Anahtar kelimeler: Geçmez Sormuş Geçer Atm Düşünmediklerini İdi Eline Başlayınca Kargo Çalındığının

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Dava konusu çekin farklı seri nolu 4 adet çek ile birlikte kargo yoluyla ... şirketine gönderildiğini, icra takipleri başlayınca çeklerin çalındığının anlaşıldığını, ... savcılığına şikayette bulunulduğunu, ... 7 ATM... E. sayılı dosyada çek iptali davası açıldığını, ödeme yasağı konulduğu ve ilgili bankaya müzekkere yazıldığını, müvekkili ... ‘ın arkasından gelen ... ile ticari ilişkisi bulunmadığını, ... şirketin iletişim bilgisine ulaşılamadığını şirketin sahte olduğunu anlaşıldığını, ayrıca ... ile ... şirketi arasında da ticari ilişki olduğunu düşünmediklerini, ...’ın çek eline geçer geçmez bankaya sormuş olsa idi çekin ihtilaflı olduğunu anlayacağını, basiretli bir tacir gibi davranılmadığını, alacak miktarının çok üzerinde ihtiyatı hacizler konulması nedeniyle mağdur olduklarını, dava dışı ... ile davalı şirketin ilanlar yapılmış olmasına rağmen ilgili mahkemeye bildirim yapmadığından , her iki şirketinde kötü niyetli olduğunu ve diğer hususları bildirerek , davanın kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapılmış olması nedeniyle davalının takip konusu alacağın % 20’den aşağı olmamak üzere körü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davacıların çekte imzalara itirazları bulunmadığını, müvekkilinin bile bile davacıyı zarar soktuklarına ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, çek iptali davası açılmasının borçtan kurtaran bir sebep olmadığını, çekte ödeme yasağı bulunmasının icra takibine konu edilmesine engel olmadığı gibi kötü niyetli olduğunu da göstermediğini, çekte bir kopukluk olmadığına göre çekte meşru hamil olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle çekin çalıntı olduğu konusunda bir bilgisi olmadığını, ödeme yasağı nedeniyle ödeme alamadığı için kendisininde mağdur olduğunu, davanın reddine , %20’ den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavir bilirkişisine tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; Dosya, Davacı ... tarafından sunulan ticari defter ve kayıtlar, dosyaya gelen davacı ve davalı şirkete ait BA/ BS formları, çek sureti ve dosya mevcudu incelemeleri neticesinde ; Davacı ... tarafından ticari ilişkisi kapsamında keşideci ...’dan alındığı tespit edilen davaya konu çekin rızası hilafına elinden çıktığını bildirdiği bu hususta savcılık şikayeti yaptığı, çek iptal davaları açıldığı dosyada mevcuttur, çekin çalıntı olduğuna dair sunulan belgelerin takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Davacıların davaya konu ettiği çekte kargo ile gönderildiği bildirilen ... firmasıyla ticari ilişkisi olduğu, ancak kargoda kaybolduğu bildirilen çekin ... hesaplarında veriliş kaydı bulunmayıp, ... cirantasından sonra mevcut ... ve son ciranta davalı ... şirketleri ile de ticari ilişki mevcut olmadığı kayıtlardan tespit edilmiştir. ... ve son ciranta davalı...şirketleri arasında ticari ilişkin olup olmadığına dair Sayın Mahkemenize Vergi Dairesinden gelen BA/ BS formları incelemesinde herhangi bir faturalaşma olduğuna dair beyan mevcut olmadığı belirlenmiştir. Davalı son hamil çeki bankaya ibraz eden ... iyi niyetli 3.şahıs olduğunu ve ticari ilişki kapsamında çeki aldığını ve yetkili hamil olduğunu bildirmiştir, ancak davalı tarafından ticari defter kayıt belge sunulmamıştır, yine dosyaya gelen BA/ BS formlarında davalı tarafından kendinden önceki ciranta davadışı ... şirketine tanzim edilmiş fatura beyan edilmediği belirlenmiş olup, takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Dava, 6102 sayılı TTK'nın 792. (6762 sayılı TTK'nın 704.) maddesi uyarınca rıza hilafına elden çıkan çekin istirdatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." Şeklindeki düzenleme kapsamında Mahkemece, çekte son hamil davalının çeki iktisap ederken kötüniyetli olduğuna dair davacının dosyada bildirdiği hususlarda kötü niyet ile ilgili değerlendirmenin hukuki tavsifinin Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyanın ek rapor alınmak üzere heyete nitelikli hesaplama uzmanı da eklenerek bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle;
Dosyadaki belgelerden davacılara ait kargoya verildiği iddia edilen iki adet çekin farklı ara cirantalardan geçerek davalı ....Tic. A.Ş.’ye geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar vekilinin ifade ettiği üzere, böyle bir durumun hayatın olağan
akışına aykırı olduğu da açıktır.
