Anahtar kelimeler: Mutfağında İşleyerek Davaitirazın Franchise Uzaması Satımdan Tevzi Mutabakata Varıldığını Sattığını

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında █████/2017 tarihinde franchise sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin 5 yıl süre ile geçerli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin █████/2022 tarihinden itibaren 10 yıl daha uzaması edilmesi konusunda sözlü mutabakata varıldığını, taraflarınca 10 yıllık franchise bedelini davalının talebi üzerine bir kısmının şirket ortaklarının hesabına bir kısmının da davalı yetkilisi ...'in hesabına yapıldığını, müvekkilinin 2017 tarihinde itibaren sözleşmeye konu ... davalıdan temin ettiğini ve kendi mutfağında işleyerek sattığını, davalının 2023 yılı Kasım ayında müvekkiline gönderdiği yazı ile donmuş/işlenmiş ... temin edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin bu talebi mutfağının uygun olmaması, bu iş için personel istihdam etmesi gibi sebeplerle reddettiğini, bunun üzerine davalının asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun beyan ve iddialarla sözleşmenin feshettiğini, feshe ilişkin müvekkiline ihtarnameler gönderildiğini, müvekkilinin bu süreçte cari hesapta alacaklı olduğu 182.386,06-TL alacağını davalıdan ödemesini talep etmiş ise de ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, icra takibinin █████/2024 tarihinde açıldığını ancak davalının ödeme emrini █████/2024 tarihinde tebliğ almasına müteakip geriye yönelik olarak icra takibinin başlatıldığı gün için 3 adet fatura keserek icra dosyasına itiraz ettiğini, müvekkilince işbu 3 adet faturaya ... Noterliği'nin █████/2024 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edildiğini iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını, davacının sözleşmenin uzatıldığı ve cari hesap alacağının olduğu iddiasının gerçek olmadığını, taraflar arasında herhangi bir tadil protokolü bulunmadığını, ... Noterliği'nin █████/2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu hususun davacıya beyan edildiğini, yine davacıya keşide edilen ihtarnamede sözleşmede 23.11.2023 tarihinde gerçekleştirilmek istenen denetime karşı çıkılması sebebiyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, davacının müvekkilinin denetimlerini engelleme sebebinin davacının müvekkili haricindeki kişilerden ürün alması ve müvekkili adı altında satması olduğunu, müvekkilinin 2023 Kasım ayında davacıya bundan böyle işlenmemiş ... temin edilmeyeceğini ve midyelerin merkezden temin edileceğini davacıya bildirdiğini, müvekkilinin sözleşme gereğince böyle bir değişiklik yapabileceğini ancak davalının talebi kabul etmediğini, diğer yandan müvekkili tarafında kesilen faturaların hukuka uygun olduğunu ve esasen müvekkilinin alacaklı olduğunu, davacının sözleşmeye uymaması sonucunda sözleşme maddeleri uyarınca toplam 150.000,00TL'lik cezai şart bedelinin ödenmesi amacıyla 3 fatura kesildiğini ve davacıya gönderildiğini, son olarak İİK'ya göre itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması gerektiğini ancak alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine TL asıl alacak ve TL işlemiş faiz olmak üzere toplam TL borcun ödenmesi amacıyla tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'nun (TCKN: ...) Dinlenildiği, Tanığın; "Ben davacı şirkette 2023-25 yılları arasında genel müdür olarak çalıştım, ... ...'ten franchise almıştık, sözleşme devam ederken mal göndermemeye başladılar, bu nedenle kendilerine ihtar çektik, bir çok ihtar çektik, bizi zor durumda bıraktılar, en sonunda denetime geldiler, bize donmuş ürün göndermek istediler, biz ise kendi mutfağımızda taze üretim yapıyorduk, sözleşmenin başından beri böyle devam ediyordu, sonradan donmuş ürün için bizi zorladılar ancak biz kabul etmedik, en son denetime gelindiğinden ben yukarıda bürodaydım, beni aşağı çağırdılar, 4 kişi gelmişlerdi, bunlardan biri benim tanıdığım yeni müdür ... idi yanındaki 3 kişiyi tanımıyordum, sonradan yazı gelince noter olduğunu öğrendim ancak kimse bana kimlik veya yapılacak işlere dair belge göstermedi, ben gelenleri içeri buyur ettim, kimseyi kovmadım, zaten mal göndermediklerini ve neyi denetleyeceklerini sordum, herhangi bir işlem yapmadan gittiler, sonradan denetime engel olduğumu iddia etmişler, bana izlettiğiniz kamera kaydındaki kişiler benim bahsettiğim 4 kişidir, kamera açısında ben de girmekteyim, videonun çekildiği alan ön giriştir, direkt tezgah kapının yanındadır, denetleme alanı buradan başlar ben kimseye engel olmadım, görüntüde de görüldüğü gibi bu kişiler doğrudan içeri girmişlerdir, gelen kişilerden müdür denetlemeye geldiğini söyledi ancak kimlik vs göstermediler, ben diğer alanlarla ilgili kamera kaydı bulunup bulunmadığı bilmiyorum, ben kimseye engel olmadım, gelenler içeri girdiler, sonrasında denetleme yapmadan geri gittiler." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'in (TCKN: 45178778962) Dinlenildiği, Tanığın; "Ben davacı şirkette tezgaha bakan kişi olarak çalışıyordum, bahsi geçen denetlemeye ilişkin kamera kayıtları vardır, bana göstermiş olduğunuz kamera kaydında görüldüğü gibi gelen kişileri ilk karşılayan benim, bu kişilerden hiçbirini tanımam, bana Ali Bey'i göreceklerini söylediler, ben Ali Bey'e haber verdim, bu sırada o kişiler içeri girdi, sonrasında aralarında ne yaşandığını ve denetleme yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, arada bir tartışma veya bağırma olduğuna dair duyumum yoktur, çıktıkları zamanı görmedim, denetim yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, bana denetime geldiklerini söylemediler, ben gelen kişiler çıkarken orada olmayabilirim, ben sürekli tezgah ev mutfak arasında gelip giderim, dükkanın diğer taraflarında kamera kayıtları olup olmadığını bilmem, dükkanın altında mutfak vardır, arkada oturma alanı yoktur çalışma alanı olan mutfak vardır." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2026 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'ın (TCKN: ...) Dinlenildiği, Tanığın; "Ben şuan kendi şirketimde çalışıyorum, davalı şirkette daha önce 2022-2025 yılları arasında insan kaynakları müdür olarak çalıştım, aynı zamanda denetimlere katılmak için vekaletim vardı, daha önce ...'na defaaten gittim, en son gittiğimde yanımda ... ..., ... ve noter çalışanı vardı, noter çalışanının ismini hatırlamıyorum, gittiğimiz denetim rutin bir denetim değildi, davacı şirket çalıştığım franchise veren şirketten son zamanlarda tedarik konusunda sıkıntın yaşıyordu, çiğ ... almıyorlardı, biz çiğ ... satışı yapıyorduk ancak daha sonra müşterilerden gelen şikayet üzerine patron belli şubelerde donuk ... satışı yapılacağını kabul etmeyenlerde sözleşmenin feshedilerek yola devam edilmeyeceğini söylüyordu, çiğ midyeye ilişkin tedarik devam ederken donuk ... ile ilgili tedarik ilişkisine dair görüşmeler devam ediyordu ancak davacı bu süreçte de ürün tedariki yapmıyordu, noterle gittiğimiz gün önceden davacının çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için öncen müşteri gibi bir kişiyi gönderdik, faal olduğunu anlayınca denetime gittik, denetimde soğuk hava depolarının ve imalathaneyi kontrol etmek istedik ancak içeri giremedik, biz içeri girmeye çalıştık ancak içeriden yaşlı bir yetkili bizi içeri almayacağını söyledi, kavga çıkmadı, biz karşılık vermedik, biz gittiğimizde noter çalışanı yanımızda geldi, sonrasında notere döndük ve tutanak tutuldu, bana gösterdiğiniz kamera kaydında ilk giren kişi ...'tır, ikinci giren noter çalışanıdır, onun arkasından üçüncü giren imalathane şefi ... ... ve onun arkasından dördüncü giren kişi benimdir, ancak videonun bu kısımda dahi en baştaki yaşlı kişi bize izin vermeyeceğini bağırarak söylüyordu, bundan kısa süre sonra işletmenin dışına çıktık, girdiğimiz kapıdan geri çıktık, girip çıkmamız saniyeliktir, davacı şirket denetime bu şekilde engel olmuştur, içeri girerken yetkili kapıdan değildi, biz girerken ayağa kalktı, biz denetime gitme amacımızı ve yanımızda noter olduğunu beyan ettik ancak kabul edilmedi, soğuk hava depoları gösterilmedi, videonun devamı dosyaya sunulmamıştır, olsaydı anlattığım şekilde görüntüler olurdu, noter kendisini yetkiliye tanıtmıştı, faturalarla ilgili bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mali Müşavir, Sözleşme Uzmanı ve Gıda Mühendisi Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin █████/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Sözleşmenin 5.4. maddeye istinaden davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği, davalının sadece 50.000,00-TL cezai şart talep edebileceği,
davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2022-2023-2024 yıllarına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2022-2023-2024 yıllarına ait yasal
defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı Şirket tarafından davacı şirket adına 3. Adet cezai şart faturası düzenlendiği, düzenlenen bu faturaların davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından düzenlenen cezai şart faturalarına davacı tarafından iade faturası düzenlendiği, düzenlenen iade faturalarının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirketin davalıdan 182.386,06-TL alacak talep ettiği, davalı şirket tarafından kesilen cezai şart faturaları öncesinde davalı şirket ticari defterlerinde davalı şirketin davacı şirkete 182.654,71-TL borçlu göründüğü tarafların arasında cezai şart faturaları hariç 268,65-TL örtüşmeme farkı bulunduğu, 268,65-TL fark hariç tarafların bakiyelerinin birbirini doğruladığı, davalı tarafından kesilen 30.03.2024 tarih ... nolu 13.10.2017 tarihli Franchise Sözleşmesi’nin 5.4. maddesine aykırı eylemlerden doğan cezai şart bedeli
açıklamalı 50.000,00TL bedelli faturasın haklı nedenle düzenlendiği bu sebeple 50.000,00-TL faturanın davacı alacağından düşülmesi gerektiği, davacı şirketin davalı şirketten (182.386,06-TL-50.000,00-TL) 132.386,00-TL alacaklı
olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER
:
-.... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası
-Davacı vekili tarafından sunulan; .... 12. Noterliği'nin █████/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, .... Noterliği'nin █████/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ... 9. Noterliği'nin █████/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ... 9. Noterliğinin █████/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ... 23. Noterliği'nin █████/2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ... Noterliği'nin █████/2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, taraflar arasındaki mail yazışmaları, 250.000,00-TL bedelli dekont sureti, 600.000,00-TL bedelli dekont sureti, 500.000,00-TL bedelli dekont, 400.000,00-TL bedelli dekont,
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar
-Bilirkişi raporu
-Tanık beyanları
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, franchise sözleşmesi kapsamında doğan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesinin davalı yanca feshinin haklı sebebe dayalı olup olmadığı, donmuş veya işlenmiş midyeye dair iddianın sözleşmede esaslı değişiklik (maliyet ve sair işletmesel hususlar yönünden) niteliğinde olup olmadığı, davacının başlattığı ve kısmen itiraza uğrayan cari hesaptan kaynaklı alacak iddiasının yerindeliği, bu alacak iddiası kapsamında davalının cari hesaptan mahsup edebileceği alacak veya feshe bağlı cezai şart bedeli bulunup bulunmadığı, faturaların iade görüp görmediği, davalının düzenlediği son faturaların salt davacı alacağını boşa çıkarma amaçlı tanzim edilip edilmediği, davalının mahsuben ortaya çıkardığı alacağının hangi kalemlerden oluştuğu, takip kapsamında takas veya ödemezlik defi şartlarının doğup doğmadığı, takip tarihi itibariyle tarafların cari hesap kayıtlarındaki farklılığın sebebi, alacaklı tarafın kim ve alacağın miktarının ne olduğu hussularında noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 179/1 hükmüne göre; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir." Borçlu, borca uygun hareketle yükümlü olup, bu hükme göre taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesini ya da ceza koşulunu ödenmesini kararlaştırmış olabilirler ancak bu durumda seçim hakkı alacaklıya tanınmıştır. Alacaklı borcun aynen ifasını talep edebileceği gibi bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini de talep edebilir.
Cezai şart ile borçlunun kusuru ve alacaklının zararı arasındaki ilişki ise TBK'nın 180. maddesinde; "Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez." düzenlemesi ile TBK'da yer almıştır. Cezai şartın ödenmesinin alacaklının zarar görüp görmediğine ve zararının miktarına bağlı olmadığı gibi borçlunun kusuru da aranmaz. Borçlu kusurlu olsun veya olmasın, alacaklı zarar görüsün veya görmesin ceza ilke olarak ödenir.
TBK'nın 182. maddesinde; "Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkansız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkansız hale gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir." hükmü yer almaktadır.
