerini şirketler arasında bir ödeme gibi göstermiş olabileceğini, bunun kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddine, alacağın %20'si oranında tazminatın davacından tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin diğer ortağı olan ... ...tarafından satın alınan hisse bedellerine denk gelen çeklerin davalıya verildiği ve defterlere işlendiği, daha sonra bu çeklerin 575.000,00 TL'lik kısmının şirket alacağıymış gibi takibe konu alacağa eklendiği, oysa bu çeklerin şirket sahibi adına keşide edilip verildiği ve iki tarafın da defterine kaydedildiği, şirket hisse borçlusu satın alan gerçek kişi ise de onun adına davacının çek vermesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu durumda davacı şirketin yaptığı ödeme kadar kendi ortağından alacaklı olmasının mümkün olduğu, bunun hesaplara usulüne uygun işlenmemiş olmasının davacının kusuru olduğu, ticari defterlere göre davacının hesabından düşürülmesi gereken 12.000,00 TL ve 1.404,00 TL'nin mahsubu sonrası 653.144,53 TL alacak göründüğü, şirket hisse bedeli için verildiği anlaşılan çeklerin bedeli olan 575.000,00 TL düşüldüğünde ise bakiyenin 78.144,63 TL olacağı ve davacının bu miktarda alacaklı olduğu, davacı defterlerine işlenen 631,80 TL'lik faturanın davalıya tebliğ edildiğine dair kanıt ortaya konmadığı ve davalı defterinde kaydı da olmadığından bu miktar yönünden da alacağın sübuta ermediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kayıtlarında yer alan 667.180,43 TL'den davalı kayıtlarında yer alıp davacı kayıtlarında yer almayan 3 adet kayıt toplamı 14.035,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 653.144,63 TL alacak bakiyesi kaldığı, davalı tarafça kendisine verilen cari hesaba işlenen 22... .000,00 TL'lik çekin ticari alışverişin siparişi için verilen avans olmadığı, şirketin hisse satışına ilişkin yapılan ödeme olduğu savunulduğu, çekin borç ödemesinden başka bir amaçla verildiğini ya da bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalının dava konusu çeklerin karşılığının hisse senedinin devrine ilişkin olduğu ya da başka bir ticari ilişki kapsamında çeklerin alındığını savunmasının ispat yükünü değiştirir nitelikte bulunmadığı, dolayısıyla davacı tarafın 575.000,00 TL bedelli çek ödemelerinin satın aldığı malların sipariş avansı olarak verildiğini ispatlayamadığı, hüküm altına alınan alacak açık hesap ilişkisinden kaynaklanmakla likit (belirlenebilir) olup hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartlarının oluştuğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!