Anahtar kelimeler: Franchise Devraldığını Aşden İbareli Unvanının Şekil Markalarının Bundan Ret Tic

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan RetBölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVA1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı şirketin "..." ibareli 2013/... sayılı, "... ..." ibareli 2013/... sayılı ve "... şekil" ibareli 2003/... sayılı markalarının sahibi olduğunu, davalı ile dava dışı ...Tic. A.Ş. arasında 21.08.2019 tarihinde başlayan franchise sözleşmesinin bulunduğunu, davacı şirketin dava dışı ...Tic. A.Ş.'den marka hakkını, bundan doğan tüm hakları ile birlikte devraldığını, davacı şirketin eski unvanının ...Taah. Maden İth. İhr. Tic. A.Ş. olduğunu, sözleşme devam ederken davalının satışlarında önemli bir düşüş olduğunu, eşi ...'a davacıya ait mesleki ve ticari sırları, proses yöntemlerini, satış usullerini, ücret politikalarını, müşteri bilgilerini verdiğini, gelen siparişleri eşine ait dava dışı ...'e yönlendirdiğini, karşı tarafın haksız rekabete ilişkin kanun ve sözleşme hükümlerine aykırı hareketleri nedeni ile davacı şirketin haklı nedenle fesih hakkını kullanarak ... 10. Noterliği'nin ... sayılı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini karşı tarafa bildirdiğini, bu kapsamda cezai şart, zarar tazmini ve fikri hakların kullanılmasına son verilmesini talep ettiğini, ancak davalının fesih ihtarına rağmen davacının marka ve isminin ilgili tabelalarda yer aldığını, indirilmediğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunulduğunun tespiti ile söz konusu tecavüz eylemlerinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 151/2-c maddesi uyarınca, müvekkilinin marka hakkına tecavüz eylemleri nedeni ile davalı tarafın, markayı lisans sözleşmesi ile kullansaydı ödeyeceği lisans bedeline göre belirlenecek zararlarına karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz fiilinin başlangıç tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; müvekkili ile ... ve İnşaat San. ve Tic. A.Ş. arasında 21.08.2019 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli "... Franchise Anlaşması" başlıklı inhisari olmayan marka lisans sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin işletmesinde sözleşme şartlarına uygun olarak "..." markası ile satmak üzere pizza ürettiğini, ... ve İnşaat San. ve Tic. A.Ş. yetkililerince "..." markasının satılacağının müvekkiline bildirilmiş olduğunu ve eğer satın almaya talip ise görüşmeye davet edildiğini, ancak müvekkilinin, marka devri için belirlenen ücretin kendisi için yüksek olduğunu belirterek bu teklifi geri çevirdiğini, davacının haksız rekabet iddialarına dair hiçbir somut delilin dosyaya sunulamadığını, ... isimli işletmenin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre 14.10.2020 tarihinde kuruluş ilanının yapıldığını, faaliyet adresinin müvekkiline ait işletmeye mesafesinin kuş uçuşu yaklaşık 1,5 kilometre ve araçla ulaşım süresinin 15 dakika olduğunu, şirketin kuruluş amacının gıda maddesi üretim ve satışı olduğunu, sadece pizza satışı yapmadığını, pizzanın yanında hamburger, sandviç ve sair fast food diye tabir edilen atıştırmalıkları üretip sattığını, 19.01.2021 tarihinde şirketin sahibi olan ...’ın tüm hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, davacı tarafın müvekkiline ve kefil sıfatıyla ...’a sözleşmenin feshedildiğine dair gönderdiği ... 10. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin 15.02.2021 tarihinde keşide edildiğini, ihtarnamenin keşide edildiği ve tebliğ edildiği tarihte haksız rekabet yaratan bir fiilin söz konusu olmadığını, müvekkilinin sözleşme şartlarına uygun olarak “...” markasını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... ve İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı arasında 21.08.2019 tarihinden itibaren 5 yıl süreli "..." franchise anlaşmasının akdedildiği, sözleşmenin 6.2 ve 7.2 hükümlerine göre franchise sözleşmesi kapsamında ... Restaurant sistemi içerisindeki markaların franchise alan davalı tarafından kullanımına cevaz verildiği ve bu kullanımın kapsamının belirlendiği, ayrıca sözleşmenin 22.maddesine göre sözleşmenin devri işleminin franchise verenin onayına tabi tutulduğunun kayıt altına alındığı, ... 29.Noterliği'nin 03.11.20 20... yevmiye nolu marka devir sözleşmesine göre; 2003/... sayılı "... ŞEKİL", 2013/... sayılı "..." ve 2013/... sayılı "... ..." markalarının ...Taahhüt Maden İthalat İhracat Ticaret A.