Ceza koşulu, sözleşme özgürlüğü ilkesine dayandığı için taraflar ceza miktarını belirleme konusunda serbesttir. Ancak cezai şart miktarı borçlunun ekonomik kişilik hakkını, ticari faaliyetlerini ihlal edecek şekilde aşırı miktarda ise bu durumda hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu takdir hakkını kullanarak re'sen indirir.
Taraflar arasında █████/2017 tarihinde imzalanan franchise sözleşmesinde davacı franchise alan davala franchise veren konumundadır. Sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşme süresi 5 yıl olarak belirlenmiş, 5 yılın dolmasına 3 ay kala mutabakatla uzatılabilecek şekilde düzenlenmiştir. Sözleşme █████/2022 tarihinde son bulması gerekir ise de fiilen ve şifahen devam ettirilmiştir ve bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sözleşmeye göre "... ..." markalı ürünler satılacaktır. Sözleşmenin;
4.3.9 maddesine göre franchise alan satım konusu ürünleri 3. kişilerden tedarik edemeyecektir.
5.4 maddesine göre franchise veren en geniş kapsamda denetleme yetkisine sahiptir. Denetime karşı çıkılması haklı fesih nedenidir. Yaptırımı franchise veren lehine 50.000,00 TL cezai şart alacağıdır.
12. maddesine göre cezai şartlar ve gecikme faizleri belirlenmiştir. Sözleşme maddelerinin herhangi birinin ihlali ve franchise veren tarafından sözleşmenin feshi halinde franchise veren lehine 50.000,00 TL cezai şart alacağı düzenlenmiştir.
13. maddesine göre, franchise alan aleyhine gerek sözleşme devam ederken gerek sona erdikten sonra iki yıl süreyle iş ve üretim sırrı, ticari sırları saklama, ticaret ve rekabet yasağı yükümlülüğü getirilmiş, aksi hal franchise veren lehine 50.000,00 TL cezai şart alacağı olarak düzenlenmiştir.
Davalı yan ... 57. Noterliği aracılığıyla gönderdiği █████/2023 tarihli ihtarnamede denetime izin verilmemesi ve görülen lüzum üzerine akdin feshedildiğini davacıya bildirmiştir. █████/2023 tarihli denetimin ve feshin ardından █████/2023 tarihli 3 adet cezai şart faturası davalı tarafından düzenlenmiş ve davacının cari hesap alacağından mahsup edilerek hesap kapatılmıştır. Davacı yan ise bu şekilde cari hesap alacağının boşa düşürüldüğünü, cezai şartların usulsüz olduğunu belirterek takip başlatmış, takipte cari alacağın 150.000,00 TL haricindeki kısmına davalı yanca itiraz edilmemiş, davacı yan da cezai şartların haksız mahsubu iddiasıyla iş bu itirazın iptali davasını ikame etmiştir.
Davalının davacı hesabına mahsuben kestiği 3 adet cezai şart bedelleri denetime engel olmak (5.4), sözleşmenin hükümlerinin herhangi birinin ihlali (12) rekabet yasağı (13) nedenlerine dayanmaktadır. Cevap dilekçesinde ise davalı yan 3. kişilerden ürün tedariki (4.3.9) ve iş yerini işletmemek (4.3.17) uyarınca 50.000,00 TL cezai şart kesildiğini belirtmiş, yine 5.4, 12 ve 13. maddelere değinmiştir.