Yine, dosyadaki belgelerden davalı ...Tic. A.Ş. hakkında iflas kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma sayılı dosya kapsamında yürütülen soruşturmada ara ciranta olarak görülen şirketlerin ve yetkili hamil olan şirketlerin yetkililerine hala ulaşılamamış ve ifadelerinin alınamamış olduğu dolayısıyla şirketlerin aktif şirketler olmadığı da anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davalıların, dava konusu çekleri iktisap ederken ağır kusurlu olduklarının kabul edilmesi gerektiği, bu bakımdan dava konusu çekler nedeniyle davacının davalılara karşı borçlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın takibe ve davaya konu çek nedeniyle davalı şirkete borçlu olunmadığına dair açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.
İcra dosyası celbedilmiş, incelendiğinde alacaklısının ... AŞ, borçluların ise ..., ... Şirketi ve .... Ltd. Şti olduğu, █████/2023 keşide tarihli 50.509,00 TL bedelli çeke istinaden başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf dava konusu çekin farklı seri nolu 4 adet çek ile birlikte kargo yoluyla ... Enerji şirketine gönderildiğini, icra takipleri başlayınca çeklerin çalındığının anlaşıldığını, ... savcılığına şikayette bulunulduğunu, ... 7 ATM ... E. sayılı dosyada çek iptali davası açıldığını, ödeme yasağı konulduğu ve ilgili bankaya müzekkere yazıldığını, müvekkili ... ‘ın arkasından gelen ... ajans ile ticari ilişkisi bulunmadığını, ... şirketin iletişim bilgisine ulaşılamadığını şirketin sahte olduğunu anlaşıldığını, ayrıca ... ile ... şirketi arasında da ticari ilişki olduğunu düşünmediklerini, ...’ın çek eline geçer geçmez bankaya sormuş olsa idi çekin ihtilaflı olduğunu anlayacağını, basiretli bir tacir gibi davranılmadığını, alacak miktarının çok üzerinde ihtiyatı hacizler konulması nedeniyle mağdur olduklarını, dava dışı ... ile davalı şirketin ilanlar yapılmış olmasına rağmen ilgili mahkemeye bildirim yapmadığını, yine bu şirketi tanımadıklarını ve ticaretlerinin de olmadığını beyanla bu çek ve çekin dayanağı olan icra takibi nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
Davalıların taraf olduğu icra dosyalarının bildirilmesi için İstanbul Hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı ekinde davalıların taraf olduğu icra dosyalarını gösterir kayıtlar dosyaya girmiştir.
Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi kök ve ek raporları ile; dosya, davacı ... tarafından sunulan ticari defter ve kayıtlar, dosyaya gelen davacı ve davalı şirkete ait BA/ BS formları, çek sureti ve dosya mevcudu incelemeleri neticesinde davacı ... tarafından ticari ilişkisi kapsamında keşideci ...’dan alındığı tespit edilen davaya konu çekin rızası hilafına elinden çıktığını bildirdiği bu hususta savcılık şikayeti yaptığı, çek iptal davaları açıldığı, davacıların davaya konu ettiği çekte kargo ile gönderildiği bildirilen ... firmasıyla ticari ilişkisi olduğu, ancak kargoda kaybolduğu bildirilen çekin Seleda hesaplarında veriliş kaydı bulunmayıp, ... cirantasından sonra mevcut ... ve son ciranta davalı ... şirketleri ile de ticari ilişki mevcut olmadığının kayıtlardan tespit edildiği, ... ve son ciranta davalı ... şirketleri arasında ticari ilişkin olup olmadığına dair Sayın Mahkemenize Vergi Dairesinden gelen BA/ BS formları incelemesinde herhangi bir faturalaşma olduğuna dair beyan mevcut olmadığı, davalı son hamil çeki bankaya ibraz eden ... iyi niyetli 3.şahıs olduğunu ve ticari ilişki kapsamında çeki aldığını ve yetkili hamil olduğunu bildirmiştir, ancak davalı tarafından ticari defter kayıt belge sunulmadığı, yine dosyaya gelen BA/ BS formlarında davalı tarafından kendinden önceki ciranta davadışı ... şirketine tanzim edilmiş fatura beyan edilmediği tespit edilmiştir.
Çekin çalıntı olduğuna ilişkin bir iddia kişisel bir def’i oluşturup bu yöndeki iddianın da cirantaya karşı ileri sürülebilmesi için cirantanın kötünüyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Gerçekten de, yukarıda ifade edilmiş olduğu üzere, çekte de uygulama alanı bulan TTK. m. 686/1 hükmüne göre: “ Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır”. Davalıların dava konusu çek üzerindeki hakları müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılmaktadır.