Ş.'ye devredildiği, ...Taahhüt Maden İthalat İhracat Ticaret A.Ş.'nin ticaret unvanını değiştirerek ... Kurumsal Restoran İşletmeleri Pazarlama ve Gıda Sanayi Ticaret A.Ş. unvanını kullanmaya başladığının 17.11.20 20... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshasından anlaşıldığı, ticaret unvanını değiştiren ve yukarıda belirtilen markaları devralan şirketin somut olayda davacı-birleşen davacı şirket olduğu, dolayısıyla sözü edilen markalar üzerinde davacı şirketin mülkiyet hakkının bulunduğu, ... 10. Noterliği'nin 15.02.20 21... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı ve dava dışı ... ve İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki franchise sözleşmesinin feshedildiğine ilişkin olarak ihtarname çekildiği, bu ihtarnamenin 16.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu ihtarnamede franchise sözleşmesinin ... ve İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den kendisine devredildiğinin ihtarnameyi çeken davacı şirket tarafından kabul edildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde franchise sözleşmesinin davacı şirkete devredildiği olgusuna ilişkin itirazda bulunmadığı, davalı şirketin franchise sözleşmesinin dava dışı ... ve İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den davacı şirkete devredildiği olgusunu kabul ettiği, davacı şirketin franchise sözleşmesinin feshine ilişkin ihtarnamesinin davalı tarafa tebliğ edildiği tarih olan 16.02.2021 tarihi itibariyle hüküm ve sonuçlarını doğurduğu ve sözleşmeyi sona erdirdiği, zira fesih işleminin tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir hak olduğu, feshin haklı veya haksız olmasının, buna ilişkin varsa olası zararların tazmininin ayrıca değerlendirilmesi gereken hukuki sorunlar olduğu, nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15.04.20 19... /146 E., █████████ K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; fesih işlemi haksız olsa dahi fesih iradesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sona erdiğinden, fesih beyanından sonraki markasal kullanımların marka sahibinin marka haklarına tecavüz oluşturacağı, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D.İş sayılı dosyası ile davalıya ait işyerinde delil tespiti işlemi icra edildiği, fesih iradesinin davalıya tebliğinden sonra davalıya ait işyerinde yapılan incelemede "..." esas unsurlu markaların kullanımının devam ettiğinin anlaşıldığı, fesih beyanının davalıya ulaşmasından sonra bu markaların kullanılmasının davacıya ait "..." esas unsurlu marka haklarını ihlal eylemi oluşturduğu, davalı yanın, fesih bildirimini tebliğ almasından sonra davacıya ait markaları kullanması eylemi aynı zamanda kendi kusurundan kaynaklandığından, davacı yanın gerek maddi tazminat, gerekse manevi tazminat isteme koşullarının somut olayda oluştuğu, davacı tarafın yoksun kaldığı kazancın SMK'nın 151/2-c maddesine göre “sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli” yöntemine göre hesaplanması tercihinde bulunduğu, gerek davacı, gerekse davalının kazancının oluşumunu sağlayan tek faktörün marka olmadığı, davalının 16.02.2021-08.04.2021 tarih aralığındaki cirosu toplamı olan 43.790,00 TL’nin %5’nin emsal lisas bedeli olabileceği, buna göre maddi tazminatın 2.189,50 TL tutarında olabileceği, bununla birlikte davacı yanın maddi tazminat istemini 1.000,00 TL ile sınırlı tuttuğu, tarafların mali, sosyal ve ekonomik durumları, ihlale konu marka sayısı, bu markaların niteliği, markaların ilişkin olduğu hizmet sektörü, tarafların kusur oranları, sıfatları, işgal ettikleri makam ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde ifadesini bulan hak ve nesafet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde 5000,00 TL manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, davacıya ait marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunduğunun tespitine, davalının tecavüz oluşturan eylemlerinin durdurulmasına, birleşen davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın 16.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddinekarar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirAsıl dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, birleşen dava, marka hakkı ihlâlinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.