Dinlenen tanık ve taraf beyanları, dosya kapsamı itibariyle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin çiğ ürün/donmuş ürün tedarikine dayalı uyuşmazlıktan ileri geldiği, sözleşmenin 8.7.1 maddesi ile ticari ilişkinin temelde işlenmemiş ... tedariki üzerine kurulu olduğu, ancak davalının işlenmemiş midyeden vazgeçerek donmuş ... tedarikini davacıya dayattığı, davacının çıkardığı █████/2023 tarihli ihtarname ve █████/2023 tarihli mail içeriği ile bu yöndeki iddialarının desteklendiği, davalının kabul etmemesi üzerine ticari ilişkinin kopma noktasına geldiği, ürün tedarik edilmemesine rağmen ne satıldığının ve nereden tedarik edildiğinin öğrenilmesi amacıyla gidilen █████/2023 tarihli denetime engel olunması üzerine akdin davalı yanca feshedildiği anlaşılmıştır. Çiğ ürün tedariki sözleşmenin esaslı unsuru olsa da bu noktada değişen sözleşme şartlarının esaslı olup olmadığı veya sonuçları ayrı bir fesih nedeni olabilirse de sonuç doğuran ilk fesih iradesi denetime engel olmak nedeniyle davalıdan gelmiştir. Sözleşmenin 5.4 maddesine göre en geniş kapsamda denetleme yetkisine sahip olan davalının denetime engel olunduğuna dair noter tespitini tutanakla yaptırdığı, dinlenen tanık beyanlarından da denetime engel olunduğunun anlaşıldığı, sözleşmede davalıya haklı nedenle fesih yetkisi veren bu durum için davalı feshinin haklı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı feshi haklı olsa da bu durum sözleşmenin 5.4 maddesine göre 50.000,00 TL'lik cezai şartı gündeme getirecektir. Ancak bunun dışında sözleşmenin 12. maddesine dayalı olarak ayrı bir cezai şart mahsubu mümkün değildir. Nitekim "sözleşme maddelerinin herhangi birinin ihlali" şeklindeki belirleme 5.4 maddesini de içermektedir ve mükerrer cezai şart alacağına sebep olacaktır. Her iki maddeden beklenen menfaat sözleşmedeki iradelere göre tek bir cezai şart karşılığı olan 50.000,00-TL olup bu ihlal karşılığında 1 adet cezai şart bedelinin mahsubu haklı ve yerindedir. Yine sözleşmenin 13. maddesine dayalı olarak rekabet yasağı gündeme getirilmiş ise de gerek sözleşme süresi içinde gerek fesihten sonra davacının rekabet ihlali iddia ve ispat olunmadığından bu maddeye dayalı cezai şart mahsubu da yerinde görülmemiştir. Davalı yan her ne kadar farklı/farklı yerden ürün tedariki (4.3.9) ve iş yerini işletmemek (4.3.17) maddelerini gündeme getiriyor ise de fesih, fatura/işlem içeriği ve mahsup sebeplerinde yer almayan bu yönler ilk defa cevap dilekçesi ile ortaya çıkmıştır. Bunun yanında anılan tespitlere dair herhangi bir veri dosyada bulunmamaktadır. Davalının bozulan ticari ilişkiden sonraki denetiminin amacı zaten bu yöndeki tespitleri elde etmeye yöneliktir. Denetime engel olmak halihazırda cezai şarta tabi iken elde edilmesi muhtemel tüm denetim sonuçlarının ortaya çıkmış gibi ayrıca cezai şart yaptırımına tabi tutulması hakkın ve sözleşmenin sınırlarını aşmaktadır.
Davalının takipteki tek itirazının 3 adet 50.000,00- TL'lik cezai şart bedellerine yönelik olduğu, eşleşen defter durumlarına göre takip tarihi itibariyle davacının 182.654,71 TL cari hesap alacağı olduğu, takipteki 32.654,71 TL'lik cari hesap alacağına davalının itirazının bulunmadığı, asgaride örtüşen defter kayıtları ve sabit olan davacı alacağına rağmen bu alacağı boşa düşürmek, davacı alacağını ortadan kaldırmak amacıyla fazladan 2 adet daha cezai şart mahsup işlemi yapılmasının haklı sebebi bulunmadığı anlaşılmıştır. Anılan gerekçelerle iki adet cezai şart tutarı kadar (100.000,00-TL) olan davalı haksız itirazının, davacının talebi (149.731,35-TL) de gözetilerek, 50.000,00 TL'lik haklı itirazın mahsubu sonrası bakiye 99.731,35-TL için takipteki itirazın iptali gerektiğine kanaat edilmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı Yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK'nın 67/2. maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacağın reddedilen kısmı yönünden yapılan takip miktarının yargılama gerektirdiği, kötü niyetli olarak takibe konu edildiği hususunda tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, kısmen yapılması gereken mahsup haricindeki işlemlerin alacağı boşa çıkarmaya yönelik olduğunun açıkça görüldüğü, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen kısmi itirazın 99.731,35-TL asıl alacak yönünden kısmen iptaline, takibin ödeme emrindeki diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya dair talebin Reddine,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 19.946,27-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
3-Davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine.
4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 6.812,65-TL karar ve ilam harcından 1.645,11-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.167,54-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 1.645,11-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.072,71-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan toplam 16.947,00-TL yargılama giderinin (%66,66 kabul miktarı nazara alınarak) 11.296,87-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.600,00-TL'nin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 2.399,76-TL'sinin davalıdan; 1.200,24-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!