Yine çekte de uygulama alanı bulan TTK. m. 687/1 hükmüne göre: “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun”. Bu durumda, davacı tarafından, çeklerin çalıntı olduğunun ve bu hususun da davalılar tarafından bilindiğinin, buna
rağmen bile bile çeklerin devir alınarak tahsil için bankaya ibraz edildiğinin, dolayısıyla da bir kötüniyetin bulunduğunun ispat edilmesi gerekir.
Yine kök raporda yer alan mali incelemede; davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait mizan hesap kayıtlarında ...Tarım cirantasından sonraki ciranta olan ... Tic.Ltd.Şti.’ye ilişkin hesap kayıt mevcut olmadığı, borç alacak ilişkisi olduğunu gösterir kayıt tespit edilemediği, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 28.09.2023 tarihli müzekkereye cevap yazısında ekli BA (Mal alım) , BS (Mal satış) formları incelendiğinde; BA formları içeriğinde, çeklerin gönderildiği bildirilen ...firmasının davacı ...’a tanzim ettiği 7 adet faturasının vergi dairesine beyan edildiği, Çekteki davacıdan sonraki cirantalar ... ajansı ve ... şirketine ilişkin BA formlarında mal veya hizmet alımına ilişkin herhangi bir beyan mevcut olmadığı,
BS formlarında ...’ya tanzim edilen 2 adet faturanın vergi dairesine beyan edildiği, BS formlarında ... ve .... şirketine ilişkin herhangi bir beyan mevcut olmadığı belirlenmiştir.
... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 29.09.2023 tarihli müzekkereye cevap yazısına ekli 2023 yılı BA / BS formları incelendiğinde; Davacıdan sonraki cirantalar arasında ticari ilişki olup olmadığına dair ... Tic.A.Ş.’ye ait BA / BS formlarında ...ilişkin herhangi fatura beyanı mevcut olmadığı belirlenmiştir.
Mali incelemede “Davacı...’ın kendisinden sonraki ciranta olan ...şirketi ile ... şirketinden sonraki ve son ciranta ... Tic.A.Ş. tarafından ticari defter kayıt belge sunulmamış olup, son iki ciranta arasında ticari ilişki olup olmadığına ilişkin dosyaya vergi dairelerinden gönderilen BA / BS formlarında ... tarafından ... ile ticari ilişkinin varlığına dair fatura beyanı mevcut olmadığı” tespit edilmiştir.
Dosyadaki belgelerden davacılara ait kargoya verildiği iddia edilen iki adet çekin farklı ara cirantalardan geçerek hakkında iflas kararı verilmiş olan davalı ...Tic. A.Ş.’ye geçmiş olduğu, böyle bir durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu da açıktır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 12.03.2020 tarih, ... Esas ve .... Karar sayılı ilamında özetle; ''...dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken...'' şeklinde ki gerekçe ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere; davalıların taraf olduğu icra dosyalarının bildirilmesi için İstanbul Hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna müzekkere yazılmış ve müzekkere cevabı ekinde davalıların taraf olduğu icra dosyalarını gösterir onlarca dosyaya ilişkin kayıtlar dosyaya girmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile emsal mahiyetteki BAM kararından; davacılardan ...’ın kendisinden sonraki ciranta olan ... şirketi ile ...şirketinden sonraki ve son ciranta ... Tic.A.Ş. tarafından ticari defter kayıt belge sunulmadığı, son iki ciranta arasında ticari ilişki olup olmadığına ilişkin dosyaya vergi dairelerinden gönderilen BA / BS formlarında ... tarafından ... ile ticari ilişkinin varlığına dair fatura beyanı mevcut olmadığı, davacılara ait kargoya verildiği iddia edilen iki adet çekin farklı ara cirantalardan geçerek hakkında iflas kararı verilmiş olan davalı .... Tic. A.Ş.’ye geçmiş olduğu, böyle bir durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve yine davalının ticari defterlerini ibraz etmediği gibi uyaptan celbedilen icra dosyaları da dikkate alındığında davalının çeki iktisap etmekte ağır kusurlu olduğu ve davacı şirketlerden alacaklı olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davacıların ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına konu ... keşide tarihli, ... seri no'lu, ... Bankası ... Şubesine ait 50.509,00 TL bedelli çek nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine, davalı taraf her ne kadar ağır kusurlu ise de kötüniyetli olduğuna ilişkin dosyada kesin ve somut bir delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
Davacıların ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına konu ... keşide tarihli, ... seri no'lu, ... Bankası ... Şubesine ait 50.509,00 TL bedelli çek nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine,
2-Kötü niyet tazminat taleplerinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.817,84-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 954,47-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.863,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 954,47-TL Peşin/nisbi Harcı, 11.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 242,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 12.376,37 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca kesinleşince ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!