Anahtar kelimeler: Muhtelif Bedelsiz Seri Bedelli Çekleri Çeklerin Şubesinin Avans Suretle Ret

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya mal teslimi karşılığında avans olarak muhtelif çekleri verdiğini, ancak mal tesliminin yapılmadığını, davalının fatura da düzenlemediğini, bu suretle çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek avans olarak verilen; ... Şubesinin 12.04.20 ... seri numaralı 175.000,00 TL bedelli, 19.04.20 19... 68 seri numaralı 175.000,00 TL bedelli, 26.04.20 ...seri numaralı 175.000,00 TL bedelli, 26.04.20 19... 71 seri numaralı 175.000,00 TL bedelli, 03.05.20 19... 15 seri numaralı 175.000,00 TL bedelli, 10.05.20 ... seri numaralı 150.000,00 TL bedelli, 17.05.20 19... 17 seri numaralı 125.000,00 TL bedelli, 13.05.20 19... 96 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli, 17.05.20 19... 97 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin avans olarak verildiğinin ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu ve yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin davacı ile olan ticari ilişkiden kaynaklı tüm edimlerini yerine getirdiğini, satışı yapılan iplikleri teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında iplik alım satımıyla ilgili ticari ilişkinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının, davalıya 823.031,85 TL borcunun, davalının ticari defterlerine göre davalının, davacıdan 823.031,85 TL alacağının bulunduğu, ticari defter ve belgelerin birbirlerini teyit ettiği, dava konusu 1.250.000,00 TL tutarlı çeklerin davacı ticari defter kayıtlarında davalı tarafa teslim edildiği yönünde muhasebe kaydının oluşturulduğu, çeklerin keşidecisinin davacı, lehtarının ise davalı taraf olduğu, çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle karşılıksız işlemi yapıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının değerlendirilmesi sonucunda davacının davalıdan sipariş avansı olarak verilmiş çeklerden dolayı bedelsiz kalan vadeli çekinin olmadığı, davalıya teslim edilen dava konusu çeklerin bedellerini tarafların karşılıklı olarak ticari defter kayıtlarına alınarak borcundan düşüldüğü, davacının halen cari hesaptan dolayı davalıya 823.031,85 TL borcunun bulunduğu, çeklerin avans olarak verildiği hususunun kesin delil ile ispatlanması gerektiği, ispat yükünün davacı tarafta bulunduğu, davacı tarafın buna yönelik yazılı delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, dolayısıyla davacı tarafın dava konusu çeklerin avans olarak verildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın çeklerin davalıya mal teslimi karşılığında avans olarak verildiği ancak mal tesliminin yapılmadığı bu suretle çekin bedelsiz kaldığını ileri sürdüğü, davalının ise çekin avans olarak verilmediği ve davacıya mal tesliminin yapıldığını savunduğu, bu kapsamda çek hamili olan davalının savunmasının ispat yükünü değiştirecek nitelikte bulunmadığı, ayrıca ispat yükü kendisinde olmayan tarafın ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabileceği, bu halde karşı ispat faaliyeti için delil sunan tarafın, ispat yükünü üzerine almış sayılmayacağı, davacı tarafın davaya konu çeklerin avans olarak verildiğini ispat edemediği, esasen bu çekler üzerlerinde yazan tutar itibariyle teslim olgusuna karine teşkil ettiği, ayrıca davalı tarafından teslimin ispat edilmesine gerek bulunmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, tarafların dava konusu çekleri cari hesaba kaydettikleri ve bu halde dahi davalının, davacıdan 823.031,85 TL alacaklı olduğu konusunda taraf defterlerinin mutabık olduğu hususunun belirlendiği, buna göre dava konusu çeklerin avans niteliği bulunmadığı, bunun yanı sıra çeklerin belirli bir mal teslimine özgü olduğunun da ispatlanamadığı, davacı, delil listesindeki "her türlü kanuni delail" ibaresi gereğince yemin teklifinin hatırlatılması gerektiğini ile sürmüş ise de, bu ibarenin yemin deliline başvurmuş sayılma için yeterli olmadığı, davacının iddiasının açıkça, mal tesliminin yapılmadığına yöneldiği, bu haliyle temel ilişkinin de uyuşmazlık konusu olduğu, davacının cari hesap borcunun bulunmasının kambiyo senedi nedeniyle de borç bulunduğu anlamına gelmeyeceği yönündeki iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, takibe konu çeklerin bedelsiz olduğu iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.