Anahtar kelimeler: İstemli Bulunacak İbareli Tanınmış İhtimali Karıştırma Derecede Markalarının Markalar Olmaksızın

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ███████ KararHÜKÜM
: Davanın reddiBölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .... sayılı ve "...", "...", "....", "...." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2020/... sayılı "...." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Yeniden inceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, davalının uzun zamandan bu yana "..." esas unsurlu markaları tescil ettirmeye çalıştığını, daha önceden 2017/... sayılı "..." markasının tescili için başvuruda bulunduğunu, anılan markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davalı gerçek kişinin, müvekkiline ait marka ve ... ... adına tescilli koruma markası nedeniyle “...” markasını tescil ettiremediği için benzer markaları almaya çalıştığını, online platformlarda kendisini “... Çayın Türkiye Distrübütörü” olarak tanıttığını, müvekkiline ait markadan yararlanarak haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, başvurusunun kötüniyetli tutumunun bir parçası olduğunu, markaların aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzerlik içerdiklerini iltibas ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde öncelik hakkı sahibi olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının kapsadığı malların aynı olduğu, dava konusu başvurunun bir bütün olarak bıraktığı markasal izlenimin davacı markaları ile benzer bulunduğu, ortalama tüketici kitlesi açısından dava konusu markanın, davacı markaları ile ilişkilendirilme ihtimali ve/veya karıştırılma ihtimalinin olduğu, davacının, markalarını geniş çerçevede "çay" emtiası üzerinde kullandığı, dolayısıyla davalının marka işlem dosyası aşamasında ileri sürmediği ancak işbu davada ileri sürdüğü beyanlarının, kullanım ispatı talebi olarak değerlendirilmesi halinde "Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek yaş pasta, baklava kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri." malları yönünden kullanıma ilişkin bir evrakın bulunmadığı ancak davacının ████████ 01... /79803 sayılı markaları tescil edilmemiş ise de başvuru tarihlerinin, davalının marka başvurusundan önce olduğu ve davalı ... kapsamındaki tüm malları kapsadığı, davacının “...” ibareli bir kullanımının bulunmadığı göz önüne alındığında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 hükmü bağlamındaki talebinin yerinde olmadığı, somut uyuşmazlığa SMK'nın 6/4 hükmünün uygulanma imkânının bulunmadığı, SMK'nın 6/5 hükmünün uygulanma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf malların tamamının, davacının itirazına mesnet 2012/... sayılı markanın kapsamında yer alan mallarla aynı/benzer olduğundan, emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, davacının itirazına mesnet 2020/... /... sayılı markaların başvuru tarihleri, dava konusu başvurudan sonraki tarihli olduğundan, bu markaların SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında değerlendirilemeyeceği, itiraza mesnet ████████ 01... /... sayılı davacı ... başvuruları reddedildiğinden, iltibas değerlendirilmesinde bu markaların da dikkate alınmadığı, davacının 2012/... sayılı markası yönünden yapılan iltibas değerlendirmesinde, davacının söz konusu markasında yer verilen "..." ibaresinin, kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretlerden olduğu, söz konusu ibarenin K/... sayı ile Uluslararası ... Vakfı adına kayıtlı bulunduğu, bu itibarla anılan ibarenin markanın asli unsuru olarak değerlendirilemeyeceği, markada yer verilen sair unsurların da ayırt edicilikte geri planda kaldıkları gözetildiğinde, davacı markasının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, davalıya ait başvuruda yer verilen “....”, “...”, “...” ibareleri ayırt edici olmayıp, başvurunun asli unsurunu “..." ibaresinin oluşturduğu, buna göre taraf markalarının asli unsurlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğu, bir an için "..." ibaresinin de davacı markasının asli unsuru olduğu kabul edilse dahi bu ibare ile "..." ibaresi arasında bir benzerlik bulunmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava; YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.