Anahtar kelimeler: Santic Kompozit Tamirat Sitenin Cad Boya Site Tadilat Mah İşleri

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 8. Tüketici MahkemesiSAYISI
: 2025/5 E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı site ile davalı ... İnşaat San.Tic. Ltd. Şti. arasında 25.03.2024 başlangıç tarihli sözleşme gereği "... Mah. ... Cad. No:.../ .../İZMİR" adresinde bulunan sitenin kompozit boya ve tadilat, tamirat işleri yapılması için anlaşıldığını ancak davalı şirketin sözleşmede yer alan sorumluluklarını yerine getirmediğini, belirlenen malzeme kalitesine uyulmadığını, işin tam ve düzgün şekilde yapılmadığını ve ayrıca zamanında da tamamlanmadığını, yapılan işlerde eksikliklerin ve hataların olduğunu, gerekli özenin gösterilmemesinden kaynaklı sağlam ve düzgün olan yerlere de zarar verildiğini, zararların da giderilmediğini, davalı firmanın sözleşmede kararlaştırılan maddelere uymayarak sadakat borcunu yerine getirmediğini, bu yapılan işlemler ile ilgili İzmir 8. Sulh Hulk Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı dosyasından tespit yapıldığın ve bilirkişi raporu alındığını söyleyerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'lik alacağın taşınmazın teslim edilmesi gereken 01.08.2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle huzurdaki uyuşmalığın Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girdiğini ve Tüketici Kanununa tabi olduğunu, dolayısıyla Tüketici Mahkemelerine ilişkin davaların dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılması gerektiğini, ancak davacı yan tarafından herhangi bir arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın ve arabuluculuk anlaşmama tutanağı sunulmaksızın huzurdaki davayı ikame etmiş olması nedeniyle öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk derece mahkemesinin 07.01.2025 tarih ve 2025/5 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile özetle; dava dilekçesi ve ekleri üzerinde yapılan incelemede, dava açılmadan önce davanın taraflarınca arabuluculuğa başvurulmadığının anlaşıldığını, dava tarihinin 02.12.2024 olduğu halde davacı tarafından arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadığı Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı sonrasında da yapılan bir başvurunun bulunmadığı, 6502 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği üzere, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının, iş bu dava tarihi itibari ile dava şartı olup, dava şartı olan zorunlu arabulucuğun istisnasını düzenleyen hükümler kapsamında da değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması üzerine, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi uyarınca; herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2025 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı şirket vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddedilmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. ve 12. maddeleri gereğince lehlerine nispi olarak hükmedilen vekalet ücretinin tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde yazılı maktu miktarlardan daha az olmaması gerekirken, 15.000,00 TL yerine 1.600,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılarak, İzmir 8. Tüketici Mahkemesi'nin 07.01.2025 tarihli kararının temyizen bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sözleşmesinin eksik ve ayıplı ifa edilmesi nedeniyle uğranılan zararının tazmini istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.03.10.20 24... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan AAÜT tarifesinin 7/2.fıkrasına göre davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde davanın görüldüğü mahkemeye göre bu tarifenin 2.kısmının 2.bölümünde yazılı (maktu) miktarları geçmemek üzere 3.kısmında yazılı (nispi) avukatlık ücretine hükmolunur. Aynı tarifenin13/1.fıkrasına göre; Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir düzenlemesi bulunmaktadır.Bu kapsamda hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. ve 13/1. fıkrası gereğince davalı lehine (10.000,00 x %16=) 1.600,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.