Anahtar kelimeler: Smk Sektörde Sınıfta İşinde Nakliye Sitesini Sınai İbareli İnternet Gösterdiğini

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retBölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin nakliye işinde faaliyette bulunduğunu ve “...” ibareli markasının ... numarası ile 39.sınıfta tescilli olduğunu, davalının ise “...”ibaresini kullanarak aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, aynı zamanda "..." alan adlı internet sitesini kullandığını, bu kullanımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29... . maddeleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, her iki taraf arasında işletmesel bağlantı bulunduğu izlenimini yarattığını ileri sürerek davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine,davalıya ait ... alan adının iptaline, şimdilik 20.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullandığı “... ...” markası ile davacıya ait “...” markasının kavramsal, görsel, işitsel ve bütünsel olarak birbirinden farklı olduğunu, davacının ayrıca "..." ibaresini kullanarak "..." ibaresine ekleme yaparak ayırt edicilik kattığını, tarafların markalarında yer alan "..." ve "..." ibarelerinin de karşılaştırılmada dikkate alınması gerektiğini, müvekkilimin kendi soyismi ile beraber nakliye işi yapmasının hukuka aykırı olmadığını ve davacı tarafından engellenemeyeceğini, müvekkilinin kötüniyetli bir kullanımının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... numaralı "... ...+Şekil" markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalının davacının markasının tescilli olduğu karayolu taşımacılığı hizmetlerinde " ..." markasını kullandığı, bu markanın da esas unsurunun "..." olduğu, her iki markanın hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu, işletmeler arasında bağlantı olduğunun zannedilebileceği, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalının soyadının "..." olmasının davalıya başkasına ait tescilli markayı izinsiz olarak kullanma hakkını vermeyeceği, yine davacının markasının esas unsurunun davalı tarafça alan adında ticari etki yaratacak şekilde kullanılmasının da marka hakkına tecavüz oluşturduğu, her ne kadar davalı tarafça davacının markasının tescilinden daha önce markayı kullanmaya başladığı savunulmuşsa da, buna dair dosyaya hiç bir delil sunulmadığı, davalının kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini de tazminat hesabı için mahkemeye sunmadığı, bu nedenle "... ..." markasını ne zamandan beri kullandığının ve ne kadar gelir elde ettiğinin tespit edilemediği, bu nedenle maddi tazminatın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca takdir edilmesi gerektiği, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki SMK hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacı adına tescilli markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer bir marka ve alan adı kullanması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının kara taşımacılığı hizmetlerinde "... ..." markasını kullanmasının davacı adına tescilli 2006/... tescil numaralı "... ...+ŞEKİL" markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, giderilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait marka ile benzer olan "... ..." markasını her türlü tabela, kartvizit, fatura, irsaliye, etiket ve her türlü tanıtım evrakında kullanılmasının yasaklanmasına, davalı tarafından davaya konu "... ..." markasının kullanıldığı her türlü belge ve tanıtım malzemesine (araç kaplama, broşür vs.) Türkiye sınırları içerisinde veya Gümrük ve serbest liman veya bölge gibi limanlarda dahil bulundukları her yerde el konulmasına ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, davalıya ait ... alan adının iptaline, 20.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin ilanına, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.