Anahtar kelimeler: Saatte Gününün Geldiler Başlanarak Davetiye Günde Dinlenerek Sanayi Sözlü Dinlenildikten
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili, davalı ..., davalı ... ve Eğitim Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş vekilince duruşmasız, davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı ... vekili Avukat ... ile davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin burnunda bulunan şekil bozukluğunun giderilmesi talebi ile başvurduğu davalı hekim ... tarafından 10.03.2007 tarihinde ... Hastanesinde estetik operasyon gerçekleştirildiğini, operasyon sonrası davalı hekimin burnun 6 ay içerisinde oturacağını söylediğini, ancak burnundaki sorunların 1 yıl geçmesine rağmen giderilemediğini ve davalı hekim tarafından ikinci operasyonun yapıldığını, ancak burnundaki şekil bozukluğunun daha kötü hale geldiğini, başka hekimlerin üçüncü bir operasyon geçirmesi gerektiğini söylediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.500,00'TL ilk operasyon bedeli, 800,00 TL ikinci operasyon bedeli, 20.700,00 TL yapılması gereken düzeltme operasyonu bedeli olmak üzere toplamda 25.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminat alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 10.03.2007 tarihli ilk operasyonun başaralı bir şekilde yapıldığını, ancak hastanın talepleri üzerine 16.07.2008 tarihinde ikinci bir kez revizyon operasyonunun yapıldığını, söz konusu operasyonların tıbbi ilkelere uygun olarak yapıldığını, davacının kıkırdak yapısı nedeni ile hekimin kusuru olmaksızın bazı sonuçların ortaya çıkabileceğini, davacının revizyon operasyonu sonrası davalı hekime başvurusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... ve ... Hizm. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği ilk operasyonun 10.03.2007 tarihinde gerçekleştiğinin belirtildiğini, oysa ki ticaret sicil kaydında da yer aldığı üzere davalı şirketin 22.05.2008 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğun'ca tescil olduğunu, dolayısıyla olayın yaşandığı iddia edilen tarihte davalı şirketin henüz kurulmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı ... vekili 03.06.2021 tarihli oturumdaki beyanında, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Feri Müdahil ... Şirketi vekili 24.08.2016 tarihli dilekçesinde özetle; ihbar olunan şirket ile davalı hekim arasında sigorta sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, davalı hekimin tıbbi ilkelere uygun olarak gerçekleştirdiği operasyonlarda herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davacıda ameliyat sonrası burun ucunun her iki yanında çöküntülerin, burun ile dudak arasında ameliyata ait belirgin iz ve çöküntünün ve burun sırtında ters V deformitesinin bulunduğu tespit edilmiş olup, yapılan ameliyatta davalı hekimin, davacıyı hastalığın komplikasyonları konusunda aydınlatmadığı, hastaya ait muayene bulgularını ve ameliyat notlarını saklamadığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı tespit edilmiş ve bu nedenle davalı hekim kusurlu bulunmuş, hastaneyi işleten diğer davalıların durumu değerlendirildiğinde ise; adam çalıştıranın sorumluluğunu düzenleyen TBK madde 66 düzenlemesinin lafzından da anlaşılacağı üzere çalışan kendisine verilen işin yürütülmesi sırasında, 3. kişilere verdiği zararlardan, istihdam edenin kusursuz olarak sorumlu olduğu, davalıların kusurlu olmalarından dolayı davacının bedel iadesi talebinde bulunabileceği anlaşılarak hastaneye ödemiş olduğu 4.300,00 TL bedelin ve yeni ameliyat için gerekli olan SUT hükümlerine göre hesaplanan 8.126,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekili her ne kadar yeni ameliyatın bu miktardan daha yüksek olduğunu iddia etmiş ise de, bunu belgelendirmediğinden ve maddi zararını ispat etmesi gerektiğinden bu beyanına itibar edilmediği, davacının burnunda meydana gelen sorunlar nedeniyle davalının kusurunun bulunması ve bu hususun davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir eylem olduğu hususları birlikte değerlendirilerek tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve davacının duyduğu elem, acı ve ızdıraplar da dikkate alınarak 7.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 18.12.2023 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile, takdir olunan manevi tazminatların “bir miktar az” olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın oluş şekli dikkate alındığında bozma ilamı doğrultusunda davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmakla, davacının maddi tazminat istemi yönünden mahkemenin 03.06.2021 tarihli, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile verilen karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının son derece düşük tespit edildiğini, tarafların sosyal ekonomik durumlarına göre düşük olduğu anlaşılan manevi tazminat miktarının tekrar değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2. Davalı ... Sağlık A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketin davacının operasyon geçirdiği hastanenin işleteni olmadığını, sadece ortakların aynı olmasının sorumluluk yüklenmesi için yeterli olmadığını beyan etmektedir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 23.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ameliyat notu detaylı yazılmadığı için bunun bir tıbbi hata mı yoksa komplikasyona mı bağlı olduğu hakkında kanaate varılamadığının belirtildiğini, tazminat sorumluluğunun ihtimali bir kanıya dayandırılamayacağını, kişiye uygulanan tedavi yöntemlerinde tıbbi hata yahut ihmalden söz edilemeyeceğini beyan etmektedir.
4. Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, 21.08.2019 tarihli uzman görüşü ile hekime kusur yüklenemeyeceğinin bildirildiğini, davacının hastaneye ilk girişinden son çıkışına kadar kendisine tüm süreç hakkında bilgi verildiğini, hükmedilen manevi tazminatın hem haksız hem de fahiş olduğunu, davacıya manevi tazminata hükmedilmemesi gerekirken tıbbi işlemin gerçekleştiği tarih dikkate alındığında fahiş miktarda tazminata karar verilmesinin isabetli olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğindeki estetik operasyondan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin; davacıdan tahsili ile davalılara, davalılardan tahsili ile davacıya karşılıklı olarak ödenmesine,
Davacı (tüketici) muaf olduğundan peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Aşağıda yazılı harçların temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!