Anahtar kelimeler: Davacıbirleşen Saatte Gününün Davalıbirleşen Geldi İnş Başlanarak Davetiye Günde Şti
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı ... İnş. Şti. vekilince duruşmalı, davalı-birleşen davada davacı ... İnş. Tic. Şti. vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzlanan 18.03.2015 tarihli ... ve Yağmur Suyu Drenaj Sistemlerinin Rehabilitasyonu ve Tamamlanması İnşaatı İşine ilişkin sözleşme nedeniyle davacı yüklenicinin üzerine düşen edimleri yerine getirerek işi teslim etmesine rağmen davalı yanca iş bedelinin eksik ödendiğini ileri sürerek, fazlaya dair haklarının saklı tutulması kaydıyla 100.000,00 TL'nin, ihtarname tarihi olan 12.07.2016 tarihi itibari ile bankaların ticari kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare talep miktarını 1.343.601,90 TL olarak ıslah etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; davalı şirket tarafından sözleşme kapsamındaki edimlerin ihtar ve uyarılarına rağmen yerine getirilmediğini, yaptığı işe nazaran fazla yakıt alarak davacının zararına sebebiyet verildiğini, işin süresinde tamamlanmadığı, bu nedenle sözleşmesinin 3.07. maddesindeki tazminat ile 3.10. maddesindeki cezai şarttan sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalının nam ve hesabına 3. kişiye yaptırılan iş ve davalıya yapılan fazla ödemeden ... alacağının şimdilik 10.000,00 TL'sinin, davalı tarafça fazla alınan mazot bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin, sözleşmenin 3.07. maddesinin ihlali ile işin yarım bırakılması nedeniyle 5.000,00 TL tazminat bedeli ve sözleşmenin 2.10. maddesinin ihlali nedeniyle günlük ceza-i şart bedeli olarak 5.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare verdiği ıslah dilekçesiyle talebini; eksik ve kusurlu imalatlar nedeniyle nam ve hesabına olacak şekilde üçüncü kişilere yaptırılan işler nedeniyle 15.810,00 TL'ye, sözleşmenin 3.07. maddesini ihlal ettiğinden tazminat bedelini 50.000,00 TL'ye, sözleşmenin 3.10. maddesini ihlal ettiğinden cezai şart bedelini 191.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; 18.03.2015 tarihli taşeron sözleşmesine göre, malzemeler müteahhit tarafından verilirse, bu malzemelerin bedelinin yapılacak iş bedelinden düşülmesi hususunda mutabık kalındığını, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından verilen malzeme ve yapılan ödemeler ile davacının iş nedeniyle ödenmeyen alacağı kalmadığını, idare tarafından teslim ve geçici kabulü yapılmadığından nihai hesapların yapılmadığını, yapılan imalatların eksik ve ayıplı olduğunu, işin süresinde tamamlanmadığını, davacının sözleşme kapsamında yükümlülüğündeki işe ve imalata nazaran fazla akaryakıt kullanarak müvekkilini zarara uğrattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından düzenlenen ve taraflar arasında ihtilafsız olan 3 adet faturanın toplam bedelinin 1.963.062,56, TL olduğu, bu bedelden davalının yaptığı 1.577.027,63 TL ödeme ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 32.400,00 TL tahsilat, 95.050,66 TL çek ve 123.785,00 TL çek olmak üzere 251.235,66 TL düşüldüğünde, davacının ödenmeyen bakiye alacağının 134.799,27 TL olduğu, dava dışı müşavir firmaca ana yüklenici ... firmasına yazılan 22.02.2017 tarihli eksik ve kusurlu işlere ilişkin davaya konu işin 20 16... tarihli çeşitli tutanaklara göre, eksik ve kusurlu işlerin yapıldığı yıl olan 2017 yılı mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre giderim bedelinin toplam tutarının KDV dâhil 15.810,00 TL olarak bilirkişi heyetince hesaplandığı, bu durumda eksik ve kusurlu işlerden dolayı, asıl davacının alacağından 15.810,00 TL mahsup edildiğinde, asıl davada davacının alacağının 118.989,27 TL olduğu, birleşen dava yönünden ise davalı alt yüklenicinin, davacı üst yükleniciden alacaklı olduğu, buna göre davacının fazla ödeme yaptığı iddiasının yerinde olmadığı, fazla akaryakıt kullanımına yönelik iddianın davacı tarafça ispatlanamadığı, işin gecikmesine davalı alt yüklenicinin neden olduğunun dosya kapsamına göre kanıtlanamadığı, ödeme yükümlülüğünü tümüyle yerine getiremeyen davacının kusurlu olduğu, bu nedenle davacının tazminat ve cezai şart talebinin de haksız olduğu, eksik kusurlu işlere yönelik talep edilen miktarın asıl davadaki bakiye hakediş alacağı hesabında dikkate alındığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2023 tarihli ek kararı ile asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun, harç ve giderleri yatırılmadığından, yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ve bu karara karşı da asıl davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı vekilinin 23.01.2023 tarihli ek karara karşı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin 27.10.2022 tarihli karara karşı yaptıkları istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarına gönderilen muhtırada sadece mahkeme başkanının imzası olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemeleri heyet halinde çalışmakta olup, verilecek kararların da heyet halinde alınması gerektiğini, her ne kadar gönderilen muhtırada istinaf karar harcı ve İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı eksikliğinden bahsedilmiş ise de mahkemenin ilgili giderleri dosyada bulunan avanstan karşılayabilecek iken istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesinin Anayasa ve adil yargılanma hakkı ile mahkemeye erişim hakkının açıkça ihlaline neden olduğunu beyan etmektedir.
2. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sözleşme kapsamındaki edimini yerine getirmediğini, eksik ve kusurlu iş yaptığını, bu işlerin davacı namına yaptırıldığını, sözleşme ile işin mahiyeti ve bedeli belirlenirken, malzemelerin müteahhit tarafından verilmesi halinde bedelinin yapılacak iş bedelinden düşülmesi hususunda mutabık kalındığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, işin süresinde tamamlanmadığını, bu nedenle davalının sözleşmenin 3.07 maddesindeki 50.000,00 TL tutarlı iş bırakma tazminatı ile 3.10 maddesindeki geciken her gün için 250,00 TL cezai şarttan sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacak ve cezai şartın tahsili istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyize konu ettiği miktar asıl dava için 118.989,27 TL, birleşen dava için ise 266.180,00 TL olup, her iki karar hakkında yapılan temyiz başvurusu karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından temyiz dilekçesinin kesinlikten reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı yönünden miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
2. Asıl davada davacı vekilinin temyiz başvurusunun esastan